Nisâ suresi

Nisâ suresi, 57. ayet

Nisâ suresi, 57. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا

velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti senüdḫilühüm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherah. venüdḫilühüm żillen żalîlâ.

Diyanet İşleri

İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 54–60 · surenin 57. ayeti / 176

Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3

  1. Nisâ 54

    Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.

  2. Nisâ 55

    Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.

  3. Nisâ 56

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 57

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

  5. Nisâ 58

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  6. Nisâ 59

    Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

  7. Nisâ 60

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. Allah’a, Allah’ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere “iman edip” farz ve müstehab türünden “salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere içinde ebediyen kalmak üzere koyacağız. Orada onlar için tertemiz kılınmış zevceler vardır.” Bu zevceler, kötü ve bayağı huylardan ve dünya kadınlarında görülen her türlü kusur ve kirlilikten uzak ve arınmışlardır. “Onları koyu” gölgesi sürekli olan “bir gölgeliğe alacağız.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’a iman edip, resulüne tabi olan ve emirleri yerine getirenleri kıyamet günü saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları cennetlere sokacağız. Onlar için bu cennetlerde bütün pisliklerden arınmış tertemiz eşler vardır. Aynı zamanda onları, soğuğu ve sıcağı olmayan, uzun, sık gölgeliklere yerleştireceğiz.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseleri
  2. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  3. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanları kök: عمل
  4. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  5. سَنُدْخِلُهُمْ senudhiluhum sokacağız kök: دخل
  6. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlere kök: جنن
  7. تَجْرِى tecri akan kök: جري
  8. مِن min -ndan
  9. تَحْتِهَا tehtiha altları- kök: تحت
  10. ٱلْأَنْهَـٰرُ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  11. خَـٰلِدِينَ halidine kalacaklardır kök: خلد
  12. فِيهَآ fiha orada
  13. أَبَدًۭا ۖ ebeden sürekli kök: ابد
  14. لَّهُمْ lehum kendilerine vardır
  15. فِيهَآ fiha orada
  16. أَزْوَٰجٌۭ ezvacun eşler de kök: زوج
  17. مُّطَهَّرَةٌۭ ۖ mutahheratun tertemiz kök: طهر
  18. وَنُدْخِلُهُمْ ve nudhiluhum ve onları sokacağız kök: دخل
  19. ظِلًّۭا zillen bir gölgeye kök: ظلل
  20. ظَلِيلًا zelilen (hiç güneş sızmayan) eşsiz kök: ظلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanları da içlerinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlar için orada tertemiz eşler dipnot 1 de vardır. Onları koyu (serinletici) bir gölgeye koyacağız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:25; Al-i İmrân 3:15.

Mustafa İslamoğlu

Fakat iman edip salih amel işleyenleri, zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, orada ebediyyen kalacaklar; orada onlar tertemiz eşlere sahip olacaklar; ve onları muhteşem bir gölgede gölgelendireceğiz.

Muhammed Esed

Buna mukabil, iman edip doğru ve yararlı işlerde bulunanları içlerinde ırmaklar akan hasbahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar; ve orada tertemiz eşlere sahip olacaklar; (böylece) onları sonsuz mutluluğa eriştireceğiz.

Ahmed Hulusi

İman edip, bu imanın gereği davranışlar ortaya koyanlara gelince; onları altlarından ırmaklar akan cennetlere dahil edeceğiz. Onlarda sonsuza dek yaşarlar. Orada onlara (şeytaniyetten) arınmış eşler vardır. Onları gölgenin gölgesine (her türlü yakıcı - rahatsız edici şartlardan uzak ortama) sokacağız.

Ali Bulaç

İman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız.

Ali Özek ve heyeti

İman edip salih amel işleyenleri ise, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanları ise altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Sonsuza dek orada kalacaklardır. Onlar için, orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgelerin altına yerleştireceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Buna karşılık, inanıp iyi işler yapanları da, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız, orada süreli kalacaklardır; orada tertemiz eşlere sahip olacaklar ve onları koyu bir gölgenin içine koyacağız.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları ise içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli davrananları ise içinden ırmaklar akan cennetlere (bahçelere) yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip iyi işler yapan müminlere gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız, onlar içlerinde ebedi kalmak üzere. Orada kendilerine gayet temiz zevceler var. Hem de onları gölgelendiren bir gölgeye koyacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edib salih salih işler yapan mü'minlere gelince bunları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacağız: içlerinde ebedi kalmak üzere onlar, kendilerine orada temiz, gayet temiz zevceler var, hem onları sayeban edecek bir sayeye koyacağız

Erhan Aktaş

İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli kalıcıdırlar. Orada, kendileri için arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli kalıcıdırlar. Orada, kendileri için arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli, kalıcıdırlar. Orada, kendilerine arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız.

Hasan Basri Çantay

İman edib de güzel amel (ve Hareket) lerde bulunanları ise — içinde ebedi kalıcılar olmak üzere — altından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada (her şeyden) temizlenmiş zevceler onların. Onları bir koyu gölgeye sokacağız.

İbni Kesir

İman edip salih amel işleyenleri; içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları koyu bir gölgeye sokacağız.

Mehmet Alagaş

(53-57) Yoksa onların egemenlik hakkından / mülkiyetten belli bir nasipleri mi var? öyle olsaydı, çekirdek tanesi dahi insanlara vermezlerdi, yoksa Allah’ın fazlından insanlara verdiklerinden dolayı o insanlara haset mi ediyorlar? Kesin olan şu ki, biz İbrahim ailesine kitap ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk de verdik, onlardan birileri ona iman etti, onlardan kimisi de ondan saptı, alev olarak cehennem yeterlidir. Ayetlerimiz i yok sayanları / örtbas edenleri ilerde kesinlikle ateşe koyacağız , d erileri kavru ldukça azabı tatsınlar diye başka yeni bir deri ile değiştireceğiz , muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. İman edenler ve salih amel işleyenleri, onları altlarından nehirler akan cennetlere sokacağız , orada ebedi kalıcıdırlar , (Cennetten ebedi çıkmak yok) onlara orada tertemiz zevceler vardır , onları gölgelendirecek gölgeye sokacağız.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada sürekli kalacaklardır. Orada kendilerine tertemiz eşler de vardır ve onları (hiç güneş sızmayan) eşsiz bir gölgeye sokacağız.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenmiş ve iyi işler yapmış olanları ise orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalmak üzere içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. dipnot 1 Orada onların tertemiz eşleri dipnot 2 olacak ve onları uzayıp giden gölgelikler içine sokacağız. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da, cennetlik ve cehennemlik olanlar için iki kelime kullanılır. Birisi "sonsuza kadar" anlamına gelen "ebeden (أَبَدًا)" (Bakara 2/95, Maide 5/24, Tevbe 9/83-84, 108, Kehf 18/20, 35, 57, Nur 24/4, 17, 21, Ahzab 33/53, Feth 48/12, Haşr 59/11, Mümtahine 60/4, Cuma 62/7) diğeri de "ölümsüz olan" anlamındaki "halid (خَالِد)"dir (Al-i İmran 3/88). Cennetlikler için Nisa 4/122; Maide 5/119, Tevbe 9/20-22,100; Teğabün 64/9, Talak 65/11, Beyyine 98/8 ayetlerine; cehennemlikler için Nisa 4/168-169, Ahzab 33/64-65, Cin 72/23 ayetlerine bakınız.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Eş" diye tercüme ettiğimiz "zevc (زوج)" kelimesi Kur'an'da hem kadın hem de erkek için kullanılır. Cennete giden eşler, kusurlarından arındırıldığı için, biri diğerinde herhangi bir eksik bulamayacaktır (Vakıa 56/61). Cennetteki gılman, vildan ve huriler eş değil hizmetçidirler (Duhan 44/54, Tur 52/20-24, Vakıa 56/17-24, İnsan 76/19).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenmiş ve iyi işler yapmış olanları ise içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız, orada ölmeden sonsuza dek kalacaklardır. Orada onların kusursuz hale getirilmiş eşleri olacak, onları mutluluklar içinde bırakacağız[1].

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 2
    ظلا ظليلا

Şaban Britch

İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları Cennetlere girdireceğiz. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları tam bir gölgeliğe alacağız.

Şaban Piriş

İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere girdireceğiz. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları (sıcaktan da soğuktan da koruyan) tam bir gölgeliğe alacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Hep orada kalacaklardır, sonsuza dek. Orada kendileri için tertemiz eşler de olacaktır. Ve onları, en güzel biçimde serinleten bir gölgeye kavuşturacağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those who believed with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety shall be recipients of Allah's mercy and. blessings. We will welcome them into gardens beneath which rivers flow wherein they will have passed through nature to Eternity. They shall be companioned with mates of their design, pure, chaste and holy, fellows of their piety, and shall be overshadowed with Allah's gracious wing affording security and protection while they experience, with great delight, the promised eternal bliss.

Abdul Haleem

As for those who believe and do good deeds, We shall admit them into Gardens graced with flow-ing streams and there they will remain forever. They will have pure spouses there, and We shall admit them into cool refreshing shade.

Abdullah Yusuf Ali

But those who believe and do deeds of righteousness, We shall soon admit to Gardens, with rivers flowing beneath,- their eternal home: Therein shall they have companions pure and holy: We shall admit them to shades, cool and ever deepening.

Abul A'la Maududi

And those who believe and do good deeds, We shall cause them to enter the Gardens beneath which rivers flow. There they shall abide for ever. There they shall have spouses purified and there We shall cause them to enter a shelter with plenteous shade.

Aisha Bewley

But as for those who have iman and do right actions, We will admit them into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever and ever. In them they will have spouses of perfect purity and We will admit them into cool, refreshing shade.

Al-Hilali & Khan

But those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do deeds of righteousness, We shall admit them to Gardens under which rivers flow (Paradise), abiding therein forever. Therein they shall have Azwâjun Mutahharatun [1] (purified mates or wives), and We shall admit them to shades wide and ever deepening (Paradise)[2].

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds, We shall admit them into gardens with streams running in them, to remain in them forever. In it there will be chaste mates for them, and We shall admit them into a deep shade.

Amatul Rahman Omar

And those who believe and do righteous deeds We shall certainly admit them to Gardens served with running streams. They shall abide therein for ever. There shall be for them (to keep their company) therein, (spiritually and physically) purified companions, and We shall admit them to (a place of) thick and pleasant shades (of Our mercy and protection).

Arthur John Arberry

And those that believe, and do deeds of righteousness, them We shall admit to gardens underneath which rivers flow, therein dwelling forever and ever; therein for them shall be spouses purified, and We shall admit them to a shelter of plenteous shade.

Bijan Moeinian

As to those who choose to believe and do good deeds, they will be admitted into the Gardens [of Paradise] beneath which the canals flow and they will live therein forever. They will have pure wives and enjoy the pleasant shades [of its trees.]

E. Henry Palmer

But those who believe and do aright, we will make them enter gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for ever and aye, for them therein are pure wives, and we will make them enter into a shady shade.

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, We will admit them to gardens with rivers flowing beneath, eternally they abide therein. In it they will have pure spouses, and We will admit them to a vast shade.

George Sale

But those who believe and do that which is right, we will bring into gardens watered by rivers, therein shall they remain for ever, and there shall they enjoy wives free from all impurity; and we will lead them into perpetual shades.

Hamid S. Aziz

But those who believe and do right, We will make them enter gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for ever. For them therein are pure companions; We will admit into a shades, cool and deep.

Mahmoud Ghali

And (the ones) who have believed and done deeds of righteousness, We will soon cause them to enter Gardens from beneath which Rivers run, eternally (abiding) therein forever; they have therein purified spouses and We cause them therein plenteous shade (literally: a very shady shade).

Marmaduke Pickthall

And as for those who believe and do good works, We shall make them enter Gardens underneath which rivers flow - to dwell therein for ever; there for them are pure companions - and We shall make them enter plenteous shade.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who believe and do good deeds We shall admit into gardens with streams of running water, where they will abide for ever, with fairest of companions and coolest of shades.

Muhammad Asad

But those who attain to faith and do righteous deeds We shall bring into gardens through which running waters flow, therein to abide beyond the count of time; there shall they have spouses pure: and [thus] We shall bring them unto happiness abounding.

Mustafa Khattab

As for those who believe and do good, We will admit them into Gardens under which rivers flow, to stay there for ever and ever. There they will have pure spouses,[1] and We will place them under a vast shade.

Progressive Muslims

And those who believe and do good, We will admit them to gardens with rivers flowing beneath, eternally they abide therein, in it they will have pure spouses, and We will admit them to a vast shade.

Rashad Khalifa

As for those who believe and lead a righteous life, we will admit them into gardens with flowing streams; they abide therein forever. They will have pure spouses therein. We will admit them into a blissful shade.

Sahih International

But those who believe and do righteous deeds - We will admit them to gardens beneath which rivers flow, wherein they abide forever. For them therein are purified spouses, and We will admit them to deepening shade.

Sam Gerrans

And those who heed warning and do righteous deeds, We will make them enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein forever; they will have therein purified spouses, and We will make them enter a protecting canopy of shade.

Shabbir Ahmed

Those who attain belief and translate their belief into action by helping people thus creating balance in the society, We shall soon admit them to the Gardens underneath which rivers flow. They will dwell therein forever. For them are virtuous companions, and We shall make them enter the pleasing shadows of Our Grace.

Syed Vickar Ahamed

But those who believe and act righteously, We shall soon admit to Gardens, with rivers flowing beneath— Their eternal home: In there shall they have pure and holy companions: We shall admit them to shades, cool and ever deepening.

Taqi Usmani

As for those who have believed and have done good deeds, We shall admit them to gardens beneath which rivers flow, where they will live forever. For them there are wives purified. We shall admit them to an umbrageous shade.

The Monotheist Group

And those who believe and do good, We will admit them to estates with rivers flowing beneath them; abiding therein eternally, in it they will have pure mates, and We will admit them to a vast shade.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩