Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 25. ayet

Kıyâmet suresi, 25. ayet. تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ

teżunnü ey yüf`ale bihâ fâḳirah.

Diyanet İşleri

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 22–28 · surenin 25. ayeti / 40

Konu Dünyayı sevmek; iki tür yüz Kıyâmet 20–25 3

  1. Kıyâmet 22

    O gün birtakım yüzler aydındır.

  2. Kıyâmet 23

    Rablerine bakarlar.

  3. Kıyâmet 24

    O gün birtakım yüzler de asıktır.

  4. 25

    Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

  5. Kıyâmet 26–28

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 24–25. ayetler için yazılmıştır.

24. Dünyayı âhirete tercih edenler hakkında da şöyle buyurmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır ki asıktır” kederli, hor, hakir ve zelildir.

25. “Başlarına çok büyük bir felaket geleceğini anlarlar.” Çok çetin bir şekilde cezalandırılacaklarını, can yakıcı bir azaba uğrayacaklarını anlarlar. İşte bundan dolayı yüzlerinin şekli değişmiş, suratları asılmış olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Başlarına çok büyük bir cezanın ve elem verici bir azabın geleceğini kesin olarak bilirler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَظُنُّ tezunnu anlar kök: ظنن
  2. أَن en
  3. يُفْعَلَ yuf'ale yapılacağını kök: فعل
  4. بِهَا biha kendisine
  5. فَاقِرَةٌۭ fakiratun belini kıran(bela)nın kök: فقر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: فقر (14 geçiş)

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

  • Aynı kök: فقر (14 geçiş)

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…

  • Aynı kök: فقر (14 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

48 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(24, 25) O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

başlarına dehşet bir felaketin geldiğine iyice akılları kesecek.

Muhammed Esed

çatırdatan bir felaketin başlarına gelmek üzere olduğunu bilerek.

Ahmed Hulusi

(O asık yüzlüler) bellerinin kırılacağını hissederler!

Ali Bulaç

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.

Ali Rıza Safa

Belini kıracak bir şey yapılacağını anlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.

Edip Yüksel

Belkemiğinin kırılacağının endişesi içindedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Belkemiğinin kırılacağının endişesi içindedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

kendilerine bel kıran belalı bir iş yapılacağını anlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Anlar ki kendilerine bel kıran yapılır

Erhan Aktaş

Belini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldığını anlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Belini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldığını anlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bellerini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldıklarını anlarlar.

Gültekin Onan

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Hasan Basri Çantay

Anlar ki kendisine bel kemiklerini kıracak çok bela (lı bir iş) yapılacak.

İbni Kesir

Belkemiğinin kırılacağını anlar.

Mehmet Alagaş

(20-25) Hayır! Hayır! Bilakis sizler alelacele olanı / kısa süreli olanı seviyorsunuz. (Dünyayı seviyorsunuz) Ve de sonrasını / ahireti bırakıyorsunuz. Yüzler o gün Rablerine doğru bakılı halde parlaktır / ışıltılıdır. Ve yüzler o gün somurtuk / buruş buruş. Ona yapılacak olanının bel kırıcı bir şey olduğunu artık zanneder / artık anlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

Süleyman Ateş

Kendisine bel kemiklerini kıran (bela)nın yapılacağını anlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

bellerinin kırılacağını sanırlar.

Şaban Britch

Bellerini bükecek bir felakete uğrayacağını anlayacak.

Şaban Piriş

Bellerini bükecek bir felakete uğrayacağını anlayacak.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Expecting the calamity of the heavy debt to Allah which they will have to pay.

Abdul Haleem

of those who realize that a great calamity is about to befall them.

Abdullah Yusuf Ali

In the thought that some back-breaking calamity was about to be inflicted on them;

Abul A'la Maududi

believing that a crushing calamity is about to strike them.

Aisha Bewley

realising that a back-breaking blow has fallen.

Al-Hilali & Khan

Thinking that some calamity is about to fall on them.

Ali Quli Qarai

knowing that they will be dealt out a punishment breaking the spine.

Amatul Rahman Omar

Because they will realise that a back breaking calamity is about to befall them.

Arthur John Arberry

thou mightest think the Calamity has been wreaked on them.

Bijan Moeinian

Knowing that a back breaking calamity is waiting for them.

E. Henry Palmer

Thou wilt think that a back-breaking calamity has happened to them!

Edip-Layth

Thinking that a punishment is coming to them.

George Sale

They shall think that a crushing calamity shall be brought upon them.

Hamid S. Aziz

Knowing that there will be made to befall them some great calamity.

Mahmoud Ghali

Expecting that a (back-breaking) calamity is going to be performed upon them.

Marmaduke Pickthall

Thou wilt know that some great disaster is about to fall on them.

Mohamed Ahmed - Samira

Fearing that a great disaster is going to befall them.

Muhammad Asad

knowing that a crushing calamity is about to befall them.

Mustafa Khattab

anticipating something devastating to befall them.

Progressive Muslims

Thinking that a punishment is coming to them.

Rashad Khalifa

Expecting the worst.

Sahih International

Expecting that there will be done to them [something] backbreaking.

Sam Gerrans

Thinking that a crushing calamity is upon them.)

Shabbir Ahmed

Expecting a back breaking calamity.

Syed Vickar Ahamed

In the fear that some back-breaking unhappy action was about to be started upon them:

Taqi Usmani

realizing that a back-breaking calamity is going to be afflicted on them.

The Monotheist Group

Thinking that a punishment is coming to them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩