Mâide suresi

Mâide suresi, 108. ayet

Mâide suresi, 108. ayet. ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِٱلشَّهَٰدَةِ عَلَىٰ وَجْهِهَآ أَوْ يَخَافُوٓا۟ أَن تُرَدَّ أَيْمَٰنٌۢ بَعْدَ أَيْمَٰنِهِمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱسْمَعُوا۟ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

ẕâlike ednâ ey ye'tû bişşehâdeti `alâ vechihâ ev yeḫâfû en türadde eymânüm ba`de eymânihim. vetteḳu-llâhe vesme`û. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-lfâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 105–111 · surenin 108. ayeti / 120

Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3

  1. Mâide 105

    Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.

  2. Mâide 106

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.

  3. Mâide 107

    (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.

  4. 108

    Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.

  5. Mâide 109

    Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.

  6. Mâide 110

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

  7. Mâide 111

    Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

108. Yüce Allah bu şahitliğin, bu şekilde pekiştirilmesinin ve vasiyette şahitlik edenlerin hainliklerinin ortaya çıkması halinde ölenin yakınlarının şahitlik etmelerinin istenmesinin hikmetini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Bu” onlara karşı şahitliğin pekiştirilmesi ile “şahitliği gereği gibi eda etmelerine veya” yeminlerin kabul edilmemesi durumunda ölenin yakınlarına tevcih edilerek “yeminlerinden sonra yeminlerin (reddedilerek mirasçılara) havale edilmesinden korkmalarına karşıdaha uygundur. Allah’tan korkup sakının. Allah fasıklar topluluğuna yol göstericilik etmez.” Yani fasıklıkla nitelenmiş kimselere yol göstermez; böylece onlar ne hidâyeti isterler ne de sırat-ı mustakîmi.

Bu ayetlerin özeti şudur: Yolculuk ve benzeri gibi şahitlikleri muteber kimselerin az bulunduğu hallerde ölmek üzere olan kimsenin, müslüman ve adalet sahibi iki şahide vasiyette bulunması gerekir. Eğer kâfir iki şahitten başka kimse bulamıyor ise onlara vasiyetini bildirmesi de caiz olur. Fakat kâfir olmaları sebebi ile ölenin yakınları onlardan şüpheye düşecek olurlarsa namazdan sonra onlara hainlik etmediklerine, yalan söylemediklerine, vasiyette değişiklik yapmadıklarına dâir yemin ettirirler. Böylelikle bu iki şahit kendileri nezdinde söz konusu edilecek herhangi bir haktan temize çıkmış olurlar. Eğer ölenin yakınları şahitleri tasdik etmeyecek ve şahitlerin yalan söylediklerine delalet edecek bir karine bulacak olurlarsa, diledikleri takdirde ölenin yakınlarından iki kişi kalkar ve Allah adına: Bizim şahitliğimiz bu ilk iki şahidin şahitliğinden daha doğrudur, onlar hainlik ettiler ve yalan söylediler, diyerek yemin ederler. Böylece o şahitler hakkında hainlik ettiklerini iddia ettikleri hususta hak sahibi olurlar.

Bu âyet-i kerimeler Temîm ed-Dârî ile Adiy bin Bedda’nın başından geçen ve el-Adevi’nin vasiyetini o ikisine bildirmesine dâir meşhur bir olay hakkında inmiştir. Doğrusunu da en iyi bilen Allah’tır.

Bu âyet-i kerimeler birtakım hükümlere delil gösterilmiştir:

1. Vasiyette bulunmak meşrudur. Ölümü yakınlaşan kimsenin vasiyette bulunması gerekir.

2. Bir kimse ölüm öncesi haller ile karşı karşıya kalmış olsa dahi aklı yerinde olduğu sürece vasiyeti muteberdir.

3. Vasiyete adil iki kişinin şahitlik etmesi şarttır.

4. Böyle bir vasiyet ve benzerlerinde kâfirlerin şahitliği ancak zaruret sebebi ile kabul edilir. İmam Ahmed’in görüşü budur. İlim ehlinden pek çok kimsenin görüşüne göre ise bu hüküm neshedilmiştir. Ancak bu iddianın bir delili yoktur.

5. Buradaki hükmün ve manasının işaretinden şu da anlaşılabilir. Kâfirlerin şahitliği -bu mesele dışındaki meselelerde olsa bile- başkaları yoksa makbüldür. Nitekim Şeyhulislam İbn Teymiye’nin görüşü de budur.

6. Eğer herhangi bir sakınca yoksa müslüman bir kimsenin kâfir ile birlikte yolculuğu caizdir.

7. Ticaret maksadı ile yolculuk yapmak caizdir.

8. Şahitlerden şüphe edilmekle birlikte onların hainliklerine delil teşkil edecek bir karine ortada yoksa ölenin yakınları da yemini pekiştirmek isterlerse, namazdan sonra şahitleri alıkoyarlar, şahitler de Yüce Allah’ın sözünü ettiği şekilde yemin ederler.

9. Eğer herhangi bir itham ve herhangi bir şüphe söz konusu değilse onları namazdan sonra alıkoymaya ve yapacakları yemini pekiştirmeye gerek yoktur.

10. Şahitlik gerçekten büyük bir iştir. Çünkü Yüce Allah (“Allah'ın şahitliğini” ifadesinde) şahitliği kendisine izafe etmiş bulunmaktadır. O nedenle şahitliğe gereken itinanın gösterilmesi ve adil bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir.

11. Şahitlerden şüphe edilmesi halinde onların yaptıkları şahitliğin doğruluk veya yalan açısından durumunun tespit edilebilmesi için şahitlerin sınanmaları ve birbirlerinden ayrı tutulmaları caizdir.

12. Böyle bir meselede vasi olan kimselerin yalan söylediklerine delâlet eden karineler bulunacak olursa, ölenin yakınlarından iki kişi kalkar ve şöylece yemin ederler: Bizim yeminlerimiz ötekilerinin yeminlerinden daha doğrudur ve gerçekten bunlar hainlik ettiler, yalan söylediler. Bu şekilde yemin etmelerinden sonra iddia ettikleri şey onlara verilir ve yeminleri ile birlikte var olan karine, delil yerine geçer.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şahitliklerinden şüphe duyulan kimselerden, namazın akabinde yemin etmelerini istemek ve şahitliklerini reddetmek (korkusu) onların doğruluk üzere dinin kendilerinden istediği şekilde şahitlik yapmalarına daha yakındır. Bundan dolayı şahitliklerinde herhangi bir şey değiştiremez, tahrif edemez ve hainlik yapamazlar. Böylece mirasçıların yemin etmesiyle kendi yalanlarının ortaya çıkıp, rezil olmaktan korkma endişesi onları yalan söylemekten uzak tutar. Şahitlikte ve yeminde ihanet etmeyi ve yalan söylemeyi terk ederek Allah'tan korkun. Emredildiğiniz şeyleri kabul ederek dinleyip, kulak verin. Allah kendi itaatının dışına çıkanları muvaffak etmez.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike budur
  2. أَدْنَىٰٓ edna en uygun olan kök: دنو
  3. أَن en
  4. يَأْتُوا۟ ye'tu yapmalarına kök: اتي
  5. بِٱلشَّهَـٰدَةِ biş-şehadeti şahidliği kök: شهد
  6. عَلَىٰ ala üzerine
  7. وَجْهِهَآ vechiha gereği kök: وجه
  8. أَوْ ev yahut
  9. يَخَافُوٓا۟ yehafu korkmalarına kök: خوف
  10. أَن en
  11. تُرَدَّ turadde reddedilmesinden kök: ردد
  12. أَيْمَـٰنٌۢ eymanun yeminlerin kök: يمن
  13. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  14. أَيْمَـٰنِهِمْ ۗ eymanihim yeminlerinden kök: يمن
  15. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  16. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  17. وَٱسْمَعُوا۟ ۗ vesmeu ve iyi dinleyin kök: سمع
  18. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  19. لَا la
  20. يَهْدِى yehdi doğru yola iletmez kök: هدي
  21. ٱلْقَوْمَ l-kavme topluluğu kök: قوم
  22. ٱلْفَـٰسِقِينَ l-fasikine yoldan çıkan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi…

  • Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu (usul), şahitliği gerektiği şekilde yapmaya dipnot 1 veya yeminlerinden sonra, yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha uygundur. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve (O'nu) dinleyin! Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah yalancı şahitlik yapanların yerine bu işi doğru bir şekilde yapacak iki kişinin mağdurlar arasından belirlenmesi uygulamasının, şahitliği olması gerektiği gibi yapmaya çok daha yakın ve uygun olduğunu bildirmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu son üç ayette, mal ve vasiyet konusunun önemine dikkat çekilmekte, şahitlik noktasında konuya dair detaylar verilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Böylece insanların hakikate uygun, usulünce şahitlik yapmaları mümkün olur; yoksa onlar yeminlerinin ardından karşıt yeminlerle tekzip edilecekleri korkusuna kapılacaklardır. Öyleyse Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve O'na kulak verin: Zira Allah sapıklıkta (ittifak halindeki) bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.

Muhammed Esed

Böylece insanların hakikat gereğince şahitlik yapmaları mümkün olur; yoksa onlar, yeminlerinin başkalarının yeminleri ile tekzip edileceği korkusuna kapılacaklardır. Öyleyse Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve (Ona) kulak verin: Zira Allah sapkın bir halka doğru yolu göstermez.

Ahmed Hulusi

İşte bu, şehadetlerini onun vechi üzere getirmeleri (Allah adına yapmaları) için yahut da (yalancı şahitlerin) yeminlerinden sonra, yeminlerinin reddolmasından korkmalarına çözümdür. . . Allah'tan korunun ve algılayın! Allah fasıklar (bozuk - asılsız inançlılar) topluluğunu hakikate erdirmez!

Ali Bulaç

Bu, gerektiği gibi şahidliği yapmalarına veya yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha yakındır. Allah'tan korkup sakının ve dinleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Bu (usul), şahitliği gerektiği şekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra, yeminlerin (mirasçılar tarafından) reddedilmesinden korkmalarına (çekinmelerine çare olarak) daha uygundur. Allah'tan korkun ve (O'nu) dinleyin. Allah, yoldan çıkmış (fâsık) lar topluluğuna hidâyet etmez (onları doğru yola iletmez).

Ali Rıza Safa

İşte bu, gerektiği biçimde tanıklık etmeleri ve yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmeyeceğinden korkmaları için daha uygundur. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve kulak verin. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu doğru yola eriştirmez.

Bayraktar Bayraklı

Bu usul, şahitliği gerektiği şekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra yeminlerin mirasçılar tarafından reddedilmesinden korkmalarına çare olarak daha uygundur. Allah'tan sakınınız ve O'nu dinleyiniz. Allah fasıklar topluluğuna rehberlik etmez.

Edip Yüksel

Bu uygulama, tanıklığı gereği gibi yapmalarını ve yemin ettikten sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarını sağlamak içindir. ALLAH'ı sayın ve dinleyin. ALLAH yoldan iyice çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu uygulama, tanıklığı gereği gibi yapmalarını ve yemin ettikten sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarını sağlamak içindir. ALLAH'ı sayın ve dinleyin. ALLAH yoldan iyice çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu, şahitliği gerektiği gibi yapmalarına veya yeminlerinden sonra, yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarına en yakın bir çaredir. Allah'tan korkun ve söyleneni iyi dinleyin! Çünkü Allah fasıklar topluluğunu doğru yola çıkarmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

bu işte şehadeti olduğu gibi eda etmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına en yakın bir çaredir, Allahdan korkun ve eyi dinleyin, çünkü Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz

Erhan Aktaş

İşte bu, tanıklığın tam anlamıyla yerine getirilmesi; yoksa yeminden sonra yeminlerinin başkalarının yeminleriyle geri çevrilmesinden korkulması bakımından daha uygundur. Allah için takvalı olun ve dinleyin. Allah, fasık olan toplumu doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, tanıklığın tam anlamıyla yerine getirilmesi; yoksa yeminden sonra yeminlerinin başkalarının yeminleriyle geri çevrilmesinden korkulması bakımından daha uygundur. Allah için takvalı olun ve dinleyin. Allah, fasık olan toplumu doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, tanıklığın tam anlamıyla yerine getirilmesi; yoksa yeminden sonra yeminlerinin başkalarının yeminleriyle geri çevrilmesinden korkulması bakımından daha uygundur. Allah için takvalı dipnot 1 olun ve dinleyin. Allah, fasık olan toplumu doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Bu, gerektiği gibi şahidliği yapmalarına veya yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha yakındır. Tanrı'dan korkup sakının ve dinleyin. Tanrı, fasıklar kavmini hidayete erdirmez.

Hasan Basri Çantay

(Yeminin mirasçılara reddi hakkındaki) bu (huküm) şahidliği (üstünüze aldığınız) vech ile (dosdoğru) ifa etmelerine, yahud yeminlerinden sonra yeminlerin (mirasçılara tevcih ve) reddedileceğinden korkmalarına daha yakındır. Allahdan korkun, (emirlerini) dinleyin. Allah, faasıklar güruhunu muvaffak etmez.

İbni Kesir

Bu, şehadeti gereği gibi yapmalarına veya yeminden sonra yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarına daha yakındır. Allah'tan korkun ve dinleyin. Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

Mehmet Alagaş

(106-108) Ey iman edenler, aranızdan birine ölüm hazırlığı, vasiyet vakti geldiğinde aranızdan iki adet denklemeyi / adaleti bilen kişi ile aranızda şahitlik edin, eğer yeryüzünde yolculuktaysanız sizin dışınızdaki birilerinden iki kişiyi şahit edinin, ölüm musibeti size nasip olursa, namazdan sonrasına kadar şahitleri alıkoyun, eğer kuşkulanırsanız, her ikisine de Allah adına yemin ettirin, “ akrabalarımız dahi olsalar şahitliği az bir pahaya satmayız, Allah’ın şahitliğini ağızımızda saklamayız muhakkak ki biz günah karlardan oluruz” yeminini etsinler, bu ikisinin günah gerçekleştirdikleri anlaşılırsa, bunların aleyhine olan taraftan diğer iki kişi kalkar ikisinin yerine geçer ve Allah için şöyle yemin ederler, “bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha gerçektir, herhang i bir şekilde haksızlık etmedik, aksi durumda muhakkak ki biz zalimlerdeniz” derler. Bu (mağdurlar arasından iki şahit belirlemek) şahitliğin aslına uygun yapılmasına daha yakın olan çaredir / yoldur yahut yemin etmelerinin sonrasında yeminlerinin reddedilmesi korkusunu gideren bir çaredir, Allah’tan sakının ve işitin, Allah yoldan çıkan kavmi yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, (hüküm), şahitliği gerektiği şekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra, yeminlerin (mirasçılar tarafından) reddedilmesinden korkmalarına (çekinmelerine çare olarak) daha uygundur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.

Süleyman Ateş

Şahidliği gereği gibi yapmalarına, yahut yemin(etme)lerinden sonra yeminlerin(in) reddedilmesinden korkmalarına en uygun olan budur. Allah'tan korkun ve iyi dinleyin: Allah, yoldan çıkan topluluğu doğru yola iletmez.

Süleymaniye Vakfı

Şahitliği gereği gibi yapmalarının en alt seviyesi budur dipnot 1 . Şahitlerde, yeminlerinin başka yeminlerle çürütülmesi korkusunun oluşmaması (böylece doğru şahitlik yapmaları) için en uygun olan da budur. Siz, Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bu söylenenlere kulak verin. Allah, yoldan çıkan topluluğu yola getirmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kadın erkek ayrımı olmadan güvenilir iki şahit, şahitliğin temel ölçüsüdür (Bakara 2/282).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylesi gereği gibi şahitlik için yeterli, yeminlerinin daha sonra başka yeminlerle reddedilmesi korkularını iyice azaltmak için uygun olur. Siz, Allah'tan çekinin ve dinleyin. Allah, yoldan çıkan fasıklar topluluğunu yola getirmez.

Şaban Britch

Bu, (hüküm) şahitliği doğru bir şekilde ifa etmeleri ya da yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi yakındır. Allah’tan sakının/takvalı olun ve kulak verin. Allah, fasık topluma hidayet etmez.

Şaban Piriş

Bu, (hüküm) şahitliği doğru bir şekilde ifa etmeleri ya da yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah'tan korkun ve dinleyin. Allah, fasık topluma yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bu yol, tanıklığı gereğince yerine getirmelerine, yemin etmelerinden sonra yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarına en yarayışlı olandır. Allah'tan korkun ve söylenene kulak verin. Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This prudent course of action is less likely to make the witnesses depart from moral righteousness; it will induce them to honesty lest their testimony be rejected and be replaced by others. Therefore, keep you people Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him; Allah does not guide to His path of righteousness those who are given to evil.

Abdul Haleem

that will make it more likely they will give true and proper testimony, or fear that their oaths might be refuted by others afterwards. Be mindful of God and listen; God does not guide those who break His laws.

Abdullah Yusuf Ali

That is most suitable: that they may give the evidence in its true nature and shape, or else they would fear that other oaths would be taken after their oaths. But fear Allah, and listen (to His counsel): for Allah guideth not a rebellious people:

Abul A'la Maududi

Thus it is more likely that they will either bear the right testimony or else they will at least fear that their oaths may be rebutted by other oaths. Have fear of Allah and pay heed. Allah does not direct the disobedient to the right way.

Aisha Bewley

That makes it more likely that they will give their evidence properly or be afraid that their oaths will be refuted by subsequent oaths. Have taqwa of Allah and listen carefully. Allah does not guide deviant people.

Al-Hilali & Khan

That should make it closer (to the fact) that their testimony would be in its true shape (and thus accepted), or else they would fear that (other) oaths would be admitted after their oaths. And fear Allâh and listen (with obedience to Him). And Allâh guides not the people who are Al-Fâsiqûn (the rebellious and disobedient).

Ali Quli Qarai

That makes it likelier that they give the testimony in its genuine form, or fear that other oaths will be taken after their oaths. Be wary of Allah and listen, and Allah does not guide the transgressing lot.

Amatul Rahman Omar

This way is more likely to ensure that they (-the witnesses) will give the testimony in its true form and nature or atleast they will be afraid that other oaths will be taken after their oaths (to counter them). Therefore take Allâh as a shield and listen (to Him) for Allâh guides not the disobedient people to the way of success.

Arthur John Arberry

So it is likelier that they will bear testimony in proper form, or else they will be afraid that after their oaths, oaths may be rebutted. Fear God, and hearken; God guides not the people of the ungodly.

Bijan Moeinian

It is expected that in this manner the people will say the whole truth for the fear of their reputation being at stake as it may be challenged by the others’ testimonies. Fear the Lord and listen to Him. Know that the Lord will not guide the corrupt people.

E. Henry Palmer

thus is it easier for men to bear testimony according to the purport thereof, else must they fear lest an oath be given to rebut their own oath; but let them fear God and listen, for God guides not the people who do ill.

Edip-Layth

This is best so that they would bring the testimony on its face value, for fear that their oaths would be discarded after being made. Be aware of God, and listen; God does not guide the wicked people.

George Sale

Thus it is more likely that they will give evidence according to facts or that they will fear that other oaths will be taken after their oaths. And fear Allah and hearken. And Allah guides not the disobedient people.

Hamid S. Aziz

Thus is it more likely that they will bear true testimony according to its purport; else must they fear lest an oath be given to rebut their own oath. So let them be mindful of their duty to Allah and listen, for Allah guides not the people who do evil.

Mahmoud Ghali

So, it is likelier that they will bear testimony in proper form (Literally: come up with the testimony at its "proper" face) or fear that after their (other) oaths may be turned back to. And be pious to Allah and give ear (obediently); and Allah does not guide the immoral people.

Marmaduke Pickthall

Thus it is more likely that they will bear true witness or fear that after their oaths the oaths (of others) will be taken. So be mindful of your duty (to Allah) and hearken. Allah guideth not the froward folk.

Mohamed Ahmed - Samira

It is thus likely that men will bear witness rightly, or else fear that their oaths may be disproved by oaths given after them. So fear God, and do not forget that God does not guide the iniquitous.

Muhammad Asad

Thus it will be more likely that people will offer testimony in accordance with the truth-or else they will [have cause to] fear that their oaths will be refuted by the oaths of others. Be, then, conscious of God, and hearken [unto Him]: for God does not bestow His guidance upon iniquitous folk.

Mustafa Khattab

In this way it is more likely that witnesses will give true testimony or else fear that their oaths could be refuted by those of the heirs. Be mindful of Allah and obey. For Allah does not guide the rebellious people.

Progressive Muslims

This is best so that they would bring the testimony on its face value, for fear that their oaths would be discarded after being made. And be aware of God, and listen; God does not guide the wicked people.

Rashad Khalifa

This is more apt to encourage an honest testimony on their part, fearing that their oath may be disregarded like that of the previous witnesses. You shall observe GOD and listen. GOD does not guide the wicked.

Sahih International

That is more likely that they will give testimony according to its [true] objective, or [at least] they would fear that [other] oaths might be taken after their oaths. And fear Allah and listen; and Allah does not guide the defiantly disobedient people.

Sam Gerrans

That will tend to them bearing witness properly, or fearing that oaths will be taken after their oaths. And be in prudent fear of God, and listen; and God guides not the perfidious people.

Shabbir Ahmed

This procedure will encourage an honest testimony to begin with. The first witnesses will be more likely to bear true witness fearing that after their oath, the oath of others might be taken. Be mindful of Allah's Laws, and listen. Allah does not guide those who decide to drift away from the Straight Path.

Syed Vickar Ahamed

That is most suitable: That they may give evidence in its true nature and shape, (and in its true meaning) or else they would fear that other statements would be taken after their statements. And fear Allah, and listen (with sincerity to His Word): For Allah does not guide people who are rebellious.

Taqi Usmani

Thus, it is more likely that the former people (i.e. the executors of the bequest) will bear witness in its proper way, or they will fear that oaths will be taken in rebuttal of their oaths. Fear Allah and listen. Allah does not lead sinning people to the right path.

The Monotheist Group

This is best as they are more likely to bring the testimony as intended, or face that their oaths would be disregarded as the previous oaths. And be aware of God, and listen; God does not guide the wicked people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 108. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 108. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 108. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩