Diyanet İşleri
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
Nûh suresi · 21–24. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Nûh suresi, 21. ayet. قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
(Söylediklerini dinlememeleri üzerine) Nuh şöyle demişti: "Rabbim! Doğrusu onlar bana karşı geldiler; malı ve çocuğu kendi kaybını artırmaktan başka bir işe yaramayan kimseye uydular.
Nuh "Rabbim!" dedi, "Onlar bana karşı direndiler, malı ve nesli sadece hüsranını artıran kimselere uydular;
Nuh, "Ey Rabbim!" diye ekledi, "Onlar bana (tamamen) karşı çıktılar, zaten onlar serveti ve çocukları yüzünden hızla yok olmaya doğru giden kimselere uyarlar,
Nuh dedi ki: "Rabbim. . . Muhakkak ki onlar bana asi oldular; malı ve çocuğu kendisinin hüsranından başka bir şeyi artırmayan kimseye tabi oldular. "
Nuh: "Rabbim, gerçekten onlar bana isyan ettiler; mal ve çocukları kendisine ziyandan başka bir şeyi arttırmayan kimselere uydular."
(Öğütlerinin fayda vermemesi üzerine) Nuh: Rabbim! dedi, doğrusu bunlar bana karşı geldiler de, malı ve çocuğu kendi ziyanını arttırmaktan başka işe yaramayan kimseye uydular.
Nuh, dedi ki: "Efendim! Aslında, onlar, bana karşı geldiler. Malları ve çocukları kendi yitiklerini çoğaltmaktan başka şeye yaramayan kimselere uydular!"
- Nuh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular."
Nuh dedi ki, "Efendim, onlar bana karşı geldiler ve parası, çocukları kendisine sadece zarar veren bir kimseye uydular."
Nuh dedi ki, 'Rabbim, onlar bana karşı geldiler ve parası, çocukları kendisine sadece zarar veren bir kimseye uydular.'
Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! biliyorsun onlar, bana isyan ettiler, malı ve çocuğu kendisine hasardan başka birşey arttırmayan kimsenin ardınca gittiler.
Nuh dedi ki: Yarab! Ma'lumun onlar bana ısyan ettiler ve malı ve veledi kendisine hasardan başka bir şey arttırmıyan kimsenin ardınca gittiler.
Nuh: "Rabb'im! Kuşkusuz onlar bana asi oldular. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey artırmayan kimseye uydular." dedi.
Nuh: "Rabb'im! Kuşkusuz onlar bana asi oldular. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey artırmayan kimseye uydular." dedi.
"Rabb'im, kuşkusuz onlar bana asi oldular. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey artırmayan kimseye uydular." dedi.
Nuh: "Rabbim, gerçekten onlar bana isyan ettiler; mal ve çocukları kendisine ziyandan başka bir şeyi arttırmayan kimselere uydular."
Nuuh dedi: "Ey Rabbim, hakıykat onlar bana isyan etdiler. Mal (lar) ı ve evlad (lar) ı (kendilerinin) hüsran (ın) dan başkasını artırmayan kimselere uydular",
Nuh dedi ki: Rabbım doğrusu bunlar, bana isyan ettiler. Malı ve çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular.
(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.
Nûh: "Rabbim! Onlar bana isyan ettiler. Malı ve evladı kendisine hüsrandan başka bir şey artırmayan kimseye uyup, tabi oldular." dedi.
(Bu öğütlerin hiçbirinin fayda vermediğini gören) Nuh, (Rabbine dönerek): "Rabbim, dedi, onlar bana karşı geldiler de malı ve çocuğu kendisinin ziyanını artırmaktan başka işe yaramayan (şımarık, gururlu) bir adama uydular."
Nuh sözlerine şöyle devam etti: "Rabbim! Onlar bana karşı geldiler; malı ve evladı, sadece hüsranını artıran kişilere uydular dipnot 1 .
Nuh sözlerine şöyle devam etti: "Rabbim! Malı ve çocuğu, zararını arttırmaktan başka bir işe yaramayan kişiye uyup bana baş kaldırdılar.
Nuh: Rabbim, dedi. Onlar bana isyan ettiler. Malı ve evladı kendisine hüsrandan başka bir şey artırmayan kimseye uydular.
Nuh: -Rabbim, dedi. Onlar bana isyan ettiler. Malı ve evladı kendisine hüsrandan başka bir şey artırmayan kimseye uydular.
Nuh dedi ki: "Rabbim! Onlar bana isyan ettiler de malı ve çocuğu kendisine hüsrandan başka bir artış getirmeyen kişiye uydular."
Nûh suresi, 22. ayet. وَمَكَرُوا۟ مَكْرًا كُبَّارًا
"Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."
Çok büyük tuzaklar da kurdular."
onlar (propaganda yoluyla) korkunç tuzaklar kurdular;
ve (Sana karşı) en korkunç tuzakları kuranlara,
"Çok büyük bir mekr ile mekr ettiler!"
"Ve büyük büyük hileli düzenler kurdular."
Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!
"Ve çok büyük sinsi düzenler tasarladılar!"
- Nuh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular."
"Ve hatta büyük tuzaklar kurdular."
'Ve hatta büyük tuzaklar kurdular.'
Büyük büyük hilelere giriştiler.
Ve büyük büyük mekre giriştiler
"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."
"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."
"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."
"Ve büyük büyük hileli düzenler kurdular."
"Bunlar da büyük büyük hileler (dolaplar, melanetler) yapdılar".
Büyük büyük düzenler kurdular.
(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.
"Ve büyük bir tuzak kurdular.''
"Büyük büyük tuzaklar kurdular."
Çok büyük planlar kurdular dipnot 1 .
Büyük büyük oyunlar oynadılar.
Büyük büyük tuzak kurdular.
Büyük büyük tuzak kurdular.
"Çok büyük hileler sergilediler/çok büyük tuzaklar kurdular."
Nûh suresi, 23. ayet. وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا
"Şöyle dediler: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."
Şöyle demişlerdi: "Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd'i, Suvâ‘ı, Yeğûs'u, Ye‘ûk'u ve Nesr'i terk etmeyin!" dipnot 1
ve "İlahlarınızı asla bırakmayın; bırakmayın Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i!" dediler.
çünkü onlar (kendilerine uyanlara): 'Tanrılarınızı hiçbir zaman terk etmeyin! Ne Vedd, ne Suva', ne Yeğus, ne Ye'uk ve ne de Nesr'i terk etmeyin!' demişlerdi.
Dediler ki: "Tanrılarınızı sakın bırakmayın! Vedd'i, Süva'i sakın bırakmayın. . . Yağüs'u, Yauk'u ve Nesr'i de (tanrılarının - putlarının adları)!"
"Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i."
Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suvâ'dan, Yeğûs'tan, Ye'ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!
"Üstelik şöyle dediler: ‘Tanrılarınızı sakın terk etmeyin! Ne Vedd ne Suva ne Yeğus ne Ye'uk ne de Nesr; sakın terk etmeyin!' " dipnot 540
Dediler ki: "Sakın ilahlarınızı bırakmayınız, hele Vedd'den; Süva''dan, Ye'us'tan, Ye'uk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyiniz."
"Dediler ki, ‘Tanrılarınızı terketmeyin. Ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın.'»
'Dediler ki, 'Tanrılarınızı terketmeyin. Ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın.' '
Sakın ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd'i ne Suva'ı, ne Yağus'u, ne Yeuk'u ve ne de Nesr'i dediler.
Ve sakın ilahlarınızı bırakmayın ve sakın bırakmayın ne Veddi, ne Suvaı, ne de Yeğusü ve Ye'uku ve Nesri dediler
"Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i dipnot 1 , Suva'yı dipnot 2 , Yeğus'u dipnot 3 , Yeuk'u dipnot 4 ve Nesr'i dipnot 5 bırakmayın." dediler.
"Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i dipnot 1 , Suva'yı dipnot 2 , Yeğus'u dipnot 3 , Yeuk'u dipnot 4 ve Nesr'i dipnot 5 bırakmayın." dediler.
"Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i, Suva'yı, Yeğus'u, Yeuka'yı ve Nesra'yı bırakmayın." dediler.
"Ve dediler ki: "Kendi tanrılarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Veddi, ne Suvayı, ne Yeğusu, ne Yeuku ve ne de Nesri."
(Halk tabakasına:) "Sakın tapdıklarınızı bırakmayın. Hele "Ved" den, "Suvaa'" dan, "Yeğuus" dan, "Yeuuk" dan ve "Nesr" den zinhar vaz geçmeyin" dediler.
Ve dediler ki: Sakın tanrılarınızı bırakmayın. Vedd, Süva', Yeğus, Yeuk ve Nesr'den asla vazgeçmeyin.
(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.
Ve; "Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Sakın Ved’i, Suvâ’yı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i bırakmayın!" dediler.
Dediler ki: "Tanrılarınızı bırakmayın: Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i bırakmayın!"
"Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i asla bırakmayın!" dediler dipnot 1 .
Şöyle dediler: "Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Ved'den, Suvağ'dan, Yegus'dan, Yeuk'dan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!"
Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Vedd’i, Suvâ’ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i bırakmayın! dediler.
Sakın ilahlarınızı bırakmayın, Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın, dediler.
Dediler ki: "İlahlarınızı sakın bırakmayın! Ved'di, Süva'ı asla bırakmayın! Yeğus'u, Yeuk'u, Nesr'i de bırakmayın!"
Nûh suresi, 24. ayet. وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا
"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."
(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: "Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!" (demişti).
Doğrusu böylece onlar bir çoklarını yoldan çıkardılar; Sen de (Allah'ım) bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!"
Onlar böylece çoğu kimseyi saptırdılar, o halde, Sen bu zalimlere yalnızca (özlem duydukları şeylerden) uzaklaşmalarını emret!"
"Böylece (bunlar) pek çok kimseyi saptırdılar. . . O halde sen de o zalimlerin sapkınlığını artır!"
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!
"Onlar, çoğunu saptırdılar. Haksızlık yapanların sapkınlıklarından başka bir şeyini artırma!"
Nuh şöyle dedi: "Bunlar birçoklarını saptırdılar. Sen de bu zalimlerin sadece şaşkınlıklarını arttır!"
"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."
'Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır.'
Çoklarını şaşırttılar. Sen de zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!"
Ve çoğunu şaşırttılar, sen de zalimleri artırma ancak şaşkınlıkca artır
"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"
"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"
Pek çoğunu saptırdılar. "Sen de bu zalimlerin kayıplarından başka bir şeylerini artırma!"
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."
"Hakıykaten onlar birçoklarını başdan çıkardılar. Sen (ey Rabbim) o zaalimlerin şaşkınlığından başka şeylerini artırma".
Böylece bir çoğunu saptırdılar. Zalimlere sapıklıktan başka bir şeyi artırma.
(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.
Birçoklarını saptırdılar. Sen de o zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeylerini artırma.
"(Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma."
Onlar, gerçekten (insanların) çoğunu saptırdılar. (Rabbim!) Sen de yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapkınlıklarını artır dipnot 1 !"
Bunlar birçoklarını saptırdılar. Rabbim! Bu yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapıklıklarını arttır."
Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma.
Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Zalimlere kayıptan başka bir şey artırma.
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.