Diyanet İşleri
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
Gâşiye suresi · 1–7. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Gâşiye suresi, 1. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
(Her şeyi) kaplayacak olanın haberi sana geldi, (değil) mi?
Kasvet gibi sarıp sarmalayan olayın haberi sana ulaştı mı?
Kabus Gibi Çöken'den haberin var mı?
Sana Gaşiye'nin (bütün insanları örtüp bürüyen o büyük tecelli - kıyamet) haberi geldi mi?
(Her yanı yaygın olarak kuşatacak olan) Kıyametin haberi sana geldi mi?
(Rasûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?
Karabasan Gibi Çökenin haberi, sana geldi mi? dipnot 594
O her şeyi kuşatacak olan kıyametin haberi sana geldi mi?
Sana o bunaltanın haberi ulaştı mı?
Sana o bunaltanın haberi ulaştı mı?
Geldi mi sana o Ğaşiye (her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi?
Geldi mi sana o Gaşiye hadisi?
Ğaşiyenin dipnot 1 hadisi dipnot 2 sana geldi mi?
Ğaşiyenin dipnot 1 hadisi dipnot 2 sana geldi mi?
Ğaşiyenin dipnot 1 haberi sana geldi mi?
Kıyametin haberi sana geldi mi?
(Felaketleri bütün mahlukaatı sarıb kaplayacak olan) kıyamet gününün haberi sana geldi ya.
Her şeyi sarıp kaplayacak olanın haberi sana geldi mi?
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
(Dehşeti) Her şeyi kaplayacak olan (kıyamet)in haberi sana geldi mi?
(Şiddet ve dehşetiyle her şeyi) Sarıp kaplayacak olan(o felaket)in haberi sana geldi mi?
Her şeyi çepeçevre kuşatacak olanın /mezardan kalkış gününün haberi sana geldi, değil mi! dipnot 1
Sarıp kuşatacak olanın haberi sana ulaştı değil mi?
Bürüyen günün haberi sana geldi mi?
Bürüyen/ansızın gelecek olanın haberi sana geldi mi?
Geldi mi sana Ğaşiye'nin/her şeyi her yandan sarıp kaplayacak olanın haberi?
Gâşiye suresi, 2. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
O gün bazı yüzler düşüktür.
Bazıları vardır o gün; zillet içinde yıkılmıştır;
Bazı yüzler o Gün yere bakacak,
O gün yüzler (vardır) zilletle yere bakar!
O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.'
O gün birtakım yüzler zelildir,
Yüzler vardır; o gün yere bakar.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
O gün yüzler saygı gösterir.
O gün yüzler saygı gösterir.
O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür.
Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür
O Gün dipnot 1 birtakım yüzler öne düşüktür; dipnot 2
İzin Günü dipnot 1 birtakım yüzler öne düşüktür; dipnot 2
İzin Günü dipnot 1 birtakım yüzler öne düşüktür; dipnot 2
O gün, öyle yüzler vardır ki 'zillet içinde aşağılanmıştır'.
Yüzler (vardır) o gün zelil ve (hakıyr) dir.
Yüzler vardır ki, o gün zillete bürünmüştür.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
O gün birtakım yüzler vardır ki, zillete bürünmüşlerdir.
Yüzler var ki o gün öne düşüktür,
O gün kimi yüzler öne eğik olacaktır; dipnot 1
O gün kimi yüzler yere eğilmiş,
O gün, yüzler vardır yere yıkılmış,
O gün, yüzler vardır yere yıkılmış.
Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.
Gâşiye suresi, 3. ayet. عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
(Onlar) çalışandır, yorulandır.
işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;
(günahın yükü altında) bitkin düşmüş, (korku ile) sarsılmış,
(Örf - adet olarak) çalışmış (ibadet etmiş) boşa yorulmuş!
Çalışmış, boşuna yorulmuştur.
durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,
Uğraşmıştır; gücü tükenmiştir.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Çalışmıştır, yorgun düşmüştür.
Çalışmıştır, yorgun düşmüştür.
Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.
Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur
Bitmiş, tükenmiş olarak. dipnot 1
Bitmiş, tükenmiş olarak. dipnot 1
Bitmiş, tükenmiş olarak. dipnot 1
Çalışmış, boşuna yorulmuştur.
Yorucu işler yapandır.
Zor işler altında bitkin düşmüştür.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Çalışır, yorulur.
çalışmış, boşuna yorulmuşlardır. dipnot 1
yorgun argındır.
Çalışmış, boşa yorulmuş,
Çalışmış, boşa yorulmuş,
Çalışmış, boşa yorulmuştur.
Gâşiye suresi, 4. ayet. تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın ateşe girecektir.
tarifi imkansız kızgın bir ateşi boylarlar,
kızgın bir ateşe girmek
Kızgın bir ateşe maruz kalır (o yüzler)!
Kızgın bir ateşe yollanırlar.
kızgın ateşe girer.
Kızgın bir ateşe girerler.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın ateşe girerler.
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın ateşe atılacaklar.
Kızgın bir ateşe yollanırlar.
Kızgın bir ateşe girecek,
Kızgın bir ateşe girerler.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın ateşe girerler.
Kızgın bir ateşe girip kalırlar. dipnot 1
Onlar kor ateşe girecekler,
Kızgın ateşe yaslanan,
Kızgın ateşe yaslanan.
Kızışmış bir ateşe dalarlar.
Gâşiye suresi, 5. ayet. تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Kaynar bir (su) kaynağından (kendilerine) içirilecektir.
zehir gibi bir (umutsuzluğun) pınarından sulanırlar;
ve kaynar bir pınardan tatmak üzere.
Kızgın bir kaynaktan içirilirler!
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.
Onlara kaynar su pınarından içirilir.
Kaynar bir pınardan içirilirler.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Kaynar bir pınardan içirilirler.
Kaynar bir pınardan içirilirler.
Kızgın bir kaynaktan sulanırlar.
Kızgın bir menba'dan sulanırlar
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.
son derece sıcak, bir kaynakdan içirilecekdir.
Kızgın bir kaynaktan içirilecektirler.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Kendilerine kaynamış bir gözeden (su) içirilir.
Onlara, çok sıcak bir kaynaktan su verilir. dipnot 1
kızgın bir kaynaktan su içirileceklerdir.
Kızgın bir kaynaktan içen,
Kızgın bir kaynaktan içen.
Ateşimsi bir kaynaktan sulanırlar.
Gâşiye suresi, 6. ayet. لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
onlara hiçbir yiyecek yoktur, ancak onursuzların yiyeceği vardır;
Hiçbir yiyecekleri yok kuru dikenlerin acılığından başka,
Onlar için Dari' (zehirli - yırtıcı bir diken?)den başka yiyecek yoktur.
Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur.
Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur,
Yiyecekleri yoktur; acı dikenden başka.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Değersiz bir yiyeceğin dışında bir şeyleri yoktur;
Değersiz bir yiyeceğin dışında bir şeyleri yoktur;
Dari' adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur.
Yiyecekleri yok ancak bir dari'
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için (zehirli olan) darı dikeninden başka bir yiyecek yoktur.
Onlar için "Dari" dikeninden başka bir yiyecek yokdur,
Kötü kokulu, kuru bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur.
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek de yoktur.
Dikenli bir bitkiden başka yiyecekleri olmaz. dipnot 1
Kuru dikenden başka yiyecekleri olmayacaktır.
Onlara kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
Onlara kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
Yırtıcı bir dikenden başka yemek yoktur onlar için.
Gâşiye suresi, 7. ayet. لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
Hem beslemez hem de açlığı gidermez.
ama ne besleyicidir ne doyurucudur.
ne bir güç veren ne de açlığı gideren (dikenlerin).
Ne besler ne de açlıktan kurtarır.
Ne doyurup semirtir, ne açlıktan korur.
o ise ne besler ne de açlığı giderir.
Ne doyurur ne de açlığı giderir.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Ne besler, ne de açlığı giderir.
Ne besler, ne de açlığı giderir.
Ne besler, ne açlıktan kurtarır.
Ne besler ne açlıktan kurtarır
O, beslemez ve açlığı gidermez.
O, beslemez ve açlığı gidermez.
O, beslemez ve açlığı gidermez.
Ne doyurup semirtir, ne açlıktan korur.
Ki o, ne semirtir (doyurur), ne de açlığı giderir.
O, ne semirtir, ne de açlığı giderir.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Ne doyurup semirtir, ne de açlıktan korur.
O da ne semirtir, ne de açlığı giderir.
O, ne besler ne de açlığı giderir.
O onları ne besleyecek, ne de açlıklarını giderecektir.
Ne semirtir ne açlığı giderir.
Ne semirtir ne açlığı giderir.
Ne semirtir ne açlıktan kurtarır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.