Diyanet İşleri
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 7. ayet. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ
feiẕâ beriḳa-lbeṣar.
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi Kıyâmet 1–15 3
Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
"O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 7–10. ayetler için yazılmıştır.
7. “Gözler (dehşetten) donup kaldığı zaman” artık Kıyamet kopmuş olacaktır. O pek büyük dehşetlerden dolayı gözler yuvalarından dışarı fırlayacak ve göz kapakları hareket etmeyecektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “...O, onları ancak gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne erteliyor. Hepsi de başlarını dikerek koşacaklar, gözleri (ile) kendilerine bile dönüp bakamayacaklar. Kalpleri ise bomboş olacaktır.” (İbrahim, 14/42-43)
8-9. “Ay tutulduğu” ışığı ve gücü gittiği “güneş ve ay bir araya getirildiği zaman.” Halbuki Yüce Allah, onları yarattığı günden beri bir arada bulunmamışlardır. Ama Allah Kıyamet gününde onları bir araya getirecektir. Ayın ışığı söndürülecek, güneş tortop edilecek ve kullar ayın da güneşin de Allah’ın emrine göre hareket eden iki kul olduğunu ve onlara ibadet edenler de yalancı olduklarını görsünler diye ikisi de cehenneme atılacaktır.
10. “O gün insan” bu dehşet verici, tedirgin edici hususları gördüğünde; Şu karşı karşıya bulunduğumuz musibetlerden ve dehşetli hallerden kaçıp yakamızı kurtarmak için “Kaçacak yer neresi?” der.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yalanladığı şeyi gören göz, şaşırıp dehşete kapıldığı zaman.
Aynı kök: برق (7 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: برق (7 geçiş)
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Aynı kök: برق (7 geçiş)
O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.
Bakın: o zaman gözler şimşek şimşek çakacak;
Ama (o Gün,) gözler korku ile açıldığında,
Gözünde şimşek çaktığında,
Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,'
İşte, göz kamaştığı,
Sonunda, gözler korkuyla açıldığında.
- İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!
Gözün kamaştığı,
Gözün kamaştığı,
Ne zaman ki o göz şimşek çakar,
Ne vakıt ki o göz şimşek çakar
Gözler, dehşetle kamaştığında.
Gözler, dehşetle kamaştığında.
Gözler, dehşetle kamaştığında.
Ama göz 'kamaşıp da kaydığı',
(7-8-9) İşte göz (hayret ve dehşetle) kamaşdığı, ay tutul (ub karardığı, güneşle ay bir araya getirildiği zaman,
Göz kamaştığında,
(1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.
Göz dehşetle kamaştığı zaman.
Ama göz (güneş gibi ortaya çıkan gerçeğin karşısında) kamaştığı,
Gözlerin fal taşı gibi açıldığı zaman dipnot 1 ,
(Mezardan kalkanın) Gözleri yuvalarından fırlayınca,
Göz dehşetlekamaştığı zaman
-Göz kamaştığı zaman..
Göz şimşek çaktığında,
Then when the sight is dazed by terror and fright,
When eyes are dazzled
At length, when the sight is dazed,
When the sight is dazed, dipnot 1
But when the eyesight is dazzled,
So, when the sight shall be dazed.
But when the eyes are dazzled,
(It shall be the day) when the sight (of a person) is confused (and he is confounded for being unable to find the right course).
But when the sight is dazed
Resurrection will take place when a dazing light overtakes the sights.
But when the sight shall be dazed,
So, when the sight is dazzled.
But when the sight shall be dazzled,
So when the sight becomes dazzled,
Yet, when the sight (Literally: the beholding) is dazed,
But when sight is confounded
Yet when the eyes are dazzled,
But [on that Day, ] when the eyesight is by fear confounded,
But when the sight is stunned,
So, when the sight is dazzled.
Once the vision is sharpened.
So when vision is dazzled
Then when the sight is dazzled,
But when the sight is dazzled.
(Say:) "Soon, when the sight is bewildered,
So, when the eyes will be dazzled,
So, when the sight is dazzled.