Tekvîr suresi · 22–29. ayetler

Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Tekvîr suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 22. ayet. وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    (Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.

    Mehmet Okuyan

    Arkadaşınız asla cinlenmiş değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    Arkadaşınız da cin musallat olmuş biri değildir.

    Muhammed Esed

    Çünkü, bu arkadaşınız bir deli değil:

    Ahmed Hulusi

    Sahibiniz (Hz. Muhammed) bir cin etkisi altında olan değildir!

    Ali Bulaç

    Sizin sahibiniz bir deli değildir.

    Ali Özek ve heyeti

    Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.

    Ali Rıza Safa

    Arkadaşınız, delirmiş değildir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

    Edip Yüksel

    Arkadaşınız deli değildir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Arkadaşınız deli değildir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa sizin arkadaşınız (Muhammed), delirmiş değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa sahibiniz mecnun değil

    Gültekin Onan

    Sizin arkadaşınız bir deli değildir.

    Hasan Basri Çantay

    Sizin saahibiniz bir mecnun değil.

    İbni Kesir

    Sizin arkadaşınız asla deli değildir.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Arkadaşınız bir mecnun değildir.

    Süleyman Ateş

    Arkadaşınız cinli değildir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin arkadaşınız cinlerin etkisinde değildir.

    Şaban Britch

    Arkadaşınız mecnun değildir.

    Şaban Piriş

    Arkadaşınız mecnun değildir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve arkadaşınız bir cin çarpmış değildir.

  2. Tekvîr suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

    Diyanet İşleri

    Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür.

    Muhammed Esed

    o gerçekten (meleği) gördü, berrak bir ufukta (gördü) onu;

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki Onu apaçık ufuk olarak müşahede etti!

    Ali Bulaç

    Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, Onu, ufukta apaçık görmüştür.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu apaçık bir ufukta görmüştür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vallahi gördü onu açık ufukta

    Erhan Aktaş

    Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan vahyedileni; Allah'ın büyük tecellisini, hiçbir kuşku olmaksızın, apaçık bir şekilde kavradı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan vahyedileni; Allah'ın büyük tecellisini, hiçbir kuşku olmaksızın, apaçık bir şekilde kavradı.

    Gültekin Onan

    Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; onu, apaçık ufukta görmüştür.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.

    Süleyman Ateş

    Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.

    Süleymaniye Vakfı

    Cebrail'i, o açık ufukta (Nur Dağı'nda) kesinlikle gördü dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kabe'nin çevresindeki en yüksek dağ, Hira Mağarası'nın bulunduğu Nur Dağı'dır (Hira, TDV İslam Ansiklopedisi). Kabe'den bakıldığında en yüksek ufuk, o dağın tepesidir. Muhammed aleyhisselam, dağın tepesindeki Hira Mağarası'nda iken en tepede Cebrail aleyhisselamı görmüş, daha sonra Cebrail onun yanına inmiş ve ona ilk vahyi iletmiştir (Necm 53/7-10).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.

    Şaban Britch

    Onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.

    Şaban Piriş

    Onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

  3. Tekvîr suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 24. ayet. وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ

    Diyanet İşleri

    O, gayb hakkında cimri değildir.

    Mehmet Okuyan

    O, gayb (bilinemeyenler) hakkında cimri değildir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetteki mesaj, öncelikle Hz. Peygamber'e vahiy ile bildirilen gerçekleri saklamadığı, o konuda cimrilik yapmadığı bildirilmektedir. Ayrıca ayetteki mesaj Hz. Muhammed'in gayb ile ilişkili olan vahyin iletilmesi konusunda hiçbir şekilde suçlanamayacağı şeklinde de anlaşılabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    kaldı ki o, görünmeyenin bilgisi üzerinde tekel kurup (onu saklayan) biri de değildir;

    Muhammed Esed

    o, (başka birine vahyedilmiş olan) insan kavrayışının ötesindeki şeylerin bilgisinden dolayı onları kıskanan biri değildir.

    Ahmed Hulusi

    O, gayb hakkında cimri değildir!

    Ali Bulaç

    O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)

    Ali Özek ve heyeti

    O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

    Ali Rıza Safa

    Gizli gerçeklerin bilgisinden dolayı kıskanan birisi değildir. dipnot 577

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 577
      "Kıskanan birisi değildir." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cimri değildir." veya "Saklayıcı değildir." veya "Gizlemez." veya "Suçlu değildir." veya "Suçlanamaz." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

    Edip Yüksel

    O, hiçbir haberi gizlemiyor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, hiçbir haberi gizlemiyor.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil

    Erhan Aktaş

    O vahyi gizlemez. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelimesi kelimesine: "O vahiy hakkında cimri değildir." O, kimsenin duymadığı, görmediği, bilmediği yolla kendisine vahyolunanı, olduğu gibi muhatabına iletir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O vahyi gizlemez. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O; kimsenin duymadığı, görmediği, bilmediği yolla kendisine vahyolunanı, olduğu gibi muhatabına iletir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O vahyi gizlemez. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O; kimsenin duymadığı, görmediği, bilmediği yolla kendisine vahyolunanı, olduğu gibi muhatabına iletir.

    Gültekin Onan

    O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)

    Hasan Basri Çantay

    O gaybden dolayı asla suçlu da değildir.

    İbni Kesir

    Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, gayp hakkında cimri değildir.

    Süleyman Ateş

    O, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendindeki gayb bilgisini dipnot 1 kimseden saklamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah bütün gaybı bilir ve gaybını dilediği elçi dışında kimseye açmaz. Onun da önüne ve arkasına gözcüler salar ki, o (elçi) Rabbi'nın gönderdiklerin hepsini ulaştırdıklarını bilsin, yanlarında olanı kavrasın ve her şeyi tek tek saysın." (Cin 72/26–28)

    Şaban Britch

    O, gayb hakkında cimri değildir.

    Şaban Piriş

    O, gayb hakkında suçlanacak değildir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, gayb konusunda cimri değildir.

  4. Tekvîr suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 25. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Mehmet Okuyan

    O (Kur'an), asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    dahası bu kelam, Allah'ın kendisine sığınanları şerrinden emin kıldığı Şeytanın sözü de değildir.

    Muhammed Esed

    Bu (mesaj), lanetlenmiş bir şeytani gücün sözü de değildir.

    Ahmed Hulusi

    Ve O, recm olunmuş (hakikatten uzaklaştırılmış) şeytanın lafı da değildir!

    Ali Bulaç

    O (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Ali Özek ve heyeti

    O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.

    Ali Rıza Safa

    Ve O, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Edip Yüksel

    O, kovulan sapkının sözü olamaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, kovulan şeytanın sözü olamaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve o (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o bir racim Şeytanın sözü değil

    Erhan Aktaş

    O, taşlanmış şeytanın sözü değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, taşlanmış şeytanın dipnot 1 sözü değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, taşlanmış şeytanın dipnot 1 sözü değildir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hakk'tan uzak olan. Şeytan, Hakk'a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak "karakteristik adı" dır.

    Gültekin Onan

    O (Kuran) da kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Hasan Basri Çantay

    O (Kur'an) da taşlanmış (koğulmuş) bir şeytanın sözü değil.

    İbni Kesir

    Bu, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.

    Süleyman Ateş

    O (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekkeliler Muhammed aleyhisselamın cinlerin etkisinde kaldığını söylüyorlardı (Tekvir 81/22). Cinler, birinci kat göğe çıkar, dost edindikleri bazı insanlara Mele-i A'la'dan haberler getirirlerdi (Cin Suresi 72/1-12). İnsanların ve cinlerin yoldan çıkmış olanına şeytan denir (En'am 6/112). Muhammed aleyhisselam Kur'an'daki sözleri, herhangi bir şeytandan almamıştır (Şuara 26/210-212).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kur'an, taşlanmış Şeytan'ın sözü değildir.

    Şaban Britch

    O, kovulmuş şeytanın sözü de değildir.

    Şaban Piriş

    O, koğulmuş şeytanın sözü de değildir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve o, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

  5. Tekvîr suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 26. ayet. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

    Diyanet İşleri

    (Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?

    Mehmet Okuyan

    Gidişiniz nereye!

    Mustafa İslamoğlu

    Hakikat buyken (ey insanlar), nereye gidiyorsunuz?

    Muhammed Esed

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Ahmed Hulusi

    O halde (Kuran'ı bırakıp) nereye gidiyorsunuz?

    Ali Bulaç

    Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?

    Ali Özek ve heyeti

    Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    O halde nereye gidiyorsunuz?

    Edip Yüksel

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Böyle iken siz nereye gidiyorsunuz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Siz nereye gidiyorsunuz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nebi ve vahiy hakkında nasıl bu kadar yanlış düşünüyorsunuz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nebi ve vahiy hakkında nasıl bu kadar yanlış düşünüyorsunuz?

    Gültekin Onan

    Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?

    Hasan Basri Çantay

    O halde nereye gidiyorsunuz?

    İbni Kesir

    Böyleyken nereye gidiyorsunuz?

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Süleyman Ateş

    O halde nereye gidiyorsunuz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Şaban Britch

    Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Şaban Piriş

    -Öyleyse nereye gidiyorsunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?

  6. Tekvîr suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 27. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    (27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu vahiy, tüm insanlık için bir uyarı ve öğütten ibarettir;

    Muhammed Esed

    Bu (mesaj), bütün insanlık için bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir,

    Ahmed Hulusi

    O alemler (insanlar) için yalnızca Zikir'dir (hatırlatmadır)!

    Ali Bulaç

    O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikirdir;

    Ali Özek ve heyeti

    O, herkes için, bir öğüttür.

    Ali Rıza Safa

    O, evrenler için yalnızca bir öğretidir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bu Kur'an, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.

    Edip Yüksel

    Bu, tüm halklara bir mesajdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu, tüm halklara bir mesajdır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, sadece bir öğüttür, alemler için.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halis bir zikirdir alemin için

    Gültekin Onan

    O (Kuran), alemler için yalnızca bir zikirdir;

    Hasan Basri Çantay

    (27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.

    İbni Kesir

    O; ancak alemler için bir öğüttür.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.

    Süleyman Ateş

    O, alemlere öğüttür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kur'an, herkesin işine yarayacak doğru bilgidir (zikirdir) dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, kafaya yerleştirilmiş kullanıma hazır bilgidir. Allah'ın zikri, Allah'ın ayetlerinden öğrenilir. Varlıklar alemi Allah'ın yarattığı ayetlerden, Kur'an ise indirdiği ayetlerden oluşur. O bilgiyi akla ve dile getirmeye de zikir denir. Kafalara yerleşip kullanıma hazır tutulacak asıl bilgi Allah'ın Kitabında olandır. Bu sebeple İlahi kitapların ortak adı Zikir'dir. Allah Teala şöyle buyurur: "Bilin ki, kalplerin yatışıp rahatlaması Allah'ın zikri ile olur." (Ra'd 13/28)

    Şaban Britch

    O, ancak alemler için bir öğüttür.

    Şaban Piriş

    O, ancak alemler için bir zikir/uyarıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, alemlere bir öğütten başka şey değildir.

  7. Tekvîr suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 28. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ

    Diyanet İşleri

    (27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.

    Mustafa İslamoğlu

    sonuçta, içinizden doğru yolda yürümeyi dileyenler (öğüt alır).

    Muhammed Esed

    doğru yolda yürümek isteyen her biriniz için.

    Ahmed Hulusi

    Sizden bilfiil gerçek üzere yaşamayı dileyenler için!

    Ali Bulaç

    Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.

    Ali Rıza Safa

    Aranızdan, doğru olmak isteyenler için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bu Kur'an, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.

    Edip Yüksel

    Sizden doğru davranmak isteyenler için...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizden doğru davranmak isteyenler için...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İçinizden müstekim olmak dileyenler için

    Erhan Aktaş

    Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.

    Gültekin Onan

    Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.

    Hasan Basri Çantay

    (27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.

    İbni Kesir

    Sizden doğru olmak isteyenler için.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.

    Süleyman Ateş

    Aranızdan doğru hareket etmek isteyen için;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizden doğruluğu tercih edenler dipnot 1 için.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      شَاء'ye كوَّن anlamı verilmiş ve ayetin tefsiri şöyle olmuştur. لِمَن شَاء أي كوَّن منكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ أي قدر الإستقامة Sizden doğruluğu ölçü alanlar için. وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ Cümlesinde baştaki olumsuz anlam إِلَّا ile olumluya çevrilmiş ve mef'uller hazfedilmiştir. Mef'ulleri yerine koyarsak ayetin tefsiri şöyle olur: وَمَا تَشَاؤُونَ أي وَمَا تكوَّنون الشيء إِلَّا أن يَشَاء اللَّهُ أي الا بقدر قد كونه الله رَبُّ الْعَالَمِينَ له

    Şaban Britch

    Sizden doğru yolu isteyenler için.

    Şaban Piriş

    Sizden doğru yolu isteyenler için..

    Yaşar Nuri Öztürk

    İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.

  8. Tekvîr suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tekvîr suresi, 29. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

    Mustafa İslamoğlu

    Zaten alemlerin Rabbi Allah (size irade vermeyi) dilememiş olsaydı, siz hiçbir şey dileyemezdiniz.

    Muhammed Esed

    Ama Allah, bütün alemlerin Rabbi, (o yolu size göstermeyi) istemedikçe siz onu isteyemezsiniz.

    Ahmed Hulusi

    Rabb-ül alemin olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!

    Ali Bulaç

    Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

    Ali Rıza Safa

    Evrenlerin Efendisi Allah dilemedikçe, siz zaten dileyemezsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Siz zaten ancak, alemlerin Rabbi olan Allah'ın dilediğini dilersiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne dilerseniz, ancak evrenlerin Rabbi olan ALLAH'ın dilediğine göredir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat o alemlerin rabbı Allah dilemeyince siz dilemezsiniz

    Erhan Aktaş

    Alemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dileyemezsiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizi doğru yolu tercih etmek zorunda bırakmadıkça, kendiliğinizden doğru yola girmezsiniz. Hidayet ve dalalet konusu, insanın dilemesiyle ilgilidir. Allah, hiç kimseyi hak etmedikçe ne zorla hidayete iletir ne de dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Allah, insana dilediğini seçme hakkı tanımamış olsaydı, hiç kimse dilediğini seçemezdi. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni de sapkınlıkta bırakır. Bu bağlamda Allah'ın dilemesi, kulunun dilemesine bağlıdır. Diğer bir deyimle Allah, kulunun seçimine müdahale edecek olsa, kul dilediğini yapamaz. Ne var ki kul, Allah tarafından dilediğini seçme sınavı ile baş başa bırakılmıştır. Eğer seçimi Allah yapıyor olsa bir sınavdan söz edilemez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Âlemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dileyemezsiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizi doğru yolu tercih etmek zorunda bırakmadıkça, kendiliğinizden doğru yola girmezsiniz. Hidayet ve dalalet konusu, insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi hak etmedikçe ne zorla hidayete iletir ne de dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Allah, insana dilediğini seçme hakkı tanımamış olsaydı, hiç kimse dilediğini seçemezdi. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni de sapkınlıkta bırakır. Bu bağlamda Allah'ın dilemesi, kulunun dilemesine bağlıdır. Diğer bir deyimle Allah, kulunun seçimine müdahale edecek olsa, kul dilediğini yapamaz. Ne var ki kul, Allah tarafından dilediğini seçme sınavı ile baş başa bırakılmıştır. Eğer seçimi Allah yapıyor olsa bir sınavdan söz edilemez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Âlemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dilemezsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizi doğru yolu tercih etmek zorunda bırakmadıkça, kendiliğinizden doğru yola girmezsiniz. Hidayet ve dalalet konusu, insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi hak etmedikçe ne zorla hidayete erdirir ne de dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Allah, insana dilediğini seçme hakkı tanımamış olsaydı, hiç kimse dilediğini seçemezdi. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni de sapkınlıkta bırakır. Bu bağlamda Allah'ın dilemesi, kulunun dilemesine bağlıdır. Diğer bir deyimle Allah, kulunun seçimine müdahale edecek olsa, kul dilediğini yapamaz. Ne var ki kul, Allah tarafından dilediğini seçme sınavı ile baş başa bırakılmıştır. Eğer seçimi Allah yapıyor olsa bir sınavdan söz edilemez.

    Gültekin Onan

    Alemlerin rabbi olan Tanrı dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

    Hasan Basri Çantay

    (Bununla beraber o doğruluğu) alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz.

    İbni Kesir

    Alemlerin Rabbı olan Allah dilemedikçe, sizler dileyemezsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.

    Süleyman Ateş

    Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin bir şey yapmanız, ancak varlıkların sahibi olan Allah'ın, şartları oluşturması ile mümkündür dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müddessir 74/56, İnsan 76/30. Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin yaptığınız tercih ancak varlıkların Sahibi dipnot 1 olan Allah'ın yaratması ile gerçekleşir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Alemlerin Rabbi

    Şaban Britch

    Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.

    Şaban Piriş

    Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe, siz de dileyemezsiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.