88. sure

Gâşiye Suresi الغاشية

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Zillete bürünen yüzler 1–7 karşılaştır — Zillete bürünen yüzler
  2. Nimet içindeki yüzler 8–16 karşılaştır — Nimet içindeki yüzler
  3. Deveye, göğe, dağlara, yere bakış 17–20 karşılaştır — Deveye, göğe, dağlara, yere bakış
  4. Öğüt ver; dönüş bizedir 21–26 karşılaştır — Öğüt ver; dönüş bizedir

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Zillete bürünen yüzler 1–7

  1. Gâşiye suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 1. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ

    hel etâke ḥadîŝü-lgâşiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Karabasan Gibi Çökenin haberi, sana geldi mi? dipnot 594

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 594
      Sureye ismini veren ve "Karabasan gibi çöken" olarak yazdığımız "Gaşiye" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Her şeyi kaplayan" veya "Kuşatacak olan" veya "Bunaltan" veya "Kıyamet" biçiminde çevrilmiş; kimi çevirilerde ise "Gaşiye" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 12:107, 20:78 ve 31:32 ayetlerinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 1. ayet

  2. Gâşiye suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 2. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

    vucûhüy yevmeiẕin ḫâşi`ah.

    Ali Rıza Safa

    Yüzler vardır; o gün yere bakar.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 2. ayet

  3. Gâşiye suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 3. ayet. عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ

    `âmiletün nâṣibeh.

    Ali Rıza Safa

    Uğraşmıştır; gücü tükenmiştir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 3. ayet

  4. Gâşiye suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 4. ayet. تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً

    taṣlâ nâran ḥâmiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Kızgın bir ateşe girerler.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 4. ayet

  5. Gâşiye suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 5. ayet. تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ

    tüsḳâ min `aynin âniyeh.

    Ali Rıza Safa

    Kaynar bir pınardan içirilirler.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 5. ayet

  6. Gâşiye suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 6. ayet. لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ

    leyse lehüm ṭa`âmün illâ min ḍarî`.

    Ali Rıza Safa

    Yiyecekleri yoktur; acı dikenden başka.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 6. ayet

  7. Gâşiye suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 7. ayet. لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ

    lâ yüsminü velâ yugnî min cû`.

    Ali Rıza Safa

    Ne doyurur ne de açlığı giderir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 7. ayet

Nimet içindeki yüzler 8–16

  1. Gâşiye suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 8. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ

    vucûhüy yevmeiẕin nâ`imeh.

    Ali Rıza Safa

    Yüzler vardır; o gün pırıl pırıl.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 8. ayet

  2. Gâşiye suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 9. ayet. لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ

    lisa`yihâ râḍiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Çalışmıştır; hoşnutluk içindedir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 9. ayet

  3. Gâşiye suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 10. ayet. فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

    fî cennetin `âliyeh.

    Ali Rıza Safa

    Yüksek bir cennettedir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 10. ayet

  4. Gâşiye suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 11. ayet. لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةً

    lâ tesme`u fîhâ lâgiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Orada, boş söz duymazlar.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 11. ayet

  5. Gâşiye suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 12. ayet. فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ

    fîhâ `aynün câriyeh.

    Ali Rıza Safa

    Sürekli akan bir pınar vardır.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 12. ayet

  6. Gâşiye suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 13. ayet. فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ

    fîhâ sürurum merfû`ah.

    Ali Rıza Safa

    Yüksek sedirler vardır.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 13. ayet

  7. Gâşiye suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 14. ayet. وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ

    veekvâbüm mevḍû`ah.

    Ali Rıza Safa

    Doldurulmuş kadehler.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 14. ayet

  8. Gâşiye suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 15. ayet. وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ

    venemâriḳu maṣfûfeh.

    Ali Rıza Safa

    Sıralanmış yastıklar.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 15. ayet

  9. Gâşiye suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 16. ayet. وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ

    vezerâbiyyü mebŝûŝeh.

    Ali Rıza Safa

    Ve serilmiş halılar.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 16. ayet

Deveye, göğe, dağlara, yere bakış 17–20

  1. Gâşiye suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 17. ayet. أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

    efelâ yenżurûne ile-l'ibili keyfe ḫuliḳat.

    Ali Rıza Safa

    Yağmur yüklü bulutlara bakmıyorlar mı; nasıl yaratılmış? dipnot 595

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 595
      "Yağmur yüklü bulutlara bakmıyorlar mı?" olarak yazdığımız "La yanzurune ila el ibili" tümcesi, Kur'an çevirilerinin büyük çoğunluğunda, "Deveye bakmıyorlar mı?" biçiminde çevrilmiştir. Sözlük anlamı deve sürüsü olan "İbil" sözcüğü, Arap dilinde yoğun yağmur bulutları için kullanılan bir söylemdir. Sonraki ayetlerde de evrenlerle ilgili örnekler verilmesi, yukarıdaki anlamda yapılan çevirilerin daha gerçekçi olduğunu göstermektedir.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 17. ayet

  2. Gâşiye suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 18. ayet. وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ

    veile-ssemâi keyfe rufi`at.

    Ali Rıza Safa

    Ya gökyüzüne; nasıl yükseltilmiş?

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 18. ayet

  3. Gâşiye suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 19. ayet. وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ

    veile-lcibâli keyfe nüṣibet.

    Ali Rıza Safa

    Ve dağlara; nasıl dikilmiş?

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 19. ayet

  4. Gâşiye suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 20. ayet. وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ

    veile-l'arḍi keyfe süṭiḥat.

    Ali Rıza Safa

    Ve yeryüzüne; nasıl yayılmış?

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 20. ayet

Öğüt ver; dönüş bizedir 21–26

  1. Gâşiye suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 21. ayet. فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ

    feẕekkir innemâ ente müẕekkir.

    Ali Rıza Safa

    Artık, hatırlat! Sen, yalnızca hatırlatıcısın.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 21. ayet

  2. Gâşiye suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 22. ayet. لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ

    leste `aleyhim bimüṣayṭir.

    Ali Rıza Safa

    Sen, onların üzerine zorlayıcı değilsin.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 22. ayet

  3. Gâşiye suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 23. ayet. إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

    illâ men tevellâ vekefera.

    Ali Rıza Safa

    Ancak, kim yüz çevirir ve nankörlük ederse.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 23. ayet

  4. Gâşiye suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 24. ayet. فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ

    feyü`aẕẕibühü-llâhü-l`aẕâbe-l'ekber.

    Ali Rıza Safa

    Allah, en büyük cezayla onu cezalandıracaktır.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 24. ayet

  5. Gâşiye suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 25. ayet. إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ

    inne ileynâ iyâbehüm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, dönüşleri, Bize olacaktır.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 25. ayet

  6. Gâşiye suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Gâşiye suresi, 26. ayet. ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم

    ŝümme inne `aleynâ ḥisâbehüm.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onları hesaba çekmek, kesinlikle Bize özgüdür.

    Ayet detayı — Gâşiye suresi, 26. ayet