Diyanet İşleri
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."
Nûh suresi
Nûh suresi, 3. ayet. أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ
eni-`büdü-llâhe vetteḳûhü veeṭî`ûn.
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un gönderilişi ve daveti Nûh 1–4 3
Şüphesiz biz Nuh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.
Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim."
Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 2–4. ayetler için yazılmıştır.
2. Nûh aleyhisselam da bu emre riâyet edip Yüce Allah’ın emrini yerine getirmek için elini çabuk tuttu ve “(kavmine) dedi ki: Ey kavmim! Şüphesiz ben sizin için apaçık uyarıcıyım.” Benim sizi korkutup uyarışım çok açık ve ortadadır. Çünkü onun kendisi ile korkutup uyardığı hususu, neden korkutup uyardığını ve kurtuluşun ne ile gerçekleşeceğini açıkça onlara bildirmişti. O, bütün bu hususları en ufak bir kapalı taraf kalmayacak şekilde onlara açıklamıştı.
3-4. Onlara kurtuluşun esasını bildirip gereğini yerine getirmelerini emretmek üzere şunları söylemişti: “Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının.” Bu ise yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmek, O’nu tevhid etmek, şirkten, şirk yollarından ve şirk vesilelerinden uzak durmakla olur.
Allah’tan korktukları takdirde Allah da günahlarını bağışlar. Günahları bağışlandı mı onlar azaptan kurtulurlar ve mükâfata nail olurlar.
"Ve sizi belli bir vadeye kadar ertelesin.” Bu dünya yurdunda sizi faydalandırsın ve belli bir süreye kadar helâki sizden uzaklaştırsın. Yani dünyada Allah’ın kaza ve kaderi gereğince belli bir süreye kadar kalışı takdir eden O’dur. Ebediyen dünyadan yararlanmak söz konusu değildir. Çünkü ölüm kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
“Çünkü Allah’ın takdir ettiği vade geldi mi artık ertelenmez. Keşke bilseydiniz!” Ama siz Allah’ı inkâr ettiniz ve O’na karşı inatlaştınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Size olan uyarım gereğince size söylemeliyim ki; yalnızca bir tek Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak O'ndan korkun ve size emrettiğim şeylerde bana itaat edin."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a kulluk edin; O'na karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin.
(Uyarım şu): "Yalnız Allah'a kulluk edin ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; dahası bana uyun ki,
(yalnız) Allah'a kulluk etmeniz ve O'na karşı sorumluluk bilinci taşımanız (gerektiğini bildiren bir uyarıcı). "Şimdi bana kulak verin
"Allah'a ibadet edin, O'ndan korunun ve bana itaat edin;"
"Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin."
«Allah’a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki,
"Allah'a hizmet edin. O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"
- Nuh, onlara şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!"
"ALLAH'a hizmet edin, O'nu sayın ve beni izleyin."
'ALLAH'a kulluk edin, O'nu sayın ve beni izleyin.'
Şöyle ki, Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin!
Şöyle ki Allaha kulluk edin ve ona korunun ve bana itaat eyleyin
"Allah'a kulluk edin dipnot 1 , O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
"Allah'a kulluk edin dipnot 1 , O'nun için takva dipnot 1 sahibi olun ve bana itaat edin."
"Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
"Tanrı'ya kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin."
"Allaha kulluk edin. Ondan korkun. Bana da itaat edin diye (gönderildim)".
Allah'a ibadet edesiniz, O'ndan sakınasınız ve bana itaat edin, diye.
(1-4) Biz Nuh’u kavmine “kavmini onlara acıtıcı bir azap gelmeden evvel uyar” diye gönderdik , dedi ki Ey kavmim ben size apaçık bir uyarıcıyım , Allah’a ibadet edin, O’ndan sakının ve bana uyun, sizi günahlarınızdan bağışlasın sizi belli bir süreye kadar ötelesin / tehir etsin , Muhakkak ki Allah’ın süresi geldiğinde tehir edilmez, Ah keşke biliyor olsaydınız dedi.
"Allah’a ibadet edin, ondan sakının ve bana itaat edin.''
"Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin."
Allah'a kulluk edin, ona karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin diye dipnot 1 (sizi uyarıyorum).
Allah'a kulluk edin, O'ndan çekinerek kendinizi koruyun ve sözümü dinleyin!
Allah’a ibadet edin, ondan sakının ve bana itaat edin, diye.
Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin, diye..
"O halde, Allah'a ibadet edin! O'ndan korkun! Ve bana itaat edin ki,
"Worship Allah and stand in awe of Him and entertain the Profound reverence dutiful to Him, perform duly what He commends and reject what He forbids, and obey me".
Serve God, be mindful of Him and obey me.
"That ye should worship Allah, fear Him and obey me:
that you serve Allah and fear Him, and follow me; dipnot 1
Worship Allah, have taqwa of Him and obey me.
"That you should worship Allâh (Alone), fear (be dutiful to) Him, and obey me,
Worship Allah and be wary of Him, and obey me,
`(I say to you, ) that you should worship Allâh and take Him as a shield and obey me.
saying, "Serve God, and fear Him, and obey you me,
God has asked you to worship Him and to follow me.
that ye serve God and fear Him and obey me.
"That you shall serve God and be aware of Him and obey."
Wherefore serve God, and fear Him, and obey me:
"That you should serve Allah and be careful of your duty to Him and obey me:
(Saying) Worship Allah, and be pious to Him, and obey me.
(Bidding you): Serve Allah and keep your duty unto Him and obey me,
That you should worship God and fear Him, and follow me
that you should worship God [alone] and be conscious of Him. "Now do pay heed unto me,
worship Allah ˹alone˺, fear Him, and obey me.
"That you shall serve God and be aware of Him and obey. "
"To alert you that you shall worship GOD, reverence Him, and obey me.
[Saying], 'Worship Allah, fear Him and obey me.
“Serve God, and be in prudent fear of Him, and obey me.
That you serve Allah and be mindful of Him. Now, do pay heed to me.
"That you should worship Allah, fear Him and obey me:
that you must worship Allah, and fear Him, and obey me,
"That you shall serve God and be aware of Him and obey me."