Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 18. ayet

Kıyâmet suresi, 18. ayet. فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ

feiẕâ ḳara'nâhü fettebi` ḳur'âneh.

Diyanet İşleri

O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 15–21 · surenin 18. ayeti / 40
  1. Kıyâmet 15

    (14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

  2. Kıyâmet 16

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  3. Kıyâmet 17

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  4. 18

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  5. Kıyâmet 19

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  6. Kıyâmet 20–21

    (20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 16–19. ayetler için yazılmıştır.

16. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e Cebrail vahiy getirip de Kur’ân’ı okumaya başladığında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kur’ân’ı belleme tutkusu dolayısı ile daha o vahyi bitirmeden onu telaffuz etmeye kalkışır, Cebrail’in okuması ile birlikte okumaya gayret ederdi. Yüce Allah, ona bu işten vazgeçmesini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’ân’ı okumada acele etme!” (Tâ-Hâ, 20/114)

İşte burada da şöyle buyurmaktadır: “Onu çabuklaştırmak için dilini onunla kıpırdatma!”

17. Daha sonra Yüce Allah, ona Kur’ân-ı Kerîm’i bellemesini, okumasını ve kalbinde onu toplayacağını taahhüt ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onu (sana) belletmek de okutmak da Bize düşer.” Senin bu tutkuna sebep teşkil eden şey de onun bazı kelimelerini kaçırmak ve unutmak korkusudur. Allah ise sana bunun teminatını verdiğine göre artık bunu gerektiren bir sebep kalmamıştır.

18. “O halde Biz onu okuduğumuz zaman sen, onun okunuşunu takip et.” Yani Cebrail, sana getirdiği vahyi tamamladıktan sonra o vakit sen de onun okumasını takip et ve onun arkasından sen de oku.

19. “Sonra onu açıklamak da hiç şüphesiz Bize düşer.” Yani manalarını açıklamak da bize aittir. Yüce Allah, ona lafzını korumayı da manalarını korumayı da taahhüt etmiştir. Bu ise korumanın olabilecek en ileri derecesidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Allah’ın istediği bu edebi takındı. Cebrail, ona bundan böyle Kur’ân okudu mu (vahyetti mi) onu dinler, o bitirdikten sonra kendisi onu okurdu.

Bu âyet-i kerimede ilim öğrenme edebi de gösterilmektedir. Öğrenci, hoca açıklamakta olduğu meseleyi bitirmeden önce acele etmemelidir. Aksine hoca, açıkladığı meseleyi bitirdikten sonra kavrayamadığı hususu sorma yolunu seçmelidir.

Aynı şekilde eğer sözlerinin baş tarafında reddi yahut güzel bulup onaylamayı gerektiren bir husus var ise yine yapılan bu açıklamayı bitirmeden önce o hususu ret veya kabule kalkışmamalıdır. Böylelikle yapılan açıklamanın doğru veya yanlış olduğu tam manasıyla anlamış olur, anlatılan hususu iyice beller ve o konuda doğru bir şekilde açıklamalarda bulunmak imkânını elde eder.

Aynı şekilde bu ayetler, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmete vahyin lafızlarını açıkladığı gibi manalarını da açıklamış olduğunu göstermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Elçimiz Cebrâil sana Kur'an okuduğu zaman, susup onun kıraatini dinle!

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا fe iza zaman
  2. قَرَأْنَـٰهُ kara'nahu O'nu okuduğumuz kök: قرا
  3. فَٱتَّبِعْ fettebia' izle kök: تبع
  4. قُرْءَانَهُۥ kur'anehu onun okunuşunu kök: قرا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz onu okuduğumuz zaman okunuşunu takip et!

Mustafa İslamoğlu

artık Biz onu okuduğumuzda sen sadece onun okunuşunu izle;

Muhammed Esed

Böylece, onu telaffuz ettiğimiz zaman, kelimelerini (bütün zihnini vererek) takip et,

Ahmed Hulusi

Onu okuduğumuzda, Onun okumasına tabi ol!

Ali Bulaç

Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle.

Ali Özek ve heyeti

O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu takip et.

Ali Rıza Safa

Öyleyse Onu okuduğumuzda, Onun okunuşunu izle.

Bayraktar Bayraklı

Biz onu okuttuğumuz zaman, onun okunuşunu takip et!

Edip Yüksel

Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu (Kur'an'ı) okuduğumuz zaman okuduğunu takip et!

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz okuduk mu o vakıt ta'kıyb et o Kur'anı

Erhan Aktaş

O halde onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna tabi ol. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarını ve ihmal ettiklerini bir bir anlattığımızda sen sadece dinle.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna tabi ol. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarını ve ihmal ettiklerini bir bir anlattığımızda sen sadece dinle.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna tabi ol. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarını ve ihmal ettiklerini bir bir anlattığımızda sen sadece dinle.

Gültekin Onan

Şu halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle.

Hasan Basri Çantay

Öyleyse biz onu okuduğumuz vakit sen onun kıraatine uy.

İbni Kesir

Öyleyse Biz, onu okuduğumuz vakit; sen, onun okunuşunu dinle.

Mehmet Alagaş

(16-19) Onunla, aceleyle dilini kımıldatma hareket ettirme. Mutlaka onu toparlaması ve onun okutulması bizim üzerimizedir. (O senin işin değil) O sana okunduğunda o okunana uy / tabi ol. Sonra onun açıklaması da bizim üzerimizedir (O da senin işin değil)

Rowwad Tercüme Merkezi

O halde, biz onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna uy.

Süleyman Ateş

O halde sana Kur'an'ı okuduğumuz zaman onun okunuşunu izle.

Süleymaniye Vakfı

Onu kur'an /anlam kümesi haline getirdiğimizde onun anlam kümesine uy (ondan çıkan hükme tabi ol)!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz onu okurken sen okunanı takip et.

Şaban Britch

Onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna tabi ol.

Şaban Piriş

Onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna tabi ol.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, biz onu okuduğumuzda, sen onun okunuşunu izle.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When We read it to you, you follow its intonation.

Abdul Haleem

When We have recited it, repeat the recitation

Abdullah Yusuf Ali

But when We have promulgated it, follow thou its recital (as promulgated):

Abul A'la Maududi

And so when We recite it, dipnot 1 follow its recitation attentively;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Although it was Angel Gabriel who recited the Quran to the Prophet (peace be upon him), since he recited it on behalf of Allah and not on his own behalf, Allah said: When We have recited it.

Aisha Bewley

So when We recite it, follow its recitation.

Al-Hilali & Khan

And when We have recited it to you [O Muhammad صلى الله عليه وسلم through Jibrîl (Gabriel)], then follow its (the Qur’an’s) recital.

Ali Quli Qarai

And when We have recited it, follow its recitation.

Amatul Rahman Omar

When We recite it, then follow its recitation.

Arthur John Arberry

So, when We recite it, follow thou its recitation.

Bijan Moeinian

Whenever the verses of Qur’an is recited, follow its orders.

E. Henry Palmer

and when we read it then follow its reading.

Edip-Layth

So when We relate it, you shall follow its revelation.

George Sale

But when We shall have read the same unto thee by the tongue of the angel, do thou follow the reading thereof:

Hamid S. Aziz

Therefore when We have recited it, follow its recitation.

Mahmoud Ghali

So when We have read it, then closely follow its all-evident reading.

Marmaduke Pickthall

And when We read it, follow thou the reading;

Mohamed Ahmed - Samira

So, as We recite it, follow its reading.

Muhammad Asad

Thus, when We recite it, follow thou its wording [with all thy mind]:

Mustafa Khattab

So once We have recited a revelation ˹through Gabriel˺, follow its recitation ˹closely˺.

Progressive Muslims

So when We relate it, you shall follow its revelation.

Rashad Khalifa

Once we recite it, you shall follow such a Quran.

Sahih International

So when We have recited it [through Gabriel], then follow its recitation.

Sam Gerrans

And when We recite it, follow thou the recitation thereof.

Shabbir Ahmed

Thus, when We read it, follow you the reading. (Allah has revealed the Qur'an, and bestowed upon us the faculty of understanding, hence, "When We read it.")

Syed Vickar Ahamed

And when We have it (known to you), then you follow its recitation (and form):

Taqi Usmani

Therefore, when it is recited by Us (through the angel), follow its recitation (by concentration of your heart).

The Monotheist Group

So when We relate it, you shall follow its revelation.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩