Diyanet İşleri
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
Burûc suresi
Burûc suresi, 19. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
beli-lleẕîne keferû fî tekẕîb.
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun ve Semûd; korunmuş Kur'an Burûc 17–22 3
Dilediğini mutlaka yapandır.
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. “Doğrusu kâfirler, yalanlamaktadırlar.” Yalanlamayı ve inadı sürdürüp durmaktadırlar. Âyetlerin ve belgelerin onlara bir faydası olmuyor. Öğütler de onlara hiçbir fayda sağlamıyor.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yalanlayan ümmetlerin haberlerinin kendilerine ulaşmaması ve helak olmaları onların iman etmemesine mani değildir. Bilakis onlar, hevâlarına ittiba ederek peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Doğrusu, kâfir olanlar bir yalanlama içindedir.
Maalesef inkarı önyargı haline getirenler yalanlamakta ısrar etmişlerdir;
Ama, hakikati inkara şartlanmış olanlar onu yalanlamakta ısrar ederler:
Hayır! Hakikat bilgisini inkar edenler bir yalanlama içindedirler.
Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu inkârcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Hayır! Nankörlük edenler yalanlamakta direniyorlar.
Doğrusu, inkarcılar hakikati yalanlayıp durmaktalar.
İnkarcılar, kronik yalanlayıcılardır.
İnkarcılar, kronik yalanlayıcılardır.
Fakat o küfredenler hala bir yalanlama içindeler.
Fakat o küfredenler hala bir tekzibde
Doğrusu Kafirler dipnot 1 hala bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu Kafirler dipnot 1 hala bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, hala bir yalanlama içindedirler.
Hayır, küfredenler (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Hayır, o küfredenler (haala) tekzibdedirler.
Doğrusu küfredenler, yalanlamadadırlar.
(17-20) Sana ordular anlatısı / hadisesi verildi mi? Firavun ve Semud (orduları) Gerçek şu ki kafirler öyle kimseler ki, yalanlama içindedirler. Allah, arkalarından onları kuşatmıştır.
Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.
Doğrusu, nankörler bir yalanlama içindedirler.
(Kur'an'ı) görmezlikten gelenler aslında yalanlar içindedirler. dipnot 1
Aslında bu kafirler (de onlar gibi) yalan içinde yüzmektedirler.
Kâfir olanlar yalanlayıp duruyorlar.
Kafir olanlar, yalanlayıp duruyorlar.
Gerçek şu ki, inkar edenler bir yalanlama içindedirler.
Yet the infidels persist in labeling everything as falsehood;
Yet still the disbelievers persist in denial.
And yet the Unbelievers (persist) in rejecting (the Truth)!
The unbelievers are indeed engaged in denying it, calling it a lie,
Yet those who are kafir insist on their denial
Nay! The disbelievers (persisted) in denying (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his Message of Islâmic Monotheism).
Rather the faithless dwell in denial,
The truth is that the disbelievers are persisting in belying (the Divine Messages),
Nay, but the unbelievers still cry lies,
The disbelievers are infected with…
Nay, those who misbelieve do say it is a lie;
No, those who rejected are in denial.
Yet the unbelievers cease not to accuse the divine revelations of falsehood:
Yet the unbelievers persist in rejecting (the truth);
No indeed, (but) the ones who have disbelieved are (imputing) lies.
Nay, but those who disbelieve live in denial
Yet the infidels persist in denial.
And yet, they who are bent on denying the truth persist in giving it the lie:
Yet the disbelievers ˹still˺ persist in denial.
No, those who rejected are in denial.
Those who disbelieve are plagued with denial.
But they who disbelieve are in [persistent] denial,
The truth is, those who ignore warning are in denial,
And yet the rejecters knowingly live in denial.
No! Yet the unbelievers reject (the Truth)!
But those who disbelieve are (engaged) in denying (the truth).
No,those who rejected are in denial.