Diyanet İşleri
'(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
Nûh suresi
Nûh suresi, 11. ayet. يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا
yürsili-ssemâe `aleyküm midrârâ.
'(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller Nûh 5–20 3
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."
"Dedim ki: 'Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır.'
'(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
'Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.'
'Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?'
'Halbuki, O, sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır.'
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–12. ayetler için yazılmıştır.
10. “Dedim ki: Rabbinizden mağfiret dileyin.” Yani işlemekte olduğunuz günahları terk edin ve onlardan dolayı Allah’tan affedilmeyi isteyin. “Çünkü O, çok bağışlayıcıdır.” Tevbe edip mağfiret dileyene bağışlaması, affı pek çoktur, diyerek günahların bağışlanabileceğini belirttim, mağfiret dilemenin vesile olacağı mükâfatları anlattım ve bunun cezayı uzaklaştıracağını da söyledim.
11. Aynı şekilde onları daha dünyada iken kavuşacakları birtakım hayırları bildirerek de teşvik ettim: “(Mağfiret dileyin) ki O, üzerinize gökten bol bol yağmur göndersin.” Yani dağları, ovaları sulayacak, ülkeyi ve kulları canlandırıp hayat verecek şekilde ardı arkasına size yağmur yağdırsın.
12. “Mallarla ve oğullarla sizi destekleyip çoğaltsın.” Dünyadan istediklerinizi kendileri vasıtası ile elde ettiğiniz mallarınızı ve evlâtlarınızı çoğaltsın.
"Size hem bağlar bahçeler hem de nehirler versin.” Bunlar, dünya lezzet ve isteklerinin en ileri derecesidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz siz bunu yaparsanız, Allah Teâlâ da her ihtiyaç duymanıza bağlı olarak sizin üzerinize yağmur indirir.
Aynı kök: درر (4 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: درر (4 geçiş)
"Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak…
Aynı kök: درر (4 geçiş)
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Af dileyin ki) üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin! dipnot 1
göğü üzerinize cömertçe boşaltacaktır;
Size, hesapsız semavi nimetler yağdıracaktır,
"Üzerinize semayı yoğun olarak irsal eder. "
"(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."
(Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
"Size, gökten bol yağmur göndersin!"
-"Size gökten bol bol yağmur yağdırsın. Sizi, mal ve çocuklarla desteklesin; size bahçeler lütfetsin ve nehirler akıtsın."
«‘Size gökten bol yağmur göndersin.'»
' 'Size gökten bol yağmur göndersin.' '
Bol hayır (yağmur) ile göğü üzerinize salsın.
Bol hayır ile üzerinize semayı salsın
"Gökten üzerinize bol yağmur göndersin."
"Gökten üzerinize bol yağmur göndersin."
"Gökten üzerinize bol yağmur göndersin."
"(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."
"(O sayede) O, üstünüze bol yağmur salıverir".
Ta ki size, gökten bol yağmur salıversin.
(5-20) Dedi ki, Rabbim kavmimi gece ve gündüz çağırdım / davet ettim, benim çağrım onların sadece kaçmalarını / firarlarını artırdı, onları, bağışlanmaları için ne zaman davet ettimse parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar elbiselerini üzerlerine geçirdiler, ısrar ettiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça / âşikâre de davet ettim, onlara sonrasında ilan ederek te, onlara sırlayarak / gizlice de davet ettim ve dedim ki Rabbinizden bağışlanma dileyin kesinlikle o çok bağışlayandır. Size gökten ölçül ü yağmur indiriyor. Sizi mallar ve oğullarla takviye ediyor. Sizin için bahçeler yapıyor, sizin için nehirler yapıyor. Size ne oluyor da Allah’a bir ağırbaşlılık / vakar talep etmiyorsunuz. O sizi çeşitli tavırlarda / aşamalarda yarattı, Görmüyorlar mı ki Allah yedi semayı tabaka halinde yarattı , onların içinde ki ayı nur olarak yaptı , güneşi bir ışık kaynağı yaptı, arzda sizin için bitkiler bitirdi, Oradan / dünyadan, tekrar iade edileceksiniz ve çıkarılırken de oradan çıkarılacaksınız, Allah arzı sizin için yaygı / sergi yapmıştır, onda ilerleyebilmeniz için de geniş ve açık yollar yapmıştır.
Gökten size bol bol yağmur yağdırsın.
'(O'ndan mağfiret dileyin) Ki üzerinize gökten bol yağmur göndersin'
Böyle yapın ki size gökten bol bol yağmur göndersin; dipnot 1
"Öyle yapın ki size gökten bereketli yağmurlar göndersin.
Gökten size bol yağmurlar yağdırır.
Gökten size bol yağmurlar yağdırır.
"Göğü üzerinize bol bol yağmur taşıyıcı olarak gönderir."
"He shall pour down upon you rain and blessings that may bring you into people of Condition",
He will send down abundant rain from the sky for you;
"'He will send rain to you in abundance;
He will shower upon you torrents from heaven,
He will send heaven down on you in abundant rain
‘He will send rain to you in abundance,
He will send for you abundant rains from the sky,
"(If you listen to me) He will send upon you clouds raining over and over again, in abundance.
and He will loose heaven upon you in torrents
I brought to their attention that if they do so, …
He will send the rain upon you in torrents,
"He sends the clouds upon you constantly."
And He will cause the heaven to pour down rain plentifully upon you,
71:11. "'He will send down upon you an abundance of rain:
He will send down on you (rain) from the heaven showering plentifully,
He will let loose the sky for you in plenteous rain,
He will send you abundant rain from the sky,
He will shower upon you heavenly blessings abundant,
He will shower you with abundant rain,
"He sends the clouds upon you constantly. "
" 'He will then shower you generously with rain.
He will send [rain from] the sky upon you in [continuing] showers
“‘He will send the sky upon you in torrents,
He will shower upon you heavenly blessings.
" ‘He will send rain to you in plenty;
and He will cause the heavens to rain upon you in abundance,
"He sends the sky to you abundantly."