Diyanet İşleri
(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
Leyl suresi
Leyl suresi, 17. ayet. وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ateş ve ondan uzak tutulan Leyl 14–21 3
Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.
(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.
(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–21. ayetler için yazılmıştır.
19. “Böylesinin üzerinde hiçbir kimseye ait karşılığı verilmesi gereken bir iyilik yoktur.” Bu “en takvalı kimse” üzerinde mahlukattan herhangi bir kimsenin, karşılığı verilmesi gereken bir iyiliği yoktur. Kimin ona iyiliği dokunmuşsa o, mutlaka ona karşılığını vermiştir. Hatta belki kendisinin diğer insanlar üzerinde karşılığı ödenmedik iyilikleri vardır.
Bu bakımdan o, Allah’ın halis bir kuludur. Çünkü yalnızca O’nun ihsanının kölesidir. İnsanların lütuf ve iyiliği karşısında borçlu kalan kimse, eğer bunların karşılığını vermeyecek olursa mutlaka onların hatırı için bir şeyleri terk eder ya da yapar ki bu da onun ihlâsını eksiltir.
Bu âyet-i kerime elbette ki Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallahu anh’ı kapsamına alır. Hatta bu âyetin nüzul sebebinin o olduğu dahi söylenmiştir. Çünkü onun üzerinde kimseye karşılığını vermesi gereken bir minnet borcu yoktur. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bile. Zira onun, onun üzerinde sadece karşılığının ödenmesine imkân bulunmayan Allah Rasûlü olma nimeti vardır. Bu da İslâm dinine davet etmek, hidâyeti öğretmek ve hak dini göstermek nimetidir. Bu yönüyle Allah’ın ve Rasûlünün herkes üzerinde nimeti ve lütfu vardır. Bu lütfun karşılığını vermeye ise imkân yoktur.
Bu âyet-i kerime Ebu Bekir radıyallahu anh’ı öncelikle kapsamına almakla birlikte elbette ki bu üstün vasfa sahip olup hiçbir mahluka karşı minnet borcu olmayan ve böylelikle bütün amelleri sırf Allah rızası için olan herkesi de kapsamına alır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
20-21. “(O nedenle o, verdiği) ancak en yüce olan Rabbinin rızasını kazanmak için (verir). Yakında da o, elbette (yaptıklarını karşılığını alarak) razı olacaktır.” Bu, en takvalı kişi, Allah’ın kendisine bağışlayacağı pek çok lütuf, ihsan ve mükâfat çeşitlerinden dolayı hoşnut olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanların en takvalısı olan Ebu Bekir -radıyallahu anh- oradan uzak tutulacaktır.
Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…
Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.
Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
En muttakî (duyarlı) olan ondan uzak tutulacaktır. dipnot 1
Ama yüce ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket eden kimse, o (ateşten) uzak tutulacak;
Ama, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlar (ateşten) uzak kalacak:
En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.
İyiler ondan (ateşten) uzak tutulur.
Oysa sorumluluk bilinci taşıyan, ondan uzaklaştırılacaktır.
- Arınmak uğruna malını hayra harcayan takva sahipleri, o ateşten uzak tutulacaktır.
Erdemli ise ondan uzak tutulacaktır.
Erdemli ise ondan uzak tutulacaktır.
O en çok takva sahibi olan ise ondan çok uzaklaştırılacaktır!
O en müttaki olan ise ondan uzaklaştıkca uzaklaşdırılacaktır
Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak.
Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak.
Takva dipnot 1 sahibi olan, ondan uzak tutulacak.
Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.
(17-18) Halbuki çok sakınan, malını (Allah nezdinde sırf) temizlenmek için veren ondan uzaklaşdırılacakdır.
En çok sakınan ise; ondan uzak tutulur.
(1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.
Takva sahibi ise oradan uzak tutulacaktır.
En çok korunan da ondan uzak tutulur.
Kendini yanlışlardan en iyi koruyan kişi dipnot 1 ise ondan uzak tutulacaktır; dipnot 2
Kendini en iyi koruyan dipnot 1 da oradan uzak kalacaktır.
Takva sahibi ondan uzak tutulacaktır.
Takva sahibi ondan uzak tutulacaktır.
İyice sakınan da ondan uzak tutulur.
But saved from it will be the one who entertains the profound reverence dutiful to Allah and carries his reverence to Allah from contemplation to reality.
The most pious one will be spared this––
But those most devoted to Allah shall be removed far from it,-
But the God-fearing shall be kept away from it,
Those with most taqwa will be far removed from it:
And Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2) will be far removed from it (Hell).
The Godwary shall be spared it
But the one who guards against evil and keeps his duty (to God and others), shall most carefully be kept away from it (- the Fire).
and from which the most godfearing shall be removed,
As far as those who have obeyed God they will be spared from the Hell.
But the pious shall be kept away from it,
As for the righteous, he will be spared it.
But he who strictly bewareth idolatry and rebellion, shall be removed far from the same;
But the pious shall be kept away from it,
And which the most pious will soon be made to avoid-
Far removed from it will be the righteous
But save him who fears
For, distant from it shall remain he who is truly conscious of God:
But the righteous will be spared from it—
As for the righteous, he will be spared it.
Avoiding it will be the righteous.
But the righteous one will avoid it -
And the most prudent in fear will be kept from it:
But far removed from it is he who walks aright.
But those most devoted to Allah shall be removed far from it—
And saved from it will be the most God-fearing one,
As for the righteous, he will be spared it.