Diyanet İşleri
"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."
Nûh suresi
Nûh suresi, 24. ayet. وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا
veḳad eḍallû keŝîrâ. velâ tezidi-żżâlimîne illâ ḍalâlâ.
"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kavmin tuzağı ve putlar Nûh 21–24 3
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
"Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."
"Şöyle dediler: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."
"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."
Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"
"Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve kafir kimseler yetiştirirler."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.
21. “Nûh” Rabbine şikâyetle “dedi ki: Rabbim…” Benim onlara söylediğim bunca sözlerin, öğütlerin ve hatırlatmaların onlara hiçbir faydası olmadı. Aksine “bunlar bana” kendilerine emrettiğim bütün hususlarda “isyan ettiler de malları ve çocukları sadece zararlarını artıracak olan kimselere uydular.” Yani onlar, kendilerine samimiyetle öğüt veren, hayrı gösteren rasûle karşı geldiler. Diğer taraftan ileri gelen ve eşraf kabul edilenlere uydular. Halbuki bunların malları ve çocukları kendilerinin ziyanlarından başka bir şeylerini artırmayacaktır. Yani onların, kendilerini helâke götürmekten ve kurtuluştan mahrum etmekten başka bir faydaları yoktur. Peki ya onlara uyup itaat edenlerin hali nice olur!
22. “Onlar da çok büyük” hakka karşı inatlaşma hususunda oldukça ileri ve pek büyük “tuzaklar kurdular.”
23. “Ve” kavimlerini şirke çağırarak ve onlara bunu süslü göstererek “dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın” Böylece onları izlemekte oldukları şirk yoluna taassupla ve sımsıkı sarılmaya, önceki atalarının izlediği yolu bırakmamaya çağırdılar. Daha sonra bu ilâhlarını isim isim zikredip şöyle dediler: “Sakın Ved, Suvâ’, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr’i terk etmeyin.” Bunlar, salih birtakım insanların isimleri idi. Bunlar öldükten sonra şeytan, kavimlerine onların suretlerini yapmalarını vesvese verip güzel gösterdi. Böylece kanaatlerine göre bunları gördükleri vakit itaat için daha çok gayrete geleceklerdi.
Aradan uzun zaman geçti ve bu işi yapanların dışında başkaları gelince şeytan, bunlara da şunu söyledi: Sizden öncekiler bunlara ibadet ediyorlar, bunları vesile/aracı ediniyorlardı. Bunların vesilesiyle yağmura kavuşuyorlardı. Bunun üzerine onlar da bunlara ibadet ettiler. İşte bundan dolayı onların ileri gelen elebaşları, kendilerine uyan kimselere bu putlara ibadetten vazgeçmemelerini emrettiler.
24. “Gerçekten onlar” yani büyük kabul edilenler ve liderler, yaptıkları çağrılarla insanlardan “birçok kimseyi saptırdılar.”
“O halde Sen de bu zalimlerin sapıklığından başka bir şeylerini artırma!” Eğer onların sapmaları, benim kendilerini hakka davetim esnasında olsaydı bunun bir anlamı olabilirdi. Fakat onlar, sırf liderlerinin davetleri ile sapmakta ve bununla da ancak sapıklıkları artmaktadır. Yani artık onların kurtuluşlarına ve düzelmelerine imkân kalmamıştır. Bundan dolayı Yüce Allah, onların dünya ve âhiretteki azap ve cezalarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar bu putlarıyla birçok insanı yoldan çıkardılar. -Ey Rabbim!- "Sen de kâfirlikte ve günahlarda ısrar ederek kendilerine zulmeden kimselerin haktan sapmışlığını artır."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)
"Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helakini…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: "Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!" (demişti).
Doğrusu böylece onlar bir çoklarını yoldan çıkardılar; Sen de (Allah'ım) bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!"
Onlar böylece çoğu kimseyi saptırdılar, o halde, Sen bu zalimlere yalnızca (özlem duydukları şeylerden) uzaklaşmalarını emret!"
"Böylece (bunlar) pek çok kimseyi saptırdılar. . . O halde sen de o zalimlerin sapkınlığını artır!"
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!
"Onlar, çoğunu saptırdılar. Haksızlık yapanların sapkınlıklarından başka bir şeyini artırma!"
Nuh şöyle dedi: "Bunlar birçoklarını saptırdılar. Sen de bu zalimlerin sadece şaşkınlıklarını arttır!"
"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."
'Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır.'
Çoklarını şaşırttılar. Sen de zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!"
Ve çoğunu şaşırttılar, sen de zalimleri artırma ancak şaşkınlıkca artır
"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"
"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"
Pek çoğunu saptırdılar. "Sen de bu zalimlerin kayıplarından başka bir şeylerini artırma!"
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."
"Hakıykaten onlar birçoklarını başdan çıkardılar. Sen (ey Rabbim) o zaalimlerin şaşkınlığından başka şeylerini artırma".
Böylece bir çoğunu saptırdılar. Zalimlere sapıklıktan başka bir şeyi artırma.
(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.
Birçoklarını saptırdılar. Sen de o zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeylerini artırma.
"(Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma."
Onlar, gerçekten (insanların) çoğunu saptırdılar. (Rabbim!) Sen de yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapkınlıklarını artır dipnot 1 !"
Bunlar birçoklarını saptırdılar. Rabbim! Bu yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapıklıklarını arttır."
Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma.
Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Zalimlere kayıptan başka bir şey artırma.
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."
"And with such idols they misled so many"; "therefore, I beseech You Allah to lead the wicked so astray that they sink deeper and deeper into error".
They have led many astray. Lord, bring nothing but destruction down on the evildoers!’
"They have already misled many; and grant Thou no increase to the wrong-doers but in straying (from their mark)."
They have misled many. So do not enable these evildoers to increase in anything except straying (from the Right Way)." dipnot 1
They have misguided many people. Do not increase the wrongdoers in anything but misguidance!’
"And indeed they have led many astray. And (O Allâh): ‘Grant no increase to the Zâlimûn (polytheists, wrong-doers, and disbelievers) save error.’"
and already they have led many astray. Do not increase the wrongdoers in anything but error.’
(Thereupon the Prophet prayed, `(Lord!) and indeed they have led many people astray, and add to the disappointment of these wrongdoers. '
And they have led many astray. Increase Thou not the evildoers save in error!'
Their chiefs have misled many. My Lord, I beg you deprive them of your blessings and do not give them nothing but misery.
and they led astray many. "' And thou (Mohammed) wilt only increase the unjust in their error -
They have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.
And they seduced many; -- for thou shalt only increase error in the wicked: --
"And indeed they have led astray many, and do not increase the unjust in aught but error.
And they have already led many into error. And increase You Allah), the unjust ones in nothing except error!"
And they have led many astray, and Thou increasest the wrong-doers in naught save error.
And they misled many. So do not give the evil-doers increase but in error.
"And so they have led many a one astray: hence, ordain Thou that these evildoers stray but farther and farther away [from all that they may desire]!"
Those ˹elite˺ have already led many astray. So ˹O Lord˺, only allow the wrongdoers to stray farther away."
And they have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.
"They misled many. Therefore, let the wicked plunge deeper into loss."
And already they have misled many. And, [my Lord], do not increase the wrongdoers except in error."
“And they have led many astray. And increase Thou not the wrongdoers save in error!”
And they have thus led a great many people astray (and divided them). And Your Laws let go more and more astray those who displace Truth with falsehood."
"And indeed, they have already misled many; And (Allah,) You grant no increase to the wrongdoers but in wandering (aimlessly in their goal). "
And they have led many astray. And (O my Lord,) let not the wrongdoers progress in anything but deviation from the right path."
And they have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.