Hûd suresi

Hûd suresi, 3. ayet

Hûd suresi, 3. ayet. وَأَنِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِى فَضْلٍ فَضْلَهُۥ وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ

veeni-stagfirû rabbeküm ŝümme tûbû ileyhi yümetti`küm metâ`an ḥasenen ilâ ecelim müsemmev veyü'ti külle ẕî faḍlin faḍleh. vein tevellev feinnî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin kebîr.

Diyanet İşleri

Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 1–6 · surenin 3. ayeti / 123

Konu Kitabın sağlamlığı ve bağışlanma dileme çağrısı Hûd 1–8 3

  1. Hûd 1–2

    (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

  2. 3

    Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.

  3. Hûd 4

    Dönüşünüz ancak Allah'adır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  4. Hûd 5

    İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  5. Hûd 6

    Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “Bir de” işlemiş olduğunuz günahlardan dolayı “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra” ömrünüzün geri kalan bölümünde de Allah’ın hoşuna gitmeyen şeylerden, O’nun hoşlanacağı ve razı olacağı şeylere dönüp yönelmek suretiyle “O’na tevbe edin ki” bu tevbe ve mağfiret dilemenin bir sonucu olarak “O, belirli bir süreye kadar” ölüm vakti gelene kadar “sizi güzel bir şekilde faydalandırsın.” Yani size faydalanacağınız rızıklar ihsan etsin “ve” aranızdan “her fazilet sahibine kendi lütfundan versin.” Yani iyilik ve ihsan sahibi kimseler için lütuf ve ihsanından o iyiliklerine bir mükâfat olmak üzere sevdikleri şeyleri gerçekleştirsin, hoşlanmadıkları şeyleri bertaraf etsin ve böylelikle bağışta bulunsun.

“Eğer” sizi davet ettiğim şeyden “yüz çevirirseniz” kabul etmeyip başka tarafa yönelecek ve belki de O’nu yalanlayacak olursanız “ben sizin için büyük bir günün azâbından korkarım.” Bu, Yüce Allah’ın öncekileri de sonrakileri de bir araya getireceği Kıyamet günüdür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve O'nun hakkında ihmalkâr davrandığınız için pişmanlıkla dönün ki O, sınırlı olan ecelleriniz sona erinceye kadar dünya hayatınızda sizi güzelce faydalandırsın. Her fazilet sahibine taatinin karşılığını eksiksiz olarak versin. Eğer Rabbimden getirdiklerime iman etmekten yüz çevirirseniz, ben sizin için şiddetli olan o günün -kıyamet gününün- azabından korkarım.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنِ ve eni ve
  2. ٱسْتَغْفِرُوا۟ stegfiru bağışlanma dileyin kök: غفر
  3. رَبَّكُمْ rabbekum Rabbinizden kök: ربب
  4. ثُمَّ summe sonra
  5. تُوبُوٓا۟ tubu tevbe edin kök: توب
  6. إِلَيْهِ ileyhi O'na
  7. يُمَتِّعْكُم yumettia'kum sizi yararlandırsın kök: متع
  8. مَّتَـٰعًا metaan nimetlerden kök: متع
  9. حَسَنًا hasenen güzel kök: حسن
  10. إِلَىٰٓ ila -ye kadar
  11. أَجَلٍۢ ecelin bir süre- kök: اجل
  12. مُّسَمًّۭى musemmen belirli kök: سمو
  13. وَيُؤْتِ ve yu'ti ve versin kök: اتي
  14. كُلَّ kulle her kök: كلل
  15. ذِى zi sahibine
  16. فَضْلٍۢ fedlin ihsan kök: فضل
  17. فَضْلَهُۥ ۖ fedlehu kendi ihsanını kök: فضل
  18. وَإِن vein ve eğer
  19. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirirseniz kök: ولي
  20. فَإِنِّىٓ feinni gerçekten ben
  21. أَخَافُ ehafu korkarım kök: خوف
  22. عَلَيْكُمْ aleykum sizin hakkınızda
  23. عَذَابَ azabe azabından kök: عذب
  24. يَوْمٍۢ yevmin bir günün kök: يوم
  25. كَبِيرٍ kebirin büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, haliniz nice olurdu?

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bu kitap) Rabbinizden bağışlanma dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz (yönelmeniz) için (indirildi) ki (Allah) sizi belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatsın ve iyilik sahibi olan her bir kişiye de iyiliğinden (daha çok) versin. Yüz çevirirseniz, size gelecek büyük bir günün azabından korkarım."

Mustafa İslamoğlu

Haydi, Rabbinizden kusurlarınız için af dileyin ve bilincinizi yenileyerek O'na yönelin; O da size, sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar (akıbeti) güzel bir hayat bahşetsin ve erdem sahibi herkese erdeminin karşılığını versin. Ama eğer yüz çevirecek olursanız, iyi bilin ki ben korkunç bir günün azabının üzerinize kopmasından korkuyorum!

Muhammed Esed

Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve sonra tevbe ve pişmanlık tavrı içinde Ona yönelin ki, O da sizi (bu dünya) hayatında (Onun belirlediği) bir süre doluncaya kadar güzel bir geçimle geçindirsin; ve (öte dünyada da) erdem sahibi herkese erdemliliğinin karşılığını (fazlasıyla) versin. Fakat eğer (doğru yoldan) dönerseniz, o zaman, doğrusu o zorlu Gün (gelip çattığında) azabın sizin başınıza gelmesinden korkarım!

Ahmed Hulusi

"(Yanlış ve kusurlarınız için) bağışlanma isteyin Rabbinizden! Sonra O'na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin. . . Eğer yüz çevirirseniz, sizin için o büyük sürecin azabından korkarım. "

Ali Bulaç

Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

Ali Özek ve heyeti

Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz için (indirildi. Eğer bu emrolunanları yaparsanız), Allah sizi, (Dünyada) tayin edilmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatır, fazlasını yapan herkese de iyiliğinin karşılığını (âhirette) verir. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.»

Ali Rıza Safa

"Efendinizden bağışlanma dileyin, sonra, pişmanlığınızı O'na gösterin. Hem belirlenmiş bir süreye dek sizi güzelce geçindirsin hem de erdemli olan herkese, Kendi lütfundan versin. Yüz çevirirseniz, sizin için, Şanlı Gün'ün cezasından korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbinizden af dileyesiniz ve O'na tövbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım."

Edip Yüksel

Efendinizin bağışlamasını dileyip O'na tövbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir süreye kadar güzelce geçindirir ve lütfu hakkeden herkese lütfundan verir. Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinizin bağışlamasını dileyip O'na tevbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir süreye kadar güzelce geçindirir ve lütfu hakkeden herkese lütfundan verir. Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, sizi muayyen bir zamana kadar güzel bir şekilde yaşatsın ve her fazilet sahibine, mükafatını versin. Eğer yüz çevirirseniz, haberiniz olsun ki ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem rabbınızın mağrifetini isteyin sonra ona tevbe edin ki sizi bir müsemma ecele kadar güzel bir surette yaşatsın ve her fadl sahibine fadlını versin ve eğer yüz çevirirseniz haberiniz olsun ki ben size büyük bir günün azabından korkarım

Erhan Aktaş

Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe dipnot 1 edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet dipnot 2 sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe dipnot 1 edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet dipnot 2 sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Rabb'inizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki belirli bir süreye kadar sizi iyi nimetlerden yararlandırsın. Fazilet sahibine, faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük günün azabından korkarım.

Gültekin Onan

Ve rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir ecele kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

Hasan Basri Çantay

Ve taki Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra (ıhlas ile) ona dönün ki sizi adı konmuş (ta'yin ve takdir edilmiş) bir müddete kadar güzel ni'metleriyle faidelendirsin, her fazıylet saahibine kendi fazl (-u kerem) ini versin. (Habibim onlara de ki:) "Eğer (imandan) yüz çevirirseniz ben sizin başınıza (gelecek) büyük bir günün azabından korkarım".

İbni Kesir

Rabbınızdan mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin. Her lütuf sahibine lütfunu versin. Eğer yüzçevirirseniz; o zaman ben, başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.

Mehmet Alagaş

(1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra da tevbe ile O'na dönün ki, sizi belli bir süreye kadar güzel bir şekilde geçindirip, yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Şayet yüz çevirirseniz, şüphesiz ben o zaman sizin hakkınızda o büyük günün azabından korkarım.

Süleyman Ateş

Ve Rabbinizden mağfiret dileyesiniz, sonra O'na tevbe edesiniz ki, sizi belirtilmiş bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve her lutuf sahibine lutfetsin. Ve eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

Süleymaniye Vakfı

(Böyle olması) Bir de Rabbinizden /Sahibinizden bağışlanma dipnot 1 dilemeniz, ona tövbe etmeniz /dönüş yapmanız dipnot 2 içindir ki belirlenmiş eceliniz dipnot 3 gelinceye kadar sizi güzel bir şekilde yararlandırsın dipnot 4 ve iyilik yapanlara da fazlasını versin dipnot 5 . Eğer yüz çevirecek olursanız o büyük günün azabına uğramanızdan korkarım dipnot 6 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tövbe, "yaptığı yanlışlardan pişman olup vazgeçmeye karar veren kişinin, bulunduğu yanlış yoldan Allah'ın istediği doğru yola dönüş yapması"dır. Örneğin, içkiyi Allah haram kıldığı /yasakladığı için içmekten pişman olup bırakmaya karar veren kişinin içkiyi tamamen bırakması tövbe /dönüş yapma olur (Nisa 4/17-18).
  3. metne dön, dipnot 3
    Ecel-i müsemma konusu için bkz. En'am 6/2 ve dipnotu.
  4. metne dön, dipnot 4
    Muhammed Aleyhisselam'dan önceki elçiler de ümmetlerine bu yönde çağrıda bulunmuşlardır (Hud 11/52, 61, 89-90, İbrahim 14/10, Nuh 71/1-4)
  5. metne dön, dipnot 5
  6. metne dön, dipnot 6

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinizden dipnot 1 bağışlanma dipnot 2 dileyin, sonra O'na yönelin (tevbe edin) ki dipnot 3 belirlenmiş eceliniz dipnot 4 gelinceye kadar sizi güzel bir şekilde yaşatsın. Fazla yapan herkese de fazlasını versin. Eğer yüz çevirecek olursanız, o büyük günün azabına uğramanızdan korkarım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahibinizden
  2. metne dön, dipnot 2
    İstiğfar : Sözle ve kalpten yapılan bağışlanma talebidir.Türk Halkı arasında "Estağfurullah" olarak sıklıkla ve yanlış manada kullanılır. Arapça bakımından gerçek anlamı "Allah'tan bağışlanmayı dilerim" dir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tevbe : Bağışlanmayı içten ve sözle talep eden kişinin eylem olarak yapacağı dönüş işlemidir. Örneğin, içki içmekten pişman olduğunu ve bırakma kararını söyleyen kişi istiğfar, daha sonra içkiyi tamamen terk eden kişi tevbe etmiş (dönmüş, yönelmiş) olur.Allah'ın kabul etme sözü verdiği tevbe (sözde ve eylemde dönüş) için bakınız Nisa 4/17
  4. metne dön, dipnot 4
    ecel-i müsemma konusu için Bakınız Enam 6/2. ayet ve dip notu

Şaban Britch

Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra da tevbe ile onu dönün ki, sizi belli bir süreye kadar güzel bir şekilde geçindirip, yaşatsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Şayet yüz çevirirseniz, o zaman hakkınızda ki büyük günün azabından korkarım.

Şaban Piriş

(2-3) Ben, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz, Rabbinize bağışlanma dileyip, kendisine yönelesiniz diye vakti belirlenmiş bir süreye kadar güzel bir geçimlikle sizi geçindirmesi ve her fazilet sahibine değerini vermesi için O'ndan size bir uyarıcı ve müjdeciyim. Şayet yüz çevirirseniz, başınıza gelecek büyük günün azabından korkarım.

Yaşar Nuri Öztürk

Af dileyin Rabbinizden; sonra da tövbe ile O'na yönelin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir nimetle nimetlendirsin ve her farklı derece sahibine hak ettiği ödülü versin. Eğer yüz çevirirseniz, o takdirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And you had better invoke Allah, your Creator, for forgiveness and in lowliest plight do stand to Him repentant of the way you conduct yourselves in life. He shall make you enjoy good things in life up to a predetermined point of time". "He shall bestow on every one of merit, here below, His divine favour that is commensurate with his merits and shall His grace abound in those entitled to it Hereafter" And should they turn a deaf ear, then say to them: "I only fear for you the punishment which shall be laid upon the damned on an unbearably Momentous Day."

Abdul Haleem

Ask your Lord for forgiveness, then turn back to Him. He will grant you wholesome enjoyment until an appointed time, and give His grace to everyone who has merit. But if you turn away, I fear you will have torment on a terrible Day:

Abdullah Yusuf Ali

"(And to preach thus), 'Seek ye the forgiveness of your Lord, and turn to Him in repentance; that He may grant you enjoyment, good (and true), for a term appointed, and bestow His abounding grace on all who abound in merit! But if ye turn away, then I fear for you the penalty of a great day:

Abul A'la Maududi

that you may seek forgiveness of your Lord and turn to Him in repentance whereupon He will grant you a fair enjoyment of life until an appointed term, dipnot 1 and will bestow favour on everyone who merits favour. dipnot 2 But should you turn away (from the truth), I fear for you the chastisement of an Awesome Day.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The assurance that "He will let you enjoy a fair provision for a term appointed" has been given to remove the misunderstanding which Satan has imbued in the heart of every foolish worshiper of the world that piety ruins one’s worldly life, though it might lead to one’s success in the Hereafter. Allah has reassured the true believers that He will shower His blessings on God fearing people and they will live happy and peaceful lives and will be honored and respected everywhere. The same thing has been stated in a different manner in(Surah An-Nahal, Ayat 97): “Whoso will do good deeds, whether a man or a woman, provided the one is a believer, We will surely make such a one lead a pure and clean life in this world.” Allah has refuted this theory of Satan and his disciples that piety inevitably brings poverty, distress and affliction and ignominy to the person who adopts truth, righteousness and virtue. He has assured that He will make the life of the one who will believe in Him and adopt a righteous life truly successful both in this world and in the Hereafter. And it is common experience that only those people enjoy real peace of mind and are honored and respected who are God fearing and possess a pure character, who are fair and generous in all their affairs and dealings and who are free from evil. For they are trusted by all and none fears any wrong or wickedness from them.
  2. metne dön, dipnot 2
    According to the Quran, the provisions of life are either mataul-hasana meaning good provisions or mataul-ghuroor meaning deceptive provisions. Here those, who return to Allah, have been assured that they will be given good provisions of life and not deceptive ones. The provisions are good if their recipient becomes even more grateful to Allah than before and uses these for fulfilling His rights and the rights of mankind and of his own self. Such good provisions make his life truly successful in this world and also in the next world. On the contrary, the provisions are deceptive, if they become a temptation for the recipient, and get him involved in the worship of the things of this world more than before. Though the deceptive provisions might appear to be a blessing and a favor, these are, in fact, a curse and means of some future torment.

Aisha Bewley

Ask your Lord for forgiveness and then make tawba to Him. He will let you enjoy a good life until a specified time, and will give His favour to all who merit it. But if you turn your backs, I fear for you the punishment of a Mighty Day.

Al-Hilali & Khan

And (commanding you): "Seek the forgiveness of your Lord, and turn to Him in repentance, that He may grant you good enjoyment, for a term appointed, and bestow His abounding Grace to every owner of grace (i.e. the one who helps and serves the needy and deserving, physically and with his wealth, and even with good words). But if you turn away, then I fear for you the torment of a Great Day (i.e. the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

Plead with your Lord for forgiveness, then turn to Him penitently. He will provide you with a good provision for a specified term and grant His grace to every meritorious person. But if you turn your backs [on Him], indeed I fear for you the punishment of a terrible day.

Amatul Rahman Omar

`And that you seek the protection of your Lord (against your faults) and then turn to Him (in repentance). He will provide for you a goodly provision (in this life) till an appointed term. And He will grant of His abounding bounty to every one possessed of abundant merit. And if you turn away, then surely I fear the punishment of a great (dreadful) Day for you.

Arthur John Arberry

and: 'Ask forgiveness of your Lord, then repent to Him, and He will give you fair enjoyment unto a term stated, and He will give of His bounty to every man of grace. But if you should turn your backs I fear for you the chastisement of a mighty day;

Bijan Moeinian

"Ask for your Lord’s forgiveness and turn to Him in repentance. May He generously reward you in this life and shower those who deserve it with His blessings. If you turn away from the right path, I dread the horrible punishments which you will be sentenced to on the Day of Judgment."

E. Henry Palmer

and that ye seek pardon from your Lord, then turn again to Him! He will cause you to enjoy a good provision to a named and appointed time, and will give His grace to every one deserving grace; but if ye turn your backs, I fear for you the torment of a great day.

Edip-Layth

"Seek forgiveness from your Lord, then repent to Him; He will make you enjoy an enjoyment until a predetermined period. He gives His endowment to those who are endowed. If you turn away, then I do fear for you the retribution of a great day!"

George Sale

and that ye ask pardon of your Lord, and then be turned unto Him. He will cause you to enjoy a plentiful provision, until a prefixed time: And unto every one that hath merit by good works, will He give his abundant reward. But if ye turn back, verily I fear for you the punishment of the great day:

Hamid S. Aziz

(Saying, ) " Serve (or worship) none other than Allah. Verily, I am unto you from Him a Warner and a herald of Glad Tidings.

Mahmoud Ghali

And (saying), "Ask forgiveness of your Lord, thereafter repent to Him, (and) He will make you to enjoy fair enjoyment to a stated term and He will bring of His Grace to everybody owning grace. And in case they turn away, then surely I fear for you the torment of a Great Day.

Marmaduke Pickthall

And (bidding you): Ask pardon of your Lord and turn to Him repentant. He will cause you to enjoy a fair estate until a time appointed. He giveth His bounty unto every bountiful one. But if ye turn away, lo! (then) I fear for you the retribution of an awful Day.

Mohamed Ahmed - Samira

And that you should seek His forgiveness and turn towards Him. He will bestow the best things of life on you for a time ordained, and favour those with blessings who are worthy of grace. But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.

Muhammad Asad

Ask your Sustainer to forgive you your sins, and then turn towards Him in repentance - [whereupon] He will grant you a goodly enjoyment of life [in this world] until a term set [by Him is fulfilled]; and [in the life to come] He will bestow upon everyone possessed of merit [a full reward for] his merit. But if you turn away, then, verily, I dread for you the suffering [which is bound to befall you] on that awesome Day

Mustafa Khattab

And seek your Lord’s forgiveness and turn to Him in repentance. He will grant you a good provision for an appointed term and graciously reward the doers of good. But if you turn away, then I truly fear for you the torment of a formidable Day.

Progressive Muslims

"And seek forgiveness from your Lord, then repent to Him; He will make you enjoy an enjoyment until a predetermined period. And He gives His grace to those who are of grace. And if you turn away, then I do fear for you the retribution of a great day!"

Rashad Khalifa

"You shall seek your Lord's forgiveness, then repent to Him. He will then bless you generously for a predetermined period, and bestow His grace upon those who deserve it. If you turn away, then I fear for you the retribution of an awesome day."

Sahih International

And [saying], "Seek forgiveness of your Lord and repent to Him, [and] He will let you enjoy a good provision for a specified term and give every doer of favor his favor. But if you turn away, then indeed, I fear for you the punishment of a great Day.

Sam Gerrans

And: “Ask forgiveness of your Lord; then turn to Him, He will cause you to enjoy a fair provision to a stated term; and He will give every bountiful one his bounty; but if you turn away, I fear for you the punishment of a great day;

Shabbir Ahmed

Seek your Sustainer's forgiveness, then turn towards Him in repentance. He will then grant you a goodly enjoyment of life in this world until a term appointed. He will bestow His abounding Grace on all who abound in merit. But if you turn away, then I fear for you the chastisement of a Great Day."

Syed Vickar Ahamed

"(And it also teaches you like this), ‘You ask for the forgiveness of your Lord, and come back to Him in repentance; So that He may let you have the good (and true) enjoyment, for a time given (fixed for you), and grant His plentiful Grace on all who deserve merit! But if you turn away, then I fear for you the penalty of a great Day:

Taqi Usmani

and you must seek forgiveness from your Lord, then, turn to Him in repentance, and He will provide you with good things to enjoy for a given time, and bestow His extra favor on everyone who has extra good deeds (in his account). And if you turn away, then, I fear for you the punishment of a terrible day.

The Monotheist Group

"And seek forgiveness from your Lord, then repent to Him; He will provide you with good provisions to an appointed term. And He bestows His grace upon those who are of grace." And if they turn away: "Indeed, I fear for you the retribution of a great day!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩