Bakara suresi

Bakara suresi, 25. ayet

Bakara suresi, 25. ayet. وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ كُلَّمَا رُزِقُوا۟ مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍ رِّزْقًا قَالُوا۟ هَٰذَا ٱلَّذِى رُزِقْنَا مِن قَبْلُ وَأُتُوا۟ بِهِۦ مُتَشَٰبِهًا وَلَهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

vebeşşiri-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti enne lehüm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. küllemâ ruziḳû minhâ min ŝemeratir rizḳan ḳâlû hâẕe-lleẕî ruziḳnâ min ḳablü veütû bihî müteşâbihâ. velehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherâtüv vehüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 22–28 · surenin 25. ayeti / 286

Konu Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma Bakara 21–29 3

  1. Bakara 22

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

  2. Bakara 23

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

  3. Bakara 24

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  4. 25

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Bakara 26

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

  6. Bakara 27

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  7. Bakara 28

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

25. Yüce Allah kâfirlerin amellerinin cezasını söz konusu ettikten sonra, salih amellere sahip olan mü’minlerin de görecekleri karşılığı söz konusu etmektedir. Nitekim Yüce Allah’ın Kitab-ı Kerîm’inde izlediği yol da budur: Korkutma ve teşviki bir arada zikretmek. Tâ ki kul hem çekinsin, hem arzulasın. Hem korksun, hem de ümitlensin. Bunun için şöyle buyurmaktadır: Kalpleri ile “iman edip” azaları ile “salih ameller işleyenlere” böylelikle de imanlarını salih amelleri ile tasdik edenlere “şunu müjdele!” Sen ey Peygamber ve senin (tebliğ) makamına geçenler (müjdeleyin).

Âyet-i kerimede hayırlı amellerin “salih” olmakla nitelendirilmesinin sebebi, bu amellerle onları işleyenlerin durumlarının, din ve dünya işlerinin, dünyevî ve uhrevî hayatlarının ıslah olması; bozuk hallerinin gidip düzelmesi, bunun sonucunda da kulun Cennet’te Rahman olan Allah’a komşuluk etmeye elverişli salih kimselerden olmasındandır.

İşte bu gibi kimselere şunu müjdele: “Onlar için... cennetler vardır” yani hayret verici güzellikte ağaçlar, enfes meyveler, uzayıp giden gölgeler, sarmaş dolaş olmuş dallar bulunan bahçeler vardır ki bunlardan dolayı ona cennet adı verilmiştir. Çünkü oraya girenler, o ağaç ve dalların arasında adeta gizlenip örtülürler ve türlü nimetlere gark olurlar. “altından ırmaklar akan” yani sudan, sütten, baldan ve şaraptan ırmaklar akar. Onları diledikleri gibi akıtacaklar, istedikleri yere yönlendireceklerdir. Bu ağaçlar da onunla sulanacak, böylelikle çeşitli meyveler verecektir.

“Her ne zaman o cennetlerin meyvelerinden bir rızka kavuşsalar: “Bu, daha önce bize rızık olarak verilen(le aynı)!” derler.” Yani bu önceki rızkımızla aynı türden ve aynı nitelikler sahip bir rızık! Hepsi güzellik ve lezzet bakımından birbirine benzer. Orada ne kötü bir meyve vardır, ne de lezzetsiz geçirdikleri bir vakit. Onlar yedikleri şeylerden daima lezzet alırlar.

“Hâlbuki kendilerine öyle benzer olarak sunulur.” ifadesi “isimleri itibari ile birbirine benzer, fakat tatları itibari ile farklı farklıdır” şeklinde açıklandığı gibi “rengi itibari ile benzer, fakat isimleri farklıdır” şeklinde de açıklanmıştır. Ayrıca güzellik, lezzet ve hoş oluşları itibari ile birbirlerine benzerler diye de açıklanmıştır. En güzel açıklama bu olsa gerektir.

Yüce Allah Cennet ehlinin kalacakları yerleri; yiyecek, içecek ve meyve gibi çeşitli gıdalarını söz konusu ettikten sonra, eşlerini de söz konusu ederek en mükemmel, en açık ve en özlü şekilde onları nitelendirerek: “Bir de orada onlar için tertemiz kılınmış zevceler vardır” buyurmuştur. Burada “filan kusurdan temizlenmiş” buyrulmayarak, her türlü temizlik çeşidini kapsayan bir ifade kullanılmıştır. O halde bu zevceler ahlâk bakımından tertemiz kılınmışlardır, yaratılış bakımından tertemizdirler, dilleri tertemizdir, gözleri tertemizdir. Güzel yaratılışları, güzel huyları, eşleri ile güzel bir şekilde birlikte olmaları, sözlü ve fiili edepleri dolayısıyla eşleri tarafından sevilirler. Ay hali, nifas, küçük ve büyük abdest, sümük, tükürük, hoş olmayan kokular gibi pisliklerden de yaratılış itibari ile temiz kılınmışlardır. Yaratılışları itibari ile mükemmel, güzellikleri ile de tertemizdirler. Onlarda hiçbir kusur yoktur. Hilkatlerinde hiçbir çirkinlik olmayacaktır. Aksine onların huyu-suyu, yüzü, dili, bakışı tertemizdir. Gözlerini yalnızca eşlerine dikmişlerdir. Dilleri de yalnızca güzel söz söyler, her türlü çirkin söz söylemekten uzaktırlar.

Bu âyet-i kerimede hem müjdeleyen, hem müjdelenen, hem müjde olarak verilen şeyler, hem de müjdelenen bu şeylere ulaştıran yollar zikredilmektedir. Müjdeleyen kişi Allah Rasûlü ve onun ümmetinden, onun mirasçıları olanlardır. Müjdelenen kimseler ise salih ameller işleyen mü’minlerdir. Müjde olarak verilen şeyler ise anlatılan niteliklere sahip cennetlerdir. Bunlara ulaştıran yol ise iman ve salih ameldir. Bunlar olmaksızın bu müjdeye kavuşmaya imkân yoktur. İşte bu, mahlûkatın en faziletlisi aracılığıyla, en faziletli yollarla gerçekleşen en büyük müjdedir.

Bu buyrukta, mü’minlere müjde vermenin, hayırlı amellerin sonuçlarını ve mükafatlarını söz konusu etmek sureti ile onları o amellere işlemek hususunda gayrete getirmenin müstehap olduğuna delil vardır. Çünkü bu yolla bu hayırlı amellerin yükü hafifler ve kolaylaşır. İnsanın sahip olabileceği en büyük müjde ise elbette iman ve salih amele ulaşabilme başarısıdır. İşte ilk ve asıl müjde budur. Bundan sonra ölüm esnasındaki müjde gelir. Bundan sonra da işte bu ebedi nimetlere ulaşmak gelir. Yüce Allah’tan lütfunu dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer (zikri) geçen tehdit kâfirler için ise: Ey Peygamber! Allah'a iman edip, salih amel işleyen Müminleri, saraylar ve ağaçlarının altından ırmaklar akan kendilerini mutlu edecek cennetlerle müjdele. Ne zaman rızık olarak kendilerine cennetin güzel meyveleri verilse, dünya meyvelerine olan aşırı benzerliklerinden dolayı: "Bu, daha önce de rızıklandığımız bir şey" derler. Onlara şekil, isim olarak benzer meyveler sunulmuştur ki bildikleri şeye yönelsinler. Ancak bu meyveler tat ve lezzet olarak çok farklıdırlar. Ve onlar için cennette nefsin arzulamadığı ve dünya insanlarının kirli olarak kabul ettiği şeylerden uzak olan eşler de vardır. Onlar orada kesintiye uğrayan dünya nimetlerinin aksine, sürekli olan ebedî nimetler içindedirler.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَبَشِّرِ ve beşşiri ve müjdele kök: بشر
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve işleyen kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati salih işler kök: صلح
  6. أَنَّ enne muhakkak
  7. لَهُمْ lehum onlar için vardır
  8. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetler kök: جنن
  9. تَجْرِى tecri akan kök: جري
  10. مِن min -ndan
  11. تَحْتِهَا tehtiha altları kök: تحت
  12. ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  13. كُلَّمَا kullema her kök: كلل
  14. رُزِقُوا۟ ruziku rızıklandırıldıklarında kök: رزق
  15. مِنْهَا minha onlardaki
  16. مِن min -den
  17. ثَمَرَةٍۢ semeratin meyve kök: ثمر
  18. رِّزْقًۭا ۙ rizkan rızk olarak kök: رزق
  19. قَالُوا۟ kalu derler kök: قول
  20. هَـٰذَا haza Bu
  21. ٱلَّذِى llezi şeydir
  22. رُزِقْنَا ruzikna rızıklandığımız kök: رزق
  23. مِن min -den
  24. قَبْلُ ۖ kablu daha önce kök: قبل
  25. وَأُتُوا۟ ve utu verilmiştir kök: اتي
  26. بِهِۦ bihi onlara
  27. مُتَشَـٰبِهًۭا ۖ muteşabihen ona benzer kök: شبه
  28. وَلَهُمْ velehum Onlar için vardır
  29. فِيهَآ fiha orada
  30. أَزْوَٰجٌۭ ezvacun eşler kök: زوج
  31. مُّطَهَّرَةٌۭ ۖ mutahheratun tertemiz kök: طهر
  32. وَهُمْ ve hum ve onlar
  33. فِيهَا fiha orada
  34. خَـٰلِدُونَ halidune ebedi kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde…

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan (cennetlerdeki) herhangi bir meyveden kendilerine her ne zaman rızık verilirse, "Bu, bize daha önce verilmişti." demiş (olacaklar)dır. Bu (rızık)lar onlara (dünyadakine) benzer olarak verilecektir. dipnot 1 Onlar için orada (cennetlerde) tertemiz eşler dipnot 2 de vardır ve onlar orada ebedî dipnot 3 kalıcıdır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gelecekte gerçekleşmesi kesin olan olaylar için bazen geçmiş zaman kalıbı kullanılması bir Kur'an üslubudur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:15; Nisâ 4:57.
  3. metne dön, dipnot 3
    Cennetin ebedî oluşuyla ilgili ayrıca bkz. Bakara 2:82; Al-i İmrân 3:15, 107, 136, 198; Nisâ 4:13, 57, 122; Mâide 5:85, 119; A‘râf 7:42; Tevbe 9:22, 72, 89, 100; Yûnus 10:26; Hûd 11:23, 108; Ra‘d 13:35; İbrâhîm 14:23; Kehf 18:108; Tâhâ 20:76; Enbiyâ 21:102; Mü'minûn 23:11; Furkân 25:15, 16, 76; ‘Ankebût 29:58; Lokmân 31:9; Zümer 39:73; Zuhruf 43:71; Ahkâf 46:14; Fetih 48:5; Kâf 50:34; Hadîd 57:12; Mücâdele 58:22; Teğâbun 64:9; Talâk 65:11; Beyyine 98:8.

Mustafa İslamoğlu

İman eden ve bu imanla uyumlu iyilikler işleyen kimseleri zemininden ırmaklar çağlayan cennetlerle müjdele! Her zaman oranın nimetlerinden ikram olarak onlara sunulsa "Bunlar bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Oysa ki bu, o nimetlerin çağrıştırdığı belli belirsiz bir benzerlik. Ve onlar için cennette tertemiş eşler olacak ve onlar orada kalıcıdırlar.

Muhammed Esed

Ama imana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlara, içlerinden ırmaklar akan has bahçelerin kendilerine ait olacağını müjdele! Onlara ne zaman rızık olarak oradan bazı ürünler bahşedilse, "Bunlar, bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Çünkü onlara o(geçmişte tadılanlar)ı hatırlatacak şeyler verilecek. Onlar, orada tertemiz eşler bulacaklar ve orayı mesken edinecekler.

Ahmed Hulusi

İman edip hakikati yaşamayı sağlayacak fiiller ortaya koyanları müjdele, ki onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler (Allah Esma'sının açığa çıkışının seyredildiği ortamda sürekli oluşan ilimler) vardır. Bu rızıktan rızıklandıkça (bu müşahede içinde): "Bu daha önceden de tattığımız gibi bir şey" derler. Bu önce tattıklarına benzer. Orada, sonsuza dek şirk kirinden arınmış eşleri iledirler!

Ali Bulaç

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

İman edip salih ameller işleyenlere, onlar için içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan kendilerine rızık olarak her defasında bir meyve verildikçe: "Bu daha önce rızıklandığımız (meyve) dandır", diyecekler. Onlara birbirinin benzeri (rızıklar) verilecek. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcıdırlar.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara, sevinçli haberi ver; onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlara sunulan bu ürünlerin her verilişinde, "Daha önce tattığımız şey!" derler. Çünkü benzer biçimde, bu onlara verilmişti. Onlar için, orada tertemiz eşler vardır ve sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İman edip de yararlı iş yapanları,içinden ırmaklar akan cennetlerle müjdele! Kendilerine cennette meyve nimeti verildiğinde,"Bu, daha önce de dünyada yediğimize benziyor; bunun benzeri bize verilmişti" diyecekler. Orada onların, her türlü pislikten arınmış tertemiz eşleri olacak ve orada süreli olarak kalacaklardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları, içlerinde ırmaklar akan bahçelerle müjdele. Kendilerine oradaki ürünlerden rızıklar sunulduğunda "Bu, daha önce bize sunulan nimetlerdir" derler. Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Cennet ve cehennem tasvirleri birer kinaye ve mecazdır. 13:35; 17:60; 47:15; 76:16 ayetlerine bakınız. * Bu ayetin dili 74:31 ayetindeki dile benziyor ve sanırım ileride her bir sureyi ilgilendirecek ve tartışmalara yol açacak bir mucizeye işaret ediyor. * Bu ayetin, Kuran'ın bir suresinin bile mucizevi bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan 2:23 ayetinden sonra gelmesi bu ihtimali güçlendiriyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli davrananları, içlerinde ırmaklar akan cennetlerle (bahçelerle) müjdele. Kendilerine oradaki ürünlerden rızıklar sunulduğunda 'Bu, daha önce bize sunulan nimetlerdir,' derler. Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip iyi amel işleyenleri müjdele! Kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Onlara her hangi bir meyveden bir rızık yedirilince onlar, her defasında: "Bu bizim önceden yediğimiz şeydir." diyecekler; oysa ona benzer olarak sunulacaklar. Kendileri için orada tertemiz zevceler de var. Onlar orada ebedi kalacaklar.

Elmalılı Hamdi Yazır

iman edip salih ameller işliyenlere ise müjdele: Kendileri için altından ırmaklar akar cennetler var, onlardan: hangi bir semereden bir rızk rızıklandıkça onlar, her def'asında "ha! bu bizim önceden merzuk olduğumuz" diyecekler ve ona öyle müteşabih olarak sunulacaklar, kendileri için orada pak, çok pak zevceler de var, hem onlar orada ebedi kalacaklar

Erhan Aktaş

İman edip, salihatı dipnot 1 yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler dipnot 2 ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar dipnot 3 için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçeler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Salihatı yapan kadınlar ve erkekler için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı dipnot 1 yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler dipnot 2 ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar dipnot 3 için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan "imandır". Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçeler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Salihatı yapan kadınlar ve erkekler için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı dipnot 1 yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler dipnot 2 ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçeler.

Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanları müjdele: Gerçekten onlar için içlerinden / altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızk olarak bu ürünlerden (min semeretin rizkan) yedirildiğinde "Bu, daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu onlara (dünyadakine) benzer (müteşabihe) olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz (halidun) kalıcıdırlar.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) iman eden, bir de güzel güzel amel (ve hareketlerde bulunan kimselere muştula ki altlarından ırmaklar akan cennetler onların. Kendilerine ne zaman onlardan bir meyva rızk olarak yedirilse her defasında "ha, bu, evvelce de (dünyada) rızıklandığımız (yediğimiz) şeydi" diyecekler Ve o rızk (renkde, şekilde) birbirinin benzeri, (fakat tatda, keyfiyyetde başka başka ve çok yüksek ve müstesna kıymetlerde) olmak üzere kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem orada onlar daim de kalıcıdırlar.

İbni Kesir

İman eden, salih ameller işleyenlere; altından ırmaklar akan cennetlerin kendileri için olduğunu müjdele. Onlara ne zaman bunlardan bir meyve rızık olarak verilirse bu, evvelce rızıklandığımız şeydi, derler. Onlara birbirine benzeyen (böyle nimetler) verilecek. Onlar için orada temiz eşler de vardır. Hem onlar orada temelli kalıcıdırlar.

Mehmet Alagaş

(21-25) Ey insanlar! Sizi ve sizden öncelileri yaratan Rabbinize ibadet edin , böylelikle belki sakınırsınız , sizin için arzı döşek, semayı kubbe yaptı, gökten su indirdi ve onunla ürünlerden sizin için rızık çıkardı , bildiğiniz halde Allah için denkler / eş düzeyde birilerini edinmeyin. Eğer ki kulumuza indirdiğimiz hakkında şüphede iseniz , sözünüze de sadık iseniz , Allah’ın dışındaki şahitlerinizi de çağırın ve onun benzeri bir sûre getirin, bunu yapamazsınız asla da yapamayacaksınız. İnsanların ve taşların yakıt olduğu kafirler için hazırlanmış ateşten sakının , i man edenleri ve salih amel yapanları altlarından nehirler akan cennetler ile müjdele, her ne zaman oradaki ürünlerden rızık olarak rızıklansalar derler ki bu bizim daha önceki rızıklandıklarımız şeylerdir ve onlara orada benzerleri de verilir , onlar için tertemiz eşler / zevceler de vardır, onlar orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman eden ve salih amel işleyen kimselere, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şey" diyecekler. O meyveler kendilerine (dünyadakilerin) bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıkça: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şeydir, (dünyada iken de bu rızıktan yemiştik)" derler. (Cennetteki bu rızık), onlara, o(dedikleri)ne benzer verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara şu müjdeyi ver: dipnot 1 Onlar için, içlerinden ırmaklar akan cennetler/ bahçeler vardır. Her ne zaman o bahçelerin bir ürünü onlara rızık olarak sunulsa "Bundan bize daha önce de sunulmuştu." diyeceklerdir. Aslında onlara öncekinin benzeri verilmiştir. dipnot 2 Orada onlar için tertemiz eşler dipnot 3 de vardır. Onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Cennette yedikleri her şey, bildikleri ve sevdikleri şeylerden olmakla birlikte her defasında farklı lezzette olacağından onlardan bıkmayacaklardır.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Eş" diye tercüme ettiğimiz zevc (زوج) kelimesi Kur'an'da hem kadın hem de erkek için kullanılır. Cennete giden eşler, kusurlarından ve kötü huylarından arındırıldığı için, biri diğerinde herhangi bir eksik bulamayacaktır (Al-i İmran 3/15, Nisa 4/57, A'raf 7/43). Cennetteki vildan ve huriler eş değil hizmetçidirler (Duhan 44/54, Vakıa 56/17-24, İnsan 76/19). ًGılman ise onların küçük yaşta ölmüş çocuklarıdır (Tur 52/24).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanan ve iyi işleri yapanlara da müjde ver: İçinden ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Kendilerine hangi üründen sunulsa: "Bu bize daha önce de sunulmuştu." derler; ama onlara onun bir benzeri verilir. Orada kusursuz hale getirilmiş dipnot 1 eşleri de olur ve ölümsüz olarak kalırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Eş" diye tercüme ettiğimiz "zevc" kelimesi Kur'an'da hem kadın hem de erkek için kullanılır. Cennete giden eşler, eksiklerden arındırılacağı İçin, biri diğerinde bir kusur bulamayacaktır.

Şaban Britch

İman edenler ve salih amel işleyen kimselere içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şey" diyecekler. O meyveler kendilerine (dünyadakilerin) bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

İman edenler ve doğruları yapanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!.. Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: -Bu, daha önce de rızıklandığımız şey! diyecekler. O meyveler kendilerine dünyadakilerin bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyvadan bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızklandırıldığımız şey!" Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Meanwhile, announces O Muhammad, blissful tidings to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and there deeds wisdom and pious: that they shall be welcomed into gardens of bliss and surpassing beauty beneath which rivers flow. As often as they are offered any kind of the fruit therein, they express their thoughts in words: "But this is what we had before in life for our livelihood." In effect, they are offered what bears a marked resemblance to what they had in life, but not of a like nature; it has the power to excite relish and ecstatic delight unexperienced before. And therein shall they be accompanied by mates of their design: pure, chaste and holy fellows of their piety and therein they will have passed through nature to Eternity.

Abdul Haleem

[Prophet], give those who believe and do good the news that they will have Gardens graced with flowing streams. Whenever they are given sustenance from the fruits of these Gardens, they will say, ‘We have been given this before,’ because they were provided with something like it. They will have pure spouses and there they will stay.

Abdullah Yusuf Ali

But give glad tidings to those who believe and work righteousness, that their portion is Gardens, beneath which rivers flow. Every time they are fed with fruits therefrom, they say: "Why, this is what we were fed with before," for they are given things in similitude; and they have therein companions pure (and holy); and they abide therein (for ever).

Abul A'la Maududi

(O Prophet), announce glad tidings to those who believe in this Book and do righteous deeds (in accordance with its teachings), that for them are gardens beneath which rivers flow. Their fruits will have such resemblance to those of the earth that whenever they will be provided with those fruits they will say: "It was this which was granted to us on earth before." dipnot 1 For them there shall be pure spouses, dipnot 2 and there they shall abide forever.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The fruits of Paradise will not be so exotic in appearance as to be unfamiliar to people. They will resemble the fruits to which human beings are accustomed in this world, though infinitely excelling them in delicacy of taste. In appearance they may resemble, say mangoes, pomegranates and oranges, and the people of Paradise will be able to identify them as such. In taste, however, there will be no comparison between the terrestrial and heavenly fruits.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Qur'anic text has the Arabic word azwaj which means 'spouses' or 'couples', and embraces both husband and wife. The husband is the zawj of his wife, and vice versa. In the Next World, however, this relationship of spouses will be qualified by purity. If a man has been virtuous in this world while his wife has not, their relationship in the Next World will be sundered and the man will receive another spouse who will be pure and virtuous. On the other hand, if a virtuous woman has had an evil husband she will be tied in companionship with a virtuous man. Where husband and wife have both been virtuous their relationship will become everlasting.

Aisha Bewley

Give the good news to those who have iman and do right actions that they will have Gardens with rivers flowing under them. When they are given fruit there as provision, they will say, ‘This is what we were given before.’ But they were only given a simulation of it. They will have there spouses of perfect purity and will remain there timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

And give glad tidings to those who believe and do righteous good deeds, that for them will be Gardens under which rivers flow (Paradise). Every time they will be provided with a fruit therefrom, they will say: "This is what we were provided with before," and they will be given things in resemblance (i.e. in the same form but different in taste) and they shall have therein Azwâjun Mutahharatun [1] (purified mates or wives) and they will abide therein forever.

Ali Quli Qarai

And give good news to those who have faith and do righteous deeds, that for them shall be gardens with streams running in them: whenever they are provided with their fruit for nourishment, they will say, ‘This is what we were provided before,’ and they were given something resembling it. In it there will be chaste mates for them, and they will remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

And give good tidings to those who believe and do deeds of righteousness, that there await them gardens from beneath which the streams flow. Every time they are given any kind of fruit from them (- the gardens) to eat, they will say, `This is the same we were given before.' They will be given it (- the fruit) in perfect semblance (to their deeds). They shall have therein companions purified (spiritually and physically), and will abide therein for ever.

Arthur John Arberry

Give thou good tidings to those who believe and do deeds of righteousness, that for them await gardens underneath which rivers flow; whensoever they are provided with fruits therefrom they shall say, 'This is that wherewithal we were provided before'; that they shall be given in perfect semblance; and there for them shall be spouses purified; therein they shall dwell forever.

Bijan Moeinian

And give good news to those who believe and do good deeds that they will live in gardens in which rivers flow. Anytime they are served with fruits (and other provisions), they will say: "These are similar [though superior in quality] to what God was providing for us in earth". The believers will have pure spouses and live in paradise forever.

E. Henry Palmer

But bear the glad tidings to those who believe and work righteousness, that for them are gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with fruit therefrom they say, 'This is what we were provided with before,' and they shall be provided with the like; and there are pure wives for them therein, and they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

Give good news to those who acknowledge and promote reforms, that they will have gardens with rivers flowing beneath. Every time they receive of its fruit, they say, "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness/allegories. Moreover, there they will have pure spouses, and there they will abide.

George Sale

But bear good tidings unto those who believe, and do good works, that they shall have gardens watered by rivers; so often as they eat of the fruit thereof for sustenance, they shall say, this is what we have formerly eaten of; and they shall be supplied with several sorts of fruit having a mutual resemblance to one another. There shall they enjoy wives subject to no impurity, and there shall they continue for ever.

Hamid S. Aziz

But bear the glad tidings to those who believe and work righteousness, that for them are Gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with fruit there from they say, "This is what we were provided with before," and they shall be provided with their similitude; and there are pure companions for them therein, and they shall dwell therein for ever.

Mahmoud Ghali

And give good tidings to the ones who have believed and done deeds of righteousness that for them are Gardens from beneath which Rivers run. Whenever they are provided with any produce therefrom (once) as a provision, they will say, "This is the (same) as we were provided earlier."And they are brought (them) in (perfect) resemblance; and therein they will have purified spouses and they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

And give glad tidings (O Muhammad) unto those who believe and do good works; that theirs are Gardens underneath which rivers flow; as often as they are regaled with food of the fruit thereof, they say: this is what was given us aforetime; and it is given to them in resemblance. There for them are pure companions; there for ever they abide.

Mohamed Ahmed - Samira

Announce to those who believe and have done good deeds, glad tidings of gardens under which rivers flow, and where, when they eat the fruits that grow, they will say: "Indeed they are the same as we were given before," so like in semblance the food would be. And they shall have fair spouses there, and live there abidingly.

Muhammad Asad

But unto those who have attained to faith and do good works give the glad tiding that theirs shall be gardens through which running waters flow. Whenever they are granted fruits there from as their appointed sustenance, they will say, "It is this that in days of yore was granted to us as our sustenance!"-for they shall be given something that will recall that [past]. And there shall they have spouses pure, and there shall they abide.

Mustafa Khattab

Give good news ˹O Prophet˺ to those who believe and do good that they will have Gardens under which rivers flow. Whenever provided with fruit, they will say, "This is what we were given before," for they will be served fruit that looks similar ˹but tastes different˺. They will have pure spouses,[1] and they will be there forever.

Progressive Muslims

And give good news to those who believe and do good works, that they will have gardens with rivers flowing beneath. Every time they receive of its fruit, they Say: "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness. And there they will have pure spouses, and in it they will abide.

Rashad Khalifa

Give good news to those who believe and lead a righteous life that they will have gardens with flowing streams. When provided with a provision of fruits therein, they will say, "This is what was provided for us previously." Thus, they are given allegorical descriptions. They will have pure spouses therein, and they abide therein forever.

Sahih International

And give good tidings to those who believe and do righteous deeds that they will have gardens [in Paradise] beneath which rivers flow. Whenever they are provided with a provision of fruit therefrom, they will say, "This is what we were provided with before." And it is given to them in likeness. And they will have therein purified spouses, and they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

And bear thou glad tidings to those who heed warning and do righteous deeds, that they have gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with the fruit thereof they say: “This is what we were provided with before”; and they are given thereby a likeness; and they have therein purified spouses; and they abide therein eternally.

Shabbir Ahmed

(Now, see the other side of the coin. ) And convey happy news to those who have chosen to be graced with belief, and have done acts of service to humanity. (For them will be a most pleasant reward. Call it Paradise in both lives. Try to understand it in your current vocabulary). Plush Gardens with rivulets flowing underneath! When they are provided with the delicious fruit of their deeds therein, they will say, "This is the provision we were given before." They had tasted some of the reward in this world. For, they will be given sustenance that will recall that past. The men and women will have pure companions therein, an everlasting happy family life. (Remember, this Paradise is not given away as charity. It has to be built in this life and then inherited (14:25), (24:55), (39:74))

Syed Vickar Ahamed

And give glad tidings to those who believe and who act fairly and justly, that their reward is Gardens, beneath which rivers flow. Every time they are fed with fruits from there, they say: "This is what we were fed with before," for they are given similar things; And in there, they have pure (and holy) companions and in there, they live (for ever).

Taqi Usmani

And give good news to those who believe and do righteous deeds that for them there are gardens beneath which rivers flow. Every time they are given a fruit from there to eat, they will say, "This is what we have been given before"; and they will be given (fruits) resembling one another. And for them there shall be wives purified; and there they will live forever.

The Monotheist Group

And give good news to those who believe and do good works that they will have estates with rivers flowing beneath them. Every time they receive a provision of its fruit, they say: "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness. And there they will have pure mates, and in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩