Fâtır suresi

Fâtır suresi, 18. ayet

Fâtır suresi, 18. ayet. وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَىٰ حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَىْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰٓ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِۦ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

velâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ. vein ted`u müŝḳaletün ilâ ḥimlihâ lâ yuḥmel minhü şey'üv velev kâne ẕâ ḳurbâ. innemâ tünẕiru-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi veeḳâmu-ṣṣalâh. vemen tezekkâ feinnemâ yetezekkâ linefsih. veile-llâhi-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 15–21 · surenin 18. ayeti / 45

Konu İnsanın muhtaçlığı; "kör ile gören bir olmaz" Fâtır 15–23 3

  1. Fâtır 15

    Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.

  2. Fâtır 16

    Eğer Allah dilerse, sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

  3. Fâtır 17

    Bu, Allah'a göre zor bir şey değildir.

  4. 18

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

  5. Fâtır 19

    Kör ile gören bir olmaz.

  6. Fâtır 20

    Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.

  7. Fâtır 21

    Gölge ile sıcaklık bir olmaz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Hiçbir günahkar nefis bir başkasının günahını yüklenmez” buyruğu daha önce (16. âyet-i kerime ile ilgili) sözünü ettiğimiz ikinci anlama delâlet etmektedir. Yani kıyamet gününde herkes amelinin karşılığını görecektir, günahının cezasını çekecektir. Kimse kimsenin günahını yüklenmeyecektir.

“Eğer günah yükü ağır” büyük ve küçük günahlarla yükleri ağırlaşmış “olan bir kimse kendi yükünü taşıması için birini çağırsa” yani günahlarının bir bölümünü taşımak üzere birilerinden yardım istese “akraba dahi olsa onun o yükünden (hiç kimse) hiçbir şey taşımaz.” Akraba bile akrabanın yükünü taşımaz.

Âhiretin durumu dünyanın durumu gibi değildir. Orada dostun dosta, arkadaşın arkadaşa yardımı söz konusu değildir. Aksine kıyamet gününde kul, kendi anne babası ve yakın akrabaları dahi olsa, birilerinden alacak bir hakkının olmasını temenni edecektir.

“Sen, ancak gıyaben Rablerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarabilirsin.” Yani senin uyarıp korkutmanı kabul ederek onlardan yararlanabilecek kimseler ancak iç ve dış, gizli ve açık bütün hallerinde gıyaben Allah’tan korkan kimseler ile namazı dosdoğru kılan, yani sınırlarına, şartlarına, rükünlerine, farzlarına ve huşû’una riâyet ederek gereği gibi kılan kimselerdir.

Çünkü Yüce Allah’tan korkmak, kulun yerine getirmemesi halinde cezayı gerektirecek şeylerden korkmasını, işlenmesi halinde de azabı gerektirecek şeylerden çekinip uzak durmasını gerektirir. Namaz ise hayra çağırır, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.

“Kim arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur.” Her kim riya, kibir, yalan, aldatma, hile, kandırmaca, ikiyüzlülük vb. gibi günah ve kötü huylardan kendisini arındırır, buna karşılık doğruluk, ihlâs, alçakgönüllülük, yumuşaklık, kullara samimi olarak öğüt vermek gibi huylarla bezenir; kin, kıskançlık ve bunların dışında kalan kötü huylardan kalbini arındırmak sureti ile güzel ahlak sahibi olursa, şüphesiz onun bu arınmasının faydası ve getirisi kendisinedir. Amelinden hiçbir şey de boşa gitmez.

“Dönüş yalnız Allah’adır.” O, bütün insanlara dünyada iken yaptıklarının karşılığını verecektir. Dünyada işledikleri ve yaptıklarından hesaba çekecek, küçük, büyük ne varsa hepsini mutlaka ortaya koyacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hiçbir günahkâr nefis bir başka günahkâr nefsin günahını yüklenmez. Bilakis her nefis, kendi günahını yüklenir. Günah yükü kendisine ağır gelen kimse onu taşımak için başkasını çağırsa ve bu çağırdığı kimse akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Ey Peygamber! Sen, Rabbinin azabı ile ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı en kamil şekilde (ve dosdoğru kılanları) korkutursun. Kim günah kirinden arınırsa -ki bu günahların en büyüğü şirktir- kendisi için arınmış olur. Çünkü bunun (temizlenmenin) faydası (temizlenen) kişinin kendisine döner. Allah, bu kimsenin taatine muhtaç değildir. Hesap ve karşılık için kıyamet günü dönüş de Allah'adır.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. تَزِرُ teziru çekmez kök: وزر
  3. وَازِرَةٌۭ vaziratun hiçbir günahkar kök: وزر
  4. وِزْرَ vizra günahını kök: وزر
  5. أُخْرَىٰ ۚ uhra başkasının kök: اخر
  6. وَإِن ve in ve eğer
  7. تَدْعُ ted'u (başkalarını) çağırsa kök: دعو
  8. مُثْقَلَةٌ muskaletun yükü ağır gelen kimse kök: ثقل
  9. إِلَىٰ ila
  10. حِمْلِهَا himliha onu taşımak için kök: حمل
  11. لَا la
  12. يُحْمَلْ yuhmel taşınmaz kök: حمل
  13. مِنْهُ minhu ondan (yükünden)
  14. شَىْءٌۭ şey'un hiçbir şey kök: شيا
  15. وَلَوْ velev ve şayet
  16. كَانَ kane (dahi) olsa kök: كون
  17. ذَا za akrabası
  18. قُرْبَىٰٓ ۗ kurba akrabası kök: قرب
  19. إِنَّمَا innema sen ancak
  20. تُنذِرُ tunziru uyarırsın kök: نذر
  21. ٱلَّذِينَ ellezine
  22. يَخْشَوْنَ yehşevne korkanları kök: خشي
  23. رَبَّهُم rabbehum Rablerinden kök: ربب
  24. بِٱلْغَيْبِ bil-gaybi görmeden kök: غيب
  25. وَأَقَامُوا۟ ve ekamu ve ayağa kaldıran kök: قوم
  26. ٱلصَّلَوٰةَ ۚ s-salate salatı kök: صلو
  27. وَمَن ve men ve kim
  28. تَزَكَّىٰ tezekka ma'nen arınıp yücelirse kök: زكو
  29. فَإِنَّمَا feinnema şüphesiz
  30. يَتَزَكَّىٰ yetezekka arınmış olur kök: زكو
  31. لِنَفْسِهِۦ ۚ linefsihi kendi yararına kök: نفس
  32. وَإِلَى ve ila ve
  33. ٱللَّهِ llahi Allah'adır kök: اله
  34. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. dipnot 1 (Günah) yükü ağır olan kişi, yükünü taşımaya -yakını bile olsa- (başkasını) yardıma çağırsa, yükünden hiçbir zerresi taşınamaz. dipnot 2 Sen sadece yalnızken Rablerine saygı duyanları dipnot 3 ve namazı kılanları uyarabilirsin. Arınmaya çalışan kişi, sadece kendisi için arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah'adır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj Bakara 2:134, 141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; Lokmân 31:33; Zümer 39:7; Zuhruf 43:67; Duhân 44:40; Necm 53:38; Mümtehine 60:3; Me‘âric 70:10.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33; Mülk 67:12.

Mustafa İslamoğlu

Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenecek değildir; yükü ağır gelen kimse onu taşımak için yardım istese, yakını da olsa (bir başkası) onun yükünün bir kısmını dahi taşıyamaz.Şu bir gerçek ki sen, O idraki aşan bir hakikati olmasına karşın, Rablerine karşı derin bir ürperti duyanları ve kulluğun hakkını verenleri uyarabilirsin; hem kim arınırsa sırf kendisi için arınmış olur: zira bütün yollar Allah'a çıkar.

Muhammed Esed

Kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir; kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) yardıma çağırırsa, yakını da olsa, (bu kimse) o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz. O halde (gerçekten) sen, ancak kavrayışlarının ötesinde olduğu halde Rablerinden korku duyanları ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanları uyarabilirsin; ve (şunu bil ki,) kim arınırsa yalnız kendisi için arınmış olur ve bütün yollar yalnız Allah'a varır.

Ahmed Hulusi

Hiçbir suç yüklenmiş benlik, bir başkasının yükünü yüklenmez. . . Yükü ağır biri, onu (yükünü) taşımaya çağırsa bile, ondan bir şey yüklenilip taşınılmaz. . . Akraba dahi olsa! Sen ancak gaybları olarak Rablerinden haşyet duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. . . Kim arınıp temizlenirse ancak kendi nefsi için temizlenmiştir. . . Dönüş Allah'adır.

Ali Bulaç

Hiç bir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın akrabası da olsa- kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ali Özek ve heyeti

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. (Ey Muhammed!) Sen ancak, görmeden Rablerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim günâh kirinden arınırsa, kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Ali Rıza Safa

Hiçbir suçlu, bir başkasının suçunu yüklenmez. Yükü ağır gelen, taşımak için başkasını çağırsa, yakını da olsa ondan hiçbir şey yüklenemez. Sen, ancak, görmemelerine karşın, Efendilerine derin saygı duyanları ve namaz kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa, yalnızca kendisi için arınmış olur. Çünkü dönüş, Allah'a olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenemez. Yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenemez. Sen ancak, görmeden Rabblerine saygı duyanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Edip Yüksel

Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Günahla yüklenmiş birisi yükünü taşımak üzere akrabalarını bile çağırsa onun yükünden hiçbir şey taşınmaz. Sen yalnızca, kendi başlarına iken Efendi'lerini sayan ve salatı gözeten kişileri uyarabilirsin. Kim kendisini arındırırsa kendisi yararına arınmıştır. Dönüş ALLAH'adır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Günahla yüklenmiş birisi yükünü taşımak üzere akrabalarını bile çağırsa onun yükünden hiç bir şey taşınmaz. Sen yalnızca, kendi başlarına iken Rab'lerini sayan ve namazı gözeten kişileri uyarabilirsin. Kim kendisini arındırırsa kendisi yararına arınmıştır. Dönüş ALLAH'adır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de günah çeken bir kimse başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun başkasına yüklenmesi için çağrıda bulunsa da, ondan birşey alınıp yüklenmeyecektir, isterse bir yakını olsun. Fakat ancak gıyaben Rablerinin korkusunu duyanları ve namazı dürüst kılanları sakındırırsın. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet gidiş Allah'adır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem günah çeken bir nefis, başkasının günahını çekmiyecek, yükü ağır basan onun yükletilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmiyecek, isterse bir yakını olsun, fakat sen ancak o kimseleri sakındırırsın ki gaybde rablarının haşyetini duyarlar, namazı dürüst kılarlar, temizlenen de sırf kendisi için temizlenir, nihayet gidiş Allahadır

Erhan Aktaş

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü taşımaz. dipnot 1 Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. dipnot 2 Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı dipnot 3 ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiçbir günahkar bir başkasının günahını taşımaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sorumluluk kişiseldir, hiç kimse yakını da olsa başkasının yaptığından sorumlu değildir. Ve hiç kimsenin bir başkasına yardım etmesi; hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yük taşıyan birisi, dipnot 1 bir başkasının yükünü taşımaz. dipnot 1 Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. dipnot 2 Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı dipnot 3 ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa dipnot 4 kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiçbir günahkar bir başkasının günahını taşımaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sorumluluk kişiseldir, hiç kimse yakını da olsa başkasının yaptığından sorumlu değildir. Ve hiç kimsenin bir başkasına yardım etmesi; hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Arınma/Tezkiye; kişinin, kendisini şirk, günah, pislik, cehalet, kötü duygu ve düşüncelerden temizlemesidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü yüklenemez. dipnot 1 Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı kimse yakını da olsa, onun yükü başkası tarafından taşınmaz. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı dipnot 2 ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa dipnot 3 kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sorumluluk kişiseldir, hiç kimse yakını da olsa başkasının yaptığından sorumlu değildir. Ve hiç kimsenin bir başkasına yardım etmesi; hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek; ibadete layık yeğene ilahın Allah olduğuna inanmak. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Arınma/Tezkiye; kişinin, kendisini şirk, günah, pislik, cehalet, kötü duygu ve düşüncelerden temizlemesidir.

Gültekin Onan

Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, yakın akrabası da olsa, kendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile rablerinden 'içleri titreyerek korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Tanrı'yadır.

Hasan Basri Çantay

Günah işleyen hiçbir nefs, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü (günahı) ağır bir kişi (diğer birini) onu taşımıya çağırırsa, bu, hısımı da olsa, kendisine ondan hiçbir şey yükletil (mesine rızaa göstermez. Sen ancak gaaibane Rabbinden korkmakda olanları, namazı dosdoğru kılanları sakındıracaksın. Kim temizlenirse sırf kendi faidesine temizlenmiş olur. Nihayet varış Allahadır.

İbni Kesir

Günah işleyen hiç bir nefis; başkasının günahını çekmez. Yükü ağır bir kişi onun yüklenilmesini istese-yakını bile olsaondan bir şey yüklenmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabblarından korkanları ve namazı kılmış olanları uyarırsın. Kim de arınırsa; ancak kendisi için arınmış olur ve dönüş, Allah'adır.

Mehmet Alagaş

(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak, görmeden Rablerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim günâh kirinden arınırsa, kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

Süleyman Ateş

Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiçbir şey, taşınmaz; akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz). Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Ma'nen arınıp yücelen, kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır, (Allah, herkese yaptığının karşılığını verir).

Süleymaniye Vakfı

(Ahirette) Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez dipnot 1 . Günah yükü ağır olan, günahının taşınması için yardım istese onun bir parçası dahi taşınmaz, yardıma çağırdığı isterse akrabası olsun dipnot 2 . Sen sadece, içten içe dipnot 3 Rablerinden çekinenleri, namazını özenle ve sürekli kılanları uyarabilirsin dipnot 4 . Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur dipnot 5 . Dönüp varılacak yer Allah'ın huzurudur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    "İçten içe" anlamı verdiğimiz kelime "el-ğayb (الغيب)"dır. Ondaki el (ال) takısı muzafunileyhten ıvazdır yani tamlananın yerine geçer ve "gayblarıyla (بغيبهم)" anlamındadır (Bakara 2/3). Kişinin gaybı kendi içi olduğu için, burada tamlamaya "içten içe" anlamı verilmiştir.
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimse kimsenin yükünü çekmeyecektir. Yükü ağır olan, taşımak için yardım istese, en yakını bile onun bir parçasının taşınmasına yardım etmez. Sen sadece, içinde Rabbinin korkusu olanları ve namazını tam kılanları uyarabilirsin. Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur; dönüş ancak Allah'adır.

Şaban Britch

Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır olan kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rablerinden korkan ve namazı kılan kimseyi uyarabilirsin. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah’adır.

Şaban Piriş

Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Ağır bir yük taşıyan kimse, başkasını çağırsa, ondan hiçbir şey yakını bile olsa ona yükletilmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rab'lerinden korkan ve namazı kılan kimseyi uyarabilirsin. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa... Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah'adır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor would a soul heavily laden with wrongs find a single one to disburden her of some of her wrongs, nor the least of her burden be carried by any one else even if related by consanguinity. Your admonition and warning O Muhammad take effect with those who entertain the profound reverence dutiful to Allah albeit they do not apprehend Him by sight and they attend to religious Observances. And he who presents himself with a heart impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety will have successfully saved his own soul, and to Allah is the final and inevitable destination.

Abdul Haleem

No burdened soul will bear the burden of another: even if a heavily laden soul should cry for help, none of its load will be carried, not even by a close relative. But you [Prophet] can only warn those who fear their Lord, though they cannot see Him, and keep up the prayer- whoever purifies himself does so for his own benefit–– everything returns to God.

Abdullah Yusuf Ali

Nor can a bearer of burdens bear another's burdens if one heavily laden should call another to (bear) his load. Not the least portion of it can be carried (by the other). Even though he be nearly related. Thou canst but admonish such as fear their Lord unseen and establish regular Prayer. And whoever purifies himself does so for the benefit of his own soul; and the destination (of all) is to Allah.

Abul A'la Maududi

No one can bear another's burden. dipnot 1 If a heavily laden one should call another to carry his load, none of it shall be carried by the other, even though he be a near of kin. dipnot 2 (O Prophet), you can warn only those who fear their Lord without seeing Him and establish Prayer. dipnot 3 Whoever purifies himself does so to his own good. To Allah is the final return.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Burden": the burden of the responsibilities of actions. It means: In the sight of Allah every one is responsible for his own actions and for no one else’s. There is no possibility that Allah will place the burden of one man’s responsibility upon the other, nor is there the possibility that a person will take the burden of another’s responsibility upon himself and get himself seized for the crime committed by the other. This thing has been said here because the polytheist kinsmen and relatives of the people who were embracing Islam in Makkah, used to urge them, saying, Give up Islam and return to your ancestral faith. We take the responsibility of any punishment etc. on ourselves.
  2. metne dön, dipnot 2
    In the preceding sentence, Allah’s law of justice has been enunciated, according to which He will not seize any person for the sin committed by another, but will hold everyone responsible for his own sin. In this sentence the Muslims have been told: Those who urge you to give up faith and commit evil on the assurance that they will take on themselves the burden of your sins on the Day of Resurrection, are in fact giving you a false hope. When Resurrection comes and the people see what fate they are going to meet in consequence of their misdeed, everyone will be concerned only about himself. Brother will turn away from brother and father from son, and no one will be prepared to take even an atom’s weight of another’s burden on himself.
  3. metne dön, dipnot 3
    In other words, your warnings cannot have any effect on obstinate and stubborn people. Your admonitions can bring only such people to the right path who have fear of God in their hearts and who are inclined to bow before their real Master.

Aisha Bewley

No burden-bearer can bear another’s burden. If someone weighed down calls for help to bear his load, none of it will be borne for him, even by his next of kin. You can only warn those who fear their Lord in the Unseen and establish salat. Whoever is purified, is purified for himself alone. Allah is your final destination.

Al-Hilali & Khan

And no bearer of burdens shall bear another’s burden; and if one heavily laden calls another to (bear) his load, nothing of it will be lifted even though he be near of kin. You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) can warn only those who fear their Lord unseen and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât). And he who purifies himself (from all kinds of sins), then he purifies only for the benefit of his ownself. And to Allâh is the (final) Return (of all).

Ali Quli Qarai

No bearer shall bear another’s burden, and should one heavily burdened call [another] to carry it, nothing of it will be carried, even if he were a near relative. You can only warn those who fear their Lord in secret and maintain the prayer. Whoever purifies himself, purifies only for his own sake, and to Allah is the return.

Amatul Rahman Omar

And no soul that bears (its own) burden (of responsibility) can bear the burden of another. And if a soul heavily laden (with the weight of sins) calls to (be relieved of) its burden, not the least of its burden shall be borne (by the other) even though (it calls its) near kinsman. You can warn only those who hold their Lord in awe in the heart of their hearts and observe Prayer. And one who purifies oneself shall do it only for the good of one's own soul, for to Allâh shall be the eternal return.

Arthur John Arberry

No soul laden bears the load of another; and if one heavy-burdened calls for its load to be carried, not a thing of it will be carried, though he be a near kinsman. Thou warnest only those who fear their Lord in the Unseen and perform the prayer; and whosoever purifies himself, purifies himself only for his own soul's good. To God is the homecoming.

Bijan Moeinian

No one is responsible for somebody else’s deeds and no one can assume responsibility for somebody else’s acts. Not even the dearest ones are capable to respond to someone’s begging them to assume the least of his sins. O Mohammad, only those who respect their Lord has the capacity of absorbing the admonition. Although they do not physically see the Lord, they regularly worship Him. Whoever purifies his soul, does it for his own good. Remember that you all have to face God eventually.

E. Henry Palmer

And no burdened soul shall bear the burden of another; and if a heavily laden one shall call for its load (to be carried) it shall not be carried for it at all, even though it be a kinsman!- thou canst only warn those who fear their Lord in the unseen and who are steadfast in prayer; and he who is pure is only pure for himself; and unto God the journey is.

Edip-Layth

None can carry the load of another, and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who fear their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. Whoever contributes, is contributing to himself. To God is the final destiny.

George Sale

A burdened soul shall not bear the burden of another: And if a heavy-burdened soul call on another to bear part of its burden, no part thereof shall be born by the person who shall be called on, although he be ever so nearly related. Thou shalt admonish those who fear their Lord in secret, and are constant at prayer: And whoever cleanseth himself from the guilt of disobedience cleanseth himself to the advantage of his own soul; for all shall be assembled before God at the last day.

Hamid S. Aziz

And this is not hard for Allah.

Mahmoud Ghali

And no encumbered self can be encumbered with the encumbrance of (i. e. bear the burden of) another (self). And in case a heavy-burdened (self) calls for its burden (to be carried), not a thing of it will be carried, though he be a near kinsman. Surely you warn only (the ones) who are apprehensive of their Lord in the Unseen and keep up the prayer. And whoever cleanses himself, then he cleanses it for himself. (i.e., for his own benefit) And to Allah is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

And no burdened soul can bear another's burden, and if one heavy laden crieth for (help with) his load, naught of it will be lifted even though he (unto whom he crieth) be of kin. Thou warnest only those who fear their Lord in secret, and have established worship. He who groweth (in goodness), groweth only for himself, (he cannot by his merit redeem others). Unto Allah is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

No one who carries a burden bears another's load; and even if the burdened soul cry out for help none will carry the least of its burden, however close a relative it may be. You can only warn those who fear their Lord in secret and fulfil their devotional obligations. Whoever grows in goodness does so for himself. To God is the journeying back.

Muhammad Asad

AND NO BEARER of burdens shall be made to bear another’s burden; and if one weighed down by his load calls upon [another] to help him carry it, nothing thereof may be carried [by that other], even if it be one’s near of kin. Hence, thou canst [truly] warn only those who stand in awe of their Sustainer although He is beyond the reach of their perception, and are constant in prayer, and [know that] whoever grows in purity, attains to purity but for the good of his own self, and [that] with God is all journeys’ end.

Mustafa Khattab

No soul burdened with sin will bear the burden of another. And if a sin-burdened soul cries for help with its burden, none of it will be carried—even by a close relative. You ˹O Prophet˺ can only warn those who stand in awe of their Lord without seeing Him[1] and establish prayer. Whoever purifies themselves, they only do so for their own good. And to Allah is the final return.

Progressive Muslims

And none can carry the load of another, and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who fear their Lord while unseen, and they hold the contact-method. And whoever contributes, is contributing for himself. And to God is the final destiny.

Rashad Khalifa

No soul can carry the sins of another soul. If a soul that is loaded with sins implores another to bear part of its load, no other soul can carry any part of it, even if they were related. The only people to heed your warnings are those who reverence their Lord, even when alone in their privacy, and observe the Contact Prayers (Salat). Whoever purifies his soul, does so for his own good. To GOD is the final destiny.

Sahih International

And no bearer of burdens will bear the burden of another. And if a heavily laden soul calls [another] to [carry some of] its load, nothing of it will be carried, even if he should be a close relative. You can only warn those who fear their Lord unseen and have established prayer. And whoever purifies himself only purifies himself for [the benefit of] his soul. And to Allah is the [final] destination.

Sam Gerrans

And no bearer bears the burden of another. And if one heavy-laden should call to his burden, nothing of it will be carried, though he be a relative. Thou but warnest those who fear their Lord unseen and uphold the duty. And he who purifies himself: he but purifies himself for his soul. And to God is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

And no person, being already burdened with his own doings, will be made to carry the burden of another. And if a laden one calls for help with his load, none may carry part of it even if he is a close relative. Hence, you can warn only those who understand their Lord's Law of Requital knowing that even their actions done in secrecy have consequences. So, such people follow the Divine Commands closely. Whoever grows in virtue does so for the good of his "Self". And the destination of all is to Allah.

Syed Vickar Ahamed

And no bearer of burdens shall bear another (person’s) burden. And if one (person) carrying a heavy burden should call another to (bear) his load, nothing of it will be lifted (by the other) even though he be near of kin (closely related). (O Prophet!) you can only warn those who fear their Lord, Unseen and establish regular Prayer. And whoever purifies himself (from all kinds of sin) does it to benefit his own soul; And the Return (of all) is to Allah.

Taqi Usmani

No bearer will bear the burden of any other person. If a person carrying a heavy load calls (someone) to (share) his load, nothing from it shall be carried (by the latter), even though he be a near of kin. You can warn only those who fear their Lord, while He is unseen, and establish Salāh. Whoever gets purified gets purified for his own benefit. And to Allah is the final return.

The Monotheist Group

And none can carry the load of another; and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who are concerned towards their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. And whoever contributes, is contributing for himself. And to God is the final destiny.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩