Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 11. ayet

Yâsîn suresi, 11. ayet. إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكْرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ

innemâ tünẕiru meni-ttebe`a-ẕẕikra veḫaşiye-rraḥmâne bilgayb. febeşşirhü bimagfirativ veecrin kerîm.

Diyanet İşleri

Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 8–14 · surenin 11. ayeti / 83

Konu İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi Yâsîn 7–12 3

  1. Yâsîn 8

    Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

  2. Yâsîn 9

    Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.

  3. Yâsîn 10

    Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

  4. 11

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  5. Yâsîn 12

    Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.

  6. Yâsîn 13

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  7. Yâsîn 14

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Sen ancak Zikr’e/Kur'ân’a uyan” yani amacı hakka ve verilen öğütlere uymak kimseyi “ve gıyaben Rahman’dan korkan kimseleri uyarabilirsin.” Senin uyarın ancak bu iki vasfa sahip olan kimselere fayda verir ve ancak böyleleri senin öğüdünden gerekli ibreti alır.

Bu iki vasıf ise hakkı arayıp bulmakta iyi niyet sahibi olmak ve Yüce Allah’tan saygı duyarak korkmaktır. Senin risaletinden yararlanabilecekler ve senin öğrettiklerinle arınabilecekler işte bunlardır. “İşte böylesini” bu iki vasfa sahip olmak muvaffakiyetine mazhar olanları günahları için “mağfiret ve” salih amelleri ile güzel niyeti dolayısı ile “bitmez tükenmez bir mükafatla müjdele.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gerçekten senin uyarmandan ancak bu Kur'an'ı doğrulayan, Kur'an'da gelen şeylere tabi olan ve kimsenin görmeyeceği yerde yalnız başına iken Rabbinden korkan kimse istifade eder. Böyle özelliklere sahip olan kimseye, Allah tarafından günahlarının silinip bağışlanması kendisini sevindiren ve ahirette kendisini bekleyen büyük bir mükâfatı haber ver. İşte bu mükâfat cennettir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema ancak
  2. تُنذِرُ tunziru sen uyarabilirsin kök: نذر
  3. مَنِ meni kimseyi
  4. ٱتَّبَعَ ttebea uyan kök: تبع
  5. ٱلذِّكْرَ z-zikra Zikre kök: ذكر
  6. وَخَشِىَ ve haşiye ve korkan kök: خشي
  7. ٱلرَّحْمَـٰنَ r-rahmane Rahman'dan kök: رحم
  8. بِٱلْغَيْبِ ۖ bil-gaybi görmeden kök: غيب
  9. فَبَشِّرْهُ febeşşirhu işte öylesini müjdele kök: بشر
  10. بِمَغْفِرَةٍۢ bimegfiratin bir mağfiretle kök: غفر
  11. وَأَجْرٍۢ ve ecrin ve bir mükafatla kök: اجر
  12. كَرِيمٍ kerimin güzel kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve gaybda bulunan Rahmân'a saygı duyanı dipnot 1 uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Fâtır 35:18; Kâf 50:33; Mülk 67:12.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki sen, sadece ilahi uyarıya tabi olan ve idraki aşan bir hakikat olmasına rağmen O rahmet kaynağına derin bir ürpertiyle saygı duyan kimseyi uyarabilirsin: o halde bu gibileri sınırsız bir mağfiret ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!

Muhammed Esed

Sen ancak (ilahi) uyarıyı can kulağıyla dinleyen ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman'dan korkan kişiyi uyarabilirsin, işte böylelerine (Allah'ın) mağfiretini ve en güzel ödülü müjdele!

Ahmed Hulusi

Sen ancak Zikre (hatırlatılan hakikate) tabi olan ve gaybı olarak Rahman'dan haşyet duyanı uyarırsın. Onu bir mağfiret ve kerim bir bedel ile müjdele!

Ali Bulaç

Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

Ali Özek ve heyeti

Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.

Ali Rıza Safa

Sen, ancak, öğretiye bağlı kalan ve görmemesine karşın, Bağışlayana derin saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. Artık, bağışlanma ve büyük bir ödülü, sevinçli bir haber olarak ona ver.

Bayraktar Bayraklı

Sen ancak, Kur'an'a uyan ve görmeden Rahman'a saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir af ve güzel bir ödülle müjdele.

Edip Yüksel

Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın; İşte onu, hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak zikri ta'kıyb eden ve gaybde rahmana haşyet besliyen kimseyi sakındırırsın, işte onu hem bir mağfiretle hem bir ecri kerim ile müjdele

Erhan Aktaş

Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin dipnot 3 . İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın öğüdüne, hatırlatmasına, Kur'an'a.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, canı gönülden Allah'a yönelmek, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Uyarın ancak bu kimselere yarar sağlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin. dipnot 3 İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın öğüdüne, Kur'an'a.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek,  alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Uyarın ancak bu kimselere yarar sağlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen ancak Zikir'e dipnot 1 uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet dipnot 2 duyan kimseyi uyarabilirsin. dipnot 3 İşte böylesini bağışlanma ve çok şerefli bir ödül ile müjdele.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın öğüdüne.
  2. metne dön, dipnot 2
    Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini taşıyan.
  3. metne dön, dipnot 3
    Uyarın ancak bu kimselere yarar sağlar.

Gültekin Onan

Sen ancak, zikre (Kuran'a) uyan ve gayb ile Rahmana (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

Hasan Basri Çantay

Sen ancak o zikre uyan ve çok esirgeyici (Allah) a gaaibane büyük saygı gösteren kimseleri inzar edeceksin. İşte sen on (lar) ı hemen mağfiretle, hem çok şerefli mükafatla müjdele.

İbni Kesir

Sen, ancak zikre ittiba eden ve görmeden Rahman'dan korkanı uyarırsın. Artık ona mağfiret ve yüce mükafatı müjdele.

Mehmet Alagaş

(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen, ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.

Süleyman Ateş

Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen ancak içten içe Rahman'dan çekinerek bu zikre dipnot 1 uyanı uyarabilirsin. Onlara, bağışlanacaklarını müjdele. Yaptıklarının karşılığının ikramiyeli olarak verileceğini de.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'a.

Şaban Britch

Sen ancak, Kur’an’a uyan, görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onları bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!

Şaban Piriş

Sen ancak, Kur'an'a uyan, görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!

Yaşar Nuri Öztürk

Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Your voice can be heard only by those who hear the voice of Allah expressing His will in the Quran and keep in awe of Him albeit not apprehending Him by sight. Announce to them joyful tidings of Allah’s forgiveness and an imposing reward.

Abdul Haleem

You can warn only those who will follow the Quran and hold the Merciful One in awe, though they cannot see Him: give such people the glad news of forgiveness and a noble reward.

Abdullah Yusuf Ali

Thou canst but admonish such a one as follows the Message and fears the (Lord) Most Gracious, unseen: give such a one, therefore, good tidings, of Forgiveness and a Reward most generous.

Abul A'la Maududi

You can warn only him who follows the Admonition and fears the Merciful Lord without seeing Him. Give such a one good tidings of forgiveness and a generous reward.

Aisha Bewley

You can only warn those who act on the Reminder and fear the All-Merciful in the Unseen. Give them the good news of forgiveness and a generous reward.

Al-Hilali & Khan

You can only warn him who follows the Reminder (the Qur’ân), and fears the Most Gracious (Allâh) unseen. Bear you to such one the glad tidings of forgiveness, and a generous reward (i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

You can only warn someone who follows the Reminder and fears the All-beneficent in secret; so give him the good news of forgiveness and a noble reward.

Amatul Rahman Omar

You can warn only those who would follow the Reminder (- the Qur'ân) and are full of reverential awe of the Most Gracious (God) in the heart of their hearts. Therefore proclaim to them the glad tidings of protection (from the evil consequences of sins) and an honorable provision (from Us).

Arthur John Arberry

Thou only warnest him who follows the Remembrance and who fears the All-merciful in the Unseen; so give him the good tidings of forgiveness and a generous wage.

Bijan Moeinian

You can only strengthen the faith of those who follow My words and are at Awe with Me even when they are alone in their privacy; give them good news of my forgiveness and a most generous reward.

E. Henry Palmer

Thou canst only warn him who follows the reminder, and fears the Merciful in the unseen; but give him glad tidings of forgiveness and a noble hire.

Edip-Layth

You can only warn him who follows the reminder, and reveres the Gracious while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.

George Sale

But thou shalt preach with effect unto him only who followeth the admonition of the Koran, and feareth the Merciful in secret. Wherefore bear good tidings unto him, of mercy, and an honourable reward.

Hamid S. Aziz

And it is alike to them whether you warn them or warn them not: they believe not.

Mahmoud Ghali

Surely you only warn him who closely follows the Remembrance and is apprehensive of The All-Merciful in the Unseen. So give him the good tidings of forgiveness and an honorable reward.

Marmaduke Pickthall

Thou warnest only him who followeth the Reminder and feareth the Beneficent in secret. To him bear tidings of forgiveness and a rich reward.

Mohamed Ahmed - Samira

You can only warn him who listens to the warning and fears Ar-Rahman secretly. So give him good news of forgiveness and a generous reward.

Muhammad Asad

Thou canst [truly] warn only him who is willing to take the reminder to heart, and who stands in awe of the Most Gracious although He is beyond the reach of human perception: unto such, then, give the glad tiding of [God’s] forgiveness and of a most excellent reward!

Mustafa Khattab

You can only warn those who follow the Reminder[1] and are in awe of the Most Compassionate without seeing Him.[2] So give them good news of forgiveness and an honourable reward.

Progressive Muslims

You can only warn him who follows the reminder, and reverences the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.

Rashad Khalifa

You will be heeded only by those who uphold this message, and reverence the Most Gracious - even when alone in their privacy. Give them good news of forgiveness and a generous recompense.

Sahih International

You can only warn one who follows the message and fears the Most Merciful unseen. So give him good tidings of forgiveness and noble reward.

Sam Gerrans

Thou but warnest him who follows the remembrance, and fears the Almighty unseen. So bear thou glad tidings to him of forgiveness and a noble reward.

Shabbir Ahmed

You can only warn him who reflects, and fears (violating the Universal Laws of) the Beneficent even in privacy. Unto such give the good news of forgiveness and a most honorable reward.

Syed Vickar Ahamed

You can only warn such (a person) who follows the Reminder (the Warning in the Quran) and fears (Allah) Most Gracious (Rahmán), Unseen (Bi'l-Ghiab): Therefore, give such (a person), good news of Forgiveness and of most kind (generous) Reward.

Taqi Usmani

You can (usefully) warn only the one who follows the advice and fears the RaHmān (the All-Merciful Allah) without seeing (Him). So give him the good news of forgiveness and of a noble reward.

The Monotheist Group

You can only warn him who follows the Reminder, and is concerned towards the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩