Diyanet İşleri
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 56. ayet. هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ
hüm veezvâcühüm fî żilâlin `ale-l'erâiki müttekiûn.
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cennetlikler Yâsîn 55–58 3
Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır).
(Allah, şöyle der:) "Ey suçlular! Ayrılın bu gün!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 55–56. ayetler için yazılmıştır.
55. Yüce Allah, herkesin amelinden başka bir şey ile karşılaşmayacağını söz konusu ettikten sonra her iki kesimin görecekleri bu karşılıkları söz konusu etmektedir. Önce cennetliklerin görecekleri karşılıkları zikretmekte ve onların o gündeki durumlarını şöylece haber vermektedir: Cennetlikler “neşe içinde nimetlerle meşgul olacaklar.” Yani nefsi sevindiren, nefsin hoşuna giden, canın arzuladığı, gözlerin lezzet alacağı, temenni edenlerin isteyecekleri türden işlerle meşgul olacaklardır ki oldukça güzel bakirelerle bir arada olmak da bunlardan birisidir. Nitekim Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
56. “Onlar da” hem yüz ve beden güzelliğine hem de huy güzelliğine sahip hurilerden olan “eşleri de gölgeler altında” oldukça güzel ve süslü örtülerle bezenmiş ve değerli taşlarla işlenmiş “tahtlara yaslanacaklar.” Bu yaslanışları, tam bir rahat, huzur ve zevk içerisinde olacaklarına delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cennet ehli ve eşleri cennetin geniş gölgesinde bol nimetler içerisinde yaşarlar.
Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: وكا (11 geçiş)
İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın…
Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: وكا (11 geçiş)
Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
Aynı kök: وكا (11 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri…
Aynı kök: ارك (5 geçiş)
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…
Aynı kök: وكا (11 geçiş)
Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…
Aynı kök: وكا (11 geçiş)
Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."
Aynı kök: ظلل (33 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar ve eşleri, tahtların üzerinde gölgelerde (olacaklar)dır.
onlar ve eşleri (bu huzurun) gölgesi altında mükemmel yataklar üzerinde uzanacaklar;
onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar,
Onlar ve eşleri gölgeler içinde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Eşleriyle birlikte, gölgelerdeki sedirler üzerine dayanmışlardır.
Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.
Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.
Kendileri ve zevceleri erikeler üzerine kurulmuşlardır
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgelikler içinde koltuklara kurulurlar dipnot 1 .
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde tahtlara kurulacaklardır.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.
And together with their mates they shall be reclining on luxurious couches in the shades afforded by trees and overshadowing foliage,
they and their spouses- seated on couches in the shade.
They and their associates will be in groves of (cool) shade, reclining on Thrones (of dignity);
they and their spouses shall be reclining on their couches in shady groves;
they and their wives reclining on couches in the shade.
They and their wives will be in pleasant shade, reclining on thrones.
—they and their mates, reclining on couches in the shades.
They and their companions will be in (pleasant) shades, reclining on raised couches.
they and their spouses, reclining upon couches in the shade;
They will enjoy the comfortable shade of the trees, reclined in luxurious furnishings, accompanied by their wives.
they and their wives, in shade upon thrones, reclining;
They and their spouses, both will be shaded, reclining on high furnishings.
They and their wives shall rest in shady groves, leaning on magnificent couches.
They and their wives (companions) shall be in shades, reclining on thrones of dignity.
They and their spouses are reclining upon couches in the shades.
They and their wives, in pleasant shade, on thrones reclining;
They and their companions will recline on couches in the shade.
in happiness will they and their spouses on couches recline;
They and their spouses will be in ˹cool˺ shade, reclining on ˹canopied˺ couches.
Both them and their spouses, they will be shaded, reclining on high furnishings.
They abide with their spouses in beautiful shade, enjoying comfortable furnishings.
They and their spouses - in shade, reclining on adorned couches.
They and their wives, in shade, upon couches reclining.
They and their spouses in pleasant shades, on thrones of honor reclining.
They and their wives will be in the (cool) shade of thick trees, resting on thrones (of dignity);
They and their spouses are in pleasant shades, reclining on couches.
Both them and their spouses, they will be shaded, reclining on raised couches.