Diyanet İşleri
(15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
Tekvîr suresi · 15–21. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Tekvîr suresi, 15. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ
(15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
Hayır! Yemin ederim: Kaybolan (yıldız)lara,
Bundan ötesi yok! İşte ben yemin ederim gizlenenlere,
Hayır! Hayır! Dönüp duran yıldızları tanıklığa çağırırım,
Kasem ederim El Hünnes olarak (Güneş'in ışığından gündüz görünmeyen yıldızlar), Not: Hz. Ali r. a. "El Hünnes"i şöyle tefsir eder: "Bunlar gündüzün sinen - görünmeyen, geceleyin zahir olan - çıkan yıldızlardır (gezegenlerdir). "
Artık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere,
Hayır! (Gündüz) sinen,
Yoo! Yemin olsun; saklanan dönüşlülere! dipnot 575
-Kara deliklere, ak deliklere yemin olsun,
Ant olsun gizlenen yıldızlara, dipnot 1
Andolsun gizlenen yıldızlara,
Şimdi yemin ederim o sinenlere,
Şimdi kasem ederim o sinenlere
Hayır, ant olsun sinenlere, dipnot 1
Hayır, ant olsun sinenlere dipnot 1 ,
Hayır, ant olsun sinenlere dipnot 1 ,
Artık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere,
(Demek ki hakıykat, ey kafirler, sizin dediğiniz gibi değildir). Andederim o (geceleri) geri dön (üb aydınlık neşr eden),
Andolsun sinenlere;
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).
Yoo, yemin ederim o geri kalıp gizlenenlere;
Hayır (iddia ettiğiniz gibi değil)! Gözden kaybolanlara yemin ederim,
Hayır!.. Dikkat edin kaybolanlara,
Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).
Hayır, Yemin ederim gizlenene..
Hayır, iş onların sandığı gibi değil! Yemin olsun o sinip gizlenenlere,
Tekvîr suresi, 16. ayet. ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ
(15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
(Yörüngelerinde) akıp gizlenen (gezegen)lere, dipnot 1
yuvalarına giren yıldız ve gezegenlere,
yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenleri,
El Cevar'e, El Künnes'e (yörüngelerinde seyrederken aynı zamanda burçların etki alanlarında dolaşanlar - gezegenler),
Bir akış içinde yerini alanlara;
akıp giden, etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,
Akarak yerinde kalanlara!
-Kara deliklere, ak deliklere yemin olsun,
Akıp deliklerine girenlere.
Akıp deliklerine girenlere.
o akıp akıp yuvasına girenlere,
O akıp akıp yuvasına girenlere
Yörüngesinde dönenlere,
Yörüngesinde dönenlere,
Yörüngesinde dönenlere,
Bir akış içinde yerini alanlara;
Akıb akıb yuvalarına giden (yıldız) lara,
Akıp akıp yuvalarına girenlere;
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
O akıp akıp yörüngesinde giden ve gizlenenlere.
Akıp gidenlere, dönüp saklananlara,
(yörüngesinde) akıp (zaman zaman) görülmeyenlere; dipnot 1
Akıp giderek (yüzerek) kaybolanlara dipnot 1 dikkat edin,
O akıp akıp yörüngesinde gidenlere.
Bir akış içinde yerini alanlara.
Akıp akıp giderek yuvasına girenlere,
Tekvîr suresi, 17. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ
Andolsun, yöneldiği zaman geceye,
Kararmaya başlayan geceye,
ve (yokluğun) zifiri karanlığına (zaman ve mekan) geri döndüğünde,
ve kararan geceyi,
Geri döndüğünde geceye,
Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,
Kararmaya başladığında geceye!
- Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,
Ant olsun kararmaya başlayan geceye,
Andolsun kararmaya başlayan geceye,
yöneldiği zaman o geceye,
Ve yöneldiği dem o geceye
Kararmaya başladığı an geceye,
Kararmaya başladığı an geceye,
Kararmaya başladığı an geceye,
Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
Karanlığa yöneldiği zaman geceye,
kararmaya başlayan geceye;
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Karardığında geceye.
Sırtını dönen geceye,
başladığı ve bittiği vakitlerde geceye, dipnot 1
döndüğü sırada geceye,
Karardığında geceye.
Karardığında geceye,
Beriye geldiği ve geriye döndüğü zaman geceye,
Tekvîr suresi, 18. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ
Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,
Nefes almaya (aydınlanmaya) başlayan sabaha ki dipnot 1
ve henüz soluk almaya başlayan sabaha (yemin ederim)!
ve soluk almaya başlayan sabahı:
Teneffüs ettiğinde sabaha,
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Ve soluk almaya başladığında sabaha! dipnot 576
- Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,
Ve nefes almaya başlayan sabaha,
Ve nefes almağa başlayan sabaha,
nefeslendiği zaman o sabaha ki,
Ve nefeslendiği dem o sabaha ki
Soluk almaya başladığı zaman sabaha ant olsun ki,
Soluk almaya başladığı zaman sabaha ant olsun ki,
Ağardığı zaman sabaha ant olsun ki,
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
Nefeslendiği dem sabaha ki,
Ağarmaya başlayan sabaha;
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Aydınlanmaya başladığında sabaha.
Soluk almağa başlayan sabaha,
ve (seher yeli esip) nefeslenince sabah vaktine yemin olsun ki dipnot 1
Nefeslenince sabaha bak.
Aydınlanmaya başladığında sabaha.
Aydınlanmaya başladığında sabaha andolsun ki.
Ve soluyarak açıldığı zaman sabaha,
Tekvîr suresi, 19. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
Şüphesiz o (Kur'an), değerli bir elçinin (Cebrail'in ulaştırdığı) sözüdür. dipnot 1
Ki elbet bu (Kur'an), türünün en seçkini olan bir elçi (meleğin) ilettiği sözdür;
bakın, bu (ilahi kelam), gerçekten soylu bir elçinin (vahyedilmiş) sözüdür,
Ki, muhakkak O, şerefli bir Rasulün sözüdür;
Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür;
itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
Kuşkusuz, O, kesinlikle, onurlu bir elçinin sözüdür.
- Kur'an kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.
Bu, onurlu bir elçinin sözüdür.
Bu, onurlu bir elçinin sözüdür.
muhakkak o (Kur'an), şerefli bir elçinin getirdiği bir sözdür.
muhakkak o (Kur'an), kerim bir Resulün getirdiği kelamdır
Kuşkusuz o dipnot 1 çok şerefli bir resul sözüdür; dipnot 2
Kuşkusuz o dipnot 1 çok şerefli bir resul sözüdür; dipnot 2
Kuşkusuz o dipnot 1 çok şerefli bir rasul sözüdür; dipnot 2
Şüphesiz o (Kuran), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Tanrı'dan getirdiği) sözüdür;
Şüphesiz, muhakkak o (Kur'an) çok şerefli bir elçinin (getirdiği) kelamdır.
Şüphesiz ki bu; şerefli bir elçinin sözüdür.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
(Andolsun bunlara) Ki o, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür.
Kur'an, kesinlikle değerli bir elçinin /Cebrail'in getirdiği sözdür dipnot 1 .
(Göreceksin ki) Kur'an değerli bir elçinin sözüdür dipnot 1 ,
Şüphesiz o, şerefli bir elçinin sözüdür.
Şüphesiz o, şerefli bir elçinin sözüdür.
Ki o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
Tekvîr suresi, 20. ayet. ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ
(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
(O elçi), arşın sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.
Arş'ın sahibi katından ona hem güç hem de makam bahşedilmiştir.
güç bahşedilmiş, kudret ve egemenlik tahtının Sahibi nezdinde emin kılınmış,
Kuvvet sahibi (bir Rasulün)! Arş sahibi'nin indinde güvencede!
(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir.
O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında
Güçlüdür; Egemen Erkin Sahibinin katında saygınlığı vardır.
- Kur'an kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.
Güçlüdür; Yönetimin Sahibi katından yetkilidir.
Güçlüdür; Yönetimin Sahibi katından yetkilidir.
O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.
Bir Resul ki pek kuvvetli, metin, Zül'arş'ın nezdinde mekin
Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.
Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.
Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.
(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir.
(Bir elçi ki) çetin bir kudrete maliktir. Arşın saahibi (olan Allah) nezdinde çok i'tibarlıdır.
Arş'ın sahibi katında değerlidir ve güçlüdür.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).
(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir.
Güçlü ve arşın/ yönetim merkezinin sahibi yanında itibarlı olan, dipnot 1
Güçlü… Bütün yönetimin (arşın) sahibi yanında itibarlı,
Güçlü, Arş'ın sahibi yanında itibarlı.
Güçlü, Arşın sahibi yanında itibarlı..
Çok güçlüdür o elçi, Arş sahibinin katında saygındır.
Tekvîr suresi, 21. ayet. مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ
(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
Orada (kendisine) itaat edilen, güvenilendir.
orada kendisine itaat edilir; üstelik güvene layıktır.
itaat edilen ve güvene layık birinin (sözü)!
İtaat edilendir orada (Sema'da), Emin'dir.
Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir.
O orada sayılan, güvenilen (elçi)'dir.
Orada, boyun eğilir; güvenilirdir.
İtaatli ve de güvenilir elçidir.
Kendisine uyulmalı ve güvenilmeli.
Kendisine uyulmalı ve güvenilmeli.
Orada kendisine itaat edilendir, güvenilendir.
muta' orada, emin
Kendisine itaat edilen, orada güvenilendir.
Kendisine itaat edilen, orada güvenilendir.
Kendisine itaat edilen, orada güvenilendir.
Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir (emiyn).
Orada kendisine itaat olunandır, bir emindir.
Kendisine uyulandır, emindir.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Kendine itaat edilen, üstelik güvenilir.
Orada (kendisine) ita'at edilen, güvenilendir.
orada kendisine itaat edilen ve güvenilir olan elçinin… dipnot 1
Orada saygı gören, güvenilir elçi Cebrail'in sözüdür.
Sözü dinlenir, sonra güvenilir de.
Sözü dinlenir, sonra güvenilir de..
İtaat edilir orada kendisine, emindir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.