Diyanet İşleri
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 105. ayet. وَقُلِ ٱعْمَلُوا۟ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُۥ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
veḳuli-`melû feseyere-llâhü `ameleküm verasûlühû velmü'minûn. vesetüraddûne ilâ `âlimi-lgaybi veşşehâdeti feyünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öne geçen muhacirler ve ensar; günahını itiraf edenler Tevbe 100–106 3
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."
(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.
Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
105. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu münafıklara “de ki: Haydi” dilediğiniz gibi “amel edin” ve bâtılınız üzere devam edin. Ama bunun gizli kalacağını sanmayın. Çünkü “Allah, Rasûlü ve mü’minler amelinizi görecektir.” Yaptıklarınızın açığa çıkması, ayan beyan görünmesi kaçınılmaz bir şeydir. “(Sonra) siz görüneni de görünmeyeni de bilene döndürüleceksiniz. O da size” hayır ya da şer tüm “yaptıklarınızı haber verecektir.”
Bu buyruk bâtılını, azgınlığını, sapkınlığını ve isyanını sürdürmeye devam eden kimselere yönelik oldukça ağır bir tehdittir.
Ayetin şöyle anlaşılması da mümkündür: Siz hayır ya da şer türünden her ne yaparsanız muhakkak Allah sizin bu yaptıklarınızı bilir. Ayrıca O, Rasûlünü ve mü’min kullarını da o yaptıklarınızdan -siz gizli işlemiş olsanız dahi- haberdar edecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Cihattan geri kalanlara ve günahlarından tövbe edenlere de ki; kaçırdığınız cihadı telafi edin, amellerinizi Allah’a halis kılın ve Allah’ı razı edecek amelleri yapın. Allah, rasulü ve müminler de amellerinizi göreceklerdir. Kıyamet günü her şeyi bilen Rabbinize döndürüleceksiniz. O, sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilendir. Size Dünyada yaptıklarınızı haber verecek ve bu yaptıklarınızın karşılığını verecektir.
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
"Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…
Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Nübüvvet
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "(Yapacağınızı) yapın! İş(ler)inizi Allah da görecektir, Elçisi de müminler de. (Sonra) görünmeyeni de görüneni de bilen (Allah)'a döndürüleceksiniz dipnot 1 de O size yapmış olduklarınızı bildirecektir." dipnot 2
Tekrar de ki: "(Durmayın), değer üretin! Nasıl olsa ürettiğiniz değeri Allah görüyor, O'nun Elçisi de, mü'minler de... En sonunda görülemeyeni ve görüneni ayrıntılarıyla Bilen'in huzuruna çıkartılacaksınız: nihayet O size yapıp ettiklerini bir bir haber verecektir."
Ve (ey Peygamber, onlara) de ki: "Yapın (yapmak istediğinizi)! Allah yapıp ettiklerinizi görüyor; O'nun Elçisi de (görüyor), inananlar da: (nasıl olsa) sonunda, insanın hem görüş ve kavrayış alanı dışında kalan alemi, hem de duyuları ve tasavvurlarıyla tanıklık edebileceği alemi bütün gerçeğiyle bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. Ve o zaman O, sizin yapageldiğiniz şeyleri (bütün gerçeğiyle) görüp anlamanızı sağlayacak".
De ki: "Çalışın! Allah, Rasulü ve iman edenler sizin yaptıklarınızı görecek. . . Siz algılanmayan ve algılananın (gayb ve şehadetin) Aliym'ine döndürülmenin sonuçlarını yaşayacaksınız! (O) size yaptıklarınızın anlamını bildirecektir. "
De ki: "Yapıp edin. Allah sizin yapıp ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve mü'minler de. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni Bilen'e döndürüleceksiniz ve O, size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Rasûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
De ki: "Yapın öyleyse! Allah, O'nun elçisi ve inananlar, yaptıklarınızı görecektir. Zaten gizli gerçekleri ve görünenleri Bilene döndürüleceksiniz; yaptıklarınızı size bildirecektir!"
De ki: "Yapacağınızı yapınız! Amelinizi Allah da,Peygamberi de,müminler de görecektir. Sonra, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
"Çalışın; ALLAH, elçisi ve iman edenler yaptığınızı görecektir. Gizliyi ve açığı Bilene döndürüleceksiniz ve O da yapmış olduklarınızı size bildirecektir" de.
'Çalışın; ALLAH, elçisi ve inananlar yaptığınızı görecektir. Gizliyi ve açığı Bilene döndürüleceksiniz ve O da yapmış olduklarınızı size bildirecektir,' de.
Ve de ki: "Çalışın! Çünkü yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de mü'minler; ve hepiniz mutlaka o gizli ve açığı bilen Allah'ın huzuruna götürüleceksiniz; o zaman O, size neler yaptığınızı haber verecek."
Ve de ki: çalışın çünkü amelinizi hem Allah görecek hem Resulü hem mü'minler ve hepiniz mutlaka o, gayb-ü şehadeti bilen hakkın huzuruna götürülüceksiniz o vakit o size haber verecek: Neler yapıyordunuz
De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun Resul'ü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun Resulü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun rasul'ü ve mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir.
De ki: "Yapıp edin. Tanrı sizin yapıp ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve inançlılar da. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni bilene döndürüleceksiniz ve O size yaptıklarınızı haber verecektir."
De ki: "(Dilediğinizi) yapın. Çünkü hareketinizi Allah da, Resulü de, mü'minler de görecekdir. (Bir gün de olub) gizli ve aşikarı bilene döndürüleceksiniz de. O, size ne yapar idiğinizi haber verecekdir".
De ki: İşleyiniz, Allah Rasulü ve mü'minler işlediklerinizi görecektir. Ve görüleni de, görülmeyeni de bilene döndürüleceksiniz. O, size neyi işlediğinizi bildirecektir.
(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.
De ki: (Yapacağınız amelleri) yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Rasûlü ve Müminler de. Gaybı ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduğunuz amellerinizi haber verecektir.
De ki: "Yapın (yapacağınızı); yaptığınız işleri Allah da görecek Elçisi de, mü'minler de. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen(Allah)a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.
(Tebük Savaşına katılmayanlara) De ki: "Yapın yapacağınızı! Yaptıklarınızı Allah, elçisi dipnot 1 ve müminler görecektir. ًGaybı /algılanamayanı ve şehadeti /algılanabileni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O, size neler yaptığınızı bildirecektir."
De ki "Çalışın; çalışmanızı hem Allah, hem Elçisi dipnot 1 hem de inanıp güvenenler görecektir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman size bütün çalışmanızı bildirecektir."
De ki: (Yapacağınız amelleri) yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Rasûlü ve müminler de. Gaybı ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduğunuz amellerinizi haber verecektir.
De ki: -İstediğinizi yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Resulü ve müminler de yaptığınızı görecektir. Görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz.
De ki: "İş yapıp değer üretin; yapıp ürettiğinizi Allah da resulü de müminler de görecektir. Ve siz, görülmeyen alemi de görülen alemi de bilenin huzuruna döndürüleceksiniz, O size, yapıp ettiklerinizi bir bir haber verecektir."
Say to the people O Muhammad: "Work", that is to say:
Say [Prophet], ‘Take action! God will see your actions- as will His Messenger and the believers- and then you will be returned to Him who knows what is seen and unseen, and He will tell you what you have been doing.
And say: "Work (righteousness): Soon will Allah observe your work, and His Messenger, and the Believers: Soon will ye be brought back to the knower of what is hidden and what is open: then will He show you the truth of all that ye did."
[9:105] And tell them, (O Prophet): "Keep working: Allah will behold your works and so will His Messenger and the believers; and you shall be brought back to Him Who knows that which is beyond the reach of perception and that which is within the reach of perception. He will then declare to you all that you have been doing."
Say: ‘Act, for Allah will see your actions, and so will His Messenger and the muminun. You will be returned to the Knower of the Unseen and the Visible and He will inform you regarding what you did.’
And say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "Do deeds! Allâh will see your deeds, and (so will) His Messenger and the believers. And you will be brought back to the All-Knower of the unseen and the seen. Then He will inform you of what you used to do."
And say, ‘Go on working: Allah will see your conduct, and His Apostle and the faithful [as well], and you will be returned to the Knower of the sensible and the Unseen, and He will inform you concerning what you used to do.
And say, `Go on doing (as you like), Allâh will surely keep an eye on your deeds and (so will) His Messenger and the believers, and you will surely be brought back to Him Who knows the hidden and the manifest realities, then He will tell you all that you have been doing.
Say: 'Work; and God will surely see your work, and His Messenger, and the believers, and you will be returned to Him who knows the unseen and the visible, and He will tell you what you were doing. '
Say to them: "Feel free to do whatever you want. God witnesses your behavior, and so do His Messenger and the believers. Pretty soon you will return to the One Who knows everything in the realm of perception and beyond. Then He will re-run your life for you.
And say, ' Act ye;' and God and His Apostle and the believers shall see your acts, and ye shall be brought back to Him who knows the seen and the unseen, and He shall inform you of that which ye have done.
Say, "Work, and God will see your work and so His messenger and those who acknowledge. You will be sent back to the knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."
Say unto them, work as ye will; but God will behold your work, and his apostle also, and the true believers: And ye shall be brought before Him who knoweth that which is kept secret, and that which is made public; and He will declare unto you whatever ye have done.
And say, "Act! Allah will see your action, and so will His Messenger and the believers, and you will be brought back to Him who knows the seen and the unseen (or the visible and invisible), and He shall inform you of that which you used to do.
And say, "Do (right deeds); so Allah will soon see your doing, and His Messenger and the believers (will see). And you will soon be turned back to the Knower of the Unseen and the Witnessed; then He will fully inform you of whatever you were doing."
And say (unto them): Act! Allah will behold your actions, and (so will) His messenger and the believers, and ye will be brought back to the Knower of the Invisible and the Visible, and He will tell you what ye used to do.
Say to them: "Act. God will see your conduct, and so will His Apostle and the faithful; for you will in the end go back to Him, who knows the unknown and the known, who will tell you of what you were doing."
And say [unto them, O Prophet]: "Act! And God will behold your deeds, and [so will] His Apostle, and the believers: and [in the end] you will be brought before Him who knows all that is beyond the reach of a created being's perception as well as all that can be witnessed by a creature's senses or mind -and then He will make you understand what you have been doing. "
Tell ˹them, O Prophet˺, "Do as you will. Your deeds will be observed by Allah, His Messenger, and the believers. And you will be returned to the Knower of the seen and unseen, then He will inform you of what you used to do."
And Say: "Work, and God will see your work and His messenger and the believers. And you will be sent back to the knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."
Say, "Work righteousness; GOD will see your work, and so will His messenger and the believers. Ultimately, you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."
And say, "Do [as you will], for Allah will see your deeds, and [so, will] His Messenger and the believers. And you will be returned to the Knower of the unseen and the witnessed, and He will inform you of what you used to do."
And say thou: “Act!” Then will God see your actions, as will His messenger, and the believers; and you will be sent back to the Knower of the Unseen and the Seen, and He will tell you what you did.
Say, "Act! (Prove your word with action). Allah will behold your actions, and so will His Messenger, and the believers. Ultimately you will be returned to the Knower of the Invisible and the Visible. He will show you a replay of all you used to do."
And say: "Work (righteousness): Soon will Allah look at your work, and His Prophet (Muhammad), and the believers: Soon you will be brought back to the All Knower of what is hidden and what is open: Then He will show you the truth of all that you did. "
Say, "Do (what you do); Allah will see your deed, as will the Messenger and the believers. And you shall be returned to the Knower of the Seen and the Unseen, then He will tell you what you have been doing."
And say: "Work, and God will see your work and His messenger and the believers. And you will be sent back to Knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."