Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 7. ayet

Gâşiye suresi, 7. ayet. لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ

lâ yüsminü velâ yugnî min cû`.

Diyanet İşleri

O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 4–10 · surenin 7. ayeti / 26

Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3

  1. Gâşiye 4

    Kızgın ateşe girerler.

  2. Gâşiye 5

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

  3. Gâşiye 6

    Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

  4. 7

    O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

  5. Gâşiye 8

    O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

  6. Gâşiye 9

    Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.

  7. Gâşiye 10

    Yüksek bir cennettedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.

2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.

Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.

Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.

4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.

6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.

Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O kendisini yiyen kimseyi beslemediği gibi açlığını da gidermez.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يُسْمِنُ yusminu o beslemez kök: سمن
  3. وَلَا ve la ve
  4. يُغْنِى yugni gidermez kök: غني
  5. مِن min -ndan bir şey
  6. جُوعٍۢ cuin açlığı- kök: جوع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سمن (4 geçiş)

    Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer…

  • Aynı kök: سمن (4 geçiş)

    (Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında…

  • Aynı kök: سمن (4 geçiş)

    Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kök: جوع (5 geçiş)

    "Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hem beslemez hem de açlığı gidermez.

Mustafa İslamoğlu

ama ne besleyicidir ne doyurucudur.

Muhammed Esed

ne bir güç veren ne de açlığı gideren (dikenlerin).

Ahmed Hulusi

Ne besler ne de açlıktan kurtarır.

Ali Bulaç

Ne doyurup semirtir, ne açlıktan korur.

Ali Özek ve heyeti

o ise ne besler ne de açlığı giderir.

Ali Rıza Safa

Ne doyurur ne de açlığı giderir.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Edip Yüksel

Ne besler, ne de açlığı giderir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne besler, ne de açlığı giderir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne besler, ne açlıktan kurtarır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne besler ne açlıktan kurtarır

Erhan Aktaş

O, beslemez ve açlığı gidermez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, beslemez ve açlığı gidermez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, beslemez ve açlığı gidermez.

Gültekin Onan

Ne doyurup semirtir, ne açlıktan korur.

Hasan Basri Çantay

Ki o, ne semirtir (doyurur), ne de açlığı giderir.

İbni Kesir

O, ne semirtir, ne de açlığı giderir.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ne doyurup semirtir, ne de açlıktan korur.

Süleyman Ateş

O da ne semirtir, ne de açlığı giderir.

Süleymaniye Vakfı

O, ne besler ne de açlığı giderir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O onları ne besleyecek, ne de açlıklarını giderecektir.

Şaban Britch

Ne semirtir ne açlığı giderir.

Şaban Piriş

Ne semirtir ne açlığı giderir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne semirtir ne açlıktan kurtarır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Which neither nourish nor pacify their hunger pains.

Abdul Haleem

that neither nourish nor satisfy hunger.

Abdullah Yusuf Ali

Which will neither nourish nor satisfy hunger.

Abul A'la Maududi

that will neither nourish nor satisfy their hunger.

Aisha Bewley

which neither nourishes nor satisfies.

Al-Hilali & Khan

Which will neither nourish nor avail against hunger.

Ali Quli Qarai

neither nourishing, nor availing against hunger.

Amatul Rahman Omar

Which neither nourishes nor satisfies hunger.

Arthur John Arberry

unfattening, unappeasing hunger.

Bijan Moeinian

Which after all will not reduce the hunger as it is not nutritious.

E. Henry Palmer

which shall not fatten nor avail against hunger!

Edip-Layth

It does not nourish nor avail against hunger.

George Sale

which shall not fatten, neither shall they satisfy hunger.

Hamid S. Aziz

Which shall not nourish nor avail against hunger!

Mahmoud Ghali

Not to plum pen and of no avail against hunger.

Marmaduke Pickthall

Which doth not nourish nor release from hunger.

Mohamed Ahmed - Samira

Neither nourishing nor banishing hunger.

Muhammad Asad

which gives no strength and neither stills hunger.

Mustafa Khattab

neither nourishing nor satisfying hunger.

Progressive Muslims

It does not nourish nor avail against hunger.

Rashad Khalifa

It never nourishes, nor satisfies hunger.

Sahih International

Which neither nourishes nor avails against hunger.

Sam Gerrans

Neither sustaining, nor availing against hunger.

Shabbir Ahmed

Which nourishes not, nor relieves hunger.

Syed Vickar Ahamed

Which will neither nourish nor satisfy hunger.

Taqi Usmani

that will neither nourish, nor satisfy hunger.

The Monotheist Group

Itdoes not nourish nor avail against hunger.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩