75. sure

Kıyâmet Suresi القيامة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi 1–15 karşılaştır — Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi
  2. Vahyi acele alma 16–19 karşılaştır — Vahyi acele alma
  3. Dünyayı sevmek; iki tür yüz 20–25 karşılaştır — Dünyayı sevmek; iki tür yüz
  4. Can boğaza dayandığında 26–35 karşılaştır — Can boğaza dayandığında
  5. İnsan başıboş mu bırakılacak? 36–40 karşılaştır — İnsan başıboş mu bırakılacak?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi 1–15

  1. Kıyâmet suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 1. ayet. لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ

    lâ uḳsimü biyevmi-lḳiyâmeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kıyamet (mezardan kalkış) gününe yemin etmem.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 1. ayet

  2. Kıyâmet suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 2. ayet. وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ

    velâ uḳsimü binnefsi-llevvâmeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlışlarını görüp kendini kınayana da yemin etmem (Bunların önemi ortadadır.)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 2. ayet

  3. Kıyâmet suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 3. ayet. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ

    eyaḥsebü-l'insânü ellen necme`a `iżâmeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan kemiklerinin bileşimini tekrar gerçekleştirmeyeceğimizi mi sanıyor?

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 3. ayet

  4. Kıyâmet suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 4. ayet. بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ

    belâ ḳâdirîne `alâ en nüsevviye benâneh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Evet (Biz bunu yaparız), parmak uçlarını bile eski haline getirmenin ölçüsünü koyan Biziz.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 4. ayet

  5. Kıyâmet suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 5. ayet. بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ

    bel yürîdü-l'insânü liyefcüra emâmeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama, günahkar kişi, ilerisi ile ilişiğini kesmek ister dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      الفجر: شق الشيء شقا واسعا

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 5. ayet

  6. Kıyâmet suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 6. ayet. يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ

    yes'elü eyyâne yevmü-lḳiyâmeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Mezardan kalkış (kıyamet) günü ne zamanmış dipnot 1 ?" diye sorar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şeytanın kıyamet gününe kadar yaşamak istemesi de bundandır. Önce günah işlemeyi, sonra tevbe edip iyi şeyler yaparak (insanların hayırsız olduğu konusundaki) haklılığını ispatlamaya çalışmaktadır. Ama günaha alışanın onu terk etmesi kolay değildir. (Bkz: Araf 7/14-17, Hicr 15/35-40)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 6. ayet

  7. Kıyâmet suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 7. ayet. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

    feiẕâ beriḳa-lbeṣar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Mezardan kalkanın) Gözleri yuvalarından fırlayınca,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 7. ayet

  8. Kıyâmet suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 8. ayet. وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ

    veḫasefe-lḳamer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ay'ın ışığı kalmamış,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 8. ayet

  9. Kıyâmet suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 9. ayet. وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ

    vecümi`a-şşemsü velḳamer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güneş ile Ay bir araya getirilmiş olur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O gün Güneş dürülmüş olacağı için (Tekvir 81/1) "Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır." (Zümer 39/69)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 9. ayet

  10. Kıyâmet suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 10. ayet. يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ

    yeḳûlü-l'insânü yevmeiẕin eyne-lmeferr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan o gün: "Kaçıp sığınılacak yer nerede?" der.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 10. ayet

  11. Kıyâmet suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 11. ayet. كَلَّا لَا وَزَرَ

    kellâ lâ vezer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır! Artık sığınılacak yer kalmamıştır.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 11. ayet

  12. Kıyâmet suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 12. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

    ilâ rabbike yevmeiẕin-lmüsteḳarr.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 12. ayet

  13. Kıyâmet suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 13. ayet. يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

    yünebbeü-l'insânü yevmeiẕim bimâ ḳaddeme veeḫḫar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Neye öncelik verdiği neyi ertelediği o gün insana tek tek bildirilir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız." Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş." (Kehf 18/48-49) Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz. Her insanın tairini (uçup gider sandığı işlerini) boynuna bağladık. (Mezardan) kalkış günü ona ait bir defter çıkarırız. Açılmış olarak onu karşılar. Ona şöyle denir: "Defterini oku; bugün kendi hesabını kendine vermen yeterlidir". (İsra 17/14-15)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 13. ayet

  14. Kıyâmet suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 14. ayet. بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌ

    beli-l'insânü `alâ nefsihî beṣîrah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aslında insan, kendi aleyhine açık bir belgedir.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 14. ayet

  15. Kıyâmet suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 15. ayet. وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

    velev elḳâ me`âẕîrah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Özürlerini sayıp dökse de bir şey değişmez.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 15. ayet

Vahyi acele alma 16–19

  1. Kıyâmet suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 16. ayet. لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ

    lâ tüḥarrik bihî lisâneke lita`cele bih.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ona şöyle denir:) "Temize çıkmak için boşuna ağzını yorma.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 16. ayet

  2. Kıyâmet suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 17. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ

    inne `aleynâ cem`ahû veḳur'âneh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Yaptığını da yapmadığını da) toparlayıp bir araya getirmek bizim işimizdir.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 17. ayet

  3. Kıyâmet suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 18. ayet. فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ

    feiẕâ ḳara'nâhü fettebi` ḳur'âneh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz onu okurken sen okunanı takip et.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 18. ayet

  4. Kıyâmet suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 19. ayet. ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ

    ŝümme inne `aleynâ beyâneh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık onları sayıp dökmek bizim işimizdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız." Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük-büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş." Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz." (Kehf 18/48-49)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 19. ayet

Dünyayı sevmek; iki tür yüz 20–25

  1. Kıyâmet suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 20. ayet. كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ

    kellâ bel tüḥibbûne-l`âcileh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır! Bir an önce elinize geçecek şeyler istiyordunuz.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 20. ayet

  2. Kıyâmet suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 21. ayet. وَتَذَرُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ

    veteẕerûne-l'âḫirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonrasını düşünmüyordunuz.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 21. ayet

  3. Kıyâmet suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 22. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ

    vucûhüy yevmeiẕin nâḍirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün bir takım yüzler parlaktır,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 22. ayet

  4. Kıyâmet suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 23. ayet. إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌ

    ilâ rabbihâ nâżirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinin ikramını beklerler.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 23. ayet

  5. Kıyâmet suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 24. ayet. وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌ

    vevucûhüy yevmeiẕim bâsirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün bazı yüzler de asıktır,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 24. ayet

  6. Kıyâmet suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 25. ayet. تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ

    teżunnü ey yüf`ale bihâ fâḳirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    bellerinin kırılacağını sanırlar.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 25. ayet

Can boğaza dayandığında 26–35

  1. Kıyâmet suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 26. ayet. كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ

    kellâ iẕâ belegati-tterâḳiy.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır (kendinize çeki düzen verin)! Can, köprücük kemiklerine dayanınca,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 26. ayet

  2. Kıyâmet suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 27. ayet. وَقِيلَ مَنْ رَاقٍ

    veḳîle men râḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (telaşa düşülür) "Bunu kurtaracak biri var mı?" denir.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 27. ayet

  3. Kıyâmet suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 28. ayet. وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ

    veżanne ennehü-lfirâḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık o, ayrılık vaktinin geldiğini anlar

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 28. ayet

  4. Kıyâmet suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 29. ayet. وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ

    velteffeti-ssâḳu bissâḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve ayakları birbirine dolaşır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelime kelime anlamı şöyledir: "Bacağı bacağına dolaşmıştır." Türkçe'de bacağın dolaşmasından değil ayakların dolaşmasından söz edilir.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 29. ayet

  5. Kıyâmet suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 30. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ

    ilâ rabbike yevmeiẕin-lmesâḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün sevkiyat Sahibinin huzurunadır.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 30. ayet

  6. Kıyâmet suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 31. ayet. فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ

    felâ ṣaddeḳa velâ ṣallâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O kişi, doğruları kabul etmemiş, destek de vermemişti.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 31. ayet

  7. Kıyâmet suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 32. ayet. وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    velâkin keẕẕebe vetevellâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama yalana yönelmiş ve doğrulara sırt çevirmiş,

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 32. ayet

  8. Kıyâmet suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 33. ayet. ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

    ŝümme ẕehebe ilâ ehlihî yetemeṭṭâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    sonra da kahraman edasıyla yandaşlarının yanına gitmişti.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 33. ayet

  9. Kıyâmet suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 34. ayet. أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ

    evlâ leke feevlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Be akılsız!) Senin için öncelikli olan ve öncelikli olması gereken (doğruları kabul etmen ve destek vermendir.)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 34. ayet

  10. Kıyâmet suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 35. ayet. ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ

    ŝümme evlâ leke feevlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Evet, senin için öncelikli olan ve öncelikli olması gereken budur.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 35. ayet

İnsan başıboş mu bırakılacak? 36–40

  1. Kıyâmet suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 36. ayet. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى

    eyaḥsebü-l'insânü ey yütrake südâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 36. ayet

  2. Kıyâmet suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 37. ayet. أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ

    elem yekü nuṭfetem mim meniyyiy yümnâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, özellikleri belirlenen meniden, döllenmiş yumurtaya dönüşmedi mi dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Size analarınızın rahminde, tercihine göre şekil ve yetenekler veren O'dur. (Al-i İmran 3/6)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 37. ayet

  3. Kıyâmet suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 38. ayet. ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ

    ŝümme kâne `aleḳaten feḫaleḳa fesevvâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra rahme asılı hale geldi, arkasından Allah ona şekil dipnot 1 verip organlarını tamamladı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      halaka = خَلَقَ fiilinin kök anlamı düzgün şekil vermektir. (bkz. Müfredat)

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 38. ayet

  4. Kıyâmet suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 39. ayet. فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

    fece`ale minhü-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O meniden, erkeği ile dişisi ile bütün çiftleri oluşturdu.

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 39. ayet

  5. Kıyâmet suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kıyâmet suresi, 40. ayet. أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ

    eleyse ẕâlike biḳâdirin `alâ ey yuḥyiye-lmevtâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunları yapan, ölüleri diriltmenin ölçüsünü koyamaz mı?

    Ayet detayı — Kıyâmet suresi, 40. ayet