Diyanet İşleri
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât suresi
Âdiyât suresi, 4. ayet. فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
feeŝerne bihî naḳ`â.
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Koşan atlara yemin Âdiyât 1–6 3
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.
4. “Derken” koşmaları ve baskınları ile “orayı toza boğan;”
5. “Ve bu şekilde” binicileri ile birlikte kendilerine baskın yapılan düşman “topluluğun ortasına dalanlara ki;”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Koşarken toz kaldıran atlara yemin etmiştir.
Aynı kök: ثور (5 geçiş)
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Aynı kök: ثور (5 geçiş)
(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü…
Aynı kök: ثور (5 geçiş)
Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu sebeple, onlar tozu dumana katmışlardı
sonuçta tozu dumana katarak ortalığı bulandıranlara:
böylece toz bulutları yükselten,
O hırsla ortalığı toza bulayanlara,
Derken, orada tozu dumana katanlara,
orada tozu dumana katanlara, yemin ederim ki,
Böylece, toz duman koparanlara!
Onlar tozu dumana katıp bozgunculuk yaparlar,
Toz koparanlara,
Toz koparanlara,
derken savurup da bir toz duman (tozu dumana katanlara),
Derken savurup da bir toz duman
Sonra toz koparanlara,
Sonra toz koparanlara,
Sonra toz koparanlara,
Derken, orada tozu dumana katanlara.
derken orada (ayaklarıyle) toz koparanlara,
Ve tozu dumana katanlara,
(1-11) Soluyarak koşturanlara, çakarak ateş çıkaranlara, sabahlarken baskın akını yapanlara, tozu dumana katanlara, bu şekilde kalabalığa dalanlara yemin olsun ki , İnsan rabbine karşı mutlaka çorak toprak gibidir / nankördür. Kesinlikle buna kendisi de şahittir. Yine kesinlikle iyiye / hayra sevgisi de pek şiddetlidir. Bilmiyor mu ? kabirlerde ne varsa çıkarıldığında ve de göğüslerde ne varsa ortaya serildiğinde O gün Rablerinin kesinlikle onlardan haberi vardır / haberdardır.
Tozu dumana katanlara.
(Koşarak) Toz koparanlara,
bu çabaları ile kalıcı bir eser bırakanlara,
Arkalarında istikrar dipnot 1 bırakanlara
Tozu dumana katanlara,
Tozu dumana katanlara ..
Derken, onunla toz duman çıkaranlara,
Raising clouds of dust,
raising a cloud of dust,
And raise the dust in clouds the while,
and blaze a trail of dust,
leaving a trailing dust-cloud in their wake,
And raise the dust in clouds the while.
raising therein a trail of dust,
And raising up clouds of dust therewith.
blazing a trail of dust,
…. the dust of the raid raising to sky….
And raise up dust therein,
Forming clouds of dust.
and therein raise the dust,
And raise up dust therein,
So, they stir therewith a trail (of dust),
Then, therewith, with their trail of dust,
Raising clouds of dust,
thereby raising clouds of dust,
stirring up ˹clouds of˺ dust,
Forming clouds of dust.
Striking terror therein.
Stirring up thereby [clouds of] dust,
Raising thereby dust
Therewith raising clouds of dust.
And raise the dust in clouds (for) the while,
then raise, at the same time, a trail of dust,
Forming clouds of dust.