Tahrîm suresi

Tahrîm suresi, 3. ayet

Tahrîm suresi, 3. ayet. وَإِذْ أَسَرَّ ٱلنَّبِىُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَٰجِهِۦ حَدِيثًا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِۦ وَأَظْهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُۥ وَأَعْرَضَ عَنۢ بَعْضٍ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتْ مَنْ أَنۢبَأَكَ هَٰذَا قَالَ نَبَّأَنِىَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْخَبِيرُ

veiẕ eserra-nnebiyyü ilâ ba`ḍi ezvâcihî ḥadîŝâ. felemmâ nebbeet bihî veażherahü-llâhü `aleyhi `arrafe ba`ḍahû vea`raḍa `am ba`ḍ. felemmâ nebbeehâ bihî ḳâlet men embeeke hâẕâ. ḳâle nebbeeniye-l`alîmü-lḫabîr.

Diyanet İşleri

Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tahrîm 1–6 · surenin 3. ayeti / 12

Konu Helâli haram kılma ve peygamber eşleri Tahrîm 1–5 3

  1. Tahrîm 1

    Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Tahrîm 2

    Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. 3

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

  4. Tahrîm 4

    (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

  5. Tahrîm 5

    Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

  6. Tahrîm 6

    Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “Hani Peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti...” Müfessirlerin çoğuna göre bu, mü’minlerin annesi Hafsa radıyallahu anha’dır. Peygamber ona gizlice bir söz söylemiş ve bu sözü kimseye bildirmemesini istemişti. O da bunu Aişe radıyallahu anha’ya anlatmıştı. Allah da onun Aişe’ye açtığı bu haberi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bildirmiş, Peygamber de Hafsa radıyallahu anha’ya söylediklerinin bir bölümünü aktarmış, müsamahakârlığı ve lütfu dolayısı ile de onun söylediklerinin bir bölümünü de ona bildirmemişti. Hafsa radıyallahu anha ona: “Bunu” yani bizden başkasının duymadığı bu haberi “sana kim haber verdi? dedi. O da: Her şeyi bilen” gizliyi ve açığı bilip hiçbir şey kendisine gizli saklı kalmayan “ve her şeyden haberdar olan bana haber verdi, dedi.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hani Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımı Hafsa -radıyallahu anha-'ya cariyesi Mâriya'ya yaklaşmayacağına dair gizli bir şey söylemişti de Hafsa -radıyallah anha- bunu Âişe -radıyallahu anha-'ya haber vermişti. Yüce Allah da Peygamberine, onun sırrını ifşa ettiğini bildirmiş; bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa'yı azarlayarak bunun bir kısmını kendisine bildirmiş, bir kısmı hususunda ise sükut etmişti. Hafsa, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e; "Sana bunu kim haber verdi?" diye sormuş, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-; "Bunu bana her şeyi hakkıyla bilen ve gizli olan, her şeyden hakkıyla haberdar olan Yüce Allah haber verdi." demişti.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. أَسَرَّ eserra gizlice söylemişti kök: سرر
  3. ٱلنَّبِىُّ n-nebiyyu nebi kök: نبا
  4. إِلَىٰ ila
  5. بَعْضِ bea'di birine kök: بعض
  6. أَزْوَٰجِهِۦ ezvacihi eşlerinden kök: زوج
  7. حَدِيثًۭا hadisen bir söz kök: حدث
  8. فَلَمَّا fe lemma ne zaman ki
  9. نَبَّأَتْ nebbeet (eşi) haber verdi kök: نبا
  10. بِهِۦ bihi onu (sözü)
  11. وَأَظْهَرَهُ ve ezherahu ve onu muttali kıldı kök: ظهر
  12. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  13. عَلَيْهِ aleyhi ona (peypambere)
  14. عَرَّفَ arrafe bildirmişti kök: عرف
  15. بَعْضَهُۥ bea'dehu onun bir kısmını kök: بعض
  16. وَأَعْرَضَ ve ea'rade ve vazgeçmişti kök: عرض
  17. عَنۢ an -ndan da
  18. بَعْضٍۢ ۖ bea'din bir kısmı- kök: بعض
  19. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  20. نَبَّأَهَا nebbeeha eşine haber verince kök: نبا
  21. بِهِۦ bihi bunu
  22. قَالَتْ kalet (eşi) dedi kök: قول
  23. مَنْ men kim?
  24. أَنۢبَأَكَ enbeeke sana söyledi kök: نبا
  25. هَـٰذَا ۖ haza bunu
  26. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  27. نَبَّأَنِىَ nebbeeniye bana söyledi kök: نبا
  28. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilen kök: علم
  29. ٱلْخَبِيرُ l-habiru haber alan kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp…

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. (Fakat eşi) o sözü (başkasına) bildirip Allah da bunu (Peygamber'e) açıklayınca, o da (konunun) bir kısmını (eşine) bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) bunu ona (eşine) bildirince, (eşi) "Bunu sana kim bildirdi?" diye sormuş, o da "Bilen, haberdar olan (Allah) bana bildirdi." demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir rivayete göre konu bir bal şerbeti olayı ile Hz. Mâriye hakkındadır. Diğer bir rivayete göre bu konu Hz. Muhammed'in kendisinden sonra devleti kimin idare edeceğiyle ilgili isteği veya öngörüsü olabilir. Hz. Muhammed'in bu öngörüsü elbette müslümanlar arasında çok önemli bir kanaat belirlemesi olarak görüleceği için, onu eşlerinden birisine, rivayete göre Hz. Mâriye'ye veya Hz. Hafsa'ya sır olarak bildirmişti. Fakat bu sırrı Hz. Muhammed'in diğer eşlerine veya bir kısmına söyleyince Hz. Muhammed'in onunla birlikte olmayıp kendisinden ayrı kalmayı tercih etmesi, onunla birlikteliği kendisine haram kılması buradaki mesajı içermektedir. Böyle bir yemin doğru görülmemiş ve bozulması emredilmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Hani, bir gün Peygamber eşlerinden birini bir hadiseden (dolayı) sırrına ortak etmişti; fakat eşi bu sırrı ifşa edip Allah da onu (Peygamber'e) bildirince, (Peygamber) o hadisenin bir kısımını (diğer eşine) de anlatmış, ama bir kısmından hiç söz etmemişti. Nihayet (Peygamber sır tutmayan) eşine yaptığı (yanlışı) bildirince, "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. (Peygamber de), "Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi" diye cevap vermişti.

Muhammed Esed

Hani, (bir gün) Peygamber, eşlerinden birine gizli bir şeyler söylemişti; eşi bunu ifşa edip Allah da Peygamber'e bildirince, Peygamber (söylediklerinin) bir kısmını (diğerlerine de) anlatmış, bir kısmına ise hiç değinmemişti. Peygamber durumu eşine anlatınca, kadın: "Bunu sana kim söyledi?" diye sordu. (Peygamber de,) "Her şeyi Bilen, Her şeyden Haberdar Olan, bana söyledi" diye cevap verdi.

Ahmed Hulusi

Hani O Nebi (Hatemün Nebi), eşlerinden birine (Hafsa'ya) sır olarak bir söz söylemişti. Ne zaman ki (Hafsa) onu (Ayşe'ye) haber verip, Allah da onu O'na (Hz. Rasulullah'a) izhar edince; (Hz. Rasulullah) o sözünün bir kısmını açıklamış ve bir kısmından vazgeçmişti. Nihayet (Hz. Rasulullah) o sözü Ona (Hafsa'ya) haber verince (Hafsa) dedi ki: "Bunu sana kim haber verdi?" (Rasulullah da) dedi ki: "Aliym, Habiyr (olan) bana haber verdi. "

Ali Bulaç

Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, o da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: "Bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi" demişti.

Ali Özek ve heyeti

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? dedi. Peygamber de "Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" demişti.

Ali Rıza Safa

Peygamber, eşlerinden birisine gizli bir söz söylemişti. Allah, bunu başkasına açıkladığını Ona bildirmiş, bunun üzerine, bir bölümünü anlatmış, bir bölümüne de değinmemişti. Eşine söylediği zaman; "Sana, kim haber verdi?" dedi. Dedi ki: "Bilen; Haberli Olan, bana haber verdi!"

Bayraktar Bayraklı

Bir gün Peygamber, eşlerinden birine bir sır vermişti. Ama sırdaşı hanım, bunu kumasına anlatınca Allah, Peygamberini durumdan haberdar etmişti. Peygamber de ayrıntıya girmeden, durumu sırdaşı hanımına bildirmişti. Peygamber durumu bu şekilde anlatınca, sırdaşı, "Bunu sana kim söyledi?" diye sormuş, Peygamber de, "Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah" demişti.

Edip Yüksel

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir hadis söylemişti. Eşi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber konuyu eşine açınca eşi, "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. "Her şeyi Bilen ve her şeyden Haberdar olan bana bildirdi" diye cevapladı. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Peygamberle ilişkili olarak "Hadis" (söz) kelimesi iki kez kullanılır. Biri burada diğeri ise, 33:53 ayetindedir. Burada, Peygamberden işitilen Hadisin başkalarına yayılması eleştiriliyor, 33:53 ayetinde ise, Hadislerin dinlenilmesi eleştiriliyor. Geleceği bilen Allah, Hadis, Sünnet ve İcma denilen üçlemeyi Kuran'a şirk koşanları her yönüyle mahkûm etmektedir. * Bak 33:38; 45:6.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir hadis söylemişti. Eşi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber konuyu eşine açınca eşi, 'Bunu sana kim haber verdi?' diye sordu. 'Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi,' diye cevapladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani peygamber hanımlarından birine gizlice bir söz söylemişti. O, onu haber verip Allah da peygambere onu açtı. Peygamber (hanımına) onun bir kısmını anlattı, bir kısmından da vazgeçti. Ona anlattığı zaman hanımı: "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. Peygamber: "Bana o herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hani Peygamber zevcelerinin ba'zısına sir olarak bir söz söylemişti, vaktaki o onu haber verdi, Allah da Peygambere onu açtı, açınca Peygamber -o zevcesine- birazını tanıttı, birazından da sarfı nazar etti, ona bu suretle anlatıverince bunu sana kim haber verdi dedi, bana dedi, o alim, habir nübüvvetle haber verdi.

Erhan Aktaş

Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis dipnot 1 söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar dipnot 2 etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Görünür kılma, ortaya çıkarma.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis dipnot 1 söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar dipnot 2 etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Görünür kılma, ortaya çıkarma.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir şey söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar dipnot 1 etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bazısından vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görünür kılma, ortaya çıkarma.

Gültekin Onan

Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Tanrı da ona bunu açığa vurunca, o da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: "Bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Tanrı) haber verdi" demişti.

Hasan Basri Çantay

Hani peygamber, zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişdi. Bunun üzerine o (zevce) bunu haber verib de Allah da ona bunu açıklayınca (peygamber) bunun (ancak) bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vaz geçmişdi. Artık bunu kendisine söyleyince o (zevce) "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. (Peyğamber de) "Bana herşey'i bilen, her şeyden haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi.

İbni Kesir

Hani Peygamber; eşlerinden birine, gizlice bir söz söylemişti. O, bunu haber verdi de Allah da bunu ona açıklayınca; bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Artık bunu kendisine söyleyince; eşi: Bunu sana kim bildirdi? demişti. Bana her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah haber verdi, demişti.

Mehmet Alagaş

(1-5) Ey Nebi, Allah’ın sana helal ettiğini, zevcelerinin hoşnutluğunu sağlamak için niçin haram ediyorsun? Allah bağışlayandır esirgeyendir. Allah kesinlikle size yeminlerinizin çözülmesini / halledilmesini zorunlu etti / farz etti, Allah sizin dostunuzdur, O b ilendir gerekçeli son kararı verendir. Nebi zevcelerinden birine gizli bir şeyi anlatmıştı , ne zaman ki onu birine anlattı / haber verdi, Allah da onu Resulüne açık etti. (Gizli şeyi haber verdi diye ifşa etti) bir kısmını bildirdi bir kısmını da bildirmekten vazgeçti, zevcesine onu (gizli şeyi paylaşmış olmasını) haber verince de kadın dedi ki sana bunu kim haber verdi? Bunu bana alim olan ve haberi olan haber verdi dedi. Eğer ikiniz de (her iki hanımda) Allah’a tövbe ederseniz ki ikinizin de kalbi kesinlikle kaymıştı, şayet onun aleyhine destekleşirseniz / yardımlaşırsanız, muhakkak ki Allah, Cibril, Salih müminler onun dostudurlar ve Meleklerde onun destekçisidirler. Belki Onun Rabbi siz kadınları boşadığında daha hayırlı zevceler ile sizleri yer değiştir ir, Müslüman kadınlarla, iman eden kadınlarla, itaat eden kadınlarla, tövbe eden kadınlarla, kulluk eden kadınlarla, oruç tutan kadınlarla, dul ve de bekar kadınlarla yer değiştirir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu eşine haber verince o: "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. "Bana, Alîm ve haberdar olan (Allah) haber verdi." dedi.

Süleyman Ateş

Peygamber, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü (başkasına) haber verip, Allah da peygamberi, eşinin bu davranışına muttali kılınca (Peygamber, eşine) o(söylediği)nin bir kısmını bildirmiş (şunları şunları filana söyledin demiş), bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) Bunu eşine haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi (Peygamber): "(Herşeyi) Bilen, haber alan (Allah) bana söyledi" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Nebi, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Eşi onu, diğer eşine bildirince Allah, Nebisini o konuda bilgilendirdi. O da onun birazını eşine anlattı, birazını da anlatmaktan vazgeçti. Eşine bildirdiğinde o: "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Nebi de "Bana, her şeyi bilen; her şeyin iç yüzünü bilen bildirdi." diye cevap verdi.

Şaban Britch

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu eşine haber verince o: "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. "Bana, alim ve haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi.

Şaban Piriş

Peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. O da bunu başkasına söyleyince Allah bunu peygambere açıkladı. Bir kısmını bildirmiş, bir kısmını bırakmıştı. Peygamber bunu eşine haber verince o: -Bunu sana kim haber verdi? dedi. -Bana, alim ve haberdar olan (Allah) haber verdi, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, Peygamber, eşlerinden birine bir sözü gizlice söylemişti. Sonra eşi bu sözü duyurup Allah da onu Peygamber'e bildirince, Peygamber sözün bir kısmını açıklamış, bir kısmından vazgeçmişti. Peygamber, sözü eşine bildirdiğinde o: "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. Peygamber de: "O her şeyi bilen, her şeyden haberi olan bana bildirdi." diye cevaplamıştı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And for once did the Prophet speak in confidence to one of his wives but she breached the confidence and played the informer and disclosed to another wife what he -the Prophet- wished to be kept secret, and Allah made that known to him Then when, the prophet, told his wife that he knew that she betrayed his confidence and repeated to her a part of what she said and ignored a part, she exclaimed ; "Who told you this?" he said : "it was made known to me by AL-Alim and AL-Khabir (the fully Cognizant of all things)".

Abdul Haleem

The Prophet told something in confidence to one of his wives. When she disclosed it [to another wife] and God made this known to him, he confirmed part of it, keeping the rest to himself. When he confronted her with what she had done, she asked, ‘Who told you about this?’ and he replied, ‘The All Knowing, the All Aware told me.’

Abdullah Yusuf Ali

When the Prophet disclosed a matter in confidence to one of his consorts, and she then divulged it (to another), and Allah made it known to him, he confirmed part thereof and repudiated a part. Then when he told her thereof, she said, "Who told thee this? "He said, "He told me Who knows and is well-acquainted (with all things)."

Abul A'la Maududi

The Prophet confided something to one of his wives and then she disclosed it (to another); so after Allah revealed to the Prophet (that she had disclosed that secret), he made a part of it known to her and passed over a part of it. And when he told her about this (i.e., that she had disclosed the secret entrusted to her), she asked: "Who informed you of this?" He said: “I was told of it by He Who is All-Knowing, All-Aware.” dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Different things have been reported in different traditions, saying that the Prophet (peace be upon him) had told such and such a thing to one of his wives in confidence, which she disclosed to another wife. But for us, in the first place, it is not right to investigate it, for it is on the disclosure of a secret that Allah is taking a wife to task, it cannot therefore be right for us to inquire into it and try to uncover it. Secondly, in view of the object for which this verse was sent down, it is not at all important to know what the secret was. Had it any connection with the object of the discourse, Allah would Himself have mentioned it. The real object for which this incident has been related in the Quran is to warn the Prophet’s (peace be upon him) wives and through them, the wives of the responsible people among the Muslims not to be careless in the matter of guarding secrets. Had it been only a private and personal affair, as is generally the case between the husband and the wife in the world, there was no need that Allah should have directly informed the Prophet (peace be upon him) of it through revelation, and then did not rest content only with giving the information, but should also have recorded it in the Book which the whole world has to recite forever. The reason why it was given such importance was that this wife was not the wife of an ordinary husband but of that illustrious husband, whom Allah had appointed to the office of the highest responsibility, who was locked in an incessant battle with the disbelievers, polytheists and hypocrites at all times and under whose leadership a fierce conflict was going on for establishing Islam in place of paganism. In the house of such an illustrious man there could be countless things which if not kept secret but disclosed before time, could harm the great mission which he was performing. Therefore, when a lady of the house happened to show this weakness for the first time in that she disclosed a secret that had been told her in confidence, to another (a member of her own household), the weakness was immediately pointed out to her, not secretly but openly in the Quran, so as to impart training in the guarding of secrets not only to the wives of the Prophet (peace be upon him) but also to the wives of all responsible people of the Muslim community. In the verse the question whether the secret disclosed pertained to a matter of any consequence or not, and whether its disclosure could cause any harm to the mission or not, has been altogether ignored. What has been disapproved and pointed out in particular is that the secret was disclosed to another. The higher the position of responsibility a person holds the more dangerous would be the leakage of secrets from his house. No matter whether a thing is of any consequence or not, once a person becomes careless in the matter of guarding secrets, he may reveal important things as well as trivial matters.

Aisha Bewley

The Prophet confided a certain matter to one of his wives, then when she divulged it Allah disclosed that to him, and he communicated part of it and withheld part of it. When he told her of it, she said, ‘Who told you of this?’ He said, ‘The All-Knowing and All-Aware informed me of it.’

Al-Hilali & Khan

And (remember) when the Prophet (صلى الله عليه وسلم) disclosed a matter in confidence to one of his wives (Hafsah), then she told it (to another i.e. ‘Âishah). And Allâh made it known to him; he informed part thereof and left a part. Then when he told her (Hafsah) thereof, she said: "Who told you this?" He said: "The All-Knower, the All-Aware (Allâh) has told me."

Ali Quli Qarai

When the Prophet confided to one of his wives a matter, but when she divulged it, and Allah apprised him about it, he announced [to her] part of it and disregarded part of it. So when he told her about it, she said, ‘Who informed you about it?’ He said, ‘The All-knowing and the All-aware informed me.’

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when the Prophet confided to one of his wives (-Hafsah) a certain (secret) matter. When she divulged it (to another of his wives âishah), and Allâh informed him (- the Prophet) of this, he then made known (to her) a part of it (to reprove her for what she had done) and avoided mentioning the other part. So when he told her about it she said, `Who has informed you of this?' He (- the Prophet) said, `The All-Knowing, the All-Aware (God) has informed me.'

Arthur John Arberry

And when the Prophet confided to one of his wives a certain matter; and then, when she told of it, and God disclosed that to him, he made known part of it, and turned aside from part; then, when he told her of it, she said, 'Who told thee this?' He said, 'I was told of it by the All-knowing, the All-aware. '

Bijan Moeinian

[God knows the secrets of everyone]. Once Mohammad revealed a secret to his wife and she informed the others, Mohammad asked his wife why she has not kept the secret! His wife was surprised and asked who has informed him. Mohammad said: "The Lord Who Knows and is aware of everything."

E. Henry Palmer

And when the prophet told as a secret to one of his wives a recent event, and when she gave information thereof and exposed it, he acquainted her with some of it and avoided part of it. But when he informed her of it, she said, 'Who told thee this?' he said, 'The wise one, the well-aware informed me.

Edip-Layth

When the prophet disclosed a hadith to some of his wives, then one of them spread it, and God revealed it to him, he recognized part of it and denied part. So when he informed her, she said, "Who informed you of this?" He said, "I was informed by the Knowledgeable, the Ever-aware."

George Sale

When the prophet intrusted as a secret unto one of his wives a certain accident; and when she disclosed the same, and God made it known unto him; he acquainted her with part of what she had done, and forbore to upbraid her with the other part thereof. And when he had acquainted her therewith, she said, who hath discovered this unto thee? He answered, the knowing, the sagacious God hath discovered it unto me.

Hamid S. Aziz

And the prophet communicated a piece of confidential information to one of his wives, but when she divulged it to another, Allah made it known to him. He confirmed part of it and denied part of it. Then when he informed her of it, she said, "Who told you of this?" He said, "He told me Who is the Knower, the Aware of all things."

Mahmoud Ghali

And as the Prophet (entrusted) a secret discourse to some of his spouses, then as soon as one of (them) (fully) informed (another) of it, and Allah disclosed it to him, he acquainted (her) of some part of it, and passed over (Literally: veered away from) (some) part. Then, as soon as he (fully) informed her of it, she said, "Who has informed you of this?" He said, "The Ever-Knowing, The Ever-Cognizant has (fully) informed me."

Marmaduke Pickthall

When the Prophet confided a fact unto one of his wives and when she afterward divulged it and Allah apprised him thereof, he made known (to her) part thereof and passed over part. And when he told it her she said: Who hath told thee? He said: The Knower, the Aware hath told me.

Mohamed Ahmed - Samira

When the Prophet told one of his wives something in confidence and she disclosed it, God revealed this to him. So he made some of it known to her, and held back some. When, however, he informed her about it, she asked: "Who told you this?" He said: "I was told this by the All-knowing, All-Informed."

Muhammad Asad

And lo! [It so happened that] the Prophet told something in confidence to one of his wives; and when she thereupon divulged it, and God made this known to him, he acquainted [others] with some of it and passed over some of it. And as soon as he let her know it, she asked, "Who has told thee this?" - [to which] he replied, "The All-Knowing, the All-Aware has told me."

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when the Prophet had ˹once˺ confided something to one of his wives, then when she disclosed it ˹to another wife˺ and Allah made it known to him, he presented ˹to her˺ part of what was disclosed and overlooked a part. So when he informed her of it, she exclaimed, "Who told you this?" He replied, “I was informed by the All-Knowing, All-Aware.”

Progressive Muslims

And when the prophet disclosed a matter in confidence to some of his wives, then one of them spread it, and God revealed it to him, he recognized part of it and denied part. So when he informed her, she said: "Who informed you of this" He said: "I was informed by the Knowledgeable, the Expert."

Rashad Khalifa

The prophet had trusted some of his wives with a certain statement, then one of them spread it, and GOD let him know about it. He then informed his wife of part of the issue, and disregarded part. She asked him, "Who informed you of this?" He said, "I was informed by the Omniscient, Most Cognizant."

Sahih International

And [remember] when the Prophet confided to one of his wives a statement; and when she informed [another] of it and Allah showed it to him, he made known part of it and ignored a part. And when he informed her about it, she said, "Who told you this?" He said, "I was informed by the Knowing, the Acquainted."

Sam Gerrans

And when the Prophet confided a statement to one of his wives; and when she told of it, and God made it known to him, he made known part of it, and turned aside from part. And when he informed her about it, she said: “Who told thee this?” He said: “There told me the knowing, the aware.”

Shabbir Ahmed

(Family life must be a relation of mutual trust. Now follows an example for the believers.) The Prophet confided a certain statement to one of his wives but then she divulged it. And Allah let this known to him. He then informed his wife of part of the issue and disregarded part. She asked him, "Who informed you of this?" He said, "The Knower, the Aware has informed me."

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when the Prophet told in privacy a matter to one of his wives (Hafsah), and she then says it (to another, ‘Âishah), and Allah made it known to him, he (the Prophet,) informed a part of it and questioned a part. Then when he (the Prophet) told her about it, she said, "Who told you this?" He said, "He (Allah, Aleem) told me; (He) Who knows and is Well-Acquainted (Khabir, with all things.)"

Taqi Usmani

And (remember) when the Prophet told one of his wives something in secret. So, when she disclosed it (to another wife), and Allah made it known to him, he told (the disclosing wife) part of it,and avoided another part. So when he informed her about it, she said, "Who told you about this?" He said, “I was told of it by the All-Knowing, the All-Aware.

The Monotheist Group

And when the prophet confided a narrative to some of his wives, then one of them spread it, and God revealed it to him, he recognized part of it and denied part. So when he informed her, she said: "Who informed you of this?" He said: "I was informed by the Knowledgeable, the Expert."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩