Nûh suresi

Nûh suresi, 22. ayet

Nûh suresi, 22. ayet. وَمَكَرُوا۟ مَكْرًا كُبَّارًا

vemekerû mekran kübbârâ.

Diyanet İşleri

"Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûh 19–25 · surenin 22. ayeti / 28
  1. Nûh 19–20

    (19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."

  2. Nûh 21

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  3. 22

    "Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."

  4. Nûh 23

    "Şöyle dediler: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."

  5. Nûh 24

    "Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."

  6. Nûh 25

    Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.

21. “Nûh” Rabbine şikâyetle “dedi ki: Rabbim…” Benim onlara söylediğim bunca sözlerin, öğütlerin ve hatırlatmaların onlara hiçbir faydası olmadı. Aksine “bunlar bana” kendilerine emrettiğim bütün hususlarda “isyan ettiler de malları ve çocukları sadece zararlarını artıracak olan kimselere uydular.” Yani onlar, kendilerine samimiyetle öğüt veren, hayrı gösteren rasûle karşı geldiler. Diğer taraftan ileri gelen ve eşraf kabul edilenlere uydular. Halbuki bunların malları ve çocukları kendilerinin ziyanlarından başka bir şeylerini artırmayacaktır. Yani onların, kendilerini helâke götürmekten ve kurtuluştan mahrum etmekten başka bir faydaları yoktur. Peki ya onlara uyup itaat edenlerin hali nice olur!

22. “Onlar da çok büyük” hakka karşı inatlaşma hususunda oldukça ileri ve pek büyük “tuzaklar kurdular.”

23. “Ve” kavimlerini şirke çağırarak ve onlara bunu süslü göstererek “dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın” Böylece onları izlemekte oldukları şirk yoluna taassupla ve sımsıkı sarılmaya, önceki atalarının izlediği yolu bırakmamaya çağırdılar. Daha sonra bu ilâhlarını isim isim zikredip şöyle dediler: “Sakın Ved, Suvâ’, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr’i terk etmeyin.” Bunlar, salih birtakım insanların isimleri idi. Bunlar öldükten sonra şeytan, kavimlerine onların suretlerini yapmalarını vesvese verip güzel gösterdi. Böylece kanaatlerine göre bunları gördükleri vakit itaat için daha çok gayrete geleceklerdi.

Aradan uzun zaman geçti ve bu işi yapanların dışında başkaları gelince şeytan, bunlara da şunu söyledi: Sizden öncekiler bunlara ibadet ediyorlar, bunları vesile/aracı ediniyorlardı. Bunların vesilesiyle yağmura kavuşuyorlardı. Bunun üzerine onlar da bunlara ibadet ettiler. İşte bundan dolayı onların ileri gelen elebaşları, kendilerine uyan kimselere bu putlara ibadetten vazgeçmemelerini emrettiler.

24. “Gerçekten onlar” yani büyük kabul edilenler ve liderler, yaptıkları çağrılarla insanlardan “birçok kimseyi saptırdılar.”

“O halde Sen de bu zalimlerin sapıklığından başka bir şeylerini artırma!” Eğer onların sapmaları, benim kendilerini hakka davetim esnasında olsaydı bunun bir anlamı olabilirdi. Fakat onlar, sırf liderlerinin davetleri ile sapmakta ve bununla da ancak sapıklıkları artmaktadır. Yani artık onların kurtuluşlarına ve düzelmelerine imkân kalmamıştır. Bundan dolayı Yüce Allah, onların dünya ve âhiretteki azap ve cezalarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların ileri gelenleri, aşağılık kimseleri Nûh’a karşı kışkırtarak çok büyük bir tuzak kurdular.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَكَرُوا۟ ve mekeru ve tuzaklar kurdular kök: مكر
  2. مَكْرًۭا mekran tuzaklarla kök: مكر
  3. كُبَّارًۭا kubbaran büyük büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Kibir

    "Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Çok büyük tuzaklar da kurdular."

Mustafa İslamoğlu

onlar (propaganda yoluyla) korkunç tuzaklar kurdular;

Muhammed Esed

ve (Sana karşı) en korkunç tuzakları kuranlara,

Ahmed Hulusi

"Çok büyük bir mekr ile mekr ettiler!"

Ali Bulaç

"Ve büyük büyük hileli düzenler kurdular."

Ali Özek ve heyeti

Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!

Ali Rıza Safa

"Ve çok büyük sinsi düzenler tasarladılar!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular."

Edip Yüksel

"Ve hatta büyük tuzaklar kurdular."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ve hatta büyük tuzaklar kurdular.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Büyük büyük hilelere giriştiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve büyük büyük mekre giriştiler

Erhan Aktaş

"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."

Gültekin Onan

"Ve büyük büyük hileli düzenler kurdular."

Hasan Basri Çantay

"Bunlar da büyük büyük hileler (dolaplar, melanetler) yapdılar".

İbni Kesir

Büyük büyük düzenler kurdular.

Mehmet Alagaş

(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ve büyük bir tuzak kurdular.''

Süleyman Ateş

"Büyük büyük tuzaklar kurdular."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Büyük büyük oyunlar oynadılar.

Şaban Britch

Büyük büyük tuzak kurdular.

Şaban Piriş

Büyük büyük tuzak kurdular.

Yaşar Nuri Öztürk

"Çok büyük hileler sergilediler/çok büyük tuzaklar kurdular."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"With cleverness in circumventing, they had recourse to stratagem".

Abdul Haleem

who have made a grand plan,

Abdullah Yusuf Ali

"And they have devised a tremendous Plot.

Abul A'la Maududi

They contrived a plot of great magnitude. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Mighty plot": All those deceits, deceptions and frauds which the chiefs and religious guides were employing in an attempt to mislead the common people against the teachings of the Prophet Noah. For example, they said: Noah is no more than a mere man like yourselves. How can one believe that Allah sends down Revelations to him? (Surah Al-Aaraf, Ayat 63);(Surah Houd, Ayat 27). We also see that only the meanest of us have become his followers without due thought. Had there been some weight in what he says, the elders of the people would have believed in him.(Surah Houd, Ayat 27). Had Allah willed, He would have sent down angels. (Surah Al-Mominoon, Ayat 24). Had he been sent by Allah, he would possess treasures, he would know the unseen, and he would be free from all human needs, like the angels (Surah Houd, Ayat 31). We find nothing in him that might give him superiority over us. (Surah Houd, Ayat 27). He merely intends to obtain superiority over you. (Surah Al-Mominoon, Ayat 24). Obviously, this man is possessed. (Surah Al-Mominoon, Ayat 25). Similar were the things that the Quraish chiefs said to mislead the people against the Prophet (peace be upon him).

Aisha Bewley

They have hatched a mighty plot

Al-Hilali & Khan

"And they have plotted a mighty plot.

Ali Quli Qarai

and they have devised an outrageous plot.

Amatul Rahman Omar

They have devised a mighty and heinous plan (against the Prophet),

Arthur John Arberry

and have devised a mighty device

Bijan Moeinian

Their chiefs have already devised a vicious plan against them.

E. Henry Palmer

and they have plotted a great plot,

Edip-Layth

They plotted a great plotting.

George Sale

And they devised a dangerous plot against Noah:

Hamid S. Aziz

"And they devised a mighty plot.

Mahmoud Ghali

And they have schemed a heinous scheming;

Marmaduke Pickthall

And they have plotted a mighty plot,

Mohamed Ahmed - Samira

And they contrived a plot of great magnitude,

Muhammad Asad

and who have devised a most awesome blasphemy [against Thee],

Mustafa Khattab

and who have devised a tremendous plot,

Progressive Muslims

And they plotted a great plotting.

Rashad Khalifa

"They schemed terrible schemes.

Sahih International

And they conspired an immense conspiracy.

Sam Gerrans

“And they have schemed a mighty scheme,”

Shabbir Ahmed

And they plot tremendous schemes.

Syed Vickar Ahamed

"And they have planned a huge (and evil) plot.

Taqi Usmani

and they devised a mighty plot,

The Monotheist Group

And they plotted a great plotting.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩