Erhan Aktaş
Burçlar sahibi gökyüzüne ant olsun,
85. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Burûc suresi, 1. ayet. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
vessemâi ẕâti-lbürûc.
Burçlar sahibi gökyüzüne ant olsun,
Burûc suresi, 2. ayet. وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
velyevmi-lmev`ûd.
Söz Verilen Gün'e ant olsun,
Burûc suresi, 3. ayet. وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
veşâhidiv vemeşhûd.
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Burûc suresi, 4. ayet. قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
ḳutile aṣḥâbü-l'uḫdûd.
Uhdud'un Ashab'ı dipnot 1 kahroldu;
Burûc suresi, 5. ayet. ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
ennâri ẕâti-lveḳûd.
O şiddetli ateşin sahipleri.
Burûc suresi, 6. ayet. إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
iẕ hüm `aleyhâ ḳu`ûd.
Hani onlar, onun başında oturmuşlardı.
Burûc suresi, 7. ayet. وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
vehüm `alâ mâ yef`alûne bilmü'minîne şühûd.
Mü'minlere yaptıklarını izliyorlardı.
Burûc suresi, 8. ayet. وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
vemâ neḳamû minhüm illâ ey yü'minû billâhi-l`azîzi-lḥamîd.
Bunu, Mutlak Üstün Olan ve Övgüye Değer Yegane Varlık olan Allah'a iman edenleri cezalandırmak için yapıyorlardı.
Burûc suresi, 9. ayet. ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
elleẕî lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. vellâhü `alâ külli şey'in şehîd.
O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü dipnot 1 yalnızca O'na aittir. Allah, Her Şeye Tanık'tır.
Burûc suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
inne-lleẕîne fetenü-lmü'minîne velmü'minâti ŝümme lem yetûbû felehüm `aẕâbü cehenneme velehüm `aẕâbü-lḥarîḳ.
Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne dipnot 1 yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.
Burûc suresi, 11. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm cennâtün tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ẕâlike-lfevzü-lkebîr.
İman Eden ve salihatı dipnot 1 yapanlar için içinden nehirler akan Cennetler vardır. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Burûc suresi, 12. ayet. إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
inne baṭşe rabbike leşedîd.
Rabb'inin yakalaması dipnot 1 kesinlikle çok şiddetlidir.
Burûc suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
innehû hüve yübdiü veyü`îd.
Kuşkusuz başlatan ve tekrarlayan dipnot 1 O'dur.
Burûc suresi, 14. ayet. وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
vehüve-lgafûru-lvedûd.
O, Çok Bağışlayan'dır, Çok Seven'dir.
Burûc suresi, 15. ayet. ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
ẕü-l`arşi-lmecîd.
Şanı Yüce Arş'ın Sahibi'dir.
Burûc suresi, 16. ayet. فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
fa``âlül limâ yürîd.
Dilediğini yapandır.
Burûc suresi, 17. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
hel etâke ḥadîŝü-lcünûd.
O orduların hadisi dipnot 1 sana geldi mi?
Burûc suresi, 18. ayet. فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
fir`avne veŝemûd.
Firavun ve Semud'un.
Burûc suresi, 19. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
beli-lleẕîne keferû fî tekẕîb.
Doğrusu Kafirler dipnot 1 hala bir yalanlama içindedirler.
Burûc suresi, 20. ayet. وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
vellâhü miv verâihim müḥîṭ.
Allah, onları arkalarından dipnot 1 kuşatmıştır.
Burûc suresi, 21. ayet. بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
bel hüve ḳur'ânüm mecîd.
Bilakis, o şanı yüce şerefli bir Kur'an'dır,
Burûc suresi, 22. ayet. فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
fî levḥim maḥfûż.
Levh-i Mahfuz'dadır. dipnot 1