Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 4. ayet

Gâşiye suresi, 4. ayet. تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً

taṣlâ nâran ḥâmiyeh.

Diyanet İşleri

Kızgın ateşe girerler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 1–7 · surenin 4. ayeti / 26

Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3

  1. Gâşiye 1

    Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

  2. Gâşiye 2

    O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

  3. Gâşiye 3

    Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

  4. 4

    Kızgın ateşe girerler.

  5. Gâşiye 5

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

  6. Gâşiye 6

    Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

  7. Gâşiye 7

    O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.

2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.

Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.

Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.

4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.

6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.

Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O yüzler, sıcaklığının ızdırabını çekecekleri çok sıcak olan ateşe gireceklerdir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَصْلَىٰ tesla girerler kök: صلي
  2. نَارًا naran ateşe kök: نور
  3. حَامِيَةًۭ hamiyeten kızgın kök: حمي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip…

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    O, kızgın bir ateştir.

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş)

    Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten…

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kızgın ateşe girecektir.

Mustafa İslamoğlu

tarifi imkansız kızgın bir ateşi boylarlar,

Muhammed Esed

kızgın bir ateşe girmek

Ahmed Hulusi

Kızgın bir ateşe maruz kalır (o yüzler)!

Ali Bulaç

Kızgın bir ateşe yollanırlar.

Ali Özek ve heyeti

kızgın ateşe girer.

Ali Rıza Safa

Kızgın bir ateşe girerler.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Edip Yüksel

Kızgın ateşe girerler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kızgın ateşe girerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kızışmış bir ateşe yaslanırlar

Erhan Aktaş

Kızgın ateşe atılacaklar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kızgın ateşe atılacaklar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kızgın ateşe atılacaklar.

Gültekin Onan

Kızgın bir ateşe yollanırlar.

Hasan Basri Çantay

Kızgın bir ateşe girecek,

İbni Kesir

Kızgın bir ateşe girerler.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kızgın ateşe girerler.

Süleyman Ateş

Kızgın ateşe girerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar kor ateşe girecekler,

Şaban Britch

Kızgın ateşe yaslanan,

Şaban Piriş

Kızgın ateşe yaslanan.

Yaşar Nuri Öztürk

Kızışmış bir ateşe dalarlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They are entering into Hell, to suffer the intense heat of the blazing Fire.

Abdul Haleem

as they enter the blazing Fire

Abdullah Yusuf Ali

The while they enter the Blazing Fire,-

Abul A'la Maududi

they shall burn in a Scorching Fire;

Aisha Bewley

roasting in a red-hot Fire,

Al-Hilali & Khan

They will enter in the hot blazing Fire.

Ali Quli Qarai

they will enter a scorching fire,

Amatul Rahman Omar

They shall enter a blazing Fire.

Arthur John Arberry

roasting at a scorching fire,

Bijan Moeinian

As they enter into the Hell Fire.

E. Henry Palmer

shall broil upon a burning fire;

Edip-Layth

They will enter a blazing fire.

George Sale

They shall be cast into scorching fire to be broiled:

Hamid S. Aziz

While they broil upon a burning Fire;

Mahmoud Ghali

Roasting at a Fire burning hot.

Marmaduke Pickthall

Scorched by burning fire,

Mohamed Ahmed - Samira

Burning in the scorching fire,

Muhammad Asad

about to enter a glowing fire,

Mustafa Khattab

burning in a scorching Fire,

Progressive Muslims

They will enter a blazing Fire.

Rashad Khalifa

Suffering in a blazing Hellfire.

Sahih International

They will [enter to] burn in an intensely hot Fire.

Sam Gerrans

Burning in a scorching Fire,

Shabbir Ahmed

As they enter a sizzling Fire.

Syed Vickar Ahamed

While they enter the blazing Fire—

Taqi Usmani

They will enter into the scorching fire.

The Monotheist Group

They will enter a blazing Fire.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩