Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 7. ayet

Kıyâmet suresi, 7. ayet. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

feiẕâ beriḳa-lbeṣar.

Diyanet İşleri

(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 4–10 · surenin 7. ayeti / 40

Konu Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi Kıyâmet 1–15 3

  1. Kıyâmet 4

    Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

  2. Kıyâmet 5

    Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

  3. Kıyâmet 6

    "O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

  4. 7–10

    (7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 7–10. ayetler için yazılmıştır.

7. “Gözler (dehşetten) donup kaldığı zaman” artık Kıyamet kopmuş olacaktır. O pek büyük dehşetlerden dolayı gözler yuvalarından dışarı fırlayacak ve göz kapakları hareket etmeyecektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “...O, onları ancak gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne erteliyor. Hepsi de başlarını dikerek koşacaklar, gözleri (ile) kendilerine bile dönüp bakamayacaklar. Kalpleri ise bomboş olacaktır.” (İbrahim, 14/42-43)

8-9. “Ay tutulduğu” ışığı ve gücü gittiği “güneş ve ay bir araya getirildiği zaman.” Halbuki Yüce Allah, onları yarattığı günden beri bir arada bulunmamışlardır. Ama Allah Kıyamet gününde onları bir araya getirecektir. Ayın ışığı söndürülecek, güneş tortop edilecek ve kullar ayın da güneşin de Allah’ın emrine göre hareket eden iki kul olduğunu ve onlara ibadet edenler de yalancı olduklarını görsünler diye ikisi de cehenneme atılacaktır.

10. “O gün insan” bu dehşet verici, tedirgin edici hususları gördüğünde; Şu karşı karşıya bulunduğumuz musibetlerden ve dehşetli hallerden kaçıp yakamızı kurtarmak için “Kaçacak yer neresi?” der.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalanladığı şeyi gören göz, şaşırıp dehşete kapıldığı zaman.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. بَرِقَ berika kamaştığı kök: برق
  3. ٱلْبَصَرُ l-besaru göz kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برق (7 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: برق (7 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: برق (7 geçiş)

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.

Mustafa İslamoğlu

Bakın: o zaman gözler şimşek şimşek çakacak;

Muhammed Esed

Ama (o Gün,) gözler korku ile açıldığında,

Ahmed Hulusi

Gözünde şimşek çaktığında,

Ali Bulaç

Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,'

Ali Özek ve heyeti

İşte, göz kamaştığı,

Ali Rıza Safa

Sonunda, gözler korkuyla açıldığında.

Bayraktar Bayraklı

- İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

Edip Yüksel

Gözün kamaştığı,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gözün kamaştığı,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne zaman ki o göz şimşek çakar,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne vakıt ki o göz şimşek çakar

Erhan Aktaş

Gözler, dehşetle kamaştığında.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gözler, dehşetle kamaştığında.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gözler, dehşetle kamaştığında.

Gültekin Onan

Ama göz 'kamaşıp da kaydığı',

Hasan Basri Çantay

(7-8-9) İşte göz (hayret ve dehşetle) kamaşdığı, ay tutul (ub karardığı, güneşle ay bir araya getirildiği zaman,

İbni Kesir

Göz kamaştığında,

Mehmet Alagaş

(1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göz dehşetle kamaştığı zaman.

Süleyman Ateş

Ama göz (güneş gibi ortaya çıkan gerçeğin karşısında) kamaştığı,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mezardan kalkanın) Gözleri yuvalarından fırlayınca,

Şaban Britch

Göz dehşetlekamaştığı zaman

Şaban Piriş

-Göz kamaştığı zaman..

Yaşar Nuri Öztürk

Göz şimşek çaktığında,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then when the sight is dazed by terror and fright,

Abdul Haleem

When eyes are dazzled

Abdullah Yusuf Ali

At length, when the sight is dazed,

Abul A'la Maududi

When the sight is dazed, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally, the words bariq al-basaru mean dazzling of the eyes by lightning, but in the Arabic idiom these words do not specifically carry this meaning only but are also used for man’s being terror-stricken and amazed, or his being confounded on meeting with an accident suddenly and his eyes being dazed at some distressing sight before him. This subject has been expressed at another place in the Quran, thus: Allah is only deferring their case to the Day when the eyes shall stare with consternation. (Surah Ibrahim, Ayat 42).

Aisha Bewley

But when the eyesight is dazzled,

Al-Hilali & Khan

So, when the sight shall be dazed.

Ali Quli Qarai

But when the eyes are dazzled,

Amatul Rahman Omar

(It shall be the day) when the sight (of a person) is confused (and he is confounded for being unable to find the right course).

Arthur John Arberry

But when the sight is dazed

Bijan Moeinian

Resurrection will take place when a dazing light overtakes the sights.

E. Henry Palmer

But when the sight shall be dazed,

Edip-Layth

So, when the sight is dazzled.

George Sale

But when the sight shall be dazzled,

Hamid S. Aziz

So when the sight becomes dazzled,

Mahmoud Ghali

Yet, when the sight (Literally: the beholding) is dazed,

Marmaduke Pickthall

But when sight is confounded

Mohamed Ahmed - Samira

Yet when the eyes are dazzled,

Muhammad Asad

But [on that Day, ] when the eyesight is by fear confounded,

Mustafa Khattab

But when the sight is stunned,

Progressive Muslims

So, when the sight is dazzled.

Rashad Khalifa

Once the vision is sharpened.

Sahih International

So when vision is dazzled

Sam Gerrans

Then when the sight is dazzled,

Shabbir Ahmed

But when the sight is dazzled.

Syed Vickar Ahamed

(Say:) "Soon, when the sight is bewildered,

Taqi Usmani

So, when the eyes will be dazzled,

The Monotheist Group

So, when the sight is dazzled.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩