Diyanet İşleri
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
Gâşiye suresi
Gâşiye suresi, 6. ayet. لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ
leyse lehüm ṭa`âmün illâ min ḍarî`.
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zillete bürünen yüzler Gâşiye 1–7 3
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Kızgın ateşe girerler.
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 2–7. ayetler için yazılmıştır.
2-3. Cehennemliklerin nitelikleri hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır” yani Kıyamet gününde zilletten, rezillik ve rüsvaylıktan dolayı “yere eğilmiştir. Çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir.” Azapta bitkin düşmüşlerdir. Yüzleri üzere sürükleneceklerdir ve ateş onların yüzlerini kaplayacaktır.
Yüce Allah’ın: “O gün birtakım yüzler vardır, zilletten yere eğilmiştir; çalışmışlar, yorulup bitkin düşmüşlerdir” buyruğu ile kastedilenlerin, dünyada söz konusu olma ihtimali de vardır. Şöyle ki onlar, dünyada iken çeşitli ibadetler ve amellerde bulunurlardı. Ancak bunların kabul şartı olan iman bulunmadığından dolayı, Kıyamet gününde bu yaptıkları toz duman gibi olacak, boşa gidecektir.
Böyle bir ihtimal, mana açısından doğru olmakla birlikte, ifadelerin akışı (siyâk) buna delâlet etmemektedir. Aksine kesin doğru, birinci anlamdır. Çünkü Yüce Allah, bunu (o gün) zaman zarfı ile kayıtlamış bulunmaktadır ki, bu da Kıyamet günüdür. Zira burada maksat, genel olarak cehennem ehlinin söz konusu edilmesi ve onlara dair açıklamalarda bulunulmasıdır ki cehennem ehli açısından böyle bir durum (dünyada amel ve ibadet sahibi olmak), oldukça az bir durumdur. Diğer taraftan ifadeler, Kıyamet’in, dheşetiyle her yanı sarması esnasında insanların halini açıklama sadedindedir. Yani onların dünyadaki hallerine değinilmemektedir.
4-5. “Kızgın bir ateşe gireceklerdir.” Onlar, oldukça sıcak bir ateşe girecekler, bu ateş her bir yandan onları kuşatacakdır. “Son derece sıcak bir pınardan içirileceklerdir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer feryat edip yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır.” (el-Kehf, 18/29) İşte onların içecekleri budur.
6-7. Yiyeceklerine gelince “onlar için kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur. O ise ne besler, ne de açlığı giderir.” Çünkü yemekten maksat, bu iki husustan birisidir. Ya kişinin açlığını giderip açlığın ızdırabını ortadan kaldırmasıdır yahut da zayıflamış olan bedenini besleyip şişmanlatmasıdır.
Bu yiyecekte ise bu iki husustan hiçbirisi yoktur. Aksine o, son derece acı, kokuşmuş ve değersizdir. Allah’tan esenlik dileriz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara, en pis yemekler ve kuruduğu zaman zehirli bir hal alan Şibrik adında çok kötü kokulu bitkilerden başka bir yemek verilmeyecektir.
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten…
Aynı kök: ضرع (8 geçiş)
Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye…
Aynı kök: ضرع (8 geçiş)
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…
Aynı kök: ضرع (8 geçiş)
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Aynı kök: ليس (89 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
onlara hiçbir yiyecek yoktur, ancak onursuzların yiyeceği vardır;
Hiçbir yiyecekleri yok kuru dikenlerin acılığından başka,
Onlar için Dari' (zehirli - yırtıcı bir diken?)den başka yiyecek yoktur.
Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur.
Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur,
Yiyecekleri yoktur; acı dikenden başka.
- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Değersiz bir yiyeceğin dışında bir şeyleri yoktur;
Değersiz bir yiyeceğin dışında bir şeyleri yoktur;
Dari' adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur.
Yiyecekleri yok ancak bir dari'
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için kuru dikenli bir bitkiden başka yiyecek yoktur;
Onlar için (zehirli olan) darı dikeninden başka bir yiyecek yoktur.
Onlar için "Dari" dikeninden başka bir yiyecek yokdur,
Kötü kokulu, kuru bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur.
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek de yoktur.
Dikenli bir bitkiden başka yiyecekleri olmaz. dipnot 1
Kuru dikenden başka yiyecekleri olmayacaktır.
Onlara kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
Onlara kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
Yırtıcı bir dikenden başka yemek yoktur onlar için.
And nothing will they feed on but poisonous, noxious, foul thorny shrubs.
with no food for them except bitter dry thorns
No food will there be for them but a bitter Dhari'
They shall have no food except bitter dry thorns dipnot 1
They have no food but a bitter thorny bush
No food will there be for them but a poisonous thorny plant,
They will have no food except cactus,
Dry, bitter and thorny herbage shall be their only food,
no food for them but cactus thorn
And have nothing to eat but a bitter fruit full of thorns.
no food shall they have save from the foul thorn,
They will have no food except from a thorny plant.
They shall have no food, but of dry thorns and thistles;
No food shall they have save from the bitter Dhari,
No food will be brought for them except from darîc, (Or: cactus thorn).
No food for them save bitter thorn-fruit
They will have no food except bitter thorn,
No food for them save the bitterness of dry thorns,
They will have no food except a foul, thorny shrub,
They will have no food except from a thorny plant.
They will have no food except the useless variety.
For them there will be no food except from a poisonous, thorny plant
They have no food save of poisonous thorns:
No food for them but the bitterness of dry thorns (that they scattered to hurt others during their wayward journey through life).
No food will there be for them but a bitter Dhari’ (a dry, bitter and thorny fruit)
There will be no food for them except from a thorny plant
They will have no food except from a thorny plant.