Tekvîr suresi

Tekvîr suresi, 23. ayet

Tekvîr suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

veleḳad raâhü bil'üfüḳi-lmübîn.

Diyanet İşleri

Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tekvîr 20–26 · surenin 23. ayeti / 29

Konu Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür Tekvîr 22–29 3

  1. Tekvîr 20–21

    (19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

  2. Tekvîr 22

    (Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.

  3. 23

    Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

  4. Tekvîr 24

    O, gayb hakkında cimri değildir.

  5. Tekvîr 25

    Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

  6. Tekvîr 26

    (Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Andolsun ki o” yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Cibril aleyhisselam’ı gözün görebildiği en yüksek nokta olan o “apaçık ufukta görmüştür.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz arkadaşınız, Cebrail’i yaratıldığı surette gökyüzünün ufkunda açıkça gördü.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. رَءَاهُ rahu onu görmüştür kök: راي
  3. بِٱلْأُفُقِ bil-ufuki ufukta kök: افق
  4. ٱلْمُبِينِ l-mubini apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 2 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افق (3 geçiş)

    Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice…

  • Aynı kök: افق (3 geçiş)

    (5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür.

Muhammed Esed

o gerçekten (meleği) gördü, berrak bir ufukta (gördü) onu;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Onu apaçık ufuk olarak müşahede etti!

Ali Bulaç

Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Onu, ufukta apaçık görmüştür.

Bayraktar Bayraklı

- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vallahi gördü onu açık ufukta

Erhan Aktaş

Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan vahyedileni; Allah'ın büyük tecellisini, hiçbir kuşku olmaksızın, apaçık bir şekilde kavradı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan vahyedileni; Allah'ın büyük tecellisini, hiçbir kuşku olmaksızın, apaçık bir şekilde kavradı.

Gültekin Onan

Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.

İbni Kesir

Andolsun ki; onu, apaçık ufukta görmüştür.

Mehmet Alagaş

(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.

Süleyman Ateş

Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Cebrail'i, o açık ufukta (Nur Dağı'nda) kesinlikle gördü dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kabe'nin çevresindeki en yüksek dağ, Hira Mağarası'nın bulunduğu Nur Dağı'dır (Hira, TDV İslam Ansiklopedisi). Kabe'den bakıldığında en yüksek ufuk, o dağın tepesidir. Muhammed aleyhisselam, dağın tepesindeki Hira Mağarası'nda iken en tepede Cebrail aleyhisselamı görmüş, daha sonra Cebrail onun yanına inmiş ve ona ilk vahyi iletmiştir (Necm 53/7-10).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.

Şaban Britch

Onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.

Şaban Piriş

Onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For he certainly saw him -the angel Jibril- at the clear horizon.

Abdul Haleem

he did see him on the clear horizon.

Abdullah Yusuf Ali

And without doubt he saw him in the clear horizon.

Abul A'la Maududi

he indeed saw the message-bearer on the clear horizon; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (In Surah An-Najm, Ayats 7-9), this observation of the Prophet (peace be upon him) has been described in greater detail, (For explanation, see (E.Ns 7. 8 of Surah An-Najm).

Aisha Bewley

He saw him on the clear horizon.

Al-Hilali & Khan

And indeed he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) saw him [Jibrîl (Gabriel)] in the clear horizon (towards the east).

Ali Quli Qarai

certainly he saw him on the manifest horizon,

Amatul Rahman Omar

And he has most surely seen himself (shining in the resplendence of his own light) in the clear horizon (- in the remotest corners of the world).

Arthur John Arberry

he truly saw him on the clear horizon;

Bijan Moeinian

Truly he has seen himself in a clear horizon.

E. Henry Palmer

he saw him on the plain horizon,

Edip-Layth

He saw him by the clear horizon.

George Sale

He had already seen him in the clear horizon:

Hamid S. Aziz

And of a truth he saw himself on the clear horizon.

Mahmoud Ghali

And indeed he (The Prophet) already saw him (The Angle Jibrîl "Gabriel") on the evident horizon,

Marmaduke Pickthall

Surely he beheld Him on the clear horizon.

Mohamed Ahmed - Samira

He had surely seen Him on the clear horizon.

Muhammad Asad

he truly beheld [the angel - beheld] him on the clear horizon;

Mustafa Khattab

And he did see that ˹angel˺ on the clear horizon,[1]

Progressive Muslims

And he saw him by the clear horizon.

Rashad Khalifa

He saw him at the high horizon.,

Sahih International

And he has already seen Gabriel in the clear horizon.

Sam Gerrans

And he saw him on the clear horizon;

Shabbir Ahmed

And, indeed, he has found Wisdom at its highest horizon. (53:1-7).

Syed Vickar Ahamed

And without doubt he (the Prophet) saw him (the messenger from Allah) in the clear horizon.

Taqi Usmani

and he did see him (Jibra’īl X) on the clear horizon.

The Monotheist Group

And he saw him by the clear horizon.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tekvîr suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩