Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 20. ayet

Kıyâmet suresi, 20. ayet. كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ

kellâ bel tüḥibbûne-l`âcileh.

Diyanet İşleri

(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 17–23 · surenin 20. ayeti / 40

Konu Dünyayı sevmek; iki tür yüz Kıyâmet 20–25 3

  1. Kıyâmet 17

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  2. Kıyâmet 18

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  3. Kıyâmet 19

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  4. 20–21

    (20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

  5. Kıyâmet 22

    O gün birtakım yüzler aydındır.

  6. Kıyâmet 23

    Rablerine bakarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 20–21. ayetler için yazılmıştır.

20-21. Yani Yüce Allah’ın verdiği öğütlerden, hatırlatmalardan, gaflete düşüp yüz çevirmenize sebeb teşkil eden husus, sizlerin “çabuk elde edilen (dünyayı) seviyor” olmanız, onun zevk ve arzularını elde etmenize sebep olacak hususlar için çalışmanız ve bunu âhirete tercih etmenizdir. O bakımdan âhiret için çalışmayı da terk ediyorsunuz. Çünkü dünya nimet ve lezzetleri, hemen elde edilen şeylerdir. İnsan da çabuk elde edilen şeyleri sevmeye meyyaldir. Âhiretteki ebedi nimetler ise hemen de ilerde elde edilecektir. Bundan dolayı sizler, âhiretten gafilsiniz, âhirete yönelmeyi terk ediyorsunuz. Sanki onun için yaratılmamış gibisiniz ve sanki bu dünya yurdu değerli ömürlerin uğrunda harcanacağı, gece ve gündüz kendisi için çalışılacak, ebedi kalınacak bir yurtmuş gibi çalışıp didiniyorsunuz. Böylelikle sizler hakikati alt-üst ettiniz ve pek büyük hüsrana uğradınız.

Sizler âhireti dünyaya tercih etmiş, akıllı ve basiret sahibi kimselerin baktığı gibi sonuçlara bakmış olsaydınız, hiç şüphesiz kazançlı çıkar, ziyana uğramak söz konusu olmaksızın kâr elde edersiniz. Beraberinde hiçbir bedbahtlığın söz konusu olmayacağı bir bahtiyarlığa kavuşurdunuz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kesinlikle hayır! Durum, sizin yeniden dirilişin imkânsız olduğunu iddia ettiğiniz gibi değildir. Siz, çok iyi biliyorsunuz ki sizleri yoktan yaratmaya kadir olan, ölümünüzün ardından size tekrar hayat vermekten de aciz değildir. Oysa sizin yeniden dirilişi inkâr etmenizin gerçek sebebi, çabucak geçiveren dünya hayatına olan sevginizdir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَلَّا kella hayır
  2. بَلْ bel bilakis
  3. تُحِبُّونَ tuhibbune siz seviyorsunuz kök: حبب
  4. ٱلْعَاجِلَةَ l-aacilete çarçabuk geçeni kök: عجل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! Doğrusu siz çabucak geçeni (dünyayı) seviyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Yoo! Bilakis siz hemen şimdi ve burada olanı seviyor

Muhammed Esed

(Çoğunuz) bu geçici hayatı seviyorsunuz,

Ahmed Hulusi

Hayır! Bilakis siz acileyi (peşin olanı, dünyayı) seversiniz;

Ali Bulaç

Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor,

Ali Rıza Safa

Hayır, asla! Siz, geçici yaşamı seviyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Öyle değil, doğrusu sizler bu dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

Edip Yüksel

Ne var ki, siz geçici (dünyayı) seviyorsunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne var ki, siz geçici (dünyayı) seviyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, hayır! Siz peşini (geçici dünyayı) seviyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır siz pişini seviyorsunuz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hayır! İşin doğrusu, siz çabuk geçeni dipnot 1 seviyordunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünya hayatını.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hayır! İşin doğrusu, siz çabuk geçeni dipnot 1 seviyordunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünya hayatını.

Gültekin Onan

Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Yok yok, siz çarçabuk geçen (bu dünyay) i seversiniz.,

İbni Kesir

Hayır, bilakis siz, çabuk geçeni seversiniz.

Mehmet Alagaş

(20-25) Hayır! Hayır! Bilakis sizler alelacele olanı / kısa süreli olanı seviyorsunuz. (Dünyayı seviyorsunuz) Ve de sonrasını / ahireti bırakıyorsunuz. Yüzler o gün Rablerine doğru bakılı halde parlaktır / ışıltılıdır. Ve yüzler o gün somurtuk / buruş buruş. Ona yapılacak olanının bel kırıcı bir şey olduğunu artık zanneder / artık anlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır! Siz, acil olanı/dünyayı seviyorsunuz.

Süleyman Ateş

Hayır, siz çabuk (geçen şu dünyay)ı seviyorsunuz da,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayır! Bir an önce elinize geçecek şeyler istiyordunuz.

Şaban Britch

Hayır! Siz, acil olanı/dünyayı seviyorsunuz.

Şaban Piriş

-Hayır, siz, acil olanı /dünyayı seviyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, hayır! Siz hemencecik geleni seversiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No, but you people value only the life here which is evanescent and ephemeral not lasting and faster than arrows.

Abdul Haleem

Truly you [people] love this fleeting world

Abdullah Yusuf Ali

Nay, (ye men!) but ye love the fleeting life,

Abul A'la Maududi

Nay; dipnot 1 the truth is that you love ardently (the good of this world) that can be obtained hastily,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The theme is again resumed from where it was interrupted by the parenthesis. Nay implies: You deny the Hereafter not because you regard the Creator of the universe as helpless to bring about Resurrection and raise the dead, but because of this and this other reason.

Aisha Bewley

No indeed! But you love this fleeting world

Al-Hilali & Khan

Not [as you think, that you (mankind) will not be resurrected and recompensed for your deeds], but you (men) love the present life of this world,

Ali Quli Qarai

No Indeed! Rather you love this transitory life

Amatul Rahman Omar

Behold! you people love the present transient (life),

Arthur John Arberry

No indeed; but you love the hasty world,

Bijan Moeinian

The fact is that you love this life so much…

E. Henry Palmer

Nay, indeed, but ye love the transient life,

Edip-Layth

Alas, you all like this world.

George Sale

By no means shalt thou be thus hasty for the future. But ye love that which hasteneth away,

Hamid S. Aziz

Nay! But you do love the fleeting Now,

Mahmoud Ghali

Not at all! No indeed, (but) you (i. e., mankind) love the hasty (world).

Marmaduke Pickthall

Nay, but ye do love the fleeting Now

Mohamed Ahmed - Samira

But no. You love this transient life,

Muhammad Asad

NAY, but [most of] you love this fleeting life,

Mustafa Khattab

But no! In fact, you love this fleeting world,

Progressive Muslims

Alas, you all like this world.

Rashad Khalifa

Indeed, you love this fleeting life.

Sahih International

No! But you love the immediate

Sam Gerrans

No, indeed! The truth is, you love this fleeting life

Shabbir Ahmed

Nay, but you love instant results.

Syed Vickar Ahamed

But no, (you men!) you love the present life of this world.

Taqi Usmani

Never, (your denial of Resurrection is never based on any sound reason!) Instead, you love that which is immediate,

The Monotheist Group

Alas, you all like this world.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩