Mustafa İslamoğlu
Ah o korkunç patlama!
101. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ
elḳâri`ah.
Ah o korkunç patlama!
Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ
me-lḳâri`ah.
(Bir bilsen ey muhatap) o ne dehşet bir patlama!
Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
Sahi, sen nereden bileceksin korkunç patlamanın ne olduğunu?
Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
O gün insanlar, sereserpe yerlere saçılmış (kavruk) pervane sineklerini andıracak;
Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
dağlar ise, dört bir yana dağılmış pamukları çağrıştıracak.
Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
İyilikleri ağır gelen kimseye gelince:
Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
o kendisini, hoşnut olduğu tarifsiz güzellikte bir hayatın içinde bulacak;
Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
iyilikleri hafif gelen kimseye gelince:
Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
feümmühû hâviyeh.
o da dipsiz bir uçurumun bağrına yuvarlanacak.
Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
vemâ edrâke mâ hiyeh.
Sahi, sen nereden bileceksin o nedir?
Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ
nârun ḥâmiyeh.
O, tarifsiz yakan özge bir ateştir.