Hûd suresi · 1–8. ayetler

Kitabın sağlamlığı ve bağışlanma dileme çağrısı

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hûd suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 1. ayet. الٓر كِتَٰبٌ أُحْكِمَتْ ءَايَٰتُهُۥ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

    Diyanet İşleri

    (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

    Mehmet Okuyan

    (1, 2) Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 (Bu), Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için doğru hüküm veren, her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıkça ortaya konulmuş bir kitaptır. dipnot 2 (De ki:) "Şüphesiz ki ben O'nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ifade, Kur'an'ın bizzat Yüce Allah tarafından korunup açıklandığının delilidir. Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.

    Mustafa İslamoğlu

    Elif-Lam-Ra! Öyle bir kitaptır ki (bu), her hükmünde tam isabet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından, ayetleri şüpheden arındırılmış ve hayatta karşılığı olan doğru hükümlerle sabitlenmiş, dahası çok boyutlu ve anlaşılır kılınmıştır

    Muhammed Esed

    Elif-Lam-Ra. (Bu) İlahi bir kitaptır ki, ayetleri her şeyden bütünüyle haberdar olan hikmet sahibi (Allah) tarafından kendi içlerinde açık ve anlaşılır kılınmış, birbirleriyle açıklanmış ve ayrıca birbirleriyle bağlantılı olarak etraflı biçimde dile getirilmiştir

    Ahmed Hulusi

    Eliif, Laam, Ra. . . BİLGİnin (Kitabın) işaretleri kesin oluşmuş; sonra Hakiym ve Habiyr'in ledünnünden (birimin Esma zatından) detaylandırılarak açığa çıkarılmıştır!

    Ali Bulaç

    Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır (ki:

    Ali Özek ve heyeti

    Elif.Lâm.Râ. Bu, hikmet sahibi olan ve herşeyden haberdar olan (Allah) tarafından âyetleri muhkem kılınmış, sonra da (manası) iyice açıklanmış (olan) bir kitaptır.

    Ali Rıza Safa

    A. L. R. Bilgelik ve Adaletle Yöneten; Her Şeyden Haberli tarafından ayetleri sağlamlaştırıldıktan sonra, ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, ra. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır.

    Edip Yüksel

    A1L30R200. Öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran'ın ayetlerde ve aralarındaki ilişkilerde verilen detaylar o kadar çok ki, sürekli olarak yenilerini keşfediyoruz. * Örneğin, 46:15; 31:14; 22:5; 23:14; 16:58-59 ve17:31 ayetleri doğadaki ayetler ışığında incelediğinde kürtaj gibi bir konuya aydınlık getiriyor. * Hırsızların "ellerinin kesilmesini" öğütleyen ayet (5:38), "kesmek" kelimesinin kullanıldığı diğer ayetlerin ışığında değerlendirildiğinde esnek bir ceza hukuku ile karşılaşılır. Din adamları tarafından hep "kadınları dövün" biçiminde anlaşılan ayet Kuran'ın kendi açıklamasıyla incelendiği vakit farklı bir tablo çıkarıyor. * "Gizlenen" adlı suredeki 74:30 ayetinin işaret ettiği matematiksel ve lengüistik detaylar kitaplar dolduracak boyutta...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    A.L.R. (Bu) öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış,sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitaptır,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elif-Lam-Ra. Bir hakimi habirin ledünnünden ayetleri ihkam edilmiş sonra da tafsıl olunmuş bir kitab

    Erhan Aktaş

    Elif, Lam, Ra. Bu, Yasa Sahibi, Her Şeyden Haberdar Olan tarafından, ayetleri sağlamlaştırılmış ve ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitap'tır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif, Lam, Ra. Bu, Yasa Sahibi, Her Şeyden Haberdar Olan tarafından, ayetleri sağlamlaştırılmış ve ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitap'tır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elif, Lam, Ra. Bu, Yasa Sahibi, Her Şeyden Haberdar Olan tarafından, ayetleri sağlamlaştırılmış ve ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitap'tır.

    Gültekin Onan

    Elif, Lam, Ra. (Bu) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Tanrı) tarafından birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır.

    Hasan Basri Çantay

    Elif, lam, raa. (Bu) öyle bir kitabdır ki ayetleri (en kat'i bürhanlarla) desteklenmiş, sonra da apaçık bildirilmiş, (her işi) hikmetle yapan, (her şeyden) kemaliyle haberdar olan (Allah) tarafından (indirilmişdir).

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Ra. Bu kitab, ayetleri kesinleştirilmiş, sonra da Hakim ve Habir olan Allah tarafından uzun uzadıya açıklanmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elif Lâm Râ. dipnot 1 Bu, Hakim ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlam kılınmış, tam olarak açıklanmış bir kitaptır.

    Rowwad Tercüme Merkezi — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

    Süleyman Ateş

    Elif lam ra. (Bu,) bir Kitaptır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve güzelce açıklanmıştır.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Ra dipnot 1 ! Bu (Kur'an); daima doğru hükümler veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından, ayetleri hem muhkem dipnot 2 /hüküm içerir hale getirilmiş hem dipnot 3 de ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhkem ayet, bir konuda hüküm içeren ayettir. O hüküm, başka ayetlerle ayrıntılı olarak açıklanır (Al-i İmran 3/7, Zümer 39/23).
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetteki (ثمَ) 'sümme'ye açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan "...hem ...hem" anlamı verilmiştir. Çünkü "sümme" dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bu kullanımlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra, Ahmed Muhtar Abdulhamid Ömer, lem-ül Kutub, 2008, c. 1, s. 328. (Yunus 10/103; Hud 11/3, 52; Beled 90/17).
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LÂM! RÂ! Bu öyle bir kitaptır ki ayetleri hem muhkem dipnot 1 kılınmış hem de dipnot 2 doğru kararlar veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hüküm bildiren, hükme esas alınan. Detaylı bilgi için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotları
    2. metne dön, dipnot 2
      ثم

    Şaban Britch

    Elif Lâm Râ, Bu, Hakim ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri sağlam kılınmış, tam olarak açıklanmış bir kitaptır.

    Şaban Piriş

    Elif Lam Ra, Bu, Ayetleri sağlam, hakim ve haberdar olan Allah tarafından açıklanmış bir kitaptır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elif, Lam, Ra. Hakim ve Habir olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir.

  2. Hûd suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 2. ayet. أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ إِنَّنِى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ

    Diyanet İşleri

    (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

    Mehmet Okuyan

    (1, 2) Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 (Bu), Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için doğru hüküm veren, her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıkça ortaya konulmuş bir kitaptır. dipnot 2 (De ki:) "Şüphesiz ki ben O'nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ifade, Kur'an'ın bizzat Yüce Allah tarafından korunup açıklandığının delilidir. Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.

    Mustafa İslamoğlu

    ki, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz. (Ey Peygamber! De ki): "Hiç şüphesiz ben de O'nun katından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim!

    Muhammed Esed

    ki, Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz. (Ey Peygamber, de ki:) "Bakın ben size Onun tarafından bir uyarıcı ve müjdeleyici (olarak) görevlendirildim:

    Ahmed Hulusi

    Yalnızca Allah'a kulluk etmekte olduğunuzun farkındalığına erin, diye (bu BİLGİ inzal olundu). "Muhakkak ki ben, size 'HU'dan bir uyarıcı ve bir müjdeleyiciyim. "

    Ali Bulaç

    Öyle ki, Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten ben, sizi O'nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim;

    Ali Özek ve heyeti

    (Âyetlerinin muhkem kılınıp açıklanması), Allah'tan başkasına ibadet etmeyesiniz diyedir.Şüphesiz ki ben, O'nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

    Ali Rıza Safa

    Allah'tan başkasına hizmet etmemeniz için. "Aslında, ben, sizin için, O'ndan bir uyarıcı ve muştulayıcıyım!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Allah'tan başkasına kesinlikle kulluk etmeyiniz. Şüphesiz ben size Allah'tan gelen bir uyarıcıyım; bir müjdeciyim."

    Edip Yüksel

    Ki ALLAH'tan başkasına hizmet etmeyesiniz. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    şöyle ki, Allah'tan başkasına kul olmayın! Ben size O'nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şöyle ki Allahdan başkasına kul olmayın, ben size onun tarafından tebşir ve inzar için gönderilmiş bir Peygamberim

    Erhan Aktaş

    Ki Allah'tan başkasına kulluk dipnot 1 yapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve haber vericiyim.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 10:104. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'tan başkasına kulluk dipnot 1 yapmayın. Kuşkusuz ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve haber vericiyim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki; bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'tan başkasına kulluk yapmayın. Ben, O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim.

    Gültekin Onan

    Öyle ki, Tanrı'dan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten ben, sizi O'nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim;

    Hasan Basri Çantay

    Taki Allahdan başkasına ibadet etmeyin. Şübhesiz, ben sizi Onun tarafından (eğri yolun akıbetinden) korkutan, (mü'minlere) müjde veren (bir peygamber) im.

    İbni Kesir

    Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye. Muhakkak ki ben, size O'nun katından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’tan başkasına ibadet etmeyesiniz. Ben, O’nun tarafından sizler için bir uyarıcı ve müjdeciyim.

    Süleyman Ateş

    Ta ki Allah'tan başkasına tapmayasınız. Ben de, O'ndan size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

    Süleymaniye Vakfı

    (Açıklamayı Allah'ın yapmış olması) Allah'tan başkasına kulluk etmemeniz içindir dipnot 1 . (Ey Muhammed de ki:) Ben de onun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayetten anlaşılacağı üzere Allah'ın ayetlerini ancak Allah açıklayabilir. Onun yaptığı açıklamalara da sadece bu Kitaptan ulaşılabilir (Yusuf 12/111, Nahl 16/89, Kıyamet 75/16-19). Muhammed Aleyhisselam dahil hiç kimsenin Kur'an'ı açıklama yetkisi yoktur. Onun görevi, kendisine gelen kitabı insanlara eksiksiz bir şekilde ulaştırmak, Allah'ın kitapta ona gösterdiği şekliyle onlara kitabı ve hikmeti öğretmek, onda bulunan hükümlerle insanları uyarmak ve onlara müjdeler vermektir (Bakara 2/151, Al-i İmran 3/164, Nisa 4/105, Maide 5/67, A'raf 7/1-3, Nahl 16/44, Cuma 62/2). Muhammed Aleyhisselamın müjdeleri de uyarıları da kendisine verilen kitapta mevcut olduğu için bu iki vasıf bizzat Kur'an için de kullanılmıştır (İsra 17/9-10, Kehf 18/1-2, Fussilet 41/2-3, Ahkaf 46/12).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle olması, Allah'tan başkasına kul olmayasınız diyedir dipnot 1 . Ben de o kitapla sizi uyaran ve müjdeleyen kişiyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayetten anlaşılacağı üzere Allah'ın ayetlerini ancak Allah açıklayabilir. Bu açıklamaya sadece Kitaptan ulaşılabilir. Allah'ın yazılı ayetleri ile ilgili olarak kendisi tarafından yapılan açıklamalar o muhkem ayetin müteşabihleridir(Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/3). Başka kaynaklarda açıklama aradığımız takdirde, Allah'tan başkasına kulluk edeceğimiz ikazı, her müminin çok dikkat etmesi gereken şirk günahını oluşturur.

    Şaban Britch

    Allah’tan başkasına ibadet etmeyesiniz. Ben, O’nun tarafından sizler için bir uyarıcı ve müjdeciyim.

    Şaban Piriş

    (2-3) Ben, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz, Rabbinize bağışlanma dileyip, kendisine yönelesiniz diye vakti belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir geçimlikle sizi geçindirmesi ve her fazilet sahibine değerini vermesi için O'ndan size bir uyarıcı ve müjdeciyim. Şayet yüz çevirirseniz, başınıza gelecek büyük günün azabından korkarım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki başkasına değil, yalnız Allah'a ibadet edesiniz! Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.

  3. Hûd suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 3. ayet. وَأَنِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِى فَضْلٍ فَضْلَهُۥ وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ

    Diyanet İşleri

    Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.

    Mehmet Okuyan

    (Bu kitap) Rabbinizden bağışlanma dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz (yönelmeniz) için (indirildi) ki (Allah) sizi belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatsın ve iyilik sahibi olan her bir kişiye de iyiliğinden (daha çok) versin. Yüz çevirirseniz, size gelecek büyük bir günün azabından korkarım."

    Mustafa İslamoğlu

    Haydi, Rabbinizden kusurlarınız için af dileyin ve bilincinizi yenileyerek O'na yönelin; O da size, sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar (akıbeti) güzel bir hayat bahşetsin ve erdem sahibi herkese erdeminin karşılığını versin. Ama eğer yüz çevirecek olursanız, iyi bilin ki ben korkunç bir günün azabının üzerinize kopmasından korkuyorum!

    Muhammed Esed

    Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve sonra tevbe ve pişmanlık tavrı içinde Ona yönelin ki, O da sizi (bu dünya) hayatında (Onun belirlediği) bir süre doluncaya kadar güzel bir geçimle geçindirsin; ve (öte dünyada da) erdem sahibi herkese erdemliliğinin karşılığını (fazlasıyla) versin. Fakat eğer (doğru yoldan) dönerseniz, o zaman, doğrusu o zorlu Gün (gelip çattığında) azabın sizin başınıza gelmesinden korkarım!

    Ahmed Hulusi

    "(Yanlış ve kusurlarınız için) bağışlanma isteyin Rabbinizden! Sonra O'na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin. . . Eğer yüz çevirirseniz, sizin için o büyük sürecin azabından korkarım. "

    Ali Bulaç

    Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz için (indirildi. Eğer bu emrolunanları yaparsanız), Allah sizi, (Dünyada) tayin edilmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatır, fazlasını yapan herkese de iyiliğinin karşılığını (âhirette) verir. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.»

    Ali Rıza Safa

    "Efendinizden bağışlanma dileyin, sonra, pişmanlığınızı O'na gösterin. Hem belirlenmiş bir süreye dek sizi güzelce geçindirsin hem de erdemli olan herkese, Kendi lütfundan versin. Yüz çevirirseniz, sizin için, Şanlı Gün'ün cezasından korkarım!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Rabbinizden af dileyesiniz ve O'na tövbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım."

    Edip Yüksel

    Efendinizin bağışlamasını dileyip O'na tövbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir süreye kadar güzelce geçindirir ve lütfu hakkeden herkese lütfundan verir. Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbinizin bağışlamasını dileyip O'na tevbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir süreye kadar güzelce geçindirir ve lütfu hakkeden herkese lütfundan verir. Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, sizi muayyen bir zamana kadar güzel bir şekilde yaşatsın ve her fazilet sahibine, mükafatını versin. Eğer yüz çevirirseniz, haberiniz olsun ki ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem rabbınızın mağrifetini isteyin sonra ona tevbe edin ki sizi bir müsemma ecele kadar güzel bir surette yaşatsın ve her fadl sahibine fadlını versin ve eğer yüz çevirirseniz haberiniz olsun ki ben size büyük bir günün azabından korkarım

    Erhan Aktaş

    Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe dipnot 1 edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet dipnot 2 sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe dipnot 1 edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet dipnot 2 sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

    Gültekin Onan

    Ve rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir ecele kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

    Hasan Basri Çantay

    Ve taki Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra (ıhlas ile) ona dönün ki sizi adı konmuş (ta'yin ve takdir edilmiş) bir müddete kadar güzel ni'metleriyle faidelendirsin, her fazıylet saahibine kendi fazl (-u kerem) ini versin. (Habibim onlara de ki:) "Eğer (imandan) yüz çevirirseniz ben sizin başınıza (gelecek) büyük bir günün azabından korkarım".

    İbni Kesir

    Rabbınızdan mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin. Her lütuf sahibine lütfunu versin. Eğer yüzçevirirseniz; o zaman ben, başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra da tevbe ile O'na dönün ki, sizi belli bir süreye kadar güzel bir şekilde geçindirip, yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Şayet yüz çevirirseniz, şüphesiz ben o zaman sizin hakkınızda o büyük günün azabından korkarım.

    Süleyman Ateş

    Ve Rabbinizden mağfiret dileyesiniz, sonra O'na tevbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her lutuf sahibine lutfetsin. Ve eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

    Süleymaniye Vakfı

    (Böyle olması) Bir de Rabbinizden /Sahibinizden bağışlanma dipnot 1 dilemeniz, ona tövbe etmeniz /dönüş yapmanız dipnot 2 içindir ki belirlenmiş eceliniz dipnot 3 gelinceye kadar sizi güzel bir şekilde yararlandırsın dipnot 4 ve iyilik yapanlara da fazlasını versin dipnot 5 . Eğer yüz çevirecek olursanız o büyük günün azabına uğramanızdan korkarım dipnot 6 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tövbe, "yaptığı yanlışlardan pişman olup vazgeçmeye karar veren kişinin, bulunduğu yanlış yoldan Allah'ın istediği doğru yola dönüş yapması"dır. Örneğin, içkiyi Allah haram kıldığı /yasakladığı için içmekten pişman olup bırakmaya karar veren kişinin içkiyi tamamen bırakması tövbe /dönüş yapma olur (Nisa 4/17-18).
    3. metne dön, dipnot 3
      Ecel-i müsemma konusu için bkz. En'am 6/2 ve dipnotu.
    4. metne dön, dipnot 4
      Muhammed Aleyhisselam'dan önceki elçiler de ümmetlerine bu yönde çağrıda bulunmuşlardır (Hud 11/52, 61, 89-90, İbrahim 14/10, Nuh 71/1-4)
    5. metne dön, dipnot 5
    6. metne dön, dipnot 6

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinizden dipnot 1 bağışlanma dipnot 2 dileyin, sonra O'na yönelin (tevbe edin) ki dipnot 3 belirlenmiş eceliniz dipnot 4 gelinceye kadar sizi güzel bir şekilde yaşatsın. Fazla yapan herkese de fazlasını versin. Eğer yüz çevirecek olursanız, o büyük günün azabına uğramanızdan korkarım.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinizden
    2. metne dön, dipnot 2
      İstiğfar : Sözle ve kalpten yapılan bağışlanma talebidir.Türk Halkı arasında "Estağfurullah" olarak sıklıkla ve yanlış manada kullanılır. Arapça bakımından gerçek anlamı "Allah'tan bağışlanmayı dilerim" dir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Tevbe : Bağışlanmayı içten ve sözle talep eden kişinin eylem olarak yapacağı dönüş işlemidir. Örneğin, içki içmekten pişman olduğunu ve bırakma kararını söyleyen kişi istiğfar, daha sonra içkiyi tamamen terk eden kişi tevbe etmiş (dönmüş, yönelmiş) olur.Allah'ın kabul etme sözü verdiği tevbe (sözde ve eylemde dönüş) için bakınız Nisa 4/17
    4. metne dön, dipnot 4
      ecel-i müsemma konusu için Bakınız Enam 6/2. ayet ve dip notu

    Şaban Britch

    Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra da tevbe ile onu dönün ki, sizi belli bir süreye kadar güzel bir şekilde geçindirip, yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Şayet yüz çevirirseniz, o zaman hakkınızda ki büyük günün azabından korkarım.

    Şaban Piriş

    (2-3) Ben, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz, Rabbinize bağışlanma dileyip, kendisine yönelesiniz diye vakti belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir geçimlikle sizi geçindirmesi ve her fazilet sahibine değerini vermesi için O'ndan size bir uyarıcı ve müjdeciyim. Şayet yüz çevirirseniz, başınıza gelecek büyük günün azabından korkarım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Af dileyin Rabbinizden; sonra da tövbe ile O'na yönelin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir nimetle nimetlendirsin ve her farklı derece sahibine hak ettiği ödülü versin. Eğer yüz çevirirseniz, o takdirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum.

  4. Hûd suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 4. ayet. إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Dönüşünüz ancak Allah'adır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan

    Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O, her şeye gücü yetendir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Er veya geç) dönüşünüz Allah'adır; ve O her şeyi yapmaya kadirdir.

    Muhammed Esed

    Hepinizin dönüşü Allahadır; ve O her şeyi edip eylemeye yeten sınırsız bir kudrete sahiptir.

    Ahmed Hulusi

    "Allah'a rücu edeceksiniz; 'HU'; her şeye Kaadir'dir. "

    Ali Bulaç

    Sizin dönüşünüz Allah'adır. O, her şeye güç yetirendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Dönüşünüz yalnız Allah'adır. O, her şeye kadirdir.

    Ali Rıza Safa

    "Allah'a döneceksiniz. Çünkü O, her şeye Gücü Yetendir!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Dönüşünüz Allah'adır. O her şeyi yapacak güçtedir."

    Edip Yüksel

    Dönüşünüz ALLAH'adır. O her şeye Gücü Yetendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalnız Allah'adır dönüşünüz. Ve O, herşeye Kadir'dir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dönüşünüz ancak Allah'adır! O ise, herşeye gücü yetendir!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hep dönümünüz Allah'adır, o ise her şey'e kadirdir.

    Erhan Aktaş

    Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun Gücü Her Şeye Yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun Gücü Her Şeye Yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun Gücü Her Şeye Yeter.

    Gültekin Onan

    Sizin dönüşünüz Tanrı'yadır. O, her şeye güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay

    Dönüşünüz ancak Allaha dır. O her şey'e hakkıyle kaadirdir.

    İbni Kesir

    Dönüşünüz ancak Allah'a dır. Ve O, her şeye Kadir'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dönüşünüz Allah’adır. O’nun her şeye gücü yeter.

    Süleyman Ateş

    Dönüşünüz Allaha'dır. O, herşeyi yapacak güçtedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dönüşünüz Allah'a olacaktır. O, her şeye bir ölçü koyar.

    Şaban Britch

    Dönüşünüz Allah’adır. O’nun her şeye gücü yeter.

    Şaban Piriş

    Dönüşünüz Allah'adır. O'nun her şeye gücü yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yalnız Allah'adır dönüşünüz. Ve O, herşeye Kadir'dir.

  5. Hûd suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 5. ayet. أَلَآ إِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا۟ مِنْهُ أَلَا حِينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    Diyanet İşleri

    İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Dikkat edin! Onlar, O'ndan (Allah'ın gözetiminden) gizlemeleri için göğüslerini çevirirler. Dikkat edin! Onlar elbiselerine büründükleri zaman bile (Allah) onların gizlediklerini de açığa çıkardıklarını da bilir. Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Baksanıza onlar, O'ndan saklamak için gönüllerini kat be kat örtüyorlar: Unutmayın ki, onlar (niyetlerini) kat kat örtülere sarıp sarmalasalar dahi, O onların (gerçeği) gizlediklerini de bilir, (yalanı) açığa vurduklarını da; nitekim O, gönüllerin en mahrem sırlarını bilendir.

    Muhammed Esed

    Bakın hele, (kitabın doğruluğunu inkara şartlanmış olanlar) kendilerini Onun gözetiminden gizlemek için kalplerini (nasıl) kat kat örtülerle örtüyorlar. Bilin ki, (hakikati görmemek ya da duymamak için kat kat) giysiler içine girdikleri zaman (bile) O, onların gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bütünüyle bilmektedir; çünkü O, kalplerde olan hakkında mutlak ve eksiksiz bilgi sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle bilin ki! O'ndan gizlemek için, içlerindekini dürüp bükerler (gerçek düşüncelerini başka fikirlerle örtüp gizlerler)! Kesinlikle bilin ki! Onlar elbiselerine büründüklerinde (iç dünyalarındakini örttüklerinde), onların sırlarındakini ve açığa vurduklarını da bilir! Çünkü O, sadırların (beyinlerindeki dünyalarının) zatı olarak Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Haberiniz olsun; gerçekten onlar, ondan gizlenmek için göğüslerini büker (Hak'tan kaçınıp yan çizer)ler. (Yine) Haberiniz olsun; onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bilesiniz ki, onlar Peygamberden, (düşmanlıklarını) gizlemeleri için göğüslerini çevirirler (gönüllerinden geçeni gizlerler). İyi bilin ki, onlar elbiselerine büründükleri zaman dahi, Allah onların gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.

    Ali Rıza Safa

    İyi bilin ki, aslında, O'ndan gizlenmek için, yüreklerindeki düşmanlığı gizliyorlar. İyi bilin ki, örtülerine büründükleri zaman bile, gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    "İyi biliniz ki onlar, O'ndan gizlenmek için sinelerini bükerler. Yine iyi biliniz ki, onlar örtülerine büründükleri zaman dahi, Allah onların içlerinde gizlediklerini ve açığa vurduklarını hep bilir. Çünkü O, sinelerin özünü bilendir."

    Edip Yüksel

    Onlar, göğüslerindekini bilinç altına itip O'ndan gizlemek isterler. İyi bilin ki elbiselerini büründükleri zaman dahi onların gizlediklerini ve açıkladıklarını bilir. O, gizli düşünceleri bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar, göğüslerindekini bilinç altına itip O'ndan gizlemek isterler. İyi bilin ki elbiselerini büründükleri zaman dahi onların gizlediklerini ve açıkladıklarını bilir. O, gizli düşünceleri bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bak onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar! Evet, ama onlar örtülerine bürünürlürken, Allah onların neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını bilir çünkü O bütün sinelerin özünü bilir!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bak amma onlar ondan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar, evet amma onlar ondan örtülerine bürünürlerken o onların neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını bilir çünkü o, bütün sinelerin künhünü bilir

    Erhan Aktaş

    İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri dipnot 1 zaman, O, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçek düşüncelerini, asıl niyetlerini saklasalarda.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri dipnot 1 zaman, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçek düşüncelerini, asıl niyetlerini saklasalar da.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri dipnot 1 zaman, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçek düşüncelerini, asıl niyetlerini saklasalar da.

    Gültekin Onan

    Haberiniz olsun; gerçekten onlar, ondan gizlenmek için göğüslerini büker (Hak'tan kaçınıp yan çizer)ler. (Yine) Haberiniz olsun; onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Haberiniz olsun ki ondan (o peygamberden düşmanlıklarını) gizlemeleri için göğüslerini dürüb bükerler. (Hakkı işitmemek için) elbiseleriyle örtündükleri zaman da (hallerine) dikkat et. (Halbuki) Allah Onların gizleyeceklerini de, açığa vuracaklarını da biliyor. Çünkü O, sinelerin ta özünü bilendir.

    İbni Kesir

    Dikkat edin, onlar peygambere düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Elbiselerine büründükleri zaman da dikkat edin. Allah, onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O, göğüslerde olanı bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bilin ki; onlar (içlerindekini) O’ndan gizlemek için göğüslerini dürüp bükerler. Elbiseleriyle örtündükleri zaman da onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, kalplerin özünde olanı çok iyi bilendir.

    Süleyman Ateş

    İyi bilin ki, onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini bükerler. Yine iyi bilin ki onlar, örtülerine büründükleri zaman dahi (Allah onların) içlerinde gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Bilin ki onlar, ondan (Allah'tan) saklanmak için iki büklüm olurlar. Yine bilin ki giysilerine büründükleri zaman bile neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını Allah bilir. O, içlerinde olanı da bilir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bilin ki onlar, O'ndan (Allah'ın Kitabından) gizlenmek için göğüslerini iki büklüm ederler. Yine bilin ki örtülerine büründükleri zaman neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını Allah bilir. Göğüslerde olanı da O bilir.

    Şaban Britch

    İyi bilin ki, onlar ondan gizlenmek için göğüslerini bükerler. İyi bilin ki, Allah elbiselerine büründükleri zaman da gizlediklerini ve açıkladıklarını bilir. O, kalplerin özünü bilir.

    Şaban Piriş

    Dikkat edin, O'ndan gizlenmek için iki büklüm oluyorlar. İyi bilin ki, Allah elbiselerine büründükleri zaman da gizlediklerini ve açıkladıklarını bilir. O, kalplerin özünü bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dikkatle bakın! Onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini bükerler. Dikkat edin! Onlar giysileriyle sarılıp sarmaladıkları zaman da O, onların gizlemekte olduklarını da açığa vurduklarını da bilmektedir. Çünkü O, göğüslerin içini çok iyi bilendir.

  6. Hûd suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 6. ayet. وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    Diyanet İşleri

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

    Mehmet Okuyan

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızkı yalnızca Allah'a ait olmasın. dipnot 1 (Allah) onun durduğu ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. dipnot 2 (Bunların) hepsi apaçık bir kitaptadır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Yeryüzünde her canlının rızkı yalnızca Allah'a aittir."
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: En‘âm 6:98. Ayette geçen [müstekarr] kelimesine "rahim, rahimler", "insanların geceye sığınması", "her canlının yeryüzündeki yaşama süreleri"; [müstevde‘] kelimesine ise "insanların yaşayıp ölecekleri yeryüzü", "babaların sulbü", "öldüklerinde toprağa definleri", "ölümden sonra insanın yerleşip kalacağı yer" gibi anlamlar verilmiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızık açısından Allah'a bağımlı olmasın. Zira O, her canlının konup eğleşeceği yeri de göçüp yerleşeceği yeri de iyi bilir: Bütün bunlar kesin ve net bir yazılım ve yasayla kayıt altına alınmıştır.

    Muhammed Esed

    Ve yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allaha bağlı olmasın; ayrıca O, her canlının (yeryüzünde) yaşama süresini de, (ölümden sonra) yerleşip kalacağı yeri de bilmektedir: Bütün bunlar apaçık bir kitapta yer almış bulunmaktadır.

    Ahmed Hulusi

    Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, onun yaşam gıdası (rızkı) Allah'a ait olmasın! Bilir onun karar kılacağı hali de (sonunu) ve geçici olarak yaşamakta olduğunu da. . . Hepsi apaçık bir BİLGİdir!

    Ali Bulaç

    Yeryüzünde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır.

    Ali Özek ve heyeti

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkı, Allah'ın üzerine olmasın. O, o canlının duracağı yeri de konulacağı yeri de bilir. Bunların hepsi de açık bir kitapta (levhi mahfuzda) dır.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzünde, geçimi Allah'a bağlı olmayan hiçbir yaratık yoktur. Onun yerleşim yerini de geçici yerini de bilir. Tümü, Apaçık Kitap'ta kayıtlıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah'a bağlı olmasın. Ayrıca O, her canlının bulunduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. Bütün bunlar apaçık bir kitapta yer almış bulunmaktadır.

    Edip Yüksel

    Yeryüzünde hiçbir yaratık yoktur ki rızkı ALLAH tarafından garanti edilmesin. Onların konaklarını ve uğrak yerlerini bilir. Tüm bunlar apaçık bir kitaptadır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Cehalet, savaş, tembellik, tekelcilik, bencillik, doğayı hor kullanma, savurganlık, kayırmacılık, yağmacılık, diktatörlük ve haksızlığa göz yumma gibi sapkın davranışların bir sonucudur açlık ve kıtlık. Tanrı'nın emirlerini uygulayan toplumlar aç kalmazlar. * Ayrıca bak 17:31.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yeryüzündeki hiç bir yaratık yoktur ki rızkı ALLAH tarafından garanti edilmesin. Onların konaklarını ve uğrak yerlerini bilir. Tüm bunlar apaçık bir kitaptadır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yerde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir debelenen yoktur; O, onların duracakları yeri de, emanet edildikleri yeri de bilir. Onların hepsi açık bir kitaptadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yerde hiç bir debelenen de yoktur ki rızkı Allaha aid olmasın, o onun karar ettiği yeri de bilir, emanet bulunduğu yeri de, hepsi açık bir kitabdadır

    Erhan Aktaş

    Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. dipnot 1 Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Varlığının her aşamasını.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın ilmi. Allah'ın sonsuz ilm ve takdirini ifade eden, her şeyin mevcut olduğu Allah'ın yanındaki bilgi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. dipnot 1 Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Varlığının her aşamasını.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın ilmi. Allah'ın sonsuz ilm ve takdirini ifade eden, her şeyin mevcut olduğu Allah'ın yanındaki bilgi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. dipnot 1 Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Varlığının her aşamasını.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın ilmi.

    Gültekin Onan

    Yeryüzünde hiç bir canlı yoktur ki rızkı Tanrı'ya ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de, geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır.

    Hasan Basri Çantay

    Yerde yürüyen hiç bir canlı haaric olmamak üzere rızıklar) Allahın üstünedir. Onların duracak yerlerini de, emanet edilen yerlerini de O bilir. (Bunların) hepsi (ve bütün halleri) o apaçık kitabdadır.

    İbni Kesir

    Yeryüzünde yürüyen hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onların durup dinlenecek ve saklanacak yerlerini de O bilir. Hepsi apaçık kitabdadır.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır.

    Süleyman Ateş

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. (Allah) onun durduğu ve emanet bırakıldığı yeri bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.

    Süleymaniye Vakfı

    Yeryüzünde hareket eden tek bir canlı yoktur ki rızkı Allah'a ait olmasın dipnot 1 . Allah, onun ömür boyu bulunduğu yerleri de geçici olarak kaldığı yeri dipnot 2 de bilir. Bunların hepsinin apaçık yazılı bir kaydı tutulur dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah, Güneş'in başka bir tarafa ayrılmadan üzerinde dolaştığı yörüngeye "müstekar" demiştir (Yasin 36/38). Bu ayette ise müstekar, canlıların üzerinde belli bir süre dolaştığı daimi yerleşim yeri olan yeryüzüdür. "Müstevda'" da öldükten sonra tekrar diriltilecekleri güne kadar kalacakları yerlerdir. Tüm hareketli canlılar, tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir (En'am 6/38, A'raf 7/57, Tekvir 81/5). Aynı ifadeler, En'am 6/98. ayette de geçer ve döllenmiş yumurtanın yolculuğu boyunca kaldığı yerleri "müstekar ve müstevda" diye ikiye ayırır. Müstekar, döllenmiş yumurtanın döllenme anından rahme varmasına kadar yolculuk yaptığı kanaldır. Müstevda ise ceninin, doğumla annenin vücudundan ayrılmasına kadar kaldığı ana rahmidir.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yerde hareketli tek bir canlı yoktur ki rızkı Allah'a ait olmasın. Allah, onun yerleştiği yeri de geçici olarak bulunduğu yeri dipnot 1 de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitapta kayıtlı olur dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaşadığı ve ölüp yeniden dirilmek üzere bekletildiği yeri. Tüm canlılar tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir. Bakınız Tekvir 81/5.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her şey sürekli kayda geçirilmektedir.

    Şaban Britch

    Yeryüzünde hareket eden her canlının rızkı Allah’a aittir. Onun karar kılma /bulundukları yerini de emanet edileceği (gideceği) yeri de bilir. Hepsi açıklanmış bir kitaptadır.

    Şaban Piriş

    Yeryüzünde hareket eden her canlının rızkı Allah'a aittir. Onun yerleştiği yeri de ayrıldığı yeri de bilir. Hepsi açıklanmış bir kitaptadır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yerde hiçbir debelenen yoktur ki, rızkı Allah'ın üzerinde olmasın. O, onun karar kıldığı noktayı da bilir, emanet edildiği yeri de. Herşey, apaçık bir Kitap'tadır.

  7. Hûd suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 7. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُۥ عَلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَلَئِن قُلْتَ إِنَّكُم مَّبْعُوثُونَ مِنۢ بَعْدِ ٱلْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken "Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz" desen, inkarcılar "Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür" derler.

    Mehmet Okuyan

    O, hanginizin davranış olarak daha güzel olacağını denemek için arşı su üzerindeyken dipnot 1 gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratandır. dipnot 2 "Ölümden sonra şüphesiz ki diriltileceksiniz!" desen, kâfir olanlar elbette "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!" derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifadenin hakikatte neyi karşıladığını bilemediğimizi itiraf etmeliyiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:54; Yûnus 10:3; Hûd 11:7; Ra‘d 13:2; Furkân 25:59; Secde 32:4; Kâf 50:38; Hadîd 57:4.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine O (bile) gökleri ve yeri altı aşamada yaratmıştır; ve O'nun Kudret Makamı'nın (en büyük tecellisi olan hayat) su üzerinde kaimdir. (Bütün bunları) hanginizin eylem ahlakı konusunda daha iyi olduğunu sınamak için yaptı. Şimdi sen kalkıp da, "Muhakkak siz ölümden sonra yeniden diriltileceksiniz!" desen, küfre saplananlar hemen "Hah, al sana bir numara daha!" diyecekler.

    Muhammed Esed

    Odur, gökleri ve yeri altı evrede yaratan; Ve (hayatı yarattığı sürece) Onun kudret ve tahtı suyun üstündeydi. (Allah size böylece Ona olan bağımlılığınızı hatırlatıyor) ki sizi sınayıp hanginizin eylem ve davranışça iyi olduğunu ortaya koysun. Şöyle ki: eğer (sen, ey Peygamber,) (insanlara:) "Unutmayın ki, ölümden sonra diriltileceksiniz!" desen, hakkı inkara şartlanmış olanlar hemen, "Açıkçası, bu büyüleyici bir vehimden başka bir şey değil!" diye karşılık verirler.

    Ahmed Hulusi

    "HU" ki semalar ve arzı altı aşama sürecinde yaratmıştır (enfüsi manada altı bilinç kademesindeki şuuru {sema} ve bedeni {arzı}); O'nun Arşı (hükümranlığının açığa çıktığı Esma mertebesi) Su (evrenin hakikati olan dalga {wave} okyanusundaki İLİM - DATA olarak); (insan için değerlendirirsek: Esma'nın işaret ettiği özellikler kişinin şuuru ve bedeni {yüzde 80 SU yapısı - sudaki hafızanın çeşitli dalgalarla programlanması sonucu} üzerinde hükümrandır, anlamı düşünülebilir. A. H. ) fevkindedir! Sizin hanginizin davranış olarak daha güzel şeyler açığa çıkaracağınızı belirlemek için. . . Andolsun ki: "Kesinlike siz ölümden sonra ba's olunacaksınız" desen; hakikat bilgisini inkar edenler kesinlikle: "Bu apaçık bir sihirdir (olmayanı var göstermek)" derler.

    Ali Bulaç

    O'nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Andolsun onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, inkar edenler mutlaka: "Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir" derler.

    Ali Özek ve heyeti

    Hanginizin amelinin daha güzel olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. (Kâinatı yaratırken) O'nun Arş'ı su üzerinde idi. (Ey Muhammed! Sen müşriklere) "Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz'' desen, küfredenler, «Bu, apaçık bir sihirdir» derler.

    Ali Rıza Safa

    O, yaptığı edimler yönünden hanginizin daha iyi olduğunu sınamak için, egemenliği su üzerindeyken, gökleri ve yeryüzünü altı günde yaratmıştır. dipnot 154 "Kuşkusuz, ölümden sonra yeniden yaşama döndürüleceksiniz!" dersen, nankörlük edenler, kesinlikle, şöyle derler: "Aslında, apaçık bir büyüden başka bir şey değil bu!"

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 154
      İşte, bir bilgi ayeti: Başlangıçta, evrenler, Big Bang Kuramı'na göre yoğunluğu ve sıcaklığı çok yüksek olan bir nokta; Kant-Laplace Kuramı'na göre kızgın bir gaz kütlesi; bir başka kurama göre ise sonsuz yoğunlukta ve olağanüstü sıcaklıkta bir sıvı durumundaydı. Evrenlerdeki ögelerin yarısından çoğu, suyun ana ögesi olan hidrojenden oluşur.

    Bayraktar Bayraklı

    Gökleri ve yeri altı evrede yaratan Allah'tır. Onun kudret tahtı suyu kullanmasında idi. Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu tesbit etmek için sizi imtihan etmektedir. Eğer sen,"Ölümden sonra diriltileceksiniz" desen, kafirler hemen,"Bu, apaçık sihirden başka bir şey değildir" diye karşılık verirler.

    Edip Yüksel

    O, hanginizin daha iyi iş yaptığını test etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Egemenliği suyun üzerinde idi. Buna rağmen, kafirlere, "Siz ölümden sonra diriltileceksiniz" desen, kafirler, "Bu, ancak açık bir büyüdür (kandırıcı bir sözdür)" diyeceklerdir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Altı gün ifadesi, karşılaştırma imkanı sağlayan bir birimdir. Örneğin, tüm galaksiler sisteminin iki günde yaratılmasına karşın yerkürenin dört günde yaratıldığını öğreniyoruz (41:10-12). Kuran'da zaman mutlak değil, görelidir (32:5 ve 70:4). * Yeryüzü önceleri suyla kaplıydı; karalar daha sonra belirdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, hanginizin daha iyi iş yaptığını test etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Egemenliği suyun üzerinde idi. Buna rağmen, kafirlere, 'Siz ölümden sonra diriltileceksiniz,' desen, kafirler, 'Bu, ancak açık bir büyüdür (kandırıcı bir sözdür),' diyeceklerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, hanginizin daha güzel davranacağı hususunda sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı; Arşı su üstünde idi. Böyle iken Allah bilir ya, sen onlara: "Siz öldükten sonra diriltileceksiniz." dersen, küfredenler kesinlikle: "Bu apaçık aldatmadan başka birşey değildir!" derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem o odur ki Gökleri ve yeri altı günde yarattı, Arşı, su üstünde idi, hanginiz daha güzel amel yapacaksınız diye sizi imtihan meydanına çıkarmak için, böyle iken alimallah, "siz öldükten sonra ba'solunacaksınız" dersen küfredenler mutlak şöyle derler: "bu apaçık bir aldatmadan başka bir şey değil"

    Erhan Aktaş

    Gökleri ve yeri altı günde dipnot 1 yaratan O'dur. Daha önce arşı dipnot 2 su üzerindeydi. Sizi yaratması, hanginizin iyi şeyler yapacağını sınav yapmak içindir. Eğer Kafirlere: "Gerçekten siz, öldükten sonra diriltilecekseniz." desen, "Bu ancak apaçık bir büyüdür." diyecekler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı evrede, altı aşamada.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arş; mutlak egemenlik, iktidar, yönetim, taht ve güç makamı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökleri ve yeri altı günde dipnot 1 yaratan O'dur. Daha önce arşı dipnot 2 su üzerindeydi. Sizi yaratması, hanginizin iyi şeyler yapacağını sınav yapmak içindir. Eğer Kafirlere: "Gerçekten siz, öldükten sonra diriltilecekseniz." desen, "Bu ancak apaçık bir büyüdür." diyecekler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı evrede, altı aşamada.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arş, iktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri altı günde dipnot 1 yaratan O'dur. Daha önce arşı dipnot 2 su üzerindeydi. Sizi yaratması, hanginizin iyi şeyler yapacağını sınav yapmak içindir. Eğer gerçeği yalanlayan nankörlere: "Gerçekten siz, öldükten sonra diriltilecekseniz." desen, "Bu ancak apaçık bir büyüdür." diyecekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Altı evrede, altı aşamada.
    2. metne dön, dipnot 2
      Egemenliği.

    Gültekin Onan

    O'nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Andolsun onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, küfredenler mutlaka: "Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir" derler.

    Hasan Basri Çantay

    O, hanginizin ameli (haal-ü hareketi) daha güzel olduğu (hususunda) sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır. (Bundan evvel ise) arşı su üstünde idi. And olsun ki "Ölümden sonra muhakkak yine diriltileceksiniz" desen kafir olanlar mutlakaa "Bu, apaçık bir aldatmadan başka (bir şey) değildir" derler.

    İbni Kesir

    Hanginizin daha güzel ameli olduğunu denemek için; gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Zaten Arş'ı su üstünde idi. Andolsun ki; ölümden sonra muhakkak siz yine dirileceksiniz, desen; küfredenler mutlaka: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, diyeceklerdir.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O'nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Şayet sen: "Kesinlikle siz, öldükten sonra yine dirileceksiniz" demiş olsan, kâfirler: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir." derler.

    Süleyman Ateş

    Gökleri ve yeri altı günde yaradan O'dur. O zaman Arş'ı su üzerinde idi. (Bu kainatı yarattı) Ki, hanginizin daha güzel iş yaptığınızı denesin. Böyle iken yine sen: "Öldükten sonra diriltileceksiniz" desen, inkar edenler, mutlaka: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." derler.

    Süleymaniye Vakfı

    O, gökleri ve yeri altı günde dipnot 1 yaratmış olandır. O sırada Arş'ı /yönetim merkezi dipnot 2 suyun üstündeydi. Onları yaratması, hanginiz daha iyi davranacak diye sizi zorlu bir imtihandan geçirmesi içindir dipnot 3 . Onlara "Öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz." desen dipnot 4 , ayetleri görmezlikte direnenler kesinlikle şöyle derler: "Bu açık bir sihirden başka bir şey değil dipnot 5 !"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Allah'tır. Bunu, sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için yapmıştır. O sırada yönetim merkezi (arşı) suyun üstündeydi. Onlara: "Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz" desen ayetleri görmezlikten gelenler, hemen cevabı yapıştırır ve "Bu açıkça bizi büyüleme çabasından başka bir şey değil" derler.

    Şaban Britch

    O’nun Arşı su üzerinde iken hanginiz daha güzel çalışacak diye imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Şayet sen: "Kesinlikle siz, öldükten sonra yine dirileceksiniz" demiş olsan, kâfirler: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir" derler.

    Şaban Piriş

    O'nun arşı su üzerinde iken hanginiz daha güzel çalışacak diye denemek için gökleri ve yeri altı aşamada / günde yaratan O'dur. Şayet sen: -Kesinlikle siz, öldükten sonra yine dirileceksiniz, demiş olsan, inkar edenler: -Bu apaçık büyüden /aldatmadan başka bir şey değildir, derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir."

  8. Hûd suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hûd suresi, 8. ayet. وَلَئِنْ أَخَّرْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِلَىٰٓ أُمَّةٍ مَّعْدُودَةٍ لَّيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۥٓ أَلَا يَوْمَ يَأْتِيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan azabı sayılı (belirli) bir süreye dipnot 1 kadar ertelesek, mutlaka "Onu(n gelmesini) engelleyen nedir?" derler. Dikkat edin! Kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. dipnot 2 Alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatmış (olacak)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada ve Yûsuf 12:45'te geçen [ümmeh] kelimesi "süre, zaman" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ifade azabın ebediliğini göstermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve eğer onların cezasını sayılı bir süreye ertelesek, hemen "Onu tutan mı var?" derler. Bakın, o gün geldiğinde, onu onlardan savuşturacak hiçbir güç olmayacak; dahası, alaya aldıkları gerçek onları çepeçevre kuşatacak.

    Muhammed Esed

    Ve ayrıca, onların (hak ettiği) azabı (tarafımızdan) belirlenmiş bir vakte kadar ertelesek hemen şöyle derler: "Onun (hemen gerçekleşmesini) önleyen ne?" Bilin ki, o Gün (o sözü geçen azap) onların başına geldiği zaman, onu kendilerinden uzak tutacak hiçbir güç olmayacak; ve alay edip durdukları şey onları kuşatıp bunaltacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki, eğer azabı onlardan belirli bir süre ertelesek; kesinlikle: "Onu tutan nedir?" derler. . . Kesin olarak bilin ki! Onlara geldiği gün, onlardan geri çevrilecek değildir! Alay etmekte oldukları şey her yönden onları kuşatmıştır.

    Ali Bulaç

    Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar ertelesek, mutlaka: "Onu alıkoyan nedir?" derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelesek, mutlaka «Onun gelmesini engelleyen nedir?» derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. Ve alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatacaktır.

    Ali Rıza Safa

    Ama belirlenmiş bir süreye dek cezayı onlardan ertelesek, kesinlikle, şöyle derler: "Onu önleyen ne?" İyi bilin ki, ceza geldiği gün onlardan uzaklaştırılmayacak ve alay ettikleri şey onları kuşatacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelersek, elbette,"Onun gelmesini engelleyen nedir?" derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. Alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatmış olacaktır.

    Edip Yüksel

    Onlardan azabı belli bir süre için ertelesek, "Onu tutan nedir?" derler. Doğrusu, onlara geldiği gün, kendilerinden geri çevrilemez ve alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan azabı belli bir süre için ertelesek, 'Onu tutan nedir,' derler. Doğrusu, onlara geldiği gün, kendilerinden geri çevrilemez ve alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer kendilerinden ilerideki sayılı bir süreye kadar azabı geciktirecek olsak, mutlaka: "Onu ne engelliyor?" derler. Azap onlara geleceği gün, artık kendilerinden çevrilecek değildir ve alay ettikleri şey kendilerini sarmış olacaktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer ilerideki sayılı bir müddete kadar kendilerinden azabı te'hır edersek o vakıt da mutlak şöyle derler: onu ne men'ediyor? O, onlara geleceği gün kendilerinden çevrilecek değildir, ve o istihza ettikleri şey, kendilerini sarmış bulunacaktır

    Erhan Aktaş

    Eğer, bir ümmet dipnot 1 için azabı onlardan belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, "Bunu engelleyen şey nedir ki?" derler. Bilesiniz ki, onlara azap geldiği gün, artık geri çevrilmez. Alaya aldıkları azap onları kuşatır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Toplum, topluluk. İnsan soyu. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargılarına ve aynı uygarlığa sahip olan İnsanların topluluğu. Ümmetin diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış amaç edinilmiş, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Ayni tür canlı topluluklarına da ümmet denmektedir. Örneğin: kuşlar bir ümmettir (Bkz.6:38).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer, bir ümmet dipnot 1 için azabı onlardan belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, "Bunu engelleyen şey nedir ki?" derler. Bilesiniz ki, onlara azap geldiği gün, artık geri çevrilmez. Alaya aldıkları azap onları kuşatır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Toplum. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargıları ve aynı uygarlığa sahip olan insan topluluğu. Sözcüğün diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış, hedef olarak belirlenmiş yoldur. İnsan soyu. Ümmet, toplum anlamının yanı sıra aynı tür canlı topluluğuna da verilen isimdir. Örneğin kuşlar bir ümmettir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer, bir ümmet dipnot 1 için azabı onlardan belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, "Bunu engelleyen şey nedir ki?" derler. Bilesiniz ki, onlara azap geldiği gün, artık geri çevrilmez. Alaya aldıkları azap onları kuşattır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluk, aynı inanca mensup insanlar topluluğu.

    Gültekin Onan

    Andolsun, onlardan azabı sayılı bir ümmete (veya belirli bir süreye) kadar ertelesek, mutlaka: "Onu alıkoyan nedir?" derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki biz kendilerinden azabı sayılı bir müddete kadar gecikdirsek mutlakaa diyeceklerdir ki: "Bunu alıkoyan (sebeb) de ne"? Haberiniz olsun ki, o bunlara geleceği gün kendilerinden döndürülecek değildir. Eğlenceye alageldikleri şey (azab) onları çepçevre kuşatacakdır.

    İbni Kesir

    Sayılı bir müddete kadar üzerlerinden azabı erteleyecek olsak mutlaka: Bunu alıkoyan da ne? derler. Dikkat edin, o geldiği gün, onlardan asla dönmeyecek, alaya aldıkları şey onları mahvedecektir.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

    Süleyman Ateş

    Andolsun onlardan azabı sayılı bir ümmete (belli bir süreye) ertelesek, "Onu tut(up bize gelmesine engel ol)an nedir?" derler. İyi bilin ki, o (azab) başlarına geldiği gün, bir daha onlardan geri çevrilmez ve alay ettikleri şey, kendilerini kuşatmış olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara vereceğimiz azabı belli bir süre ertelesek "Onu tutan ne ki?" derler. Şunu bilin ki azap geldiği gün onlardan savılacak değildir. Hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.

    Şaban Britch

    Şayet azabı onlardan sayılı bir süreye kadar ertelersek: "O'nu engelleyen nedir?" derler. Dikkat edin. Alay ettikleri şey onlara geldiği gün; onlardan hiç ayrılmaz ve onları çepeçevre içine alır.

    Şaban Piriş

    Şayet azabı onlardan sayılı bir süreye kadar ertelersek: -O'nu engelleyen nedir? derler. Dikkat edin. Alay ettikleri şey onlara geldiği gün; onlardan hiç ayrılmaz ve onları çepeçevre içine alır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve eğer onlardan azabı, belirlenmiş bir süreye kadar ertelesek, mutlaka şöyle diyeceklerdir: "Onu erteleyen de ne?" Gözünüzü açın, azap onlara geldiği gün, kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve alay edip durdukları şey, kendilerini sarmış olacaktır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.