Diyanet İşleri
(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.
Gâşiye suresi
Gâşiye suresi, 15. ayet. وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ
venemâriḳu maṣfûfeh.
(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nimet içindeki yüzler Gâşiye 8–16 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–16. ayetler için yazılmıştır.
8. Hayır ehline gelince; Kıyamet gününde onların yüzleri hakkında şöyle buyurulmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır, parıl parıldır.” Nimetlerin parlaklığı yüzlerinde görülür. Bedenleri de dipdiri, yüzleri nurlanmış ve son derece sevinmiş olacaklardır.
9. Dünyada iken işlemiş oldukları salih ameller ve Allah’ın kullarına yaptıkları iyiliklerden ötürü “hoşnutturlar.” Çünkü O’nun mükâfatının kendilerine kat kat fazlası ile hazırlanmış olduğunu görmüşlerdir. Böylece akıbetleri güzel olmuştur ve bütün temennilerini de elde etmişlerdir.
10. Çünkü bu yüzlerin sahipleri, bütün nimet türlerini içeren, yeri ve mevkisi oldukça “yüksek bir cennettedirler.” Bu cennet a’lây-ı iliyyîndedir. Oranın konakları, pek yüksektir. Üst üste bina edilmiş köşkleri vardır. Bu köşklerden Allah’ın kendilerine önceden hazırlamış olduğu lütufları seyrederler.
"Onun toplanmaya hazır olgun meyveleri (onlara) yakındır” (el-Hâkka, 69/23) Yani oranın lezzetli, pek güzel mahsuller veren meyveleri pek çoktur. Bunların toplanması da gâyet kolaydır. Hangi halde olurlarsa olsunlar uzanıp alabilirler. Ağaca tırmanma ihtiyacını duymayacaklar yahut herhangi bir meyveyi almakta zorlanmayacaklardır.
11. “Orada” yani cennette “boş bir söz işitmezler.” Haram sözler şöyle dursun anlamsız ve boş bir söz dahi işitmezler. Onların sözleri, hep güzel ve faydalıdır. Konuşmaları, Allah’ın zikrini ve O’nun ardı arkası kesilmeyen nimetleri anmayı ihtiva eder. Aralarında kalplere sevinç veren ve gönülleri rahatlatıp huzura kavuşturacak şekilde güzel adaba riayet ederler.
12. “Orada akan pınarlar vardır.” Bu, bir cins/tür ismidir. Yani orada onların diledikleri gibi akıttıkları, diledikleri tarafa çevirdikleri, istedikleri gibi yönlendirdikleri akan pınarlar vardır.
13. “Orada yüksek tahtlar vardır.” Taht, yüksekçe oturma yerleridir. Ayrıca bunların üzerindeki oldukça yumuşak döşemelerle de yükseklikleri daha da artar.
14. “(Önlerine) konmuş bardaklar.” Yani lezzetli şarap çeşitleriyle dopdolu bardaklar, önlerinde konulmuş ve onlar için hazırlanmış olacaktır. Bunlar, isteklerine ve tercihlerine amadedir. Ebedi kılınmış genç hizmetçiler bunları onların etrafında dolaştırırlar.
15. “Sıra sıra dizili minderler” İnce ve kalın ipekten ve Allah’tan başka kimsenin bilmediği başka şeylerden yapılmış minderler. Bunlar, üzerlerinde oturmak ve yaslanmak için dizilmiş olacaktır. Kendileri bu yastıkları yapmakla ve onları dizmekle yorulmayacaklardır.
16. “Ve serilmiş son derece kıymetli halılar vardır.” Oturacakları meclislerinin her tarafı bu tür gâyet güzel ve değerli halılarla döşeli olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve içinde birbiri ardınca dizilmiş yastıklar vardır.
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba…
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
"Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dizilmiş yastıklar,
yan yana dizilmiş minderler
dizilmiş yastıklar,
(Arkalarına) sıra sıra dizilmiş yastıklar,
Dizi dizi yastıklar,
sıra sıra dizilmiş yastıklar,
Sıralanmış yastıklar.
- Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılarolacak.
Yastıklar dizilmiş,
Yastıklar dizilmiş,
dizilmiş koltuklar, yastıklar,
Dizilmiş koltuklar, yastıklar
Sıra sıra yastıklar,
Sıra sıra yastıklar,
Sıra sıra yastıklar,
Dizi dizi yastıklar,
sıra sıra dizilmiş yasdıklar,
Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
Dizilmiş yastıklar,
sıra sıra dizilmiş yastıklar, dipnot 1
sıra sıra yastıklar,
Sıra sıra yastıklar.
Sıra sıra yastıklar..
Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
And cushions, ranked in rows, so bedecked and ornate.
cushions set in rows,
And cushions set in rows,
and cushions arrayed in rows,
and lined-up cushions,
And cushions set in rows.
and cushions laid out in an array,
And cushions (beautifully) ranged in rows,
and cushions arrayed
Relaxed in cushions put next to each other.
and cushions arranged,
Cushions arranged in rows.
and cushions laid in order,
And cushions arranged,
And cushions ranged,
And cushions ranged
Cushions arranged,
and cushions ranged,
and ˹fine˺ cushions lined up,
And cushions set in rows.
And pitchers in rows.
And cushions lined up
And cushions arrayed,
And cushions set in rows.
And cushions set in rows,
and cushions, arrayed
Andcushions arranged in rows.