Diyanet İşleri
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.
Fâtır suresi
Fâtır suresi, 15. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ أَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱللَّهُ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
yâ eyyühe-nnâsü entümü-lfüḳarâü ile-llâh. vellâhü hüve-lganiyyü-lḥamîd.
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın muhtaçlığı; "kör ile gören bir olmaz" Fâtır 15–23 3
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.
Eğer Allah dilerse, sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Bu, Allah'a göre zor bir şey değildir.
Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
15. Yüce Allah, bütün insanlara hitap ederek onların durumlarını ve bütün yönleri ile Allah’a muhtaç olduklarını belirtmektedir. Evvela var olmak için O’na ihtiyaçları vardır. O, kendilerini var etmese idi, onlar var olamazlardı.
Güç ve organlar gibi imkânlarla donatılmaya ihtiyaçları vardır. Bunları O kendilerine vermemiş olsaydı ne olursa olsun hiçbir iş yapamazlardı.
Gıdalar, rızıklar, gizli ve açık nimetlerle Allah’ın kendilerine yardım etmesine ihtiyaçları vardır. O’nun lütuf ve ihsanı, işleri onlara kolaylaştırması olmasaydı, hiçbir şekilde rızık ve nimetlere sahip olamazlardı.
Musibetlerin kendilerinden uzaklaştırılmasında, hoşlanmadıkları şeylerin bertaraf edilmesinde, keder ve sıkıntıların ortadan kaldırılmasında da O’na ihtiyaçları vardır. O, onları uzaklaştırıp sıkıntılarını açmayacak, zorluklarını gidermeyecek olsaydı hoşlarına gitmeyen ve kendilerini oldukça rahatsız eden halleri devamlı olurdu.
Çeşitli şekillerde görülüp gözetilmelerinde ve işlerinin idare edilmesinde de O’na ihtiyaçları vardır. Onu ilâh edinip O’na ibadet etmek, O’nu sevmek, O’na bağlanmak, ibadeti yalnız O’na has kılmak hususunda da O’na muhtaçtırlar. Eğer bu hususta onlara tevfikini vermeyecek olsa helâk olurlar; ruhları, kalpleri ve halleri bozulur giderdi.
Bilmediklerinin kendilerine öğretilmesinde, kendilerine faydalı olacak hususları yapmalarında da O’na ihtiyaçları vardır. O, kendilerine öğretmeyecek olsa onlar kendiliklerinden öğrenemezlerdi. Eğer onlara başarı vermeyecek olsa onlar hallerini düzeltemezlerdi.
Bütün anlamları ile ve bütün yönleri ile tamamen O’na muhtaçtırlar. Bu ihtiyaçlarının bazılarını ister fark edebilsinler, ister edemesinler bu böyledir.
Fakat aralarından Allah’ın başarı ihsan edip de dinî ve dünyevî bütün hallerinde O’na muhtaç olduğunu gören, yalnızca O’na yalvarıp yakaran, bir göz kırpacak kadar dahi olsa kendisini nefsine bırakmamasını O’ndan dileyen, bütün hususlarında kendisine yardımcı olmasını isteyerek bu gerçeği bir an dahi hatırından çıkartmayan bir kimsenin, Rabbi ve ilâhının tam anlamı ile inâyetine mazhar olmaya layık olduğu açıktır. Çünkü o Rab, böyle bir kuluna annenin kendi evladına olan merhametinden bile daha merhametlidir.
“Allah ise hiçbir şeye/kimseye muhtaç değildir, her hamde layıktır.” Bütün yönleri ile ve hiçbir şekilde muhtaç olmayış yalnız O’nun için söz konusudur (Ğanî’dir). Yarattığı varlıkların ihtiyaç duyduklarına O’nun ihtiyacı yoktur. Onların gerek duydukları hiçbir şeye gerek duymaz. Çünkü O, kemâl sıfatlara sahiptir. Bütün sıfatları kemal sıfatı, bütün vasıfları celâl vasfıdır. Dünyada da âhirette de mahlukatın ihtiyaçlarını karşılamış olması da O’nun muhtaç olmayışının bir tecellisidir.
O zatı ile ve isimleri ile her hamde layık olandır (Hamîd). Çünkü isimlerinin hepsi en güzeldir. Sıfatları ile de hamde layık olandır, çünkü hepsi yücedirler. Fiilleri ile de hamde layıktır. Çünkü O’nun fiilleri lütuftur, ihsandır, adalettir, hikmettir ve rahmettir.
Emir ve yasaklarında da hamde layıktır. O, sahip olduğu sıfatları dolayısı ile, bağışladığı lütuf ve nimetleri dolayısı ile, amellere adaletle karşılık vermesi dolayısı ile hep hamde layık olandır. O, muhtaç olmayışında hamde layık olan, hamde layık oluşunda da muhtaç olmayandır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Her işinizde ve her halinizde Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise gerçek zengin olan ve hiçbir şeyde size ihtiyaç duymayandır. Dünya ve ahirette kulları için takdir ettikleri ile de övgüye layık olandır.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık…
Aynı kök: فقر (14 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: فقر (14 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)
Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…
Aynı kök: فقر (14 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. dipnot 1 Gerçek zengin ve övülmeye layık olan Allah'tır.
Ey insanlık! Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz! Allah'a gelince: O kendi kendine yeten sonsuz zenginlik sahibidir, (bilakis) her şey O'na hamd ile memurdur.
Ey İnsanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz, ama O, hiçbir şeye muhtaç değildir ve hamd O'na mahsustur.
Ey insanlar! Siz Allah'a (mutlak muhtaç) "yok"sullarsınız (Esma'sıyla varsınız)! Allah ise Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.
Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır.
Ey insanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve Övülmeye lâyık olan ancak O'dur.
Ey insanlar! Allah'a gereksinimi olan sizsiniz. Çünkü Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır.
Ey İnsanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve övülmeye layık olan ancak O'dur.
Ey insanlar, siz ALLAH'a muhtaçsınız, ALLAH ise hiç kimseye muhtaç değildir, Övülendir.
Ey insanlar, siz ALLAH'a muhtaçsınız, ALLAH ise hiç kimseye muhtaç değildir, Övülendir.
Ey insanlar, sizsiniz hep Allah'a muhtaç fakirler. Allah ise, zengin ve hamd ile övülecek O'dur ancak.
Ey insanlar! sizsiniz hep Allaha muhtac fukara, Allah ise zengin o, hamd ile öğülecek veliynimet o.
Ey insanlar! Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir. Övgüye layık olandır.
Ey insanlar! Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir. Övgüye layık olandır.
Ey insanlar! Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir. Övgüye layık olandır.
Ey insanlar, siz Tanrı'ya (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Tanrı ise, ganiy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır. Hamid (övülmeye layık)tır.
Ey insanlar, siz Allaha muhtaçsınız. Allah ise, O, her şeyden müstağnidir, her hamde layıkdır.
Ey insanlar; sizler, Allah'a muhtaçsınız. Allah ise Gani'dir, Hamid'dir
(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.
Ey insanlar! Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah zengin ve övülmeye lâyık olandır.
Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçsınız, Allah ise, işte zengin ve hamde layık olan O'dur.
Ey insanlar! Siz, Allah'a muhtaçsınız. Allah ise hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, yaptığını mükemmel yapandır dipnot 1 .
Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Yaptığını güzel yapan ve kimseye ihtiyacı olmayan Allah'tır.
Ey İnsanlar, siz Allah’a muhtaçsınız. Allah zengin, hamde layık olan O’ dur.
-Ey İnsanlar, siz Allah'a muhtaçsınız. Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, hamde layık olan O'dur.
Ey insanlar, siz Allah'a yönelmiş yoksullarsınız! Allah ise mutlak Gani, mutlak Hamid'dir.
O you people, your existence is conditioned by the will of Allah, you are so destitute as to be dependent on Him for livelihood and sustenance and you are in need of Him for guidance and He is AL-Gheniyo (the Independent and the Absolute. ) and AL-Hamid (His grace abounds in the universe and He is Worthy of all praise.)
People, it is you who stand in need of God- God needs nothing and is worthy of all praise-
O ye men! It is ye that have need of Allah: but Allah is the One Free of all wants, worthy of all praise.
O people, it is you who stand in need of Allah; dipnot 1 as for Allah, He is Self-Sufficient, Immensely Praiseworthy. dipnot 2
Mankind! you are the poor in need of Allah whereas Allah is the Rich Beyond Need, the Praiseworthy.
O mankind! it is you who stand in need of Allâh. But Allâh is Rich (Free of all needs), Worthy of all praise.
O mankind! You are the ones who stand in need of Allah, and Allah—He is the All-sufficient, the All-laudable.
Mankind! it is you who are dependent upon Allâh (for your physical and spiritual needs), but Allâh, He is Self-Sufficient (- independent of all needs), the Praiseworthy (in His Own right).
O men, you are the ones that have need of God; He is the All-sufficient, the All-laudable.
Let it be known well that you are poor [owning nothing] and God is the wealthiest [the owner of everything] and not in need of yourpraises
O ye folk! ye are in need of God; but God, He is independent, praiseworthy.
O people, you are the poor when it comes to God, while God is the Rich, the Praiseworthy.
O men, ye have need of God; but God is self-sufficient, and to be praised.
If you call on them they shall not hear your call, and even if they could hear they shall not answer you; and on the Day of Resurrection they will deny your associating them (with Allah); and none can inform you like the One Who is Aware.
O you mankind, you are the poor (in relation) to Allah; and Allah is The One Who is The Ever-Affluent, The Ever-Praiseworthy.
O mankind! Ye are the poor in your relation to Allah. And Allah! He is the Absolute, the Owner of Praise.
O men, it is you who stand in need of God. As for God, He is above all need, worthy of praise.
O men! It is you, who stand in need of God, whereas He alone is self-sufficient, the One to whom all praise is due.
O humanity! It is you who stand in need of Allah, but Allah ˹alone˺ is the Self-Sufficient, Praiseworthy.
O people, you are the poor when it comes to God, while God is the Rich, the Praiseworthy.
O people, you are the ones who need GOD, while GOD is in no need for anyone, the Most Praiseworthy.
O mankind, you are those in need of Allah, while Allah is the Free of need, the Praiseworthy.
O mankind: you are in need of God; and God, He is the Free from Need, the Praiseworthy.
O Mankind! It is you who stand in need of Allah. And Allah! He is the Absolute, the Owner of Praise.
O you mankind! It is you who have the need for Allah: But Allah is the One Free from all wants (Al-Ghani), (and the One) Worthy of all Praise (Al-Hameed).
O men, you are the ones who need Allah, and Allah is Free-of-All-Needs, the Ever-Praised.
O people, you are the poor when it comes to God, while God is the Rich, the Praiseworthy.