Bakara suresi

Bakara suresi, 83. ayet

Bakara suresi, 83. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ لَا تَعْبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَانًا وَذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَقُولُوا۟ لِلنَّاسِ حُسْنًا وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنكُمْ وَأَنتُم مُّعْرِضُونَ

veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳa benî isrâîle lâ ta`büdûne ille-llâhe vebilvâlideyni iḥsânev veẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni veḳûlû linnâsi ḥusnev veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. ŝümme tevelleytüm illâ ḳalîlem minküm veentüm mü`riḍûn.

Diyanet İşleri

Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 80–86 · surenin 83. ayeti / 286

Konu Misak: ana babaya iyilik, kan dökmemek Bakara 83–86 3

  1. Bakara 80

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

  2. Bakara 81

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  3. Bakara 82

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 83

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

  5. Bakara 84

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

  6. Bakara 85

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

  7. Bakara 86

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

83. İşte bunlar Yüce Allah’ın bütün şeriatlarda emrettiği dinin esasları arasındadır. Çünkü bunlar her zaman ve her mekânda genel maslahatları kapsayan hükümlerdir. Bu bakımdan dinin aslı (itikadî hükümleri) gibi bunlar hakkında da nesih söz konusu olmaz. Bundan dolayı Yüce Allah: “Hiç bir şeyi ortak tutmadan (yalnız) Allah’a ibadet edin...” (en-Nisa, 4/36) buyruğunda ve devamında bize de aynı şeyleri emretmektedir.

“Hani İsrailoğullarından… söz almıştık” İşte bu onların katılıkları yüzündendir. Onlara her bir emir verildiğinde isyana kalkıştılar. Ancak ağır ahitler ve pekiştirilmiş sözler alındıktan sonra onu kabule yanaşıyorlardı. “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz!” Bu, yalnızca Allah’a ibadet etmeyi emretmekte ve O’na ortak koşmayı yasaklamaktadır. İşte bu, dinin aslıdır. Eğer bu temele bağlı olarak yapılmayacak olursa, hiç bir iyi amel kabul olmaz. Zira bu, Allah’ın kulları üzerindeki bir hakkıdır. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “anneye babaya, akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik yapacaksınız.” Yani anneye babaya güzel bir şekilde davranın, iyilik edin. Bu buyruk gerek sözlü gerekse fiili her türlü iyi davranışı kapsamaktadır. Ayrıca anne babaya kötülük yapmayı veya onlara iyilikte bulunmayı terk ederek kötülük yapmayı da yasaklamaktadır. Çünkü farz olan, onlara iyilik yapmaktır, bir şeyin emredilmesi ise onun zıddı olan şeylerin yasaklanması demektir. İyiliğin zıddı ise iki şeydir: Birincisi kötülük yapmaktır ki bu daha büyük bir günahtır. İkincisi ise kötülük yapmaksızın onlara iyilik yapmayı terk etmektir. Bu da haramdır, ancak birinci türle aynı kabul edilmemesi gerekir. Aynı şekilde akraba, yetimler ve yoksulların gözetilmesi, onlara iyilik yapılması hakkında da bu söylediklerimiz aynen söz konusudur. İyiliğin ayrıntılı şekilde sayılıp dökülmesi mümkün değildir. Bu yüzden iyilik ancak -az önce geçtiği gibi- tarif edilebilir. Daha sonra Yüce Allah genel olarak bütün insanlara iyilikte bulunmayı emrederek: “İnsanlara güzel söyleyin” diye buyurmaktadır. İnsanlara güzel söylemenin kapsamına iyiliği emredip kötülükten alıkoymak, ilim öğretmek, selamlaşmayı yaygınlaştırmak, tatlı dillilik ve buna benzer her türlü hoş söz girer. İnsan malıyla bütün insanları gözetemeyeceğinden dolayı ona her bir yaratılmışa iyilik yapmaya güç yetirebileceği bir emir verilmiştir. Bu da sözlü olarak iyilik yapmaktır. İnsanlara -hatta kâfirlere dahi- kötü söz söylemenin yasak kılınması da bunun kapsamına girmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah: “Aralarından zulmedenler müstesna olmak üzere Kitab ehli ile ancak en güzel yolla mücadele edin” (el-Ankebut, 29/46) diye buyurmaktadır. Yüce Allah’ın kullarından sahip olmalarını istediği âdâb arasında söz ve fiillerde nezih olmak, çirkin ve seviyesiz sözler söylememek, sövmekten ve anlamsız tartışmalarda bulunmaktan kaçınmak da vardır. Bunun yerine insan güzel ahlak sahibi, yumuşak huylu, herkesle güzel geçinen, insanların kendisine verebilecekleri eziyetlere karşı sabreden ve bütün bunları Allah’ın emrine uymak ve onun mükâfatını elde etmek üzere yapan bir kimse olmalıdır.

Daha sonra Yüce Allah İsrailoğullarına namaz kılmalarını ve zekât vermelerini emretmektedir. Çünkü önceden de geçtiği üzere namaz, mabud olan Allah’a ihlâsla ibadeti, zekât da Allah’ın kullarına iyilikte bulunmayı içerir. Aklı başında basiret sahibi bir kimse bu güzel emirler hakkında ibretle düşünecek olursa, bunların Allah’ın kullarına ihsanının bir parçası olduğunu anlar. Allah’ın bu emirleri onlara vermekle onlara lütufta bulunduğunu kavrar. İşte Allah sizlere bu emirleri verdikten ve sizden birtakım ahitler aldıktan sonra “Sonra içinizden pek azınız hariç (sözünüzden) dönüp büsbütün yüz çevirdiniz.” Ve bu yüz çevirmeniz bir daha dönmemek üzere olmuştu. Çünkü bir kimse yüz çevirdiği şeye sonradan dönmek niyeti ile de yüz çevirebilir. Bunların ise tekrar bu emirlere geri dönme arzuları yoktu. Allah’ın tevfikinden mahrum kalmaktan Allah’a sığınırız. Yüce Allah’ın: “pek azınız hariç” buyruğu bir istisnadır ki, onların hepsinin yüz çevirdikleri kanaati doğmasın. Böylelikle Yüce Allah az bir bölümünü Allah’ın sözlerinden dönmekten koruduğunu ve onlara sebat vermiş olduğunu haber vermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey İsrailoğulları- Allah'ı birleyip, onunla birlikte kimseye ibadet etmemeniz, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, ihtiyaç sahiplerine iyilikte bulunmanız, insanlara güzel söz söylemeniz, şiddet ve kabalık yapmadan iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanız, size emrettiğimiz şekilde namazı tastamam kılmanız, hak eden kimselere gönül rahatlığıyla zekâtı vermeniz hususunda sizden aldığımız o sapasağlam sözü hatırlayın. Sizden aldığımız bu sözden sonra Allah'a verdiği ahdini ve sözünü tutup Yüce Allah'ın koruduğu kimseler hariç sözünüzü tutmayıp yüz çevirerek ondan vazgeçtiniz.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. أَخَذْنَا ehazna biz almıştık kök: اخذ
  3. مِيثَـٰقَ misaka bir söz kök: وثق
  4. بَنِىٓ beni oğullarından kök: بني
  5. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  6. لَا la
  7. تَعْبُدُونَ tea'budune kulluk etmeyeceksiniz kök: عبد
  8. إِلَّا illa başkasına
  9. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  10. وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ ve bil-valideyni ve anaya-babaya kök: ولد
  11. إِحْسَانًۭا ihsanen iyilik edeceksiniz kök: حسن
  12. وَذِى ve zi ve
  13. ٱلْقُرْبَىٰ l-kurba yakınlara kök: قرب
  14. وَٱلْيَتَـٰمَىٰ velyetama ve yetimlere kök: يتم
  15. وَٱلْمَسَـٰكِينِ velmesakini ve yoksullara kök: سكن
  16. وَقُولُوا۟ ve kulu ve söyleyin kök: قول
  17. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  18. حُسْنًۭا husnen güzel söz kök: حسن
  19. وَأَقِيمُوا۟ ve ekimu ve ayakta tutun kök: قوم
  20. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  21. وَءَاتُوا۟ ve atu ve verin kök: اتي
  22. ٱلزَّكَوٰةَ z-zekate zekatı kök: زكو
  23. ثُمَّ summe sonra
  24. تَوَلَّيْتُمْ tevelleytum döndünüz kök: ولي
  25. إِلَّا illa hariç
  26. قَلِيلًۭا kalilen pek azınız kök: قلل
  27. مِّنكُمْ minkum sizden olan
  28. وَأَنتُم ve entum ve siz
  29. مُّعْرِضُونَ mua'ridune yüz çeviriyorsunuz kök: عرض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani biz, İsrailoğulları'ndan "Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz; ana babaya güzel davranacaksınız; dipnot 1 yakınlara, yetimlere ve yoksullara (iyilik yapacaksınız)" diye söz almıştık. İnsanlara güzel söz söyleyin; namazı kılın ve zekâtı verin! dipnot 2 Sonunda azınız hariç, yüz çevirerek dönüp gitmiştiniz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

Mustafa İslamoğlu

Hani bir zaman İsrailoğullarından yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakınlara, kimsesizlere, yoksullara iyilik yapacaksınız, insanlara güzel söz söyleyeceksiniz, namazı istikametle kılacaksınız, zekatı vereceksiniz diye söz almıştık. Sizden birkaç istisna dışında hepiniz sözünüzden dönmüştünüz; ve siz pek dönek bir toplumsunuz.

Muhammed Esed

Ve bir zaman, (ey) İsrailoğulları, (sizden) şu (konularda) kesin taahhüt almıştık: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz; akraba ve ebeveyninize, yetimlere ve fakirlere iyilik yapacaksınız; bütün insanlarla güzellikle konuşacaksınız; namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve karşılıksız yardımda bulunacaksınız." Ama, birkaçınız dışında bu sözünüzden döndünüz: zaten siz, inatçı, isyankar bir topluluksunuz!

Ahmed Hulusi

Hani İsrailoğullarından söz almıştık; Allah gayrını var kabul edip ona tapınmayın, ana-babanızın hakkını verin, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara ihsanda bulunun; insanlara güzel (Hakk'a erdirici) sözler söyleyin; namazı ikame edip zekatı verin. (Onlardaki namaz ve zekat İslam'dakinden farklıydı. ) Ancak bundan sonra, birazınız hariç, yüz çevirdiniz ve hala da çevirmekte devam ediyorsunuz.

Ali Bulaç

Hani İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin" diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hala) yüz çeviriyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

Vaktiyle biz, İsrâiloğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve «İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin» demiştik. Sonra içinizden çok azınız hariç (bu sözden) döndünüz. Hala da yüz çevirip duruyorsunuz.

Ali Rıza Safa

İsrailoğullarından kesin söz almıştık: "Allah'tan başkasına hizmet etmeyeceksiniz; anne-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik yapacaksınız; insanlarla güzel konuşacaksınız; namazı dosdoğru kılacaksınız ve zekatı vereceksiniz!" Sonra, çok azınız dışında, yüz çevirerek döndünüz.

Bayraktar Bayraklı

Hani biz,İsrailoğulları'ndan şöyle söz almıştık: Sadece Allah'a kulluk edeceksiniz; ana babaya, yakın akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara doğru olanı söyleyiniz, namazı kılınız, zekatı veriniz. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.

Edip Yüksel

İsrail oğullarndan şöyle söz almıştık: ALLAH'tan başkasına hizmet etmeyecek, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlarla dostça konuşacaksınız. Salatı gözetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız hariç geri döndünüz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: ALLAH'tan başkasına tapmayacak, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlarla dostça konuşacaksınız. Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız hariç döndünüz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: "Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlığı olanlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin." Sonra pek azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir vakit İsrail oğullarının şöyle misakını aldık: Allahdan başkasına tapmıyacaksınız; ebeveyne ihsan, yakınlığı olanlara da, öksüzlere de, biçarelere de; nasa güzellik söyleyin; namazı kılın; zekatı verin; sonra pek azınız müstesna sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz

Erhan Aktaş

Hani! Bir zaman İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk dipnot 1 etmeyin; anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın; insanlara iyi söz söyleyin, "Salatı ikame edin, zekatı yapın. dipnot 2 " diye kesin söz almıştık. Sonra, içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Ve sizler, döneklik yapanlarsınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah'a ya da Allah'tan başka şeylere olur. Allah'a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah'tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah'a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, ünvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü'min için kulluk, insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbadet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbadet kul kelimesinin mastarıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 2:43. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani! Bir zaman İsrailoğulları'ndan, Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın; insanlara iyi söz söyleyin, "salatı ikame edin, zekatı yapın dipnot 1 ", diye kesin söz almıştık. Sonra, içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Ve sizler, döneklik yapanlarsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz: 2:43'ün dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani! Bir zaman İsrailoğulları'ndan, Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın; insanlara güzel söz söyleyin, "salatı ikame edin, zekatı verin dipnot 1 ", diye kesin söz almıştık. Sonra, içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Ve sizler, döneklik yapanlarsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde ayette ki salat sözcüğüne namaz anlamı verilmektedir. Oysaki burada ki salat namaz değildir: ibadete layık yegane ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua e ibadeti şirkten arındırılmış bilinçle ve arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Salat, sözcük olarak namazın yanısıra Allah'a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, destek, dayanışma, yardımlaşma, yakından ilgilenme ve din gibi anlamlara gelmektedir.

Gültekin Onan

Hani İsrailoğullarından "Tanrı'dan başkasına kulluk etmeyin, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın (ihsanen), insanlara güzel söz söyleyin, namazı gözetin ve zekatı verin" diye misak almıştık Sonra siz pek azınız dışında döndünüz / yüz çevirdiniz (tevelleytüm) ve (hala) yüz çeviriyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Hani İsrail oğullarından: "Allahdan başkasına ibadet etmeyin, anaya, babaya, hısımlara, yetimlere, yoksullara iyilik yapın, insanlara güzellikle söyleyin, dosdoğru namaz kılın, zekat verin" diye (emretmiş), te'minatlı söz almışdık. Sonra (bu sağlam sözünüze karşı) içinizden birazınız hark olmak üzere arka döndünüz ve siz (de atalarınız gibi) haala yüz çevirmekde berdevamsınız.

İbni Kesir

Hani, İsrailoğullarından; Allah'tan başkasına ibadet etmeyin; anaya, babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara iyilik yapın. İnsanlara güzellikle söyleyin, namaz kılın zekat verin diye söz almıştık. Sonra pek azınız müstesna yüz çevirdiniz. Ve siz hala yüz çevirenlerdensiniz.

Mehmet Alagaş

(83-86) Bir vakit İsrailoğullarından bir söz almıştık Allah’tan başkasına tapmayın, anne babaya , yakınlığı olanlara, yetimlere ve yoksunlara / miskinlere güzel davranışlarda bulunun, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin. Sonra azınız hariç yüz çevirdiniz (verilen sözü adeta duvara astınız) döneklik ettiniz. Yine bir vakit sizden söz aldık kanlarınızı dökmeyeceksiniz birbirinizi yurtlarınızdan / diyarlarınızdan çıkarmayacaksınız sonra bu sözü tekrar ettiniz ve sizler şahitlik te ettiniz. Sonra siz, işte şunlarsınız; birbirinizi öldürüyorsunuz, bir bölümünüz sizden birilerini diyarlarından çıkarıyor, onlar aleyhine günah ve düşmanlık hususunda birbirinizle yardımlaşıyorsunuz, esir olarak size getirildiklerinde onlardan fidye alıyorsunuz , size haram olmasına rağmen onları yurtlarından çıkarıyorsunuz. Siz kitabın bir kısmına mı inanıyorsunuz? Bir kısmını da inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bu şekilde yapanın cezası dünya hayatında utanılacak haldir / rezilliktir, kıyamet gününde ise azabın daha şiddetlisine geri itilirler (raddü). Allah yapıyor olduklarınızdan gafil değildir. Onlar ki ahiret hayatı yerine dünya hayatının müşterisi olmuş almışlardır , onlardan azap kesinlikle hafifletilmeyecektir , onlara yardım da edilmeyecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İsrailoğulları'ndan: "Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, anaya, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin, insanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin!" diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız dışında sözünüzden döndünüz ve hala da dönmeye devam ediyorsunuz.

Süleyman Ateş

Biz İsrail oğullarından şöyle söz almıştık: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz, anaya-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin!" Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz, ana ve babanıza, yakınlarınıza, yetimlere ve miskinlere /çaresizlere dipnot 1 güzel davranacaksınız. İnsanlarla güzel konuşacak, namazı düzgün ve sürekli kılacak, zekatı da vereceksiniz". (Ey İsrailoğulları!) Pek azınız hariç, yüz çevirip sözünüzden dönmüştünüz. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Miskin; geliri açlık sınırı altında, çaresiz durumda kalmış ve ihtiyaçlı olduğu her halinden belli olan kişidir. Oruç tutabilenlerin Ramazan bayramında vermesi gereken fitre /fidyenin en düşük ölçüsü miskin yiyeceği (Bakara 2/184) olduğundan, miskinlerin ihtiyaç sahipleri içinde en düşük seviyedeki kesim olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar temel ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için doyurulması gereken (Kalem 68/24), bir hatanın keffareti olarak "yedirilmesi veya giydirilmesi" emredilen (Maide 5/89-95, Mücadele 58/4), Müslümanların mallarında hakkı olan (İsra 17/26, Rum 30/38), mirastan yararlandırılan (Nisa 4/8), kendilerine ihsanda bulunulması istenen (Nisa 4/36) dolayısıyla gönüllü veya zorunlu harcama kalemlerinin hepsinde yer alan kişilerdir (Bakara 2/177- 215, Tevbe 9/60, İnsan 76/8).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün İsrailoğulları'ndan "Allah'tan başkasına kul olmayacaksınız; ananıza babanıza, yakınlarınıza, yetimlere ve çaresizlere dipnot 1 iyi davranacaksınız. İnsanlarla güzel konuşacak, namazı düzgün ve süreklı kılacak ve zekatı vereceksiniz." diye söz almıştık. Sonra pek azı dışında hepsi yan çizerek sözlerinden dönmüşlerdi. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Çaresiz" diye meal verdiğimiz kelime miskindir; kök anlamı hareketin ardından durağanlaşmadır. Nebimiz şöyle demiştir: "Miskin bir parça, iki parça yiyecek ile yetinen kişi değildir. İhtiyacını karşılayamadığı halde utanan veya ısrarla kimseden bir şey isteyemeyen kişidir." (Buhari, Zekat 53) Gemileri delinen kişilerle ilgili şöyle bir ayet vardır: "O gemi denizde çalışan miskinlere aitti, önlerinde her gemiye zorla el koyan bir kral vardı; bu sebeple onu hasarlı hale getirmek istedim."(Kehf, 18/79) Çünkü gemi ellerinden alınınca işsiz kalacaklardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. Bkz. (Bakara 2/49)'un dipnotu.

Şaban Britch

İsrailoğullarından: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, anaya, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin, insanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin! diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız dışında sözünüzden döndünüz ve hala da dönmeye devam ediyorsunuz.

Şaban Piriş

İsrailoğullarından: -Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anaya, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin, insanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin! diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız dışında sözünüzden döndünüz ve hala da dönmeye devam ediyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

İsrailoğulları'ndan şöyle bir söz de almıştık: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. Namazı kılın, zekatı verin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hala da yüz çevirip duruyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Again, We entered into a Covenant with Bani Isra‘il, thus: "You worship no one but Allah," We said, “and adore Him with appropriate rites and commit your parents to your kind care and express a friendly and kind disposition to your kindred, the orphans and the poor and talk to people with eloquence and forbearance and engage in worship and give zakat for zakat is but a vehicle of prayer. ” Yet you counselled deaf and paid no attention, with exception of a few who opened their hearts’ ears and heeded Our ordinance.

Abdul Haleem

Remember when We took a pledge from the Children of Israel: ‘Worship none but God; be good to your parents and kinsfolk, to orphans and the poor; speak good words to all people; keep up the prayer and pay the prescribed alms.’ Then all but a few of you turned away and paid no heed.

Abdullah Yusuf Ali

And remember We took a covenant from the Children of Israel (to this effect): Worship none but Allah; treat with kindness your parents and kindred, and orphans and those in need; speak fair to the people; be steadfast in prayer; and practise regular charity. Then did ye turn back, except a few among you, and ye backslide (even now).

Abul A'la Maududi

And recall when We made a covenant with the Children of Israel: "You shall serve none but Allah and do good to parents, kinsmen, orphans and the needy; you shall speak kindly to people, and establish Prayer and give Zakah (Purifying Alms). And yet, except for a few of you, you turned back on this covenant, and you are still backsliders.

Aisha Bewley

Remember when We made a covenant with the tribe of Israel: ‘Worship none but Allah and be good to your parents and to relatives and orphans and the very poor. And speak good words to people. And establish salat and pay zakat.’ But then you turned away – except a few of you – you turned aside.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when We took a covenant from the Children of Israel, (saying): Worship none but Allâh (Alone) and be dutiful and good to parents, and to kindred, and to orphans and Al-Masâkîn [1] (the poor), and speak good to people [i.e. enjoin righteousness and forbid evil, and say the truth about Muhammad صلى الله عليه وسلم], and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât. Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders. (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

And when We took a pledge from the Children of Israel: ‘Worship no one but Allah, do good to parents, relatives, orphans, and the needy, and speak kindly to people, and maintain the prayer, and give the zakāt,’ you turned away, except a few of you, and you were disregardful.

Amatul Rahman Omar

And (recall) when We took a covenant from the Children of Israel, `You shall worship none except Allâh, and do good to (your) parents and to the near of kin and the orphans and the poor (as well), and you shall speak kindly to all people and observe Prayer and present purifying alms. ' But (afterwards) you all turned away (and broke your covenant) except a few of you and you are averse (to guidance and ways of virtue).

Arthur John Arberry

And when We took compact with the Children of Israel: 'You shall not serve any save God; and to be good to parents, and the near kinsman, and to orphans, and to the needy; and speak good to men, and perform the prayer, and pay the alms. ' Then you turned away, all but a few of you, swerving aside.

Bijan Moeinian

I (God) took a pledge from (you) the children of Israel to worship none but God, be good to your parents, near ones, the orphans and the poor, say good words to people, worship God on regular basis and be charitable. However, except a few, most of you broke your promises and became rebellious.

E. Henry Palmer

And when we took from the children of Israel a covenant, saying, 'Serve ye none but God, and to your two parents show kindness, and to your kindred and the orphans and the poor, and speak to men kindly, and be steadfast in prayer, and give alms;' and then ye turned back, save a few of you, and swerved aside.

Edip-Layth

We took the covenant of the Children of Israel, "You shall not serve except God, and regard your parents, and regard the relatives, and the orphans, and the needy, and say kind things to the people, and observe the Contact prayer, and contribute towards betterment." Then you turned away, except a few of you; you were objecting.

George Sale

Remember also, when We accepted the covenant of the children of Israel, saying, ye shall not worship any other except God, and ye shall shew kindness to your parents and kindred, and to orphans, and to the poor, and speak that which is good unto men; and be constant at prayer, and give alms. Afterwards ye turned back, except a few of you, and retired afar off.

Hamid S. Aziz

And remember when We took from the children of Israel a covenant, saying, "Serve you none but Allah, and to your two parents show kindness, and to your kindred and the orphans and the needy, and speak to men kindly, and be steadfast in prayer, and give alms;" and then you turned back, save a few of you, and you backslide (even now).

Mahmoud Ghali

And (remember) as We took Compact with the Seeds (or: sons)of Israel) (that), "You shall not worship any (god) except Allah, and (show) fairest companionship to parents, and near kinsmen, and to orphans, and to the indigent; and speak fair to mankind, and keep up the prayer, and bring the Zakat. (i.e., pay the obligatory poor-dues)" (But) thereafter you turned away excepting for a few of you, and you are (still) veering away.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when We made a covenant with the Children of Israel, (saying): Worship none save Allah (only), and be good to parents and to kindred and to orphans and the needy, and speak kindly to mankind; and establish worship and pay the poor-due. Then, after that, ye slid back, save a few of you, being averse.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, when We made a covenant with the people of Israel and said: "Worship no one but God, and be good to your parents and your kin, and to orphans and the needy, and speak of goodness to men; observe your devotional obligations, and give zakat (the due share of your wealth for the welfare of others)," you went back (on your word), except only a few, and paid no heed.

Muhammad Asad

AND LO! We accepted this solemn pledge from [you, ] ' the children of Israel: "You shall worship none but God; and you shall do good unto your parents and kinsfolk, and the orphans, and the poor; and you shall speak unto all people in a kindly way; and you shall be constant in prayer; and you shall spend in charity. " And yet, save for a few of you, you turned away: for you are obstinate folk!

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when We took a covenant from the children of Israel ˹stating˺, "Worship none but Allah; be kind to parents, relatives, orphans and the needy; speak kindly to people; establish prayer; and pay alms-tax." But you ˹Israelites˺ turned away—except for a few of you—and were indifferent.

Progressive Muslims

And We took the covenant of the Children of Israel: "You shall not serve except God, and regard your parents, and regard the relatives, and orphans, and needy, and say kind things to the people, and hold the contact-method, and contribute towards betterment. " But then you turned away, except a few of you; you were objecting.

Rashad Khalifa

We made a covenant with the Children of Israel: "You shall not worship except GOD. You shall honor your parents and regard the relatives, the orphans, and the poor. You shall treat the people amicably. You shall observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat)." But you turned away, except a few of you, and you became averse.

Sahih International

And [recall] when We took the covenant from the Children of Israel, [enjoining upon them], "Do not worship except Allah ; and to parents do good and to relatives, orphans, and the needy. And speak to people good [words] and establish prayer and give zakah." Then you turned away, except a few of you, and you were refusing.

Sam Gerrans

And when We took an agreement of the children of Israel: “Serve not save God; and towards parents good conduct, and towards kin, and the fatherless, and the poor; and speak kindly to men; and uphold the duty, and render the purity,” then you turned away save a few among you; and you are averse.

Shabbir Ahmed

(The Covenant We made with the Children of Israel was not of unconditional favors. ) When We made a promise with the Children of Israel, (We said), "Serve none save Allah, and be kind to your parents, and to relatives, and to orphans, widows, and to the needy - those left alone in the society, and those whose income has stalled for any reason. And speak to people and treat them nicely, and establish the Divine System in the society, and set up the Just Economic Order (keeping your wealth open for the benefit of all)." Then, after that, you slid back, except a few of you, and you backslide even now.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We took a Promise from the Children Of Israel, (that you will) worship no one but Allah, treat with kindness your parents and relatives, and orphans and those in need; Speak kindly and justly to the people; Be regular in prayer; And practice regular charity. Then you turned back, except a few among you, and you go back (on the Promise even now).

Taqi Usmani

(Remember) when We took a pledge from the children of Isrā’īl (Israel): "You shall not worship anyone other than Allah; and you shall do good to the parents, and to near of kin, and to orphans and the needy. And say to the people what is good, and be steadfast in Salāh (prayer), and pay Zakāh ." Then, you went back (on your word), all but a few among you, and you are used to turning away.

The Monotheist Group

And We took the covenant of the Children of Israel: "You shall not serve except God, and do good to your parents, and regard the relatives, and the orphans, and the needy, and say kind things to the people, and hold the contact prayer, and contribute towards purification." But then you turned away, except for a few of you; you were objecting.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 83. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 83. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 83. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩