Diyanet İşleri
(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."
Nûh suresi
Nûh suresi, 20. ayet. لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا
liteslükû minhâ sübülen ficâcâ.
(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller Nûh 5–20 3
'Allah, sizi (babanız Adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)'
'Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.'
(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
"Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."
"Şöyle dediler: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.
19. “Allah yeryüzünü sizin için bir sergi gibi yaymıştır.” Yararlanılmaya hazır bir şekilde döşemiştir.
20. “Ki onun geniş yollarında gidesiniz.” Eğer sizin için döşememiş olsaydı, buna imkân bulunmazdı. Hatta insanların orayı sürmeleri, ekip biçmeleri, bina yapmaları ve üzerinde oturmaları dahi mümkün olmazdı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Orada helal kazanç elde etmenin geniş yollarını kullanmanızı umarak.
Aynı kök: فجج (3 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
Aynı kök: فجج (3 geçiş)
İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
Aynı kök: سلك (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca,…
Aynı kök: سلك (12 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda…
Aynı kök: سلك (12 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
"Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(19, 20) Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır." dipnot 1
ki, geniş yollar bulup onun üzerinden aşabilesiniz diye.
ki üzerinde geniş yollardan yürüyüp geçebilesiniz!"
"Ondan geniş yollar edinip yürüyesiniz diye. "
"Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip dolaşırsınız, diye."
Onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye.
"Oradaki geniş yollarda gitmeniz için!"
-"Allah, orada geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır."
Ki orada geniş yollarda gidesiniz.
Ki orada geniş yollarda gidesiniz.
Ondan (açılan) geniş geniş yollarda gidesiniz diye.
Gidesiniz diye ondan geniş geniş yollarda
"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."
"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."
"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."
"Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip dolaşırsınız diye."
"onun geniş yollarında gezib dolaşınız diye".
Geniş yollarında gezip dolaşasınız, diye.
(5-20) Dedi ki, Rabbim kavmimi gece ve gündüz çağırdım / davet ettim, benim çağrım onların sadece kaçmalarını / firarlarını artırdı, onları, bağışlanmaları için ne zaman davet ettimse parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar elbiselerini üzerlerine geçirdiler, ısrar ettiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça / âşikâre de davet ettim, onlara sonrasında ilan ederek te, onlara sırlayarak / gizlice de davet ettim ve dedim ki Rabbinizden bağışlanma dileyin kesinlikle o çok bağışlayandır. Size gökten ölçül ü yağmur indiriyor. Sizi mallar ve oğullarla takviye ediyor. Sizin için bahçeler yapıyor, sizin için nehirler yapıyor. Size ne oluyor da Allah’a bir ağırbaşlılık / vakar talep etmiyorsunuz. O sizi çeşitli tavırlarda / aşamalarda yarattı, Görmüyorlar mı ki Allah yedi semayı tabaka halinde yarattı , onların içinde ki ayı nur olarak yaptı , güneşi bir ışık kaynağı yaptı, arzda sizin için bitkiler bitirdi, Oradan / dünyadan, tekrar iade edileceksiniz ve çıkarılırken de oradan çıkarılacaksınız, Allah arzı sizin için yaygı / sergi yapmıştır, onda ilerleyebilmeniz için de geniş ve açık yollar yapmıştır.
Geniş yollarında gezip dolaşmanız için.
'Ki onda açılan geniş geniş yollarda gidesiniz'."
onun geniş yollarından geçip gidesiniz dipnot 1 ."
vadilerdeki yollarından geçip gidesiniz." (dedi)
Geniş yollarında gezip dolaşın diye.
Geniş yollarında gezip dolaşın diye..
Ki ondan geniş yollar edinip de yürüyesiniz."
" In order for you to inhabit it and settle on it and to move about as you please!
to walk along its spacious paths?" ’
"'That ye may go about therein, in spacious roads.'"
so that you may tread its spacious paths."
so that you could use its wide valleys as roadways. "’
That you may go about therein in broad roads.
so that you may travel over its spacious ways. ’’ ’
`That you may traverse its spacious paths (for the development of civilization and also to attain spiritual perfection). '
that thereof you may thread ways, ravines. "
…so that you may use its wide paths for your transportation.
that ye may walk therein in broad paths. "'
"So that you may seek in it ways and paths?"
that ye may walk therein through spacious paths.
"' That you may go about in it in spacious paths (or valleys). '"
That you may travel along thereof (spacious) ways, ravines. "'
That ye may thread the valley-ways thereof.
So that you may walk upon its spacious paths. '
so that you might walk thereon on spacious paths. ’"
to walk along its spacious pathways.’"
"So that you may seek in it ways and paths"
That you may build roads therein.
That you may follow therein roads of passage. ' "
That you might follow the broad ways thereof.
That you may travel thereon on spacious valley-ways.
" ‘That you may go about in there on broad and spacious roads?’ "
so that you may go about its broad ways.’"
"So that you may seek in it ways and paths?"