Mümtehine suresi

Mümtehine suresi, 2. ayet

Mümtehine suresi, 2. ayet. إِن يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا۟ لَكُمْ أَعْدَآءً وَيَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُم بِٱلسُّوٓءِ وَوَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ

iy yeŝḳafûküm yekûnû leküm a`dâev veyebsüṭû ileyküm eydiyehüm veelsinetehüm bissûi veveddû lev tekfürûn.

Diyanet İşleri

Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkar etmenizi arzu ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mümtehine 1–5 · surenin 2. ayeti / 13

Konu Düşmanı dost edinmemek Mümtehine 1–3 3

  1. Mümtehine 1

    Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı inkar ettiler. Rabbiniz olan Allah'a inandınız diye Resulü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.

  2. 2

    Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkar etmenizi arzu ederler.

  3. Mümtehine 3

    Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  4. Mümtehine 4

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrahim'in, babasına, "Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" sözü başka. Onlar şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır."

  5. Mümtehine 5

    "Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Daha sonra Yüce Allah, mü’minlerde onlara karşı düşmanlık duygularını harekete geçirmek maksadı ile onların mü’minlere karşı duydukları ileri derecedeki düşmanlıklarını açıklamaktadır: “Şayet onlar sizi ellerine geçirecek olurlarsa” yani sizi yakalar ve size eziyet verecek bir fırsat bulurlarsa “size” açıktan açığa “düşman kesilirler. Elleriyle de” öldürmek, dövmek vb. gibi “dilleriyle” sövmek ve buna benzer sizi rahatsız edecek sözlerle “size kötülük ederler ve kâfir olmanızı arzu ederler.” Çünkü sizden istedikleri esas şey budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer onlar size üstün gelirlerse, içlerinde size karşı gizledikleri düşmanlıklarını ortaya koyarlar. Eziyet ve vurma ile ellerini size uzatırlar ve dilleri ile size söverler. Onlar sizin de tıpkı kendileri gibi Allah'ı ve resulünü inkâr edip kâfir olmanızı arzu ederler.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in eğer
  2. يَثْقَفُوكُمْ yeskafukum onlar sizi ele geçirseler kök: ثقف
  3. يَكُونُوا۟ yekunu olurlar kök: كون
  4. لَكُمْ lekum size
  5. أَعْدَآءًۭ ea'da'en düşman kök: عدو
  6. وَيَبْسُطُوٓا۟ ve yebsutu ve uzatırlar kök: بسط
  7. إِلَيْكُمْ ileykum size
  8. أَيْدِيَهُمْ eydiyehum ellerini kök: يدي
  9. وَأَلْسِنَتَهُم ve elsinetehum ve dillerini kök: لسن
  10. بِٱلسُّوٓءِ bis-su'i kötülükle kök: سوا
  11. وَوَدُّوا۟ ve veddu ve isterler kök: ودد
  12. لَوْ lev keşke
  13. تَكْفُرُونَ tekfurune inkar etseniz kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: ثقف (6 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın…

  • Aynı kök: ثقف (6 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş)…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    (23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilir, ellerini ve dillerini size kötülük için uzatır, inkâr etmenizi isterler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nisâ 4:90.

Mustafa İslamoğlu

Eğer onlar sizi gözlerine kestirirlerse, size düşmanlıklarını kesintisiz sürdürürler; dahası ellerini ve dillerini size kötülük yapmak için uzatırlar: zira onlar inkar etmenizi ta yürekten isterler.

Muhammed Esed

Onlar eğer size üstün gelselerdi (yine) düşmanınız olarak kalırlardı ve size karşı kötü niyetle el kaldırır, dil uzatırlardı çünkü sizin (de) hakikati inkar etmenizi isterlerdi.

Ahmed Hulusi

Eğer onlar sizi ele geçirirlerse, sizin için düşmanlar olurlar. Ellerini ve dillerini size kötülükle uzatırlar ve hakikat bilgisini inkar eden olmanızı şiddetle arzu ederler.

Ali Bulaç

Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.

Ali Rıza Safa

Size üstün gelseler bile, düşmanınız olarak kalırlar. Ellerini ve dillerini size kötülük için uzatırlar ve sizin de nankörlük etmenizi isterler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar sizi ele geçirseler, size düşman olurlar; size ellerini, dillerini kötülükle uzatırlar ve inkar etmenizi isterler.

Edip Yüksel

Sizi ele geçirseler size düşman kesilirler ve elleriyle, dilleriyle sizi incitirler. İnkar etmenizi isterler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizi ele geçirseler size düşman kesilirler ve elleriyle, dilleriyle sizi incitirler. İnkar etmenizi isterler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer onlar sizi yenip de ele geçirirseler, hepinize düşman kesilirler, sizlere ellerini ve dillerini kötülükle uzatır, hepinizin kafir olmasını isterler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer onlar size bir zafer bulurlarsa hepinize düşman kesilirler ve sizlere fenalıkla ellerini ve dillerini uzatır ve arzu ederler ki hep kafir olsanız!

Erhan Aktaş

Eğer ellerine fırsat geçirirlerse size düşman kesilirler. Elleriyle ve dilleriyle size her türlü kötülüğü yaparlar. Tekrar küfre dönmenizi temenni ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer ellerine fırsat geçirirlerse size düşman kesilirler. Elleriyle ve dilleriyle size her türlü kötülüğü yaparlar. Tekrar küfre dönmenizi temenni ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer ellerine fırsat geçirirlerse size düşman kesilirler. Elleriyle ve dilleriyle size her türlü kötülüğü yaparlar. Tekrar küfre dönmenizi temenni ederler.

Gültekin Onan

Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin küfretmenizi içten arzu etmişlerdir.

Hasan Basri Çantay

Eğer onlar size bir tırnak tutdururlarsa hepinizin düşmanları olacaklar, ellerini, dillerini kötülükle size uzatacaklardır. (Zaten) onlar (daima ah bir dininizden dönüb) kafir olsanız (diye) arzuu etmişlerdir.

İbni Kesir

Şayet onlar, sizi ele geçirirlerse; size düşman kesilirler. Kötülükle ellerini ve dillerini uzatırlar. Ve sizin kafir olmanızı isterler.

Mehmet Alagaş

(1-3) Ey iman edenler; düşmanım olan sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin , onlarla sevgi göstererek buluşuyorsunuz, halbuki onlar size gerçek olarak geleni inkâr ediyorlar , Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye sizi ve Resulü çıkarıyorlar , eğer hoşnutluğumu elde etmek / rızamı sağlamak ve yolumda gayret göstermek amacıyla çıkıyorsanız (Bu kabul edilebilir bir şey dir), sevgi göstererek onları etkiliyorsunuz , ben, neyi açığa çıkarıyorsanız , neyi gizliyorsanız bilirim, her kim onu yaparsa (gizli açık sevgi gösterisi) yolun ortasından sapmıştır. Sizi yakaladıkları yerde size düşman oluyorlar, ellerini ve dillerini size kötülük dolu uzatıyorlar , sizin de kafir olmanızı arzu ediyorlar. Kardeşleriniz / Rahimdaşlarınız ve evlatlarınız dahi olsa kıyamet günü size fayda sağlamaz , aranız ayrı lacak, Allah yaptıklarınızı görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer onlar size üstün gelirlerse, size düşman olurlar. Kötülükle ellerini ve dillerini size uzatırlar. Sizin kâfir olmanızı arzu ederler.

Süleyman Ateş

Onlar sizi ele geçirseler, size düşman olurlar, size ellerini, dillerini kötülükle uzatırlar ve inkar etmenizi isterler.

Süleymaniye Vakfı

(Siz onlara sevgi besliyorsunuz ama onlar) Sizi ele geçirirlerse size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini size kötülük etmek için kullanırlar. Kafirlik etmenizi/ ayetleri görmezden gelmenizi de çok isterler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ellerine bir fırsat geçse düşman kesilirler. Ellerini ve dillerini size kötülük için kullanırlar. Kafir olmanızı da çok isterler.

Şaban Britch

Eğer onlar, size üstün gelirlerse, size düşman olurlar. Kötülükle ellerini ve dillerini size uzatırlar; sizin kâfir olmanızı arzu ederler.

Şaban Piriş

Eğer onlar, size üstün gelirlerse, size düşman olurlar. Kötülükle ellerini ve dillerini size uzatırlar; sizin kafir olmanızı arzu ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar sizi ele geçirirlerse size düşman olurlar; ellerini ve dillerini size kötülükle uzatırlar, inkara sapmanızı isterler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had they been in a position to get the better of you, they would not have hesitated to gain advantage on you and declare their enmity by the valour of their hands and by scorning at you and by casting all the contempts they could cast. They would call you everything they can lay their tongues to, and they wish you would desert Faith in favour of disbelief.

Abdul Haleem

If they gain the upper hand over you, they will revert to being your enemies and stretch out their hands and tongues to harm you; it is their dearest wish that you may renounce your faith.

Abdullah Yusuf Ali

If they were to get the better of you, they would behave to you as enemies, and stretch forth their hands and their tongues against you for evil: and they desire that ye should reject the Truth.

Abul A'la Maududi

If they could overcome you, they would act as your foes and would hurt you by their hands and tongues, and would love to see you become unbelievers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Although what has been said up to here, and what follows in this regard, was revealed in connection with the incident relating to Hatib, Allah, instead of dwelling on his case only, has given the believers this lesson forever. It is contrary to the profession of the faith that a person should act, out of any motive or reason, in a way detrimental to the interests of Islam and subservient to the interests of disbelief when a conflict is going on between Islam and disbelief and some people have adopted a hostile attitude towards the Muslims only because they are Muslims. Even if a person be wholly free from any ill-will against Islam and acts thus not with an evil intention but for the sake of a dire personal need, the act anyhow is unbecoming of a believer, and whoever acts thus strays from the right way.

Aisha Bewley

If they come upon you, they will be your enemies and stretch out their hands and tongues against you with evil intent, and they would dearly love you to become kafir.

Al-Hilali & Khan

Should they gain the upper hand over you, they would behave to you as enemies, and stretch forth their hands and their tongues against you with evil, and they desire that you should disbelieve.

Ali Quli Qarai

If they were to confront you they would be your enemies, and would stretch out against you their hands and their tongues with evil [intentions], and they are eager that you should be faithless.

Amatul Rahman Omar

If they (- your so-called friends from the disbelievers) somehow get the upper hand of you they will (turn out to) be active enemies to you and will lay their hand on you and (lash you with) their tongues to do (you) harm, and they ardently desire that you should disbelieve.

Arthur John Arberry

If they come on you, they will be enemies to you, and stretch against you their hands and their tongues, to do you evil, and they wish that you may disbelieve.

Bijan Moeinian

Know that the disbelievers are your true enemies. Their main intention is to hurt you physically and verbally. They wish to see you as disbelievers again.

E. Henry Palmer

If they find you they will be enemies to you, and they will stretch forth against you their hands and their tongues for evil, and would fain that ye should disbelieve;

Edip-Layth

If they encounter you, they treat you as enemies, and they extend their hands and tongues against you to hurt you. They desire you to reject.

George Sale

If they get the better of you, they will be enemies unto you, and they will stretch forth their hands and their tongues against you with evil: And they earnestly desire that ye should become unbelievers.

Hamid S. Aziz

If they should get the upper hand over you, they will be your enemies, and will stretch forth towards you their hands and their tongues with evil intent, and they ardently desire that you may disbelieve.

Mahmoud Ghali

In case they catch you, they will be enemies to you and stretch against you their hands and their tongues with odiousness; and they would (like that) you would disbelieve.

Marmaduke Pickthall

If they have the upper hand of you, they will be your foes, and will stretch out their hands and their tongues toward you with evil (intent), and they long for you to disbelieve.

Mohamed Ahmed - Samira

If they gain ascendancy over you, they will become your enemies, and employ their hands and tongues with evil designs, and wish that you also became disbelievers.

Muhammad Asad

If they could but overcome you, they would [still] remain your foes, and would stretch forth their hands and tongues against you with evil intent: for they desire that you [too] should deny the truth.

Mustafa Khattab

If they gain the upper hand over you, they would be your ˹open˺ enemies, unleashing their hands and tongues to harm you, and wishing that you would abandon faith.

Progressive Muslims

If they encounter you, they treat you as enemies, and they extend their hands and tongues against you to hurt you. They desire you to disbelieve.

Rashad Khalifa

Whenever they encounter you, they treat you as enemies, and hurt you with their hands and tongues. They want you to disbelieve.

Sahih International

If they gain dominance over you, they would be to you as enemies and extend against you their hands and their tongues with evil, and they wish you would disbelieve.

Sam Gerrans

If they come upon you, they will be enemies to you, and stretch out their hands and their tongues against you with evil; and they wish that you should deny.

Shabbir Ahmed

If they ever overcome you, they will divide you, and smite you with their hands and tongues causing much disruption. For, they will love to see you reject the Truth. ('Idia' = Wedge = Wedge of division = Enmity = Dissension = Distance. 'Su' = Disruption = Imbalance = Evil = Inequity).

Syed Vickar Ahamed

Should they gain an upper hand over you, they would treat you as enemies, and stretch forth their hands and their tongues against you with evil, and they desire that you should be disbelievers (and reject the Truth).

Taqi Usmani

Should they have access to you, they will become your enemies, and will stretch their hands and tongues towards you with evil; and they desire that you should reject the (true) faith.

The Monotheist Group

If they encounter you, they treat you as enemies, and they extend their hands and tongues against you to hurt you. They desire that you reject.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mümtehine suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mümtehine suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mümtehine suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩