Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 3. ayet

Gâşiye suresi, 3. ayet. عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ

`âmiletün nâṣibeh.

Diyanet İşleri

Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 1–6 · surenin 3. ayeti / 26

Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3

  1. Gâşiye 1

    Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

  2. Gâşiye 2

    O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

  3. 3

    Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

  4. Gâşiye 4

    Kızgın ateşe girerler.

  5. Gâşiye 5

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

  6. Gâşiye 6

    Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.

2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.

Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.

Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.

4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.

6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.

Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları çeken zincirlerden ve bağlandıkları prangalardan dolayı yorulup bitkin düşmüştürler.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَامِلَةٌۭ aamiletun çalışır kök: عمل
  2. نَّاصِبَةٌۭ nasibetun yorulur kök: نصب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş)

    İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş)

    Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir…

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş)

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlar) çalışandır, yorulandır.

Mustafa İslamoğlu

işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;

Muhammed Esed

(günahın yükü altında) bitkin düşmüş, (korku ile) sarsılmış,

Ahmed Hulusi

(Örf - adet olarak) çalışmış (ibadet etmiş) boşa yorulmuş!

Ali Bulaç

Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

Ali Özek ve heyeti

durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,

Ali Rıza Safa

Uğraşmıştır; gücü tükenmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Edip Yüksel

Çalışmıştır, yorgun düşmüştür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çalışmıştır, yorgun düşmüştür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur

Gültekin Onan

Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

Hasan Basri Çantay

Yorucu işler yapandır.

İbni Kesir

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

Süleyman Ateş

Çalışır, yorulur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

yorgun argındır.

Şaban Britch

Çalışmış, boşa yorulmuş,

Şaban Piriş

Çalışmış, boşa yorulmuş,

Yaşar Nuri Öztürk

Çalışmış, boşa yorulmuştur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Reflecting the heedless life they spent uselessly, unprofitably and improvidently; and now they look faint and sick with travail and fear.

Abdul Haleem

toiling and weary,

Abdullah Yusuf Ali

Labouring (hard), weary,-

Abul A'la Maududi

be toiling and worn-out;

Aisha Bewley

labouring, toiling endlessly,

Al-Hilali & Khan

Labouring (hard in the worldly life by worshipping others besides Allâh), weary (in the Hereafter with humility and disgrace).[1]

Ali Quli Qarai

wrought-up and weary:

Amatul Rahman Omar

Toil-worn and weary.

Arthur John Arberry

labouring, toilworn,

Bijan Moeinian

Looking exhausted,

E. Henry Palmer

labouring, toiling,-

Edip-Layth

Laboring and weary.

George Sale

labouring and toiling:

Hamid S. Aziz

Toiling, weary,

Mahmoud Ghali

Laboring, toiling,

Marmaduke Pickthall

Toiling, weary,

Mohamed Ahmed - Samira

Labouring, wearied out,

Muhammad Asad

toiling [under burdens of sin], worn out [by fear],

Mustafa Khattab

˹totally˺ overburdened, exhausted,

Progressive Muslims

Labouring and weary.

Rashad Khalifa

Laboring and exhausted.

Sahih International

Working [hard] and exhausted.

Sam Gerrans

Toiling, exhausted,

Shabbir Ahmed

Laboring, exhausted. (They were in motion without action. They toiled without clear direction).

Syed Vickar Ahamed

Working (hard in) weariness—

Taqi Usmani

laboring, exhausted.

The Monotheist Group

Laboring and weary.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩