Diyanet İşleri
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 28. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
limen şâe minküm ey yesteḳîm.
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür Tekvîr 22–29 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. “İçinizden dosdoğru yoldan gitmek isteyenler için” ki bu da hak batıldan, hidayet sapıklıktan açıkça ortaya çıktıktan sonra olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizin içinizden hak yolda dosdoğru olmayı dileyen kimseler için.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(27, 28) O (Kur'an) âlemler için, yani içinizden doğru yolda gitmek isteyenler için ancak bir hatırla(t)madır. dipnot 1
sonuçta, içinizden doğru yolda yürümeyi dileyenler (öğüt alır).
doğru yolda yürümek isteyen her biriniz için.
Sizden bilfiil gerçek üzere yaşamayı dileyenler için!
Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.
Aranızdan, doğru olmak isteyenler için.
- Bu Kur'an, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.
Sizden doğru davranmak isteyenler için...
Sizden doğru davranmak isteyenler için...
Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
İçinizden müstekim olmak dileyenler için
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
(27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.
Sizden doğru olmak isteyenler için.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.
Aranızdan doğru hareket etmek isteyen için;
içinizden dosdoğru olmayı tercih eden herkes için... dipnot 1
Sizden doğruluğu tercih edenler dipnot 1 için.
Sizden doğru yolu isteyenler için.
Sizden doğru yolu isteyenler için..
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.
For him who, among you, wishes to follow the path of rectitude which is the path in the main.
for those who wish to take the straight path.
(With profit) to whoever among you wills to go straight:
for everyone of you who wishes to follow the Straight Way; dipnot 1
to whoever among you wishes to go straight.
To whomsoever among you who wills to walk straight.
for those of you who wish to be steadfast;
For such of you who wish to walk straight (to attain eminence).
for whosoever of you who would go straight;
To the one who wishes to walk on the right path.
to whomsoever of you pleases to go straight:-
For whomever of you wishes to be straight.
unto him among you who shall be willing to walk uprightly:
For him among you who wills to go straight.
For whomever of you who decides to go straight;
Unto whomsoever of you willeth to walk straight.
For those of you who desire to walk the path that is straight,
to everyone of you who wills to walk a straight way.
to whoever of you wills to take the Straight Way.
For whomever of you wishes to be straight.
For those who wish to go straight.
For whoever wills among you to take a right course.
For whom among you wills to take a straight path.
Unto everyone of you who wills to walk aright. (1:5).
(With guidance) to each one among you who is willing to walk straight:
for the benefit of any one from among you who intends to go straight.
For whoever of you wishes to be straight.