Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 27. ayet

Kıyâmet suresi, 27. ayet. وَقِيلَ مَنْ رَاقٍ

veḳîle men râḳ.

Diyanet İşleri

(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 24–30 · surenin 27. ayeti / 40

Konu Can boğaza dayandığında Kıyâmet 26–35 3

  1. Kıyâmet 24

    O gün birtakım yüzler de asıktır.

  2. Kıyâmet 25

    Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

  3. 26–30

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.

26-27. Yüce Allah, kullarına ölüm döşeğindeki kişinin halini hatırlatarak öğüt vermektedir. Onun ruhu gırtlağın kenarındaki kemiklere gelip dayandığında, işte o vakit, kişi oldukça büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalır. Kendisini şifaya kavuşturacağını, rahata kavuşturacağını zannettiği her bir çare ve sebebe başvurmak ister. İşte bundan dolayı devamla: “Kim (şifa bulsun diye ona) okuyup üfleyecek?” denildiği…” buyrulmaktadır. Yani onu okuyup üflemek gibi manevi bir yolla tedavi edecek kimse var mıdır?, diye sorarlar. Çünkü normal tedavi sebeplerinden ümitlerini kesmişlerdir ve artık ilâhî sebeplere yönelirler. Fakat kaza ve kaderin gerçekleşmesi kesinlik kazanıp da bu hale geldiğinde onu hiçbir kimse geri çeviremez.

28-30. “Artık” dünyadan “ayrılık vaktinin geldiğini anladığı ve bacaklar birbirine dolaştığı zaman.” Yani zorluklar bir araya gelecek, sarmaş dolaş olacak, alabildiğine büyük ve sıkıntılı bir hal alacak, ruhun alışageldiği, onunla birlikte olduğu bedenden çıkması istenecek. Amellerinin karşılığını vermesi ve yaptıklarını kendisine itiraf ettirmesi için Yüce Allah’a götürülecek.

İşte Yüce Allah’ın sözünü ettiği bu öğüt, gerçekten kalpleri kurtuluşa götürecek yollara sevkeder. Helake götürecek yolları izlemekten de alıkoyar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlar birbirine şöyle dediğinde: "Şifa bulması için bunu kim okur?"

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقِيلَ ve kile ve denir kök: قول
  2. مَنْ ۜ men kim?
  3. رَاقٍۢ rakin efsun yapar kök: رقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 2 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رقي (4 geçiş)

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl…

  • Aynı kök: رقي (4 geçiş)

    Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

46 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(26, 27, 28, 29, 30) Doğrusu (can), köprücük kemiğine dayanıp "Tedavi edebilecek kimdir?" dendiğinde, bunun gerçek bir ayrılık olduğunu anlayıp bacak(lar) birbirine dolaştığında, işte o gün varılacak yer sadece Rabbinin huzuru olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

bir çığlık koparılacak: "Kim... Şifacı?"

Muhammed Esed

ve insanlar: "(onu kurtaracak) bir hekim yok mu?" diye sorarlar;

Ahmed Hulusi

"Kimdir ölümden kurtaracak?"

Ali Bulaç

"Son müdahaleyi yapacak kim" denir.

Ali Özek ve heyeti

«Tedavi edebilecek kimdir?» denir.

Ali Rıza Safa

Şöyle denilir: "Kurtaran yok mu?" dipnot 553

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 553
    "Kurtaran yok mu?" söylemi, Kur'an çevirilerinde, "Okuyup üfleyecek yok mu?" veya "Çare bulan var mı?" veya "Kim iyileştirecek?" veya "Büyücü kim?" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, "Kim tedavi edecektir?" dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Edip Yüksel

Ve, "Çare bulan var mı?" dendiği zaman.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve, 'Çare bulan var mı?' dendiği zaman.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve: "Okuyacak kim var?" denilir

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve denilir: kim var bir okuyacak?

Erhan Aktaş

"Kurtaracak olan kimdir?" denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Kurtaracak olan kimdir?" denir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Kurtaracak olan kimdir?" denir.

Gültekin Onan

"Son müdahaleyi yapacak kim" denir.

Hasan Basri Çantay

"Tedavi edebilecek kim?" denildi (denilecek).

İbni Kesir

Çare bulacak kim? denir.

Mehmet Alagaş

(26-40) Hayır! Hayır! vefat hali köprücüğe ulaştığında ve denildiğinde kim şifacı? okuyacak kim? (Okuyup üflemede ki anlam) zanneder ki / anlar ki artık kesinlikle o bir ayrılık anıdır / ayrışmadır / firaktır. Bacak bacağa dolaşır. O gün sevk yeri Rabbinedir. Bağlılığını d oğrulamadı ve de destek vermedi. Velakin / ve fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra böbürlenerek / çalımla salına salına ait olduklarına / ehline gitti. Sana layık / evla, tam da bu layık, sonra sana yine layık / evla, tamda bu layık. İnsan, başıboş bırakılacağını / terkedileceğini mi değerlendiriyor / hesap ediyor. Sen değil miydin dökülen meniden olan nutfe? Sonra yarattığı ve şekillendirdiği alaka . (Kan pıhtısı şekilli döllenmiş yumurta) ondan da erkek kadın iki eş / türdeş yaptı. Hayat verme ve öldürmede ki kudret te bu değil midir?

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır! Can boğaza dayandığı zaman.

Süleyman Ateş

Ve (başında bulunanlar tarafından): "Kim afsun yapar acaba? denir,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(telaşa düşülür) "Bunu kurtaracak biri var mı?" denir.

Şaban Britch

Yok mu okuyup (şifa isteyen)? denmiş.

Şaban Piriş

-Son nefesini veren kimdir? denmiş.

Yaşar Nuri Öztürk

"Kim var okuyup üfleyecek?" denilir!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and a hopeless effort is being made in search of a healer to restore his soul,

Abdul Haleem

when it is said, ‘Could any charm-healer save him now?’;

Abdullah Yusuf Ali

And there will be a cry, "Who is a magician (to restore him)?"

Abul A'la Maududi

and it is said: "Is there any enchanter who can step forward and help (by his chanting)?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word raqin in the original may he derived from ruqayyah, which means resort to charming, enchanting and exercising, and also from raqi, which means ascending. In the first case, the meaning would be: At last, when the attendants of the patient are disappointed with every remedy and cure, they will say: Let us at least call in an enchanter, who may save him. In the second case, the meaning would be: At that time the angels will say: which angels are to take his soul: the angels of punishment or the angels of mercy? In other words, at that very time the question will be decided in what capacity the dying one is entering the Hereafter; if he is a righteous person, the angels of mercy will take him, and if he is wicked, the angels of mercy will keep away and the angels of punishment will seize him and take him away.

Aisha Bewley

and he hears the words, ‘Who can heal him now?’

Al-Hilali & Khan

And it will be said: "Who can cure him (and save him from death)?"

Ali Quli Qarai

and it is said, ‘Who will take him up?’

Amatul Rahman Omar

And (when those around the dying person say), `Who is the physician to cure and save him?'

Arthur John Arberry

and it is said, 'Who is an enchanter?'

Bijan Moeinian

Man will hear a voice: "Which magician can return this soul back to the body?"

E. Henry Palmer

and it is said, 'Who will charm it back?'

Edip-Layth

It will be said, "Who can save him?"

George Sale

and the standers-by shall say, who bringeth a charm to recover him?

Hamid S. Aziz

And it is said, "Who will be a magician (to restore him)?

Mahmoud Ghali

And it is said, "Who is an enchanter?"

Marmaduke Pickthall

And men say: Where is the wizard (who can save him now)?

Mohamed Ahmed - Samira

And it is asked: "Is there any reciter of charms and amulets?"

Muhammad Asad

and people ask, "Is there any wizard [that could save him]?"

Mustafa Khattab

and it will be said, "Is there any healer ˹who can save this life˺?"

Progressive Muslims

And it will be said: "Who can save him"

Rashad Khalifa

And it is ordered: "Let go!"

Sahih International

And it is said, "Who will cure [him]?"

Sam Gerrans

And it is said: “Who is a healer?”

Shabbir Ahmed

And those around cry, "Is there any charmer?"

Syed Vickar Ahamed

And when there will be a cry (saying:), "Who is a magician (to put him together)?"

Taqi Usmani

and it is said, "Who is an enchanter (that can save him?)"

The Monotheist Group

And it will be said: "Who can save him?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩