Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 2. ayet

Gâşiye suresi, 2. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

vucûhüy yevmeiẕin ḫâşi`ah.

Diyanet İşleri

O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 1–5 · surenin 2. ayeti / 26

Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3

  1. Gâşiye 1

    Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

  2. 2

    O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

  3. Gâşiye 3

    Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

  4. Gâşiye 4

    Kızgın ateşe girerler.

  5. Gâşiye 5

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.

2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.

Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.

Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.

4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.

6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.

Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlar, kıyamet günü ya bedbaht ya da bahtiyar olacaklardır. Bedbaht olanların yüzleri zelil ve korkmuş olacaktır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وُجُوهٌۭ vucuhun yüzler var ki kök: وجه
  2. يَوْمَئِذٍ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. خَـٰشِعَةٌ haşiatun öne düşüktür kök: خشع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az…

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş)

    Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün bazı yüzler düşüktür.

Mustafa İslamoğlu

Bazıları vardır o gün; zillet içinde yıkılmıştır;

Muhammed Esed

Bazı yüzler o Gün yere bakacak,

Ahmed Hulusi

O gün yüzler (vardır) zilletle yere bakar!

Ali Bulaç

O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.'

Ali Özek ve heyeti

O gün birtakım yüzler zelildir,

Ali Rıza Safa

Yüzler vardır; o gün yere bakar.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Edip Yüksel

O gün yüzler saygı gösterir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün yüzler saygı gösterir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür

Erhan Aktaş

O Gün dipnot 1 birtakım yüzler öne düşüktür; dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.
  2. metne dön, dipnot 2
    Müşrikler ve Kafirler dünyada göstermedikleri huşuyu (saygıyı) Allah'ı büyüklemeyi ahirette göstereceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü dipnot 1 birtakım yüzler öne düşüktür; dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."
  2. metne dön, dipnot 2
    Müşrikler ve Kafirler dünyada göstermedikleri huşuyu (saygıyı) Allah'ı büyüklemeyi ahirette göstereceklerdir.

Gültekin Onan

O gün, öyle yüzler vardır ki 'zillet içinde aşağılanmıştır'.

Hasan Basri Çantay

Yüzler (vardır) o gün zelil ve (hakıyr) dir.

İbni Kesir

Yüzler vardır ki, o gün zillete bürünmüştür.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün birtakım yüzler vardır ki, zillete bürünmüşlerdir.

Süleyman Ateş

Yüzler var ki o gün öne düşüktür,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün kimi yüzler yere eğilmiş,

Şaban Britch

O gün, yüzler vardır yere yıkılmış,

Şaban Piriş

O gün, yüzler vardır yere yıkılmış.

Yaşar Nuri Öztürk

Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Some faces are then incensed with humiliation.

Abdul Haleem

On that Day, there will be downcast faces,

Abdullah Yusuf Ali

Some faces, that Day, will be humiliated,

Abul A'la Maududi

Some faces dipnot 1 that Day shall be downcast with fear,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Some faces: some persons, for the face is the most conspicuous part of the human body by which man’s personality is judged and which reflects the good or bad states through which man passes.

Aisha Bewley

Some faces on that Day will be downcast,

Al-Hilali & Khan

Some faces, that Day will be humiliated (in the Hell-fire, i.e. the faces of all disbelievers, Jews and Christians).[1]

Ali Quli Qarai

Some faces on that day will be humbled,

Amatul Rahman Omar

Some persons shall be downcast and humble that day.

Arthur John Arberry

Faces on that day humbled,

Bijan Moeinian

In that day, some faces will be downward of shame.

E. Henry Palmer

Faces on that day shall be humble,

Edip-Layth

Faces on that day will be desolate.

George Sale

The countenances of some, on that day, shall be cast down;

Hamid S. Aziz

Some faces on that day shall be humbled,

Mahmoud Ghali

Faces upon that day will be submissive,

Marmaduke Pickthall

On that day (many) faces will be downcast,

Mohamed Ahmed - Samira

Many faces will be contrite on that day,

Muhammad Asad

Some faces will on that Day be downcast,

Mustafa Khattab

On that Day ˹some˺ faces will be downcast,

Progressive Muslims

Faces on that Day which will be shamed.

Rashad Khalifa

Faces on that day will be shamed.

Sahih International

[Some] faces, that Day, will be humbled,

Sam Gerrans

Faces, that day, will be humbled:

Shabbir Ahmed

Some faces on that Day will be downcast.

Syed Vickar Ahamed

On that Day, some faces will suffer humiliation,

Taqi Usmani

Many faces that day will be humbled,

The Monotheist Group

Faces on that Day which will be shamed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩