Fâtır suresi

Fâtır suresi, 24. ayet

Fâtır suresi, 24. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَإِن مِّنْ أُمَّةٍ إِلَّا خَلَا فِيهَا نَذِيرٌ

innâ erselnâke bilḥaḳḳi beşîrav veneẕîrâ. veim min ümmetin illâ ḫalâ fîhâ neẕîr.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 21–27 · surenin 24. ayeti / 45

Konu Her ümmete bir uyarıcı ve renklerin çeşitliliği Fâtır 24–28 3

  1. Fâtır 21

    Gölge ile sıcaklık bir olmaz.

  2. Fâtır 22

    Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.

  3. Fâtır 23

    Sen, ancak bir uyarıcısın.

  4. 24

    Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

  5. Fâtır 25

    (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.

  6. Fâtır 26

    Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

  7. Fâtır 27

    Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

24. Yani bizim seni gönderişimiz katıksız hak iledir. Çünkü Yüce Allah seni, peygamberlerin kesildiği, yolların belirgin olmadığı, ilmin ortadan kalktığı ve peygamber olarak gönderilmene büyük bir ihtiyacın bulunduğu bir zamanda âlemlere rahmet olasın diye göndermiştir.

Aynı şekilde seninle birlikte göndermiş olduğumuz bu dosdoğru din ve bu sırat-i mustakim de haktır, batıl değildir. Göndermiş olduğumuz bu Kur’ân-ı Kerîm, onun ihtiva ettiği sonsuz hikmetlerle dolu öğütler de hak ve gerçektir.

Seni sana itaat edenlere Allah’ın dünya ve âhiretteki mükâfatlarını müjdelemek, sana karşı çıkıp isyan edenlere de Allah’ın dünya ve âhiretteki cezasını haber vererek uyarıp korkutmak üzere gönderdik. Sen daha önce benzeri görülmemiş bir peygamber değilsin.

“Zaten” geçmiş ümmetlerden ve önceki nesillerden “kendilerine” Allah’ın delilini ortaya koyacak “bir uyarıcının gelmediği hiçbir ümmet yoktur.” ki bu sayede “helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun, hayatta kalan kişi de apaçık bir delil üzere yaşasın.” (el-Enfâl, 8/42)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Şüphesiz biz seni, içerisinde şüphe olmayan bir hak ile; Müminler için Allah'ın hazırlamış olduğu o güzel karşılığı müjdeleyici ve kâfirler için Allah'ın hazırlamış olduğu elem verici azap ile uyarıcı olman için gönderdik. Geçmiş ümmetlerden her birine Allah'ın azabı ile uyaran bir peygamber gelmiştir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna şüphesiz biz
  2. أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake seni gönderdik kök: رسل
  3. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçek ile kök: حقق
  4. بَشِيرًۭا beşiran müjdeleyici kök: بشر
  5. وَنَذِيرًۭا ۚ ve neziran ve uyarıcı kök: نذر
  6. وَإِن ve in ve yoktur
  7. مِّنْ min hiçbir
  8. أُمَّةٍ ummetin millet kök: امم
  9. إِلَّا illa olmayan
  10. خَلَا hala (gelip) geçmiş kök: خلو
  11. فِيهَا fiha içinde
  12. نَذِيرٌۭ nezirun bir uyarıcı kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz seni bir amaç için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. dipnot 1 (Nitekim) her ümmet için de elbette bir uyarıcı gelmiştir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Sebe' 34:28; Fetih 48:8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Yûnus 10:47; Ra‘d 13:7; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Zuhruf 43:6. Ayrıca İsrâ 17:15'te geçtiği üzere, risalet öğretileri birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de risalet öğretileriyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki Biz seni hakikate sadık bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik: zira hiçbir ümmet yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.

Muhammed Esed

Biz seni hakikat ehli bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; çünkü hiçbir topluluk yoktur ki içlerinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz seni Hak olarak irsal ettik, müjdeci ve uyarıcı! Hiçbir ümmet yoktur ki onun içinde bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

Ali Özek ve heyeti

Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı (peygamber) bulunmuştur.

Ali Rıza Safa

Aslında, seni, muştulayıcı ve uyarıcı olarak gerçekle gönderdik. Bir uyarıcının gelip geçmediği hiçbir toplum yoktur.

Bayraktar Bayraklı

- Sen, sadece bir uyarıcısın. Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı olmuştur.

Edip Yüksel

Seni bir müjdeci ve uyarıcı olarak gerçekle gönderdik. Her toplum içinde mutlaka bir uyarıcı gelmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni bir müjdeci ve uyarıcı olarak gerçekle gönderdik. Her toplum içinde mutlaka bir uyarıcı gelmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak ki, Biz seni gerçek ile hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinden bir uyarıcı geçmiş olmasın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhakkak ki seni hakk ile hem bir beşir hem bir nezir gönderdik, hiç bir ümmet de yoktur ki içlerinde bir nezir geçmiş olmasın

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet dipnot 1 içinde bir uyarıcı geçmiştir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplum.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet dipnot 1 içinde bir uyarıcı geçmiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplum.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet dipnot 1 içinde bir uyarıcı geçmiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluk.

Gültekin Onan

Şüphesiz, biz seni hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki biz seni (rahmetimizin) müjdeci (si,) (azabımızın) korkutucu (su) olarak hidayetle gönderdik. Hiçbir ümmet müstesna olmamak üzere mutlakaa içinde (azabdan) bir korkutucu (peygamber gelib) geçmişdir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Biz; seni, müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki ona, bir uyarıcı gelmiş olmasın.

Mehmet Alagaş

(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz seni hak üzere müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.

Süleyman Ateş

Biz seni gerçek ile birlikte müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her millet içinde mutlaka bir uyarıcı (peygamber gelip) geçmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu gerçeği seninle birlikte gönderdik ki, müjdeler veresin ve uyarılarda bulunasın. Her toplumun(ümmetin) geçmişinde mutlaka bir uyarıcı bulunmuştur.

Şaban Britch

Biz seni müjdeci ve uyarıcı olman için, hak ile gönderdik. Şüphesiz her ümmet içinde bir uyarıcı bulunmuştur.

Şaban Piriş

Biz seni müjdeci ve uyarıcı olman için, hak ile gönderdik. İçinde uyarıcı olmayan hiç bir ümmet yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, biz seni hak ile bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have sent you with the spirit of truth guiding into all truth and never was there a nation but had a Messenger, a spectacle and a warning.

Abdul Haleem

We have sent you with the Truth as a bearer of good news and warning- every community has been sent a warner.

Abdullah Yusuf Ali

Verily We have sent thee in truth, as a bearer of glad tidings, and as a warner: and there never was a people, without a warner having lived among them (in the past).

Abul A'la Maududi

We have sent you with the Truth to proclaim good news and to warn. Never has there been a nation but a warner came to it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That there has been no community in the world for whose guidance Allah did not appoint the Prophets. This has been stated at several places in the Quran. In (Surah Ar- Raad, Ayat 7), it was said: "Every people has its guide". In (Surah Al-Hijr, Ayat 10): “O Prophet, We have already sent Messengers before you among many of the ancient peoples”. In (Surah An-Nahl, Ayat 36): “We sent to every community a Messenger” and in (Surah Ash-Shuara, Ayat: 208): “We have never destroyed a habitation unless it had its warners to administer admonition”. But, in this connection, one should note two things so that there remains no misunderstanding. First, one and the same Prophet is enough for the lands to which his message may reach. It is not necessary that Prophets be sent to every separate habitation and to every separate community. Second, no new Prophet needs to be sent as long as the message and teaching and guidance given by a previous Prophet remains safe and intact. It is not necessary that a separate Prophet be sent for every race and every generation.

Aisha Bewley

We have sent you with the truth bringing good news and giving warning. There is no community to which a warner has not come.

Al-Hilali & Khan

Verily We have sent you with the truth, a bearer of glad tidings and a warner. And there never was a nation but a warner had passed among them.

Ali Quli Qarai

Indeed We have sent you with the truth as a bearer of good news and as a warner; and there is not a nation but a warner has passed in it.

Amatul Rahman Omar

Verily, We have sent you with the lasting truth (as) a Bearer of glad-tidings and (as) a Warner (to them), for there has been no people but have (been warned by) a Warner (from God).

Arthur John Arberry

Surely We have sent thee with the truth good tidings to bear, and warning; not a nation there is, but there has passed away in it a warner.

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, you are armed with the truth. You bear the good news [for those who have chosen to believe] and warn [those who still have the chance to improve themselves.] I have sent a Warner to every nation [none can claim that he has not been warned.]

E. Henry Palmer

Verily, we have sent thee in truth a herald of glad tidings and a warner; and there is no nation but its warner has passed away with it.

Edip-Layth

We have sent you with the truth, a bearer of good news, and a warner. There is not a nation but a warner came to it.

George Sale

Verily We have sent thee with truth, a bearer of good tidings, and a denouncer of threats. There hath been no nation, but a preacher hath in past times been conversant among them:

Hamid S. Aziz

You (Muhammad) are naught but a Warner.

Mahmoud Ghali

Surely We have sent you with the Truth, a constant bearer of glad tidings and a constant warner. And decidedly no nation there is, except that there has passed in it a constant warner.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have sent thee with the Truth, a bearer of glad tidings and a warner; and there is not a nation but a warner hath passed among them.

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent you with the truth, to give glad tidings and to warn. Never has there been a community to which an admonisher was not sent.

Muhammad Asad

Verily, We have sent thee with the truth, as a bearer of glad tidings and a warner: for there never was any community but a warner has [lived and] passed away in its midst.

Mustafa Khattab

We have surely sent you with the truth as a deliverer of good news and a warner. There is no community that has not had a warner.[1]

Progressive Muslims

We have sent you with the truth, a bearer of good news, and a warner. There is not a nation but a warner came to it.

Rashad Khalifa

We have sent you with the truth, a bearer of good news, as well as a warner. Every community must receive a warner. *

Sahih International

Indeed, We have sent you with the truth as a bringer of good tidings and a warner. And there was no nation but that there had passed within it a warner.

Sam Gerrans

We have sent thee with the truth as a bearer of glad tidings, and as a warner. And there was no community save a warner passed among it.

Shabbir Ahmed

Verily, We have sent you with the Truth, as a bearer of glad news, and a Warner. And there is not a nation but a Warner has passed among them.

Syed Vickar Ahamed

Surely, We have sent you with the truth, as a bearer of happy news, and as a warner: And there were never any people, without a warner who did not live among them (in the past).

Taqi Usmani

Surely We have sent you with truth as a bearer of good news and as a warner, and there was no community without a warner having passed among them.

The Monotheist Group

We have sent you with the truth as a bearer of good news and a warner. There was not a nation that a warner did not come to it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩