Diyanet İşleri
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Âdiyât suresi
Âdiyât suresi, 2. ayet. فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
felmûriyâti ḳadḥâ.
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Koşan atlara yemin Âdiyât 1–6 3
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Toynaklarının sağlam ve güçlü oluşundan ötürü hızla koşmaları esnasında taşlara çarparak “kıvılcım çıkartanlara;”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve kuvvetinin şiddetinden ötürü toynakları çakıl taşlarına değdiğinde kıvılcım saçan atlara yemin etmiştir.
Aynı kök: وري (32 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı)…
Aynı kök: وري (32 geçiş)
Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…
Aynı kök: وري (32 geçiş)
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kıvılcım (öfke) saçanlara,
ve (içindeki) öfke ateşiyle etrafı tutuşturanlara.
ateş saçan kıvılcımlar,
(Koşuşurken hırsından, öfkesinden) çakıp ateş çıkaranlara,
(Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,
(nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara yemin ederim ki,
Ve hızla çarparak kıvılcım saçanlara!
İçindeki kin ateşini etrafındakilere püskürenlere,
Ateş saçarak gidenlere,
Ateş saçarak gidenlere,
(tırnaklarını) çakarak ateşler saçanlara,
Çakarak da ateşler saçan
Çarparak ateş çıkaranlara,
Çarparak ateş çıkaranlara,
Çarparak ateş çıkaranlara,
(Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,
o (tırnaklarıyle) çakarak ateş çıkaran (on) lara,
Ve kıvılcımlar saçanlara,
(1-11) Soluyarak koşturanlara, çakarak ateş çıkaranlara, sabahlarken baskın akını yapanlara, tozu dumana katanlara, bu şekilde kalabalığa dalanlara yemin olsun ki , İnsan rabbine karşı mutlaka çorak toprak gibidir / nankördür. Kesinlikle buna kendisi de şahittir. Yine kesinlikle iyiye / hayra sevgisi de pek şiddetlidir. Bilmiyor mu ? kabirlerde ne varsa çıkarıldığında ve de göğüslerde ne varsa ortaya serildiğinde O gün Rablerinin kesinlikle onlardan haberi vardır / haberdardır.
(Koşarken) kıvılcım saçanlara.
(Tırnaklariyle yerden) Ateş çıkaranlara,
Kıvılcımlar çaktıranlara,
Kıvılcım çakanlara
(Koşarken) kıvılcım saçanlara ,
(Koşarken) kıvılcım saçanlara ..
Çakıp çakıp ateş çıkaranlara,
And their hoofs emit sparks as they touch the rough terrain,
and strike sparks with their hooves,
And strike sparks of fire,
then raise sparks of fire (by their hoofs), dipnot 1
striking sparks from their flashing hooves,
Striking sparks of fire (by their hooves).
by the strikers of sparks [with their hoofs],
And those that strike sparks of fire dashing (their hoofs) against the stones,
by the strikers of fire,
igniting sparks, …
And those who strike fire with their hoofs!
Striking sparks.
and by those which strike fire, by dashing their hoofs against the stones;
And those who strike fire with their hoofs!
Then (by) the strikers (of fire) in sparks,
Striking sparks of fire
Then those striking sparks of fire,
sparks of fire striking,
striking sparks of fire ˹with their hoofs˺,
Striking sparks.
Igniting sparks.
And the producers of sparks [when] striking
And by the strikers of sparks of fire!
Sparks of fire striking (with their gallops).
And strike sparks of fire,
then those that create sparks by striking (their hoofs) on the stones,
Striking sparks.