Burûc suresi

Burûc suresi, 5. ayet

Burûc suresi, 5. ayet. ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

ennâri ẕâti-lveḳûd.

Diyanet İşleri

(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Burûc 2–8 · surenin 5. ayeti / 22

Konu Ashâb-ı Uhdûd: hendek sahipleri Burûc 1–10 3

  1. Burûc 2

    Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,

  2. 3–5

    (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

  3. Burûc 6–7

    (6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

  4. Burûc 8

    (8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 4–9. ayetler için yazılmıştır.

4-5. Bu, helâk olmaları için onlara yapılmış bir bedduadır. Hendek, yerde kazılarak açılan çukurlar demektir. Bu hendek sahipleri kâfir bir kavim idiler. Yanlarında da iman eden bir toplum vardı. Dinlerine girmeleri için bu mü’minlere çeşitli baskılar uyguladılar. Mü’minler ise bunu kabul etmedi. Bunun üzerine kâfirler yerde hendekler kazdılar, içinde ateş yaktılar ve etrafında oturdular. Mü’minleri dinlerini değiştirmeye zorlayıp ateşe atmakla tehdit ettiler. İsteklerini kabul edenleri serbest bıraktılar, imanı üzere sabredenleri ise ateşe attılar.

Bu ise Allah’a ve O’nun taraftarları olan mü’minlere karşı yapılan savaşın ve düşmanlığın en ileri derecesidir. Bundan dolayı Yüce Allah, kendisine ve mü’minlere karşı savaş açanları lanetlemiş, onları helâk ve tehdit etmiş ve haklarında şöyle buyurmuştur: “Kahrolsun içi yakacak dolu ateş hendeklerinin sahipleri!”

6-7. Bu, zorbalığın ve katı kalpliliğin en ileri derecesidir. Çünkü onlar, hem Allah’ın âyetlerini inkâr etmiş, onlara karşı inatla direnmiş, hem bu âyetlere bağlı olanlara karşı savaşmış, hem de kalpleri perişan edip parçalayan bu işkencelere uğratmışlardı. Üstelik onları ateşe atarken bir de yanı başlarında durmuşlardı.

8. Bu zorba kâfirlerin mü’minlere bunu yapmalarının tek bir sebebi vardı ki bu sebep de mü’minlerin övülmesini gerektiren ve onun sayesinde mutlu ve bahtiyar oldukları bir sebepti. Bu da Azîz ve Hamîd olan Allah’a iman etmeleriydi. Yani her bir şeye boyun eğdiren, izzet sahibi (Aziz) ve sözlerinde de fiillerinde de vasıflarında de övülmeye layık olan (Hamîd) Allah’a iman etmeleriydi.

9. “O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığı” yaratılma ve kulluk itibari ile “yalnız O’nundur.” Bunlarda dilediği gibi tasarruf eder.

“Allah her şeye şahittir.” Her şeyi bilir, işitir ve görür.

Allah’a karşı karşı koyan bu kimseler, pek güçlü ve kudret sahibi olanın kendilerini azap ile ansızın yakalamasından korkmadılar mı? Yahut onlar, herkesin Allah’ın mülkü olduğunu ve mutlak egemenin izni olmaksızın hiçbir kimsenin bir başkası üzerinde en ufak bir otoriteye sahip olmadığını bilmiyorlar mıydı? Yoksa bunlar Allah’ın, bilgisiyle amellerini çepeçevre kuşatmış olduğunu ve amelleri dolayısı ile kendilerini cezalandıracağını bilmiyorlar mıydı?

Hayır, gerçek şu ki kâfirler, aldanış içerisindedirler. Cahil kimseler ise doğru yolu bilmeyen, şaşkın ve kör kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar hendeklerin içinde ateş yakıp, Müminleri canlı canlı ateşe attılar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلنَّارِ en-nari ateş kök: نور
  2. ذَاتِ zati dolu
  3. ٱلْوَقُودِ l-vekudi tutuşturulmuş yakıt kök: وقد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: وقد (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    Burçlarla dolu göğe andolsun,

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(4, 5) Tutuşturulmuş yakıt(la) dolu o ateş(li) çukur(un) halkı kahrolsun! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tefsirlerimizde konuyu, Yemen, Irak, Necran, Suriye, Sümer, Babil, Filistin, Habeşistan veya Anadolu ile dolayısıyla Hz. İbrahim dönemi, Nebukadnezar veya Zerdüşt kralı ya da Himyer kralı Zûnüvâs ile ilişkilendiren yaklaşımlar vardır. Ayette isim kullanılmaması, mesajın evrensele taşınması içindir.

Mustafa İslamoğlu

O ateş (hendekleri), ağzına kadar doldurulup tutuşturulmuştur.

Muhammed Esed

(imana ermiş olanlara karşı) şiddetle yanan ateş (çukurunu)!

Ahmed Hulusi

O çıralı ateşte.

Ali Bulaç

'Tutuşturucu yakıt dolu o ateş,'

Ali Özek ve heyeti

Ateşle dolu (yakılarak).

Ali Rıza Safa

Ateşi tutuşturanlar.

Bayraktar Bayraklı

- Kahrolsun! Ateşi olan o çukuru kazanlar.

Edip Yüksel

Tutuşturulmuş ateşin-

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tutuşturulmuş ateşin-

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O çıralı ateş sahiplerine.

Elmalılı Hamdi Yazır

O çıralı ateşin

Erhan Aktaş

O şiddetli ateşin sahipleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O şiddetli ateşin sahipleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O şiddetli ateşin sahipleri.

Gültekin Onan

'Tutuşturucu yakıt dolu o ateş',

Hasan Basri Çantay

(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.

İbni Kesir

Tutuşturucu ateşlerle,

Mehmet Alagaş

(1-11) Burçlar özelliği olan semaya. Vaad olunan güne. Şahide ve şahi t olunana yemin olsun. Tutuşmuş yakıtla dolu ateş çukuru sahipleri gebertildi. O’nun çevresinde oturmuşlardı. Müminlere yaptıklarına şahit oluyorlardı / seyrediyorlardı. Onlara kızdıkları şeyse Aziz ve Hamid Allaha güvenmeleri / iman etmeleri idi. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) ona aittir. Allah her şeye şahittir / şehittir. Muhakkak ki mümin erkek ve kadınları sınayanlar / deneyenler sonra da t övbe etmeyenlere cehennem azabı vardır. Sönmeyen azap onlaradır. İnananlara ve salih amel işleyenlere kesinlikle altlarından nehirler akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Tutuşturulmuş ateşin.

Süleyman Ateş

O yakıt doldurulup tutuşturulmuş ateş (hendeğinin adamları)!

Süleymaniye Vakfı

bol yakıtlı ateşin sahipleri…

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yakıt dolu ateş çukurunun sahipleri

Şaban Britch

Tutuşturulmuş ateş.

Şaban Piriş

Tutuşturulmuş ateş,

Yaşar Nuri Öztürk

O tutuşturulan ateşin adamları,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fire was set in the. trench and supplied with fuel to burn those who surrendered themselves to what is dutiful to Allah.

Abdul Haleem

the makers of the fuel-stoked fire!

Abdullah Yusuf Ali

Fire supplied (abundantly) with fuel:

Abul A'la Maududi

with fire abounding in fuel,

Aisha Bewley

the fire well stocked with fuel –

Al-Hilali & Khan

Of fire fed with fuel,

Ali Quli Qarai

The fire, abounding in fuel,

Amatul Rahman Omar

(These trenches had) the fire (fed) with fuel,

Arthur John Arberry

the fire abounding in fuel,

Bijan Moeinian

… already prepared for the people of Ochoa who will be thrown in.

E. Henry Palmer

And the fire with its kindling,

Edip-Layth

The fire supplied with fuel.

George Sale

of fire supplied with fuel;

Hamid S. Aziz

The fire of which was supplied with abundant fuel,

Mahmoud Ghali

Of the fire comprising (abounding) fuel,

Marmaduke Pickthall

Of the fuel-fed fire,

Mohamed Ahmed - Samira

Full of fire fed by faggots,

Muhammad Asad

of fire fiercely burning [for all who have attained to faith]!

Mustafa Khattab

the fire ˹pit˺, filled with fuel—

Progressive Muslims

The Fire supplied with fuel.

Rashad Khalifa

They ignited a blazing fire.

Sahih International

[Containing] the fire full of fuel,

Sam Gerrans

Of the fuel-filled fire,

Shabbir Ahmed

Igniting the fire of rage.

Syed Vickar Ahamed

Fire, (amply) supplied with fuel:

Taqi Usmani

the (people of the) fire that was rich with fuel,

The Monotheist Group

The fire they supplied with fuel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩