Fâtır suresi

Fâtır suresi, 19. ayet

Fâtır suresi, 19. ayet. وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ

vemâ yestevi-l'a`mâ velbeṣîr.

Diyanet İşleri

Kör ile gören bir olmaz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 16–22 · surenin 19. ayeti / 45

Konu İnsanın muhtaçlığı; "kör ile gören bir olmaz" Fâtır 15–23 3

  1. Fâtır 16

    Eğer Allah dilerse, sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

  2. Fâtır 17

    Bu, Allah'a göre zor bir şey değildir.

  3. Fâtır 18

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

  4. 19

    Kör ile gören bir olmaz.

  5. Fâtır 20

    Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.

  6. Fâtır 21

    Gölge ile sıcaklık bir olmaz.

  7. Fâtır 22

    Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–23. ayetler için yazılmıştır.

19-23. Yüce Allah, zıt şeylerin ilâhî hikmette ve kullarına tevdi etmiş olduğu fıtratta birbirine eşit olamayacağını bildirmektedir: “Kör ile gören bir olmaz, karanlıkla aydınlık ve gölge ile sıcak da. Dirilerle ölüler de bir olmaz.” Bu hususta en ufak bir şüphe dahi söz konusu değildir. Sizce de kabul edildiği üzere sözü edilen bu hususlar, şüphesiz birbirine eşit olamazlar.

Aynı şekilde şunu da bilin ki manevî olarak birbirine zıt olan şeylerin birbirine eşit olmaması öncelikle söz konusudur. O bakımdan mü’min ile kâfir, hidâyet bulan ile sapık olan, alim ile cahil, cennetlikler ile cehennemlikler, diri kalpliler ile ölü kalpliler de bir olmaz. Bunlar arasında Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği kadar büyük farklılıklar vardır.

Bu mertebeler öğrenildiğine, eşyalar birbirinden ayırt edildiğine ve uğrunda yarışılması gerekenle onun zıddı apaçık belli olduğuna göre kararlı olan kimse kendisi için daha uygun ve tercihe daha değer olanı tercih etmelidir.

“Şüphesiz Allah dilediği kimseye” kavrayıp kabul etmekle sonuçlanacak şekilde “işittirir.” Çünkü hidâyete ileten, tevfikini ihsan eden O’dur.

“Sen kabirde olanlara” ölü kalplilere “işittiremezsin.” Yahut senin davetinin kabirde bulunanlara hiçbir faydası olmadığı gibi, sana karşı çıkıp inatla direnen kimselere de hiçbir faydası olmaz.

Ancak senin vazifen; uyarmak ve davetin kabul edilsin yahut edilmesin seninle gönderilen risaleti tebliğ etmektir. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sen ancak bir uyarıcısın.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kör ile gören kimsenin bir olmadığı gibi kâfir ile Mümin de makam olarak bir değildir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve değildir
  2. يَسْتَوِى yestevi eşit kök: سوي
  3. ٱلْأَعْمَىٰ l-ea'ma körle kök: عمي
  4. وَٱلْبَصِيرُ velbesiru gören kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar)…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(19, 20, 21, 22) Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Mü'min 40:58.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet ruhen ölülere duyurulamayacağını göstermektedir. Ölü ruha duyurulamayacağına göre, bedenen ölmüş kişilere de elbette hiçbir şey duyurulamaz. Benzer mesaj: Meryem 19:98.

Mustafa İslamoğlu

Kaldı ki ne (gerçeği) görenle görmeyen bir olur,

Muhammed Esed

Nitekim, ne gören ile görmeyen bir olur;

Ahmed Hulusi

Ama (kör) ile basir (gören) bir olmaz.

Ali Bulaç

Kör olanla (basiretle) gören bir değildir;

Ali Özek ve heyeti

Körle gören, bir olmaz.

Ali Rıza Safa

Kör ile gören bir olmaz.

Bayraktar Bayraklı

-Görmeyen ile gören, karanlık ile aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz. Diriler ile ölüler de bir olmaz. Şüphesiz ki Allah dileyene işittirir. Sen kabirdekilere işittiremezsin.

Edip Yüksel

Kör ile gören bir olmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kör ile gören bir olmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne kör ile gören eşit olur,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne kör ile gören, müsavi olur

Gültekin Onan

Kör olanla (basiretle) gören bir değildir.

Hasan Basri Çantay

(19-20-21) Körle gören, karanlıklarla nuur, gölge ile sıcak bir olmaz.

İbni Kesir

Kör ile gören eşit olmaz.

Mehmet Alagaş

(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Körle gören bir değildir.

Süleyman Ateş

Körle, gören bir olmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kör ile gören bir olmaz.

Şaban Britch

Körle gören bir değildir.

Şaban Piriş

Körle gören bir değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Körle, gören bir olmaz!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They are not esteemed alike: those who lack intellectual, moral and spiritual perception and those who perceive mentally and apprehend the truth by thought

Abdul Haleem

The blind and the seeing are not alike,

Abdullah Yusuf Ali

The blind and the seeing are not alike;

Abul A'la Maududi

The blind and the seeing are not alike,

Aisha Bewley

The blind and seeing are not the same

Al-Hilali & Khan

Not alike are the blind (disbelievers in Islâmic Monotheism) and the seeing (believers in Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

The blind one and the seer are not equal,

Amatul Rahman Omar

The blind person and the person who sees are not alike;

Arthur John Arberry

Not equal are the blind and the seeing man,

Bijan Moeinian

The blind [the one who closes himself to the truth] and the one who sees are not alike.

E. Henry Palmer

The blind is not equal with him who sees,

Edip-Layth

The blind and the seer are not equal.

George Sale

The blind and the seeing shall not be held equal;

Hamid S. Aziz

And no burdened soul can bear the burden of another and if one weighed down by burden should cry (for help) to another, not aught of it shall be lifted, even though he be near of kin. You warn only those who fear their Lord in secret and keep up prayer; and whoever purifies himself, he purifies himself only for (the good of) his own soul; and to Allah is the journeying.

Mahmoud Ghali

And in no way are the blind and the ever-beholding equal.

Marmaduke Pickthall

The blind man is not equal with the seer;

Mohamed Ahmed - Samira

Equal are not the blind and those who can see,

Muhammad Asad

For [thus it is:] the blind and the seeing are not equal;

Mustafa Khattab

Those blind ˹to the truth˺ and those who can see are not equal,

Progressive Muslims

The blind and the seer are not equal.

Rashad Khalifa

The blind and the seer are not equal.

Sahih International

Not equal are the blind and the seeing,

Sam Gerrans

And not equal are the blind and the seeing,

Shabbir Ahmed

The blind of reason and the seeing are not equal.

Syed Vickar Ahamed

Not the same are the blind and the seeing;

Taqi Usmani

The blind and the sighted are not equal,

The Monotheist Group

The blind and the seer are not equal.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩