Süleyman Ateş
Örttüğü zaman geceye andolsun,
92. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Leyl suresi, 1. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli iẕâ yagşâ.
Örttüğü zaman geceye andolsun,
Leyl suresi, 2. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
vennehâri iẕâ tecellâ.
Göründüğü zaman gündüze andolsun,
Leyl suresi, 3. ayet. وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,
Leyl suresi, 4. ayet. إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sa`yeküm leşettâ.
Sizin işiniz çeşit çeşittir:
Leyl suresi, 5. ayet. فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
Kim (hayır için) verir, korunursa,
Leyl suresi, 6. ayet. وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
Ve en güzel (söz)ü doğrularsa,
Leyl suresi, 7. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
Ona en kolay (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.
Leyl suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
Kim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse,
Leyl suresi, 9. ayet. وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
Ve en güzel (söz)ü de yalanlarsa,
Leyl suresi, 10. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.
Leyl suresi, 11. ayet. وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.
Leyl suresi, 12. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Doğru yola iletmek bize aittir.
Leyl suresi, 13. ayet. وَإِنَّ لَنَا لَلْـَٔاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
Son da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir.
Leyl suresi, 14. ayet. فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
Ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.
Leyl suresi, 15. ayet. لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
Ona ancak haydut olan girer.
Leyl suresi, 16. ayet. ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
O ki, yalanlandı ve sırtını döndü.
Leyl suresi, 17. ayet. وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
En çok korunan da ondan uzak tutulur.
Leyl suresi, 18. ayet. ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
O ki malını hayra vererek arınır, yücelir.
Leyl suresi, 19. ayet. وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),
Leyl suresi, 20. ayet. إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
Yalnız yüce Rabbinin rızası için verir.
Leyl suresi, 21. ayet. وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerḍâ.
Yakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır.