31. sure

Lokmân Suresi لقمان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış 1–11 karşılaştır — Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış
  2. Lokmân'ın oğluna öğütleri 12–19 karşılaştır — Lokmân'ın oğluna öğütleri
  3. Hizmete verilenler ve atalara uyma 20–24 karşılaştır — Hizmete verilenler ve atalara uyma
  4. Allah'ın kelimeleri tükenmez; gece ve gündüz 25–30 karşılaştır — Allah'ın kelimeleri tükenmez; gece ve gündüz
  5. Gemiler ve kıyametin bilgisi 31–34 karşılaştır — Gemiler ve kıyametin bilgisi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış 1–11

  1. Lokmân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Ali Rıza Safa

    A. L. M.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 1. ayet

  2. Lokmân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 2. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيمِ

    tilke âyâtü-lkitâbi-lḥakîm.

    Ali Rıza Safa

    İşte bunlar, Bilge Kitap'ın ayetleridir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 2. ayet

  3. Lokmân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 3. ayet. هُدًى وَرَحْمَةً لِّلْمُحْسِنِينَ

    hüdev veraḥmetel lilmuḥsinîn.

    Ali Rıza Safa

    Güzel davrananlar için, yol gösteren ve rahmettir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 3. ayet

  4. Lokmân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 4. ayet. ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

    elleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte veyü'tûne-zzekâte vehüm bil'âḫirati hüm yûḳinûn.

    Ali Rıza Safa

    Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı verirler. Sonsuz yaşama da kesin olarak inanırlar.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 4. ayet

  5. Lokmân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 5. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    ülâike `alâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.

    Ali Rıza Safa

    Efendilerinin doğru yolu üzerinde olanlar, işte onlardır. Kurtuluşa erişenler de işte onlardır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 5. ayet

  6. Lokmân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 6. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشْتَرِى لَهْوَ ٱلْحَدِيثِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    vemine-nnâsi mey yeşterî lehve-lḥadîŝi liyüḍille `an sebîli-llâhi bigayri `ilmiv veyetteḫiẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Ali Rıza Safa

    Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, Allah'ın yolundan bilgisizce saptırmak ve onu alay konusu yapmak için boş sözlere -hadisleresarılırlar. İşte onlar için, alçaltıcı bir ceza vardır. dipnot 343

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 343
      "Alay konusu yapmak için boş sözlere -hadislere- sarılırlar." olarak yazdığımız "Yeşteri lehve el hadisi yettehıze ha huzuven" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Hadis-laf eğlencesi satın alırlar ve onu alay konusu edinirler." veya "Onu hafife almak için asılsız hadislere sarılırlar." veya "Alay etmek için boş hadisi-eğlence sözünü satın alırlar." veya "Gülünç duruma düşürmek için yol gösterici mesajlar üzerinde kelime oyunu yapmaya kalkışırlar." veya "Ayetlerimizi alay konusu yapmak için, parayla şarkıcı kadınlar, hokkabazlar, boş gevezelik eden kimseler getirirler." biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 6. ayet

  7. Lokmân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 7. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِىٓ أُذُنَيْهِ وَقْرًا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    veiẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ vellâ müstekbiran keel lem yesma`hâ keenne fî üẕüneyhi vaḳrâ. febeşşirhü bi`aẕâbin elîm.

    Ali Rıza Safa

    Üstelik ayetlerimiz ona okunduğunda, sözde duymuyormuş gibi, sözde kulaklarında ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak döner. Artık, acı dolu bir cezayı ona bildir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 7. ayet

  8. Lokmân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 8. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm cennâtü-nne`îm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar için nimet cennetleri vardır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 8. ayet

  9. Lokmân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 9. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    ḫâlidîne fîhâ. va`de-llâhi ḥaḳḳâ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Ali Rıza Safa

    Sürekli orada kalacaklardır. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 9. ayet

  10. Lokmân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 10. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

    ḫaleḳa-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ veelḳâ fi-l'arḍi ravâsiye en temîde biküm vebeŝŝe fîhâ min külli dâbbeh. veenzelnâ mine-ssemâi mâen feembetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

    Ali Rıza Safa

    Gökleri, görünür destekler olmadan yaratmıştır. Yeryüzünün sizi sarsmaması için sarsılmaz dağlar yerleştirmiş ve her türlü canlıyı yaymıştır. Ve gökten su indirerek, her güzel bitkiden çift yetiştirdik.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 10. ayet

  11. Lokmân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 11. ayet. هَٰذَا خَلْقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِى مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ بَلِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    hâẕâ ḫalḳu-llâhi feerûnî mâẕâ ḫaleḳa-lleẕîne min dûnih. beli-żżâlimûne fî ḍalâlim mübîn.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın yaratışı, işte böyledir. Öyleyse O'ndan başkalarının ne yarattığını Bana gösterin. Hayır! Haksızlık yapanlar, apaçık bir sapkınlık içindedirler.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 11. ayet

Lokmân'ın oğluna öğütleri 12–19

  1. Lokmân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 12. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ

    veleḳad âteynâ luḳmâne-lḥikmete eni-şkür lillâh. vemey yeşkür feinnemâ yeşküru linefsih. vemen kefera feinne-llâhe ganiyyün ḥamîd.

    Ali Rıza Safa

    Ve gerçek şu ki, Lokman'a; "Allah'a şükret!" diyerek bilgelik verdik. Kim şükrederse, kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır. dipnot 344

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 344
      Kendisine bilgelik verildiği bildirilen ve bu suredeki altı ayette oğluna verdiği öğütler anlatılan Lokman'ın, peygamber veya elçi olup olmadığı konusunda Kur'an'da bilgi verilmemiştir. Tevrat, Zebur ve İncil ayetlerinde de Lokman ismi geçmez.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 12. ayet

  2. Lokmân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 13. ayet. وَإِذْ قَالَ لُقْمَٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

    veiẕ ḳâle luḳmânü libnihî vehüve ye`iżuhû yâ büneyye lâ tüşrik billâh. inne-şşirke leżulmün `ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Lokman, oğluna öğüt verirken, şöyle demişti: "Ey oğul! Allah'a ortaklar koşma! Çünkü ortaklar koşmak, gerçekten büyük bir haksızlıktır!"

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 13. ayet

  3. Lokmân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 14. ayet. وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍ وَفِصَٰلُهُۥ فِى عَامَيْنِ أَنِ ٱشْكُرْ لِى وَلِوَٰلِدَيْكَ إِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    veveṣṣayne-l'insâne bivâlideyh. ḥamelethü ümmühû vehnen `alâ vehniv vefiṣâlühû fî `âmeyni eni-şkür lî velivâlideyk. ileyye-lmeṣîr.

    Ali Rıza Safa

    İnsana, annesine ve babasına ilişkin öğüt verdik. Annesi, zorluk üstüne zorlukla onu taşıdı. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. Bana ve anne-babana şükret. Dönüş, Bana olacaktır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 14. ayet

  4. Lokmân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 15. ayet. وَإِن جَٰهَدَاكَ عَلَىٰٓ أَن تُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِى ٱلدُّنْيَا مَعْرُوفًا وَٱتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَىَّ ثُمَّ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vein câhedâke `alâ en tüşrike bî mâ leyse leke bihî `ilmün felâ tüṭi`hümâ veṣâḥibhümâ fi-ddünyâ ma`rûfâ. vettebi` sebîle men enâbe ileyy. ŝümme ileyye merci`uküm feünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Ali Rıza Safa

    Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi, Bana ortaklar koşman için seni zorlarsa onlara uyma. Onlara dünyada güzel davran ve Bana yönelenlerin yolunu izle. Sonra, Bana döneceksiniz. Sonunda, yaptıklarınızı size bildireceğim.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 15. ayet

  5. Lokmân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 16. ayet. يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

    yâ büneyye innehâ in tekü miŝḳâle ḥabbetim min ḫardelin fetekün fî ṣaḫratin ev fi-ssemâvâti ev fi-l'arḍi ye'ti bihe-llâh. inne-llâhe leṭîfün ḫabîr.

    Ali Rıza Safa

    "Ey oğul! Kuşkusuz, bir hardal çekirdeği ağırlığında da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde veya yeryüzünde de olsa, Allah, onu getirir. Kuşkusuz, Allah, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir!"

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 16. ayet

  6. Lokmân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 17. ayet. يَٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

    yâ büneyye eḳimi-ṣṣalâte ve'mür bilma`rûfi venhe `ani-lmünkeri vaṣbir `alâ mâ eṣâbek. inne ẕâlike min `azmi-l'ümûr.

    Ali Rıza Safa

    "Ey oğul! Namazı dosdoğru kıl; iyiliği öğütle, kötülükten alıkoy ve başına gelene karşı dirençli ol. Aslında, işte bunlar, kararlılık isteyen edimlerdir!"

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 17. ayet

  7. Lokmân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 18. ayet. وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

    velâ tüṣa``ir ḫaddeke linnâsi velâ temşi fi-l'arḍi meraḥâ. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle muḫtâlin feḫûr.

    Ali Rıza Safa

    "İnsanları küçümseme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez!" dipnot 345

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 345
      Kendini beğenip övünenlerin, Allah tarafından sevilmemesi konusu, Tevrat,
      Hezekiel 21:26 — Eski Ahit, Hezekiel; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Hezekiel 21:26

      Egemen RAB şöyle diyor: Sarığı çıkar, tacı kaldır. Artık eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek, gururlu alçaltılacak.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetinde, şöyle yazılıdır: "Egemen Rab, şöyle diyor: ‘Sarığı çıkar, tacı kaldır. Artık, eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek; gururlu alçaltılacak.'"

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 18. ayet

  8. Lokmân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 19. ayet. وَٱقْصِدْ فِى مَشْيِكَ وَٱغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ ٱلْأَصْوَٰتِ لَصَوْتُ ٱلْحَمِيرِ

    vaḳṣid fî meşyike vagḍuḍ min ṣavtik. inne enkera-l'aṣvâti leṣavtü-lḥamîr.

    Ali Rıza Safa

    "Yürüyüşünde gösterişsiz ol ve sesini yükseltme! Aslında, seslerin en çirkini, doğal olarak eşeklerin sesidir!"

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 19. ayet

Hizmete verilenler ve atalara uyma 20–24

  1. Lokmân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 20. ayet. أَلَمْ تَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةً وَبَاطِنَةً وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

    elem terav enne-llâhe seḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi veesbega `aleyküm ni`amehû żâhiratev vebâṭineh. vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi hizmetinize verdiğini ve hem açık hem de gizli nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, bilgisi, yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmamasına karşın, Allah hakkında tartışır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 20. ayet

  2. Lokmân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 21. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ يَدْعُوهُمْ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

    veiẕâ ḳîle lehümü-ttebi`û mâ enzele-llâhü ḳâlû bel nettebi`u mâ vecednâ `aleyhi âbâenâ. evelev kâne-şşeyṭânü yed`ûhüm ilâ `aẕâbi-sse`îr.

    Ali Rıza Safa

    "Allah'ın indirdiğine bağlı kalın!" denildiğinde, şöyle derler: "Hayır! Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye bağlı kalacağız!" Şeytan, yakıcı ateşin cezasına çağırıyor olsa bile; öyle mi?

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 21. ayet

  3. Lokmân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 22. ayet. وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ وَإِلَى ٱللَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

    vemey yüslim vechehû ile-llâhi vehüve muḥsinün feḳadi-stemseke bil`urveti-lvuŝḳâ. veile-llâhi `âḳibetü-l'ümûr.

    Ali Rıza Safa

    Kim güzel davranarak, yüzünü Allah'a teslim ederse, en sağlam tutanağa tutunmuştur. Çünkü tüm işlerin sonucu Allah'a kalmıştır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 22. ayet

  4. Lokmân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 23. ayet. وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحْزُنكَ كُفْرُهُۥٓ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    vemen kefera felâ yaḥzünke küfruh. ileynâ merci`uhüm fenünebbiühüm bimâ `amilû. inne-llâhe `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Ali Rıza Safa

    Ve kim nankörlük ederse, onların nankörlük etmesi, artık seni üzmesin. Bize dönecekler; yaptıklarını onlara bildireceğiz. Kuşkusuz, Allah, içlerinden geçenleri Bilendir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 23. ayet

  5. Lokmân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 24. ayet. نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ إِلَىٰ عَذَابٍ غَلِيظٍ

    nümetti`uhüm ḳalîlen ŝümme naḍṭarruhüm ilâ `aẕâbin galîż.

    Ali Rıza Safa

    Onları biraz yararlandırır, sonra, çok ağır bir cezaya sürükleriz.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 24. ayet

Allah'ın kelimeleri tükenmez; gece ve gündüz 25–30

  1. Lokmân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 25. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    velein seeltehüm men ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa leyeḳûlünne-llâh. ḳuli-lḥamdü lillâh. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûn.

    Ali Rıza Safa

    Oysa aslında, "Gökleri ve yeryüzünü kim yarattı?" diye onlara sorarsan, kesinlikle, şöyle diyecekler: "Allah!" De ki: "Allah'a övgüler olsun!" Hayır, onların çoğu bilmez.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 25. ayet

  2. Lokmân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 26. ayet. لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. inne-llâhe hüve-lganiyyü-lḥamîd.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 26. ayet

  3. Lokmân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 27. ayet. وَلَوْ أَنَّمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَٰمٌ وَٱلْبَحْرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَٰتُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    velev enne mâ fi-l'arḍi min şeceratin aḳlâmüv velbaḥru yemüddühû mim ba`dihî seb`atü ebḥurim mâ nefidet kelimâtü-llâh. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, deniz de yedi deniz daha eklense; Allah'ın Sözleri tükenmez. Kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 27. ayet

  4. Lokmân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 28. ayet. مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَٰحِدَةٍ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    mâ ḫalḳuküm velâ ba`ŝüküm illâ kenefsiv vâḥideh. inne-llâhe semî`um beṣîr.

    Ali Rıza Safa

    Sizin yaratılmanız ve yeniden yaşama döndürülmeniz, yalnızca bir tek kişi gibidir. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 28. ayet

  5. Lokmân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 29. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    elem tera enne-llâhe yûlicü-lleyle fi-nnehâri veyûlicü-nnehâra fi-lleyli veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî ilâ ecelim müsemmev veenne-llâhe bimâ ta`melûne ḫabîr.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah'ın, geceyi, gündüzün içine soktuğunu; gündüzü de gecenin içine soktuğunu görmüyor musun? Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek, tümü akıp gider. dipnot 346 Ve kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 346
      "Güneşi ve ayı buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek tümü akıp gider." bildirimi, 13:2, 35:13 ve 39:5 ayetlerinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 29. ayet

  6. Lokmân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

    ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veenne mâ yed`ûne min dûnihi-lbâṭili veenne-llâhe hüve-l`aliyyü-lkebîr.

    Ali Rıza Safa

    Bu böyledir. Kuşkusuz, Allah, Gerçektir. Ve aslında, O'ndan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulundukları şeyler gerçek değildir. Ve kuşkusuz, Allah, Yücedir; Uludur.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 30. ayet

Gemiler ve kıyametin bilgisi 31–34

  1. Lokmân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 31. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِنِعْمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ ءَايَٰتِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

    elem tera enne-lfülke tecrî fi-lbaḥri bini`meti-llâhi liyüriyeküm min âyâtih. inne fî ẕâlike leâyâtil likülli ṣabbârin şekûr.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, kanıtlarından size göstermek için, Allah'ın nimetiyle, gemilerin denizde akıp gittiğini görmüyor musun? Kuşkusuz, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle kanıtlar vardır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 31. ayet

  2. Lokmân suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 32. ayet. وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ

    veiẕâ gaşiyehüm mevcün keżżuleli de`avu-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîn. felemmâ neccâhüm ile-lberri feminhüm muḳteṣid. vemâ yecḥadü biâyâtinâ illâ küllü ḫattârin kefûr.

    Ali Rıza Safa

    Karanlık gölgelere benzeyen dalgalar, karabasan gibi onların üzerine çöktüğünde, dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na yakarışlarda bulunurlar. Onları kurtarıp karaya çıkardığımız zaman, onlardan bir bölümü orta yolu tutar. Zaten alçaklık yapan nankörlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 32. ayet

  3. Lokmân suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 33. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱخْشَوْا۟ يَوْمًا لَّا يَجْزِى وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيْـًٔا إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

    yâ eyyühe-nnâsü-tteḳû rabbeküm vaḫşev yevmel lâ yeczî vâlidün `av veledihi. velâ mevlûdün hüve câzin `av vâlidihî şey'â. inne va`de-llâhi ḥaḳḳun felâ tegurrannekümü-lḥayâtü-ddünyâ. velâ yegurranneküm billâhi-lgarûr.

    Ali Rıza Safa

    Ey insanlar! Efendinize karşı sorumluluk bilinci taşıyın. Hiçbir babanın çocuğuna yardım edemeyeceği; hiçbir çocuğun da babasına yardım edemeyeceği günden korkun! Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Artık, dünya yaşamı, sakın sizi aldatmasın! Ve aldatıcı, sakın sizi, Allah ile aldatmasın! dipnot 347

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 347
      "Artık, dünya yaşamı, sakın sizi aldatmasın! Ve aldatıcı, sakın sizi, Allah ile aldatmasın!" buyruğu, 35:5 ve 57:14 ayetlerinde benzer sözcüklerle tekrarlanır. Allah ile aldatmak olgusu, önyazıların ikinci bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 33. ayet

  4. Lokmân suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Lokmân suresi, 34. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ

    inne-llâhe `indehû `ilmü-ssâ`ah. veyünezzilü-lgayŝ. veya`lemü mâ fi-l'erḥâm. vemâ tedrî nefsüm mâẕâ teksibü gadâ. vemâ tedrî nefsüm bieyyi arḍin temût. inne-llâhe `alîmün ḫabîr.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, evrenlerin sonunun bilgisi, Allah'ın katındadır. Yağmuru indirir; dölyataklarında olanları bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Haberlidir.

    Ayet detayı — Lokmân suresi, 34. ayet