Diyanet İşleri
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât suresi
Âdiyât suresi, 5. ayet. فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Koşan atlara yemin Âdiyât 1–6 3
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.
4. “Derken” koşmaları ve baskınları ile “orayı toza boğan;”
5. “Ve bu şekilde” binicileri ile birlikte kendilerine baskın yapılan düşman “topluluğun ortasına dalanlara ki;”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Süvarileriyle düşman topluluğunun ortasına dalanlara yemin etmiştir.
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Aynı kök: وسط (5 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Topluluğun ortasına dalmışlardı. dipnot 1
nihayet bu düşmanlıkla toplumun ortasına dalanlara…
(körcesine) bir ordunun içine dalan!
Böylece o hal ile halkın içine dalanlara (çok yazık)!
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,
Sonra, bir topluluğun içine dalanlara!
Toplumu derinden yaralarlar.
Ve topluluğun ortasına dalanlara ki;
Ve topluluğun içine dalanlara ki;
o anda bir derneği ortalayanlara (topluluğun ortasına dalanlara) ki,
Bir derneği o demde ortalayan kuvvetlere kasem eylerim ki
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Bununla bir topluluğun ta ortasına girenlere (ya'ni atlara) ki,
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara,
(1-11) Soluyarak koşturanlara, çakarak ateş çıkaranlara, sabahlarken baskın akını yapanlara, tozu dumana katanlara, bu şekilde kalabalığa dalanlara yemin olsun ki , İnsan rabbine karşı mutlaka çorak toprak gibidir / nankördür. Kesinlikle buna kendisi de şahittir. Yine kesinlikle iyiye / hayra sevgisi de pek şiddetlidir. Bilmiyor mu ? kabirlerde ne varsa çıkarıldığında ve de göğüslerde ne varsa ortaya serildiğinde O gün Rablerinin kesinlikle onlardan haberi vardır / haberdardır.
Topluluğun tam ortasına dalanlara.
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.
böylece yaptıklarıyla, bir topluluk olarak merkezde yer alanlara yemin olsun ki
Bu maksatla topluluğa dalanlara yemin olsun ki,
Topluluğun ortasına dalanlara,
Topluluğun ortasına dalanlara ..
Derken, onunla bir topluluğun ortasına dalanlara ki,
And assemble to penetrate into their midst to put them to rout with an effective thrust :
and plunging into the midst of the enemy,
And penetrate forthwith into the midst (of the foe) en masse;-
and penetrate deep into a host.
cleaving through the middle of the foe,
And penetrating forthwith as one into the midst (of the foe).
and cleaving therein a host!
They penetrate thus right into the middle of the (enemy) ranks,
cleaving there with a host!
…. and the army that penetrates to the heart of the rival clan’s territory,
And cleave through a host therein!
Penetrating into the midst together.
and therein pass through the midst of the adverse troops:
And cleave through a host therein!
Then they push forward therewith into the midst of the (enemy) gathering-
Cleaving, as one, the centre (of the foe),
Penetrating deep into the armies,
thereby storming [blindly] into any host!
and penetrating into the heart of enemy lines!
Penetrating to the midst together.
Penetrating to the heart of their territory.
Arriving thereby in the center collectively,
Then breaching thereby the midst together!
Storming into any community.
And penetrate straight in the middle (of enemies) in formation—
then enter, at the same time, into the centre of the (opposing) host,
Penetrating to the midst together.