Leyl suresi · 5–13. ayetler

Veren ile cimrilik eden

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Leyl suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 5. ayet. فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

    Diyanet İşleri

    (5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    Kim (malını) verirse, takvâlı (duyarlı) davranırsa,

    Mustafa İslamoğlu

    Sözgelimi; kim (Allah için) karşılıksız verir ve Allah'a muhtaç olduğunun bilinciyle hareket ederse;

    Muhammed Esed

    Her kim (başkaları için) harcar ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşırsa,

    Ahmed Hulusi

    Kim verir ve korunursa,

    Ali Bulaç

    Fakat kim verir ve korkup sakınırsa,

    Ali Özek ve heyeti

    Artık kim verir ve sakınırsa,

    Ali Rıza Safa

    Kim verir ve sorumluluk bilincine erişirse.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.

    Edip Yüksel

    Kim verir ve erdemli davranır,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kim verir ve erdemli davranır,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ama bundan böyle her kim vergi verir korunursa

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bundan böyle amma her kim vergi verir korunur

    Erhan Aktaş

    Fakat kim verir ve takva sahibi olursa,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat kim verir ve takva dipnot 1 sahibi olursa,

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat kim verir ve takva sahibi olursa,

    Gültekin Onan

    Fakat kim verir ve korkup sakınırsa,

    Hasan Basri Çantay

    (Bundan sonra) kim verir ve sakınırsa,

    İbni Kesir

    Kim verir ve sakınırsa;

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim (malından) verir ve sakınırsa.

    Süleyman Ateş

    Kim (hayır için) verir, korunursa,

    Şaban Britch

    Kim (malından) verir ve sakınırsa,

    Şaban Piriş

    Kim (malından) verir ve korunursa..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kim verir ve sakınırsa,

  2. Leyl suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 6. ayet. وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ

    Diyanet İşleri

    (5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    En güzeli (Kur'an'ı) doğrularsa,

    Mustafa İslamoğlu

    ve daha güzeliyle (ödüllendirileceğine) inanırsa;

    Muhammed Esed

    ve nihai güzelliğin/iyiliğin gerçekliğine inanırsa,

    Ahmed Hulusi

    El Hüsna'yı (en güzelini hakikati olarak) tasdik ederse,

    Ali Bulaç

    Ve en güzel olanı doğrularsa,

    Ali Özek ve heyeti

    en güzeli de tasdik ederse,

    Ali Rıza Safa

    Ve en güzeli doğrularsa. dipnot 602

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 602
      "En güzeli doğrularsa." anlamına gelen "Saddeka bi el hüsna" tümcesi, 23:14 ve 37:125 ayetlerinde, "Yaratıcıların En Güzeli" olarak bildirilen Allah'a yönelik bir tanımlama olarak veya 39:18,23,55 ayetlerinde, "Sözün en güzeli" olarak bildirilen Kur'an'a yönelik bir tanımlama olarak düşünülebilir. Bu tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "Allah'ı göreceğini tasdik ederse" veya "La ilahe illallah sözünü tasdik ederse" biçiminde uydurma yorumlarla çevrilmiştir. 92:9 ayetinde bildirilen ve "En güzeli yalanlarsa." anlamına gelen "Kezzebe bi el hüsna" tümcesi için de aynı durum söz konusudur.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.

    Edip Yüksel

    Ve iyiyi, güzeli doğrularsa,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve iyiyi, güzeli doğrularsa,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ve en güzeli doğrularsa

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve husnayı tasdik eylerse

    Erhan Aktaş

    En iyiyi doğrularsa,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    En iyiyi doğrularsa,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    En iyiyi doğrularsa,

    Gültekin Onan

    Ve en güzel olanı doğrularsa,

    Hasan Basri Çantay

    o en güzeli de tasdıyk ederse,

    İbni Kesir

    En güzeli de tasdik ederse,

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    En güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse.

    Süleyman Ateş

    Ve en güzel (söz)ü doğrularsa,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir de en güzel sözü dipnot 1 tasdik ederse,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın son kitabını

    Şaban Britch

    En güzeli tasdik ederse,

    Şaban Piriş

    En güzeli tasdik ederse.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve güzeli doğrularsa,

  3. Leyl suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 7. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    (5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    Kolay olanı (cennete gitmeyi) ona kolaylaştıracağız.

    Mustafa İslamoğlu

    işte ona, rahatlık ve mutluluğun zirvesine götüren yolu kolaylaştırırız.

    Muhammed Esed

    işte onun için (nihai) huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştıracağız.

    Ahmed Hulusi

    Böylece ona en kolayı kolaylaştırırız!

    Ali Bulaç

    Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.

    Ali Özek ve heyeti

    biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).

    Ali Rıza Safa

    Onu, en kolay olana kolayca iletiriz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.

    Edip Yüksel

    Ona iyice kolaylaştırırız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona iyice kolaylaştırırız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz onu en kolayına kolaylayacağız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz onu yüsraya (en kolayına) kolaylıyacağız

    Gültekin Onan

    Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.

    Hasan Basri Çantay

    biz de onu en kolaya hazırlarız.

    İbni Kesir

    Biz de onu en kolaya muvaffak kılarız.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, onu en kolay olana kolayca iletiriz.

    Süleyman Ateş

    Ona en kolay (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu en kolaya, kolayca ulaştırırız.

    Şaban Britch

    Biz de ona kolay olanı kolaylaştırırız.

    Şaban Piriş

    Biz de ona kolay olması için başarı vereceğiz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.

  4. Leyl suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ

    Diyanet İşleri

    (8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    Kim de cimrilik ederse, (kendini) zengin (yeterli) görürse,

    Mustafa İslamoğlu

    Sözgelimi; kim de cimrilik yapar ve kendi kendine yettiğini zanneder,

    Muhammed Esed

    Cimrilik yapana ve kendi kendine yeterli olduğunu zannedene,

    Ahmed Hulusi

    Ama kim de cimrilik eder ve müstağni olursa (arınmaya, korunmaya ihtiyaç duymazsa);

    Ali Bulaç

    Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,

    Ali Özek ve heyeti

    Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar,

    Ali Rıza Safa

    Kim cimrilik yapar ve kendisinin kendisine yeterli olduğunu sanırsa.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.

    Edip Yüksel

    Fakat, kim cimrilik edip zenginlik taslar,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fakat, kim cimrilik edip zenginlik taslar,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her kim de cimrilik eder, kendisini müstağni sayar

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve amma her kim bahıllik eder ve istiğna gösterir

    Erhan Aktaş

    Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni dipnot 1 görürse,

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendisini yeterli gören, büyüklenen, kibirlenen.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni dipnot 1 görürse,

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendisini yeterli gören, büyüklenen, kibirlenen.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni dipnot 1 görürse,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendisini yeterli gören, büyüklenen, kibirlenen.

    Gültekin Onan

    Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,

    Hasan Basri Çantay

    Amma kim cimrilik eder, kendisini müstağni görür,

    İbni Kesir

    Ama kim de cimrilik eder ve kendini müstağni sayarsa;

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim cimrilik eder kendini müstağni sayarsa.

    Süleyman Ateş

    Kim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim de cimrilik eder ve çekinme ihtiyacı duymaz,

    Şaban Britch

    Kim de cimrilik eder ve kendini ihtiyaçsız görürse,

    Şaban Piriş

    Kim de cimrilik eder ve kendini ihtiyaçsız görürse..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,

  5. Leyl suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 9. ayet. وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ

    Diyanet İşleri

    (8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    En güzeli (Kur'an'ı) yalanlarsa,

    Mustafa İslamoğlu

    En Güzel'i (vahyini) yalanlarsa;

    Muhammed Esed

    ve nihai güzelliği/iyiliği yalanlayana gelince,

    Ahmed Hulusi

    El Hüsna'yı (en güzelini hakikati olarak) yalanlarsa;

    Ali Bulaç

    Ve en güzel olanı yalan sayarsa,

    Ali Özek ve heyeti

    en güzeli de yalanlarsa,

    Ali Rıza Safa

    Ve en güzeli yalanlarsa.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.

    Edip Yüksel

    Ve iyiyi, güzeli yalanlarsa,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve iyiyi, güzeli yalanlarsa,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ve en güzeli yalanlarsa;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve husnayı tekzib eylerse

    Erhan Aktaş

    En iyiyi yalanlarsa,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    En iyiyi yalanlarsa,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    En iyiyi yalanlarsa,

    Gültekin Onan

    Ve en güzel olanı yalan sayarsa,

    Hasan Basri Çantay

    ve o en güzeli yalanlarsa,

    İbni Kesir

    Ve en güzeli yalanlarsa,

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve en güzeli yalanlarsa.

    Süleyman Ateş

    Ve en güzel (söz)ü de yalanlarsa,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    En güzel söz karşısında yalana sarılırsa,

    Şaban Britch

    En güzeli yalanlarsa,

    Şaban Piriş

    En güzeli yalanlarsa..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve güzelliği yalanlarsa,

  6. Leyl suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 10. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    (8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

    Mehmet Okuyan

    Ona da zor olanı (cehenneme gitmeyi) kolaylaştıracağız.

    Mustafa İslamoğlu

    işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;

    Muhammed Esed

    onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:

    Ahmed Hulusi

    Ona en zoru (hakikatten ve Sünnetullah'tan perdeli yaşamayı) kolaylaştırırız!

    Ali Bulaç

    Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.

    Ali Özek ve heyeti

    biz de onu en zora hazırlarız.

    Ali Rıza Safa

    Onu, en zor olana kolayca iletiriz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.

    Edip Yüksel

    Onu da zora yöneltiriz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu da zora yöneltiriz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    onu da en zor olana hazırlayacağız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız

    Gültekin Onan

    Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.

    Hasan Basri Çantay

    biz de ona en güc olanı kolaylaşdırırız.

    İbni Kesir

    Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.

    Süleyman Ateş

    Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu da en zora, kolayca ulaştırırız.

    Şaban Britch

    Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.

    Şaban Piriş

    Biz de ona zorluğu kolaylaştırırız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.

  7. Leyl suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 11. ayet. وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

    Diyanet İşleri

    Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

    Mehmet Okuyan

    Düştüğü zaman da malı kendisine yarar sağlamayacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    öyle ki, o baş aşağı (cehenneme) yuvarlanıp helak olacağı zaman, (Allah için paylaşmadığı) malı kendisini asla kurtaramaz.

    Muhammed Esed

    bakalım serveti onu koruyacak mı (mezarına) girdiği zaman?

    Ahmed Hulusi

    (Cehenneme) yuvarlandığında, malı (zenginliği) ona hiçbir fayda sağlamaz.

    Ali Bulaç

    Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz.

    Ali Özek ve heyeti

    Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.

    Ali Rıza Safa

    Aşağı yuvarlandığında, malı ona yarar sağlamaz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.

    Edip Yüksel

    Düştüğü vakit kurtaramaz parası/malı onu.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Düştüğü vakit kurtaramaz parası/malı onu.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramayacak!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramıyacak

    Erhan Aktaş

    Düştüğü dipnot 1 zaman malı ona yarar sağlamaz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Helak olduğu, çukura yuvarlandığı, öldüğü, Cehennem'e yuvarlandığı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Düştüğü dipnot 1 zaman malı ona yarar sağlamaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Helak olduğu, çukura yuvarlandığı, öldüğü, Cehennem'e yuvarlandığı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Düştüğü dipnot 1 zaman malı ona yarar sağlamaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Helak olduğu, çukura yuvarlandığı, öldüğü, Cehennem'e yuvarlandığı.

    Gültekin Onan

    Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz.

    Hasan Basri Çantay

    O, helak olduğu zaman malı kendisine asla faide vermez.

    İbni Kesir

    Halbuki düştüğü zaman, malı o kimseye asla fayda vermez.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Cehennem'e yuvarlandığı zaman malı ona fayda vermez.

    Süleyman Ateş

    Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Düştüğü zaman malı işine yaramaz.

    Şaban Britch

    (Ateşe) düştüğü zaman malı ona bir yarar sağlamaz.

    Şaban Piriş

    Baş aşağı düştüğü zaman malı ona bir yarar sağlamaz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır.

  8. Leyl suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 12. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet doğru yolu göstermek sadece bizim işimizdir;

    Muhammed Esed

    Bakın, Bize düşen doğru yolu göstermektir;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki hakikate erdirmek bize aittir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğru yolu göstermek bize aittir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, doğru yolu göstermek, kesinlikle Bize özgüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğru yolu göstermek bize aittir.

    Edip Yüksel

    Doğruya biz iletiriz;

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğruya biz iletiriz;

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kesinlikle doğru yolu göstermek Bize aittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde doğruyu göstermek bize

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz doğru yolu göstermek Biz'e aittir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz doğru yolu göstermek Bize aittir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz doğru yolu göstermek Bize aittir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz bize aid olan, her halde doğru yol (u göstermekdir).

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki, Bizim üzerimizedir hidayet.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

    Süleyman Ateş

    Doğru yola iletmek bize aittir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru yolu göstermek bize düşer

    Şaban Britch

    Şüphesiz bize ait olan, yol göstermektir.

    Şaban Piriş

    Doğru yolu göstermek bize düşer.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.

  9. Leyl suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 13. ayet. وَإِنَّ لَنَا لَلْـَٔاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki ilk de son da (dünya da ahiret de) bizimdir.

    Mustafa İslamoğlu

    ama işin gerçeği öteki hayat da, bu hayat da Bizim mülkiyetimizdedir.

    Muhammed Esed

    ve hem öteki dünya, hem de (hayatınızın) bu ilk bölümü (üzerindeki hakimiyet) Bize aittir:

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bizimdir gelecek sonsuz yaşam da şu anki de!

    Ali Bulaç

    Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) bizimdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

    Ali Rıza Safa

    Ve kuşkusuz, sonrası da öncesi de Bizimdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, ahiret de dünya da bizimdir.

    Edip Yüksel

    Sonu da ilki de biz kontrol ederiz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonu da ilki de biz kontrol ederiz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kuşkusuz sonu da Bizim önü de Bizim (ahiret de Bizimdir dünya da)!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve her halde sonu da bizim önü de (Ahıret de Dünyada)

    Gültekin Onan

    Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) bizimdir.

    Hasan Basri Çantay

    Elbet ahiret de, dünya da bizimdir.

    İbni Kesir

    Ve hiç şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

    Süleyman Ateş

    Son da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahiret de bizim, dünya da bizimdir.

    Şaban Britch

    Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz ahiret de dünya da bize aittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonrası da öncesi de sadece bizimdir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.